T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/165 Esas
KARAR NO: 2025/637
DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ: 04/03/2024
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -------- isim ve fikir hakkı sahibi olduğu ----- markası adı altında üretilen kozmetik ürünlerinin ticaretini eşiyle birlikte yaptığını, davalı ----- ürünlerin pazarlanmasına ilişkin sermaye koyarak ortak olması talebinin müvekkili tarafından kabul edilerek ------- kurulduğunu, söz konusu şirketin %50 hissesinin müvekkiline, diğer %50 hissesinin ise davalıya ait olduğunu, şirket müdürü olarak atanan davalının son 6 aylık süreçte şirketi ekonomik yönden ciddi zarara uğrattığını, şirket borçlarını ödemek için müvekkilinin kredi çektiğini, birçok kişiden borç almak zorunda kaldığını, son olarak davalı tarafın şirket borçlarını ödemesi karşılığında hissesini---- isimli kişiye devretmeyi kabul ettiğini, --------- tarafından borçların ödenmesinin ardından şirket hissesini devretmeyerek şirketi borçlandırmaya devam ettiğini, davalının şirketi borçlarla tasfiye ederek markayı ----------- ismine sahip olan kendi şirketi aracılığıyla kullanma girişiminde olduğunun tespit edildiğini, marka sürecine ilişkin gerekli davaları açacaklarını, davalı tarafça şirket imza yetkisinin kötüye kullanıldığını, bu imza yetkisiyle davalı tarafın ----- kendi sahibi olduğu --- karşı borçlu gösterdiğini, ------yevmiye numaralı ihtarnamesinin ilk sayfasında geçen "Sizin de hissedarı olduğunuz şirket olan ---- aleyhine ------------esas numaralı takibiyle alacaklı ----------- Tarafından cari hesap ilişkisi dayanak gösterilerek 440.000,00 TL bedelli icra takibi kesinleştiğini işbu ihtarname ile tarafınıza bildiririz." ifadesinin bunun göstergesi olduğunu, davalı tarafın kendi şirketi aracılığıyla birlikte ortak oldukları şirkete icra takibi başlattığını, bu icra takibine de itiraz etmediğini, TTK m.630/2 uyarınca davalının şirketi yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılması gerektiğini, davalı tarafın imza yetkilisi olduğu şirket adına yine imza yetkilisi olduğu başka bir şirkete icra takibi başlattığını, davalı tarafın ------ şirketini tasfiye ederek müvekkilini safdışı bırakmak, böylece markayı tamamen kendi sahibi olduğu ---- şirketiyle kullanmak istediğini, ------ şirketinin internet sitesinin davalı tarafça kapatıldığını, markanın pazardan çektirildiğini, önemli ticaret pazarlarında tüketicinin markaya ulaşamadığını, davalı tarafın şirketi borca batık hale getirmeye çalıştığını, şirketi elde edeceği kardan da mahrum bıraktığını, şuanda şirketin tasarrufunda olan ciddi anlamdaki mal stoğunu davalı tarafın kendi tasarrufuna alarak satışı engellediğini, belirterek davalı ---- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 630/2. Maddesi uyarınca şirketi yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ adı altında üretilen tüm ürünlerin üretim ve onay aşamalarının hepsinin---- tarafından gerçekleştirildiğini, davacının iddialarının aksine ne kendisinin ne de eşinin ------- ürünlerinin üretilmesini/geliştirilmesini sağlayabilecek teknik donanım ve bilgiye sahip olmadıklarını, nitekim kendisinin başka bir şirkette maaşlı çalışan olarak hayatına devam ettiğini, aynı şekilde davacının eşinin ise, sosyal medya üzerinden çok sayıda takipçisi olması sebebiyle ---- ürünleri kendi sayfası üzerinden paylaştığını ve ayrı bir tüzel kişiliği olan ---hiçbir söz hakkının olmadığını, ------ kişinin ise davacı tarafından yatırımcı olarak tanıtılmış bir kişi olduğunu, bahse konu devir işleminin gerçekleşmemesinin tek sorumlusunun da yine --- adlı kişi olduğunu, -------- arasındaki cari hesap ilişkisi sebebiyle --------tarafından icra takibi başlatıldığını, iki şirket arasındaki alacak verecek ilişkisinin muhasebesel anlamda var olmasına ve davacının da bunu biliyor olmasına rağmen davacı tarafın bu icra takibine itiraz edilmemesini kötü niyet olarak addettiğini, halbuki işbu icra takibinin iki şirket arasındaki alacak verecek ilişkisinden kaynaklandığını ve--- yılından geldiğini, --- şirketinin üretmiş olduğu ürünleri ------ sattığını ve bu satış ilişkisinden kaynaklanan alacakları bulunduğunu,--------- uygulaması uyarınca şirket müdürünün azli için haklı sebeplerin bulunması gerektiğini ve bahse konu haklı sebeplerin her olayın özelliğine göre değişiklik gösterdiğini, davacının iddialarının aksine ---- borçlandırılmamaya çalışıldığını,-------satmış olduğu ürünlerin bedellerini tahsil etmeye çalıştığını, işbu durumun cari hesap ilişkisiyle de sabit olmasına rağmen davacının açıkça kötü niyetli bir şekilde davalının azlini talep ederek şirket yönetimini ele geçirme gayesi içine girdiğini, davacının iddialarının aksine ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere, ---- internet sitesinin kapatılmasının, ------ satış pazarlarına erişilememesinin tek sorumlusunun davacı taraf ve eşi olduğunu, davacının eşinin şirketin zarar etmesini sağlamak amacıyla şirketin kurumsal e-postasını şirketin müdürü olan davalının onayı olmadan aldığını ve şirketin ---- hesabını kapattığını, şirket ---------- üzerinden satış yaparken şirket müdürünün bilgilerini silerek kendi bilgilerini girdiğini, tüm bunlara ek olarak şirketin e-arşiv fatura bilgilerini değiştirdiğini ve kullanıcı telefon numarasını kendi numarasıyla değiştirdiğini, bu süreçte ne şirket müdürü davalı ne de şirketin muhasebecisinin e-arşiv fatura sistemine giriş yapamadığını, şirketin bu süreç boyunca yaklaşık 15 – 20 gün hem e arşiv, hem de ------- pazarına erişim sağlayamadığını, davacının eşi yüzünden şirketin faaliyetlerine devam edemediğini, ileri sürülen tüm beyanların maddi olgulardan yoksun ve gerçek dışı olduğunu, davacının tek amacının şirketin iyiliği, borca batması veya şirket müdürünün azli değil, tek derdinin --- stokunda bulunan---- ait olan ürünleri eşine devretmek olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile limited şirket müdürünün haklı sebeple yönetim yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilir. Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ----- tarihli ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanarak bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.-------- ait sicil dosyaları getirtilmiş,------- şirket ---------- mahkememiz yetki sınırlarında olup mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır. --- tarihinde tescil ile kurulan ------ ortaklarının davacı ve davalı kişiler olduğu, davalının aynı zamanda şirketin münferit imza yetkilisi olduğu, ---- tarihinde tescil ile kurulmuş olup tek ortak ve yetkilisinin davalı olduğu belirlenmiştir.----- sayılı takip dosyasında ---------- aleyhine cari hesap alacağı için ---- tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin tebliği ile takibe itiraz edilmediği anlaşılmıştır.------- sayılı soruşturma dosyasında davacı ve eşi tarafından davalı ve ----- hakkında sahte fatura düzenlemekten suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturma dosyasında görevsizlik kararı verildiği, ---------- gönderildiğinin bildirildiği,--------cevabi yazısı ile ---- incelemeye sevk edilmiş olup incelemenin devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür.Davacı vekili şirket -------- müvekkilinin bilgisi olmadan değiştirildiğini beyan etmiş sicil kayıtlarının kontrolünden ----- adresinin -----tarihli genel kurul kararı uyarınca ------ olarak değiştirildiği, genel kurul kararının davacının katılımı olmaksızın alındığı anlaşılmıştır. Tarafların bildirdiği tanıklar--- tarihli duruşmada dinlenmişlerdir.Davacı tanığı-------------Ben sosyal medyada influencer olarak iş yapıyorum, egerzersiz programı ürün tanıtımı gibi videolar vasıtasıyla tüketicilere ulaşıyorum, ------- markası da bu kapsamda benim tanıtımını yapıp aynı zamanda ürünlerini sattığım bir marka idi, aslen bu marka benim isim ve soyismimin baş harflerinden oluşan bir markadır , davalının karşı ---- aynı zamanda eşimin çocukluk arkadaşıdır,------- eşim ve ben bizim evde otururken , ben fikrimi açıkladım, kadınların tek bir ürünle birden fazla soruna çözüm bulabileceği bir ürün yapmak ve bunun adınında kendi adımın olmasını istediğimi söyledim.------kozmetik işiyle uğraştıklarını, yardımcı olabileceğini söyledi, ancak kendisiinin ortak olamayacağını, borcu olduğunu, bu yüzden işleri davalı ile yapabileceğimi söyledi. Bunun üzerine eşim benim adıma hareket etti, ------ adınada davalı hareket ederek dava dışı şirket kuruldu. --------- bey bana planlama ve hayal ettiğim ürün hakkında yardımcı oldu, işin sosyal medya tanıdımı, marka yüzü, fotoğraflar, web sitesi, grafik tasarımı, satış stratejileri, satış kanallarının bulunup sözleşme aşamasına getirilmesi noktasında tüm -------- ben kurdum, markanın satışı benim kitlemle çok güzel gitmeye başladı. Büyümek istediğim için yatırımcı istiyordum. Yatırımcı fikrime davalının ikna olmayacağını ---- bey bana söyledi. Yatırımcı konusunda anlaşamadığımız ve tüm iş yükü bana kaldığı için ------ beyle'de iş bölümü konusunda anlaşamadığımız için ortak olarak şirketin satılması kararını aldık. Bu aşamada şirketin hiç bir borcu olmadığına dair veriler ------bey bize verdi. Şirketin tamamını satın alacak kişi parayı ödeme aşamasına geldiğinde , vergi çok yüksek çıktığı için ---- parayı nakit istemesi üzerine alıcı paranın bankadan saat 3'de hazır olacağını söyledi ve iş bozuldu ve ------- ortadan kayboldu. Sonrasında şirkete davalının icra takibi yaptığını öğrendik. Sonrasında şirketin adresinden taşındığını öğrendik. Şuan nerede olduğunu bilmiyoruz dedi.
Davacı vekilinin istemi üzerine ; Şirketin kuruluş aşamasında eşim yaklaşık 500.000 TL civarında parayı şirkete vermiştir. Bu süreçte --- tarafından ödemelerden bahsedilerek, arabamızı satmamıza baskı yapmıştır dedi. Davalı vekilinin istemi üzerine ; Tanık markanın kendisine ait olduğunu ısrarla beyan etmektedir. Bunun zapta geçmesini talep ediyorum. Dolayısıyla tanık aynı zamanda davada taraftır dinlenmesini kabul etmiyorum. Kendisinin şirkete neden ortak olmadığının sorulmasını istiyorum dedi.Tanık : Beyanımın başında belirtiğim gibi----- bana aittir, bunu zaten söylemiştim. Eşim ve kendimi ayrı görmediğim için eşim ortak olmuştur, tam tarihini hatırlamıyorum ama şirketin satışından bir gün öncesinde---- talebi üzerine satış kanallarıyla ilgili ürünler kaldırılıp şifreler şirketi satın alacak kişiye verilmek üzere değiştirilmiştir, elektronik fatura imza şifreside aynı gerekçeyle değiştirilmiştir. Satış iptal olduktan sonra davalıya tüm şifreler gönderilmiştir". Davacı tanığı ---- Davacı ve davalının ortak ve yetkilisi olduğu şirkette benim herhangi bir çalışmam söz konusu değildir dedi.Davacı vekilinden soruldu ; Tanığa şirketin kuruluş aşaması ardından şirketle ilgili asıl müdürlük yapanın kim olduğu, şirketin asıl ortağının kim olduğu, müvekkilimin arabasının satışı, şirket borçlarının kapatılması için kendisinden istenen para hususlarının sorulmasını talep ediyorum dedi.Tanık : Ben ----- çocukluğumdan beri tanırım. Kendisi abimin yakın arkadaşıdır, davalıda onun kardeşidir. Davalıyla olan iletişimim çok kısıtlıdır. ---- kağıt üzerinde görülmese dahi--------- faliyeti süresince bütün operasyonel ve finansal sürecine dahil olmuştur. Davalının bu süreçte herhangi bir dahiline şahitlik etmedim. Benim şirketin kuruluşunda herhangi bir dahilim olmamıştır, ancak abimin ve eşinin süreç hakkında tüm pazarlama konumlandırma internet sitesi, sosyal medya faaliyetleri dahil olmak üzere bütün satış odaklı çalışmalarda büyük katlıları olduğunu biliyorum. Bununla birlikte yatırım yapma konusunda da hiç bir zaman geri durmamışlardır, bununla birlikte ---- abimi üzmüştür. Onun güvenine dayalı yapılan ortaklık sonucunda kendisinin arabası dahi satılmıştır . Bildiğim kadarıyla şirket borçlarının kapatılması süresinde abim tarafından finansal destekte verilmiştir. Aracıda satılmıştır. Şirket yönetimine davalıının dahilini görmedim. ---- şirkete ortaklık sağlayan kişiydi dedi.Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu ; Davacının şirketle ilgili tüm konularda gece gündüz demeden bir fiil çalıştığını biliyorum. Aynı şekilde eşininde bu şekilde çalıştığını biliyorum. Ancak davacının süreçte şirkete fiilen gittiğine şahsen şahit olmadım. Şifrelerin değiştirilmesi konusunda benim bir bilgim yoktur, aksine karşı tarafın değiştirdiğini biliyorum, ----- hesabının şifresi ile sosyal medya instgram şifresinin karşı tarafça değiştirildiğini abim söylediği için biliyorum "Davalı tanığı ... " Ben----- yılında çalışmaya başladım. ----- mevzuatı gereği kozmetik üretimi yapan firmalarda kozmetik sorumlu teknik eleman bulundurulması zorunludur. Ben de bu kapsamda firmanın kozmetik ürünlerinin yönetmeliğine uygunluğunu, ürünlerin geliştirilmesinden yönetmeliğine uygunluğunun denetiminiden sağlık bakanlığı ------ ürün takip sistemi ürün bildirim kayıtlarının yapılması işlerinden sorumluydum. Pazara verilen ürünlerin etiket kontrolünüde ben yapıyordum. Firmanın kozmetik ürünleri çeşitli markada ağda ürünleri , birde ------markalı çeşitli cilt bakım ürünleri vardır. ---- markalı ürünlerin formüllerini biz geliştirdik. Daha doğrusu ben geliştirdim dedi.Tanık ---- ifadesi hatırlatılarak, tanık ----- yemini tahtında soruldu ; Ben ürün formülasyonu konusunda değil, sadece fikir bazında geliştirici olduğumu ifade etmiştim dedi.Tanık ----- soruldu ; Ben ürünün kendisini elde ettikten sonra---- adı altında satış işlemlerini davalı ve ---- bey yapıyordu diye biliyorum. Bu aşamada yani satış noktasında---- hanımın nasıl rol oynadığına dair bilgim yok. Davalı vekili : ----- ürünlerinin analizlerine ---- yılında başlandı diye biliyorum demesine üzerine davalı vekili uyardı. Tanık , yanlış söyledim. ----- yılında başlandı. Beyanımı düzeltiyorum dedi. ------- ocak ayında da ürün takip sistemine bildiriimi yapıldı dedi. Davacı vekili ; Ürünlerin formülasyon sürecini --- beyle görüşüyordum. ----- markası adında satılan ağda ürünü yoktur."Davalı tanığı--------Az öncede söylediğim gibi her iki şirketin kuruluşlarından itibaren mali müşavirliğini ben yürütüyorum. ---- üretim firması olarak faaliyete başlamıştır. ----- kuruluncaya kadar satışlar ---- üzerinden yapılmıştır. ------ yılında yeni bir ürünün üretimine başlandı. Pazarlama şirketi olarakta yeni bir şirket kurulmasına karar verildii. İnternet satışlarına ----firması üzerinden devam edildi. ---- üzerimi yapar, ----- firmasına satışı yapılır, internet satışlarıda ---- firması üzerinden yapılır. İnternet satışı-------üzerinden yine firma tarafından yapılır dedi. Duruşma salonunda hazır bulunan -------- tanığa gösterilerek, ürünlerin bu kişi tarafından satışına dair bilgisi olup olmadığı soruldu : Ben Şahsı tanımam , ancak onun tarafından sosyal medya üzerinden ürünlerin satışının yapıldığını davalıdan duydum. Daha doğrusu sorunuzu yanlış anladım. Ürünleri tanıtımının bu kişi tarafından yapıldığını , paylaşım yapıldığını duydum. Satışının yapıldığına dair bilgim yoktur dedii. Davalı vekilinin istemi üzerine soruldu ; ------ arasındaki tücari ilişkide düzenlenen faturaların bir kısmının ödemesi yapılmıştır. Bu banka hareketleriyle görülecektir. ---- firması ------ üzerinden fatura kesiyordu. ------ şifreleri bende mevcuttu, kesilen faturaların dökümünü alıp gerekli beyanları yapıyordum. En son ocak ayında aralık beyannamesini vereceğim zaman --------şifrelerinin değiştirildiğini fark ettim. Davalınında bundan bilgisi yoktu. O ayda beyan verirken zorlandık . Karşı tarafından şifreleri aldık, bu da bizi mağdur etti.Davacı vekil, ; ----- firmasına ağda ürününe ilişkin fatura kesilmiştir, buna ilişkin bilgisi olup olmadığı sorulsun dedi. Tanık : ---- firmasına süreklilik arzetmeksizin cok cüzi miktarda ağda ürünü satmış olabilir. İki şirket arasnda devam eden ticari ilişkide borç oluştukça ödemeler yapılmaktadır. Örneğin bir ay yüklü fatura girmişse bir sonraki ay ödemesi yapılır, ---- firması hakkında icra takibi yaptığından bilgim yok , borçlar genelde ödenir ödenmediği de olmuştur " şeklinde beyanda bulunmuşlardır.Dosya kapsamı ile birlikte dava dışı ---- yılları yine dava dışı ------------- yıllarına ilişkin tüm ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmış , düzenlenen raporda bilirkişi heyetinin, her iki şirketin cari hesap dökümleri incelendiğinde hesapların birbirini doğruladığı ve -----TL borçlu göründüğü , ----- aleyhine -------- nolu dosyasından 410.605.56 TL anapara 19.486.56 TL işlemiş faiz toplam 430.092.12 TL tutarında icra takibi başlatıldığı davalının sahibi olduğu şirketten ortağı ve yöneticisi olduğu şirkete icra takibi yapmasının izaha muhtaç bir durum olduğu, bunun yanı sıra bankalardan 2023 yılında 231.257.82 TL 2024 yılında 24.400.- TL toplamda 255.657,82 TL çekildiği, çekilen tutarın muhasebede kasa hesabına aktarılması gerekirken muhasebe ilke ve prensiplerine uygun olmayacak şekilde Verilen Avanslar hesabına kaydedildiği ve söz konusu tutar ile ne yapıldığı, kimlere avans verildiğinin açıklanmadığı, Verilen Avans hesabında görülen 255.657.82 TL’ nin takdiri Mahkemeye ait olmak üzere ----- bulunduğunun kabulü gerektiği bu tutarın adatlandırılarak şirket tarafından---- faiz yürütülmesi gerektiği ,tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının yetkilisi olduğu------üzerinden yetkilisi olduğu diğer şirket olan dava dışı ---- ve kendisine menfaat sağlayacak ve -----özellikle finansal ve ticari açıdan güç duruma düşürecek eylemler gerçekleştirdiği, -----üzerinden kendi menfaatlerini, müdürü olduğu ----- menfaatlerinden üstün tuttuğu ve bunun sonucu olarak bağlılık yükümünü ihlal ettiği kanaatinde olduklarını açıkladıkları anlaşılmıştır. Mahkememizde açılan dava TTK . 630/2 maddesine dayalı olup bu madde uyarınca her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilecektir. Yöneticilerin azline veya yetkilerinin sınırlandırılmasına neden olabilecek haklı sebepler TTK m. 630/3’te “"Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur" şeklinde düzenlenmiştir. TTK 626 maddesinde "Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler". denilmiş, TTK m. 626/son ile müdürlerin de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabi oldukları düzenlenmiştir. Ortakların bağlılık yükümlülüğünü düzenleyen TTK 613/2 maddesinde ortakların, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamayacakları, özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamayacakları kabul edilmiş olup TTK 626/son maddesinin 613 maddeye yaptığı atıf sebebiyle aynı yükümlülük müdürler için de geçerli olacaktır. Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay incelendiğinde; davalının yöneticisi olduğu dava dışı şirket adına bankalardan --------- çekildiği, çekilen tutarın muhasebede kasa hesabına aktarılması gerekirken muhasebe ilke ve prensiplerine uygun olmayacak şekilde Verilen Avanslar hesabına kaydedildiği , söz konusu tutar ile ne yapıldığı, kimlere avans verildiğinin açıklanmadığı, bu tutarın davalı üzerinde bulunduğunun kabulü gerekip davalı tarafından ilgili tutarın adatlandırılarak şirkete verilmesi gerektiği bilirkişi raporu ile tespit edildikten sonra davalı tarafından bu meblağın şirket hesabına aktarıldığı,---- pasif kaynaklarda görülen 410.206.18 TL ticari borcunun, davalının ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı ---- şirketine olup borcun tamamının ----- yılında düzenlediği faturalardan kaynaklandığı bu borç için davalının ortağı ve müdürü olduğu ----aleyhine ---- anapara -----işlemiş faiz toplam ------- tutarında icra takibi başlatıldığı, yine davalının ---- kurulmadan 2 gün önce---- tarihinde sahibi bulunduğu -----markası tescili için başvurduğu, yargılama sırasında tek başına genel kurul yapmak suretiyle şirketin adresini değiştirdiği, davalının bu eylemleri ile yetkilisi olduğu ------ karşı bağlılık yükümünü ihlal ettiği, kanaatine varılarak davanın kabulü ile Davalının ------ müdürlük görevinden azline, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
Davalının ----------müdürlük görevinden AZLİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40 TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk masraf, 949,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.437,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davalı tarafça yapılan 350,00TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2025