T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/627
KARAR NO: 2025/638
DAVA: İtirazın İptali ( Mal Tedarik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/09/2023
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ( Mal Tedarik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların ------- tarihli mal tedarikine ilişkin sözleşmeyi imzalayarak ticarete başladığını, anlaşma neticesinde davacı şirketin davalı şirketten demir tedarik etmeye başladığını, davalı şirketin sözleşme kapsamında talep edilen standartlara uygun bir şekilde demir tedariki yapmayı kabul ettiğini, sözleşmeye istinaden davacı şirketin --- tarihinde davalı şirkete --- avans ödemesi yaptığını, ticari faaliyetin başından itibaren talep olunan kalite ve standartlarda demir temini yapmayan ve hatalı sevkiyat gerçekleştiren davalı şirkete 19.10.2022 tarihinde ihtar gönderildiğini, tüm hatalı gönderilen nakliye bedellerinin (malların iadesi aşamasında) davacı şirket tarafından ödendiğini, bu nakliye bedellerinin davalıya fatura edildiğini ve davalı tarafından hesaplarına gönderildiğini, hatalı sevkiyatların süreklilik arz etmesi sebebiyle ------- ayı itibariyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlandırıldığını, cari hesap usulüne göre çalışan davacı şirketin muhasebe kayıtlarına göre uzun süreden bu yana davalı şirketin 1.750.697,68TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, işbu alacak sebebiyle ------yevmiye numaralı ihtarıyla davalı şirketten alacakların talep edildiğini,davalının temerrüde düşürüydüğünü, ihtara cevap verilmemesi üzerine davalı aleyhine -----sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yapılan sözleşme sonrasında karşılıklı olarak mutabakat sağlandığını ve imzalı proforma faturadan da görüleceği üzere -----------anlaşıldığını, ayrıca bunun dışında da ekte sunulan mail ve yazışmalarla farklı ölçü ve ebatlarda siparişler verildiğini, davacı tarafça sözleşmeye istinaden 10.560.000,00TL avans ödemesi yapıldığını, bunun üzerine davacı tarafa toplamda ----- demir sevk edildiğini, davacı tarafça istenilen şartlara ve niteliklere uygun olmasına rağmen ürünlerden bir kısmının ------- iç işleyişlerindeki anlaşmazlıktan dolayı değiştirilmesinin talep edildiğini, davalı tarafından haksız bu talebe ilk başta olumsuz yaklaşılmış ise de, ticarin devam edeceği güvencesi ile iadelerin alındığını, işbu iadelerin davalı şirkete geç teslim edilmiş olmasına rağmen nakliye firmalarına ödenen toplam 295.330,40TL faturanın davalı şirkete yansıtıldığını, sonuç olarak davacının alıp iade etmediği toplam malzeme miktarının 241.619Kg olduğunu, alınan demir bedelinin ise KDV dahil 4.704.321,00TL olduğunu, bu aşamaya kadar davacı tarafça davalıya gönderilen avans bedelinin alınan malzeme bedeli ve yansıtma faturası bedeli düşüldükten sonra kalan bedelin toplam 6.241.009,40TL olduğunu, davacı tarafından kalan avans bedelinin iadesinin talep edilmesi sonrasında davalı firma tarafından --------- davacı firmaya iade edildiğini, daha sonra davacı şirketin davalı şirket ile irtibata geçerek maddi aksaklıkların devam ettiğini, önce ödemesi gereken borçların olduğunu, yakın zamanda tekrardan sipariş verileceğini belirterek davalıdan iade talep ettiğini, davalının da iyi niyetli olarak ---- tarihinde toplam ---- para gönderdiğini, bu paranın akabinde davacının ---- tarihinde toplamda------ satın alındığını, işbu gelinen aşamada davalı firmanın davacıdan ---alacaklı konumda olduğunu, daha sonra davacı şirketin tekrar para talep ettiğini ve davalı şirketin------ para gönderdiğini, o günden sonra davacı şirket sipariş vermediği gibi aldığı malları inkar ederek tek taraflı hazırladıkları hesap tablosuna dayalı olarak ihtarname keşide ettiğini ve akabinde de icra takibi başlattığını beyanla, haksız davanın reddine, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile İİK 67 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. Davacı mahkememizde açtığı davada; davalı ile ------ tarihli mal tedarikine ilişkin sözleşme imzalandığını, davalıdan demir tedarik etmeye başladığını, davalının sözleşme kapsamında talep edilen standartlara uygun bir şekilde demir tedariki yapmayı kabul ettiğini, sözleşmeye istinaden ---- tarihinde borçlu şirket hesabına --------avans ödemesi yapıldığını, davalının en başından itibaren talep olunan kalite ve standartlarda demir temini yapmaması nedeniyle ve hatalı sevkıyat gerçekleştirdiğinden------- tarihinde ihtar gönderildiğini, tüm hatalı gönderilerin nakliye bedellerinin (malların iadesi aşamasında) ödenerek nakliye bedellerinin davalıya fatura edildiğini ve borçlu tarafından hesabına gönderildiğini, hatalı sevkıyatların süreklilik arz etmesi sebebiyle ----yılı şubat ayı itibariyle davalı ile ticari ilişkinin sonlandırıldığını, cari hesapta davalının ----borçlu olduğunu, davalı ile irtibata geçildiğini sonuca ulaşılamadığını, ön ödemeden kaynaklı ---- alacağının mevcut olduğunu, ------ yevmiye numaralı ihtarıyla davalı şirketten alacağın talep edildiğini cevap verilmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine herhangi bir neden gösterilmeden yapılan itiraz ile takibin durduğunu, davalının taraflar arasında karşılıklı düzenlenmiş faturalara ve avans ödemelerine karşı TTK madde 21 kapsamında gerekli yasal sürelerde itiraz etmediğini, davalının ihtarname ile TTK madde 18 kapsamında temerrüte düşürüldüğünü belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı ise davacı ile yapılan sözleşme sonrası karşılıklı olarak mutabakat sağlanıp ve imzalı proforma fatura uyarınca kg başına ------ anlaşmaya varıldığını, bunun dışında mail ve yazışmalarla farklı ölçü ve ebatlarda siparişler de verildiğini, davacının sözleşmeye istinaden --- avans ödemesi yaptığını, davacı tarafa sevk edilen ürünlerin irsaliyelerinin davacı yetkilisi tarafından da imzalandığını, toplam ----- demir sevkedildiğini, davacı tarafça istenilen şartlara ve niteliklere uygun olmasına rağmen ürünlerden bir kısmının------- iç işleyişlerindeki anlaşmazlıktan dolayı değiştirilmesinin talep edildiğini, ticaretin devam edeceği güvencesi ile iadelerin alındığını, bu iadelerin geç teslim edilmiş olmasına rağmen nakliye firmalarına ödenen toplam 295.330,40 TL nin davacı tarafça kendisine fatura olarak yansıtıldığını, sonuç olarak davacının alıp iade etmediği toplam malzeme miktarının ---- demir olup bedelinin KDV dahil ----olduğunu, böylelikle davacı tarafça avans olarak gönderilen tutardan -----yansıtılan fatura ---alınan malzeme bedeli ----- düşüldüğünde kalan bedelin ---- olduğunu, davacının iç işleyişindeki aksaklık sebebiyle siparişlerin daha sonra verileceğini belirterek gönderilen avansın bir kısmının iade edilmesini istediğini, ----- iade yaptığını, davacının ----- ürün satın alması ile birlikte ----alacaklı durumuna geçtiğini, davacının daha sonra tekrardan aynı yöntemle para talep ettiğini ve davacıya ----- gönderdiğini gelinen aşamada ------ alacaklı konumunda olduğunu, bundan sonrasında davacının sipariş vermediği gibi aldığı malları inkar ederek tek taraflı hazırladıkları hesap tablosuna dayalı olarak ihtarname keşide edip haksız olarak icra takibine başladığını belirterek davanın reddine davacının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur. Davacı talep ettiği demirin ----sahaya girdiğini, kalanın ise hatalı olduğu için alınmadan iade edildiğini----sahaya giren net miktarın ------kabul edildiğini, sadece demirin bu kadarlık kısmının siparişe uygun olduğunu, gönderilen demirlere ilişkin nakliye bedeli olarak toplamda 10 adet fatura kesildiğini, bu faturalardan 8 tanesinin yanlış gönderilen demirlere ilişkin olup 8 adet hatalı gönderilen demirler toplamın ----- olduğunu, kesilen 2 adet nakliye bedeli faturasında ki siparişlerin ise doğru geldiğini, kabul edilen 2 adet faturada yer alan demirler toplamının---- olduğunu, bedelinin ---- olup bu faturalarda ve teslimatta bir hata bulunmadığını, tarafların anlaşması üzerine yanlış gönderilen demirlerin yüklemesinin davalının belirtmiş olduğu nakliye araçlarına yapılıp yanlış siparişlerin iade edildiğini, toplam iade miktarının davalının belirtiği gibi ---- ile sınırlı olmayıp toplam iade edilen demir ---- toplam satın alınan demir miktarının ------ olduğunu, doğru şekilde gönderilen siparişlerin nakliyesinin kendisine ait olduğunu ancak yanlış gönderilen siparişler iade edildiği için ve hatalı göndermeden kaynaklı kusur davalıda olduğu için nakliye bedeli faturalarına iade faturaları kestiğini, davalının iade faturalarını kabul ettiğini, itiraz da etmediğini, alınan toplam ------- demir bedeline davalı tarafından fatura kesildiğini, sipariş formuna göre bu faturayı yanlış bedelden düzenlediği için davalıya fiyat farkı faturası düzenlendiğini davalının bunu da kabul ettiğini, ödenmesi gereken bedelin ----- olup avans bedelinden düşülmesi gerektiğini, buna göre davalıdan icra dosyasına konu bedel kadar alacağı olduğunu, davalının ----kg demir iade talepli mektubu referans alarak gönderilen ----- toplam demir bedelinden ---- kg'ı düşerek geri kalan miktar üzerinden hesap yaptığını, davalıya göre ödenmesi gereken demir miktarı----- kg iken kendi hesaplarına göre ödenmesi gereken demir miktarının --- olduğunu ileri sürmüştür.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ----- tarihli ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.------ sayılı takip dosyasında davacının davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığı , takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Davalı vekili ön inceleme duruşmasında taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 7.2 ve 9. maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın tahkim yoluyla değerlendirileceğinin düzenlendiğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüş ancak HMK 116 maddesi uyarınca tahkim ilk itirazının esasa cevap ile birlikte ileri sürülmesi gerektiğinden ve süresinde sunulan cevap dilekçesinde tahkim ilk itirazı ileri sürülmediğinden davalı yanın itirazının reddine karar verilmiştir.İki tarafın ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmalar, dayanak sözleşme hükümleri birarada değerlendirilerek davacının takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği bir alacağının olup olmadığı, var ise miktarının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış , davacı şirket merkezinin Mersin olması nedeniyle talimat mahkemesi kanalıyla mali müşavir bilirkişiden kök ve bir adet ek rapor alınmış, davalı yanın ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde ise mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması yoluna gidilmiştir.Talimat mahkemesi aracılığı ile alınan raporlarda davacı şirketin -----takvim yılları arasına ait kanuni ticari defterlerinin TTK’ nın 64-65-66 ve 82. Maddeleri ve VUK’ un 220-226 maddelerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından VUK ‘ un 215-219 mad. Hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu, davacı lehine delil vasfına haiz olduğu, belirtilmiş ayrıca davacı yanın kendi defter kayıtlarına göre kesilen faturalar ve yapılan iadelere istinaden kalan bakiye tutarın ---- kesilen faturalar ile alınan demir miktarının 51.700kg olduğu, davacının --- sonu itibariyle 1.750.697,68TL tutarında alacaklı bulunduğu belirlenmiştir.Davalı yanın ticari defter ve dayanak kayıtlarını inceleyen mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan kök raporda davalı şirketin ---------- takvim yılları arasına ait kanuni ticari defterlerinin TTK'nun 64-65-66 ve 82 Maddeleri ve VUK'un 220-226 maddelerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından VUK'nun 215-219 Mad. hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu, davalı lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirketin ----yılları ticari defterleri incelendiğinde davacı şirketten ----nakit avans ve ----tutarında fatura aldığı, davacı şirkete -----tutarında nakit ödeme yaptığı ---- tutarında fatura düzenlediği ve ---- takip tarihi itibariyle davacı şirkete ---- tutarında borçlu olduğunun görüldüğü, davacı şirketin ticari defterleri üzerinde --- tarihli düzenlenen bilirkişi raporunda davacının davalı şirketten ---- tutarında alacağı olduğunun tespit edilmiş olup taraflar arasında cari hesap olarak ---- fark bulunduğunu, söz konusu farkın davacının --- tarihinde davalıya düzenlemiş olduğu ---- tutarındaki faturanın davalı kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığını, ilgili fatura incelendiğinde, davacının düzenlediği ---- tutarındaki faturanın, davalının ---- tutarındaki faturasının iadesi olduğunun görüldüğünü, davalının düzenlemiş olduğu fatura içerisinde----- bulunmakta olup, davacının düzenlemiş olduğu iade faturasında sehven söz konusu tevkifat düşümü yapılmadan davalıya borç kaydedildiğini, bu nedenle davacının --- tutarındaki alacak talebinden ----- tevkifat tutarının düşülmesi sonucunda davalıdan ----- tutarında alacaklı olup, taraflar arasındaki cari hesap farkının ----- ineceğini, tarafların cari hesapları karşılaştırıldığında, davacının --- tarihinde davalıya düzenlemiş olduğu------fatura tutarından ----- tevkifat tutarının düşülmesinden sonra kalan ------- tutarında tarafların cari hesapları arasında fark bulunduğunu, taraflar arasındaki cari hesap farkına neden olan faturanın e-arşiv faturası olduğunu, ------ fatura uygulamasına geçen firmaların müşterilerine faturalarını elektronik ortamda göndermelerinin yanında, kâğıt olarak da teslim etmeleri gerektiğinin kabul edildiğini, dosya içerisinde davacının söz konusu faturayı davalıya teslim ettiğine dönük bir belge bulunmadığını, davacının, ----yevmiye numarası ile davalıya gönderdiği ihtarnamede ------ bedeli iş bu ihtarın tarafınıza tebliğine istinaden 7 iş günü içersinde aşağıda bilgisi paylaşılan şirket hesabına iade olarak göndermenizi talep etmekteyiz” açıklamasıyla davalıyı temerrüde düşürdüğünü, ihtarnamenin ---- tarihinde davalıya ulaştığını, buna göre davacının --- tarihinde davalıya düzenlemiş olduğu ----- faturanın davalıya ulaştığını kanıtlaması halinde------ faiz talep edebileceğini, aksi durumda ise davacının 7.842,17TL faiz talep edebileceğini, belirttiği anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda ilk rapordaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığı ifade edilmiştir.
Davacı vekili ---- tarihli dilekçesinde----- arşiv faturasının davalıya yazılı olarak iletildiğine dair şirket kayıtlarında bir veri olmadığını ifade etmiş ---- tarihli duruşmada da ----- tutarlı nakliye bedeli açıklamalı iade faturasının hangi sevk irsaliyesine dair verildiği konusunda kesin bir malumatları olmadığını, sunacakları herhangi bir delil ve belgede bulunmadığını beyan etmiştirMahkememizce yürütülen yargılama , toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları neticesinde taraflar arasında varlığı kabul edilen mal tedarik sözleşmesi uyarınca davalının davacıya sözleşmede kararlaştırılan nitelik ve cinste demir temin etmeyi taahhüt ettiği, bu nedenle davacı tarafından davalıya avans ödemesi yapıldığı, davalı tarafça----- ürün teslim edildiği, davalı yanın aldığı avansın bir kısmını davacıya iade ettiği, bunun sonucunda davacı yanın kendi ticari defter kayıtlarında davalıdan ---- tutarında alacaklı göründüğü, davalının ticari defterlerinde ise davacıya olan borcunun --- takip tarihi itibariyle ---- olarak kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki ---- cari hesap farkının davacı tarafından ---- tarihinde davalıya düzenlenmiş olan ---- tutarındaki faturanın davalı kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığı, bu faturanın, davalının ----tutarındaki faturasının iadesi olduğu, davalının düzenlemiş olduğu fatura içerisinde------ tevkifatı bulunmakta olup, davacının düzenlemiş olduğu iade faturasında sehven söz konusu tevkifat düşümü yapılmadan davalıya borç kaydedildiği, bu nedenle davacının ---- tutarındaki alacak talebinden ---- tevkifat tutarının düşülmesi sonucunda davalıdan----- tutarında alacaklı olup, taraflar arasındaki cari hesap farkının -----olacağı, cari hesap farkına neden olan faturanın e-arşiv faturası olup, 433 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde E-Arşiv fatura uygulamasına geçen firmaların müşterilerine faturalarını elektronik ortamda göndermelerinin yanında, kâğıt olarak da teslim etmeleri gerektiğinin kabul edildiği, davacı vekili tarafından söz konusu faturanın davalıya yazılı olarak iletildiğine dair şirket kayıtlarında bir veri olmadığı ve bu faturanın hangi sevk irsaliyesine dair verildiği konusunda kesin bir malumatları olmadığı, sunacakları herhangi bir delil ve belgede bulunmadı yönünde beyanda bulunulduğu, dolayısıyla davacı yanın söz konusu fatura nedeniyle davalı taraftan alacaklı olduğunu ortaya koyamadığı, davalı yanın defter kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği sonucuna varılmış, davacının, -----yevmiye nolu ihtarnamede ---- bedeli iş bu ihtarın tarafınıza tebliğine istinaden 7 iş günü içersinde aşağıda bilgisi paylaşılan şirket hesabına iade olarak göndermenizi talep etmekteyiz” şeklindeki talebi ile davalıyı temerrüde düşürdüğü, ihtarnamenin ----tarihinde davalıya tebliğ edildiği, buna göre davacının takipte --------yasal faiz talep edebileceği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne, davalının -----sayılı takip dosyasında itirazının ------ işlemiş faiz olmak üzere toplam -------- üzerinden iptali ile, takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağı takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının takibe itirazında haksız ve alacağın likit oluşu göz önünde bulundurularak hükmedilen tutarın %20 'si oranında ----- icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile, davacı tarafa ödenmesine, davacının takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğu ortaya konulamadığından davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalının ---------sayılı takip dosyasında itirazının 1.590.217,68 TL asıl alacak, 7.842,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.598.059,85 TL üzerinden İPTALİ İLE, takibin bu tutar üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağı takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Hükmedilen tutarın %20 'si oranında 319.611,97 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile, davacı tarafa ÖDENMESİNE,
Davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Karar harcı 109.163,46 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 29.897,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 79.265,92 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 29.897,54 TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk masraf, 500,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.808,25 TL yargılama giderinden davadaki haklılık oranına göre (%91) 9.835,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalanın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı tarafça yapılan 355,00 Tl yargılama giderinin davanın reddedilen kısmı dikkate alınarak 28,40 TL nin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 235.728,37 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davadaki kabul ve red oranlarına göre 2.839,20 TL'nin davalıdan ve 280.80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Davacı ve davalı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2025