T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/671 Esas
KARAR NO:2025/424
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/09/2024
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanın, müvekkili şirketten hizmet yedek parça aldığını, ancak karşılığı fatura bedelini ödemediğini, yapılan işlemlerin davalı şirket çalışanı tarafından da imzalanarak onaylandığını, davalının borcunu ödememesi üzerine ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, --- tarihinde dava dışı ---- bayii olan davacı ----Kamyonu satın aldığını, yeni alınan kamyonun ----- tarihinde arızalanması sebebiyle davacı şirketin yol yardım ekibinin çağrıldığını, gelen servis ekipleri tarafından araçta volant arızası olduğu bilgisinin kendileri ile paylaşıldığını, bu sebeple aracın servise çekildiğini, servis şefi tarafından aracın volant dişlisinin parçalanmış olduğunun, bunun da oldukça fazla ısı yaratması sebebiyle baskı balatanın erimiş olduğunun ve söz konusu parçaların değiştirilmesi gerektiğinin ifade edildiğini, tüm bu süregelen olaylar sonrasında müvekkili şirket tarafından aracın parça değişimi ile bakım-onarımına ilişkin istenilen her şeyin yaptırıldığını, ancak hatanın kullanıcı hatası olduğunu ve arızanın da bu sebepten kaynaklandığını, bu nedenle değiştirilen parçaların garanti kapsamında olmadığı bilgisinin müvekkili şirket ile paylaşıldığını, söz konusu parçaların üretimi ile davacı şirket tarafından müvekkiline 21.500,00-TL bedelli fatura düzenlendiğini, alınan bu bilgi üzerine müvekkili şirket yetkilisi, dava dışı -----irtibata geçtiğini, yeni alınan ve yalnızca 5-6 aydır kullanımda olan ------ kamyonda böyle bir sorunun nasıl olabileceği müvekkili şirket yetkilisi tarafından kendilerine sorulduğunu, bu sorunun üzerine yetkililerin; yeni alınan araçta böyle bir durumun meydana gelmesinin çok düşük bir ihtimal olduğunu hatta bu ihtimale göre 1/10000'in bile çok görülmediğinin bilgisini verdiklerini, yukarıda yer verilen olaylar sonrasında davacı bayiiden araç onarımının garanti kapsamında gerçekleştirilmesinin talep edildiğini ancak bu talebin reddedildiğini, bunun üzerine dava dışı ----------Yevmiye numaralı ve ------ tarihli ihtamame keşide edilerek garantisi bulunan ve yeni alınmış olan aracın arıza nedeniyle servise kaldırılması akabinde, garanti kapsamına alınmayan ürünlerin parça değişimi sonrasında müvekkiline yansıtılan faturanın iptali ve aksi halde yasal yollara başvurulacağı bilgisinin ihtar edildiğini, öyle ki dava dışı şirkete çekilen bu ihtarın da sonuçsuz kaldığını, davacı bayii tarafından müvekkilinin aracında meydana gelen arızanın her ne kadar kullanıcı hatası olduğu ileri sürülmüşse de, gerek araç arızalandığı zaman gelen yol yardım ekibi tarafından gerekse de aracın servise kaldırıldığında yetkili şefler tarafından volant dişlisinin parçalanması nedeniyle baskı balatanın zarar gördüğünün ifade edildiğini, oysa ki baskı balatanın zarar görmesi sebebiyle değiştirilen parçaların garanti kapsamına alınmadığı düşünüldüğünde, garanti kapsamına alınmayan ürünlerin kullanıcı hatasından meydana gelmediğini, aslında volant dişlisinin neredeyse yanacak kadar aşırı ısınması nedeniyle garanti kapsamına girmeyen ürünlerin zarar gördüğünü, henüz yeni alınmış olan bir aracın volant dişlisinin bu denli ısınıp diğer ekipmanlara zarar verecek duruma gelmesinin kullanıcı hatası olmadığını, aracın bu şekilde alındığını ve bu durumun aslında araçta var olduğunu, davacı yanın servis şeflerinin dahi söz konusu arızanın volant dişlisinden meydana gelmiş olduğunu belirtmiş olmasına rağmen davacı dilekçesinde bu hususa yönelik hiçbir bilgiye yer verilmediğini ve değinilmediğini, yalnızca baskı balatanın onarımının garanti kapsamında olmadığının ifade etmekle yetinildiğini, bu hali ile de davanın mahiyeti her ne kadar itiraz edilen alacağın/borcun gerçekte bulunup bulunmadığı veya itiraza konu borcun miktarının tespiti ise de, bu tarz davalarda borcun doğumuna hangi tarafın(alacaklı/borçlu) sebebiyet verdiğinin de önem arz ettiğini, zira bu hususa göre borcun miktarının tam olarak belirlenebildiğini, yukarıda yer verilen beyanlar dahilinde arızanın kullanıma mı bağlı olduğu veyahut da kullanıma bağlı meydana gelemeyecek ölçüde bir arıza mı olduğuna yönelik detaylı bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava; fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan itirazın iptali isteminden ibarettir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, bilirkişiden rapor aldırılarak sonuca gidilmiştir.-------- Esas sayılı dosyası ----- üzerinden celp edilmiş olup, yapılan incelemede; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhinde ---tarihinde, takip konusu edilen --- tarihli bir adet fatura alacağı nedeniyle 21.500,00 TL asıl alacak, 1.742,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.242,82 TL alacak miktarı için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip borçlusunun süresi içerinde takibe ve borcun tamamına itirazı ettiği ve itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş olup uyuşmazlık konusu ile ilgili makine mühendisi ve mali müşavir bilirkişisinden alınan -----tarihli raporda özetle; Davacının araç bakım-onarım hizmeti karşılığı düzenlediği 21.500,00 TL bedelli faturanın ödenmemesi üzerine icra takibi başlattığı, davalının itirazı sonrası itirazın iptali talebiyle işbu davanın ikame edildiği anlaşılmış olup, davacı iddiasında yapılan işlemlerin onaylandığını ve garanti dışı olduğunu, davalı ise arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığını, aracın yeni olduğunu ve garanti kapsamında olması gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. Yapılan teknik ve ticari defter incelemesinde; hem davacı hem davalı ticari defterlerinde söz konusu borcun kayden yer aldığı, faturanın iade edilmediği her iki tarafın ticari defterlerine işlendiği, hizmetin ayıplı olmadığı, arızanın sürücü kullanımından kaynaklandığı, değişen parça ve işçilik bedellerinin fatura tarihine göre piyasa koşullarına uygun olduğu, davacının ticari defterlerine göre 21.725,12 TL alacaklı, davalının defterlerine göre ise aynı tutarda borçlu olduğu, dolayısıyla defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu ve uyumlu olduğu, araçtaki arızanın gizli veya imalat kaynaklı ayıp niteliğinde olmadığı, kullanıcı hatasından kaynaklandığı ve fatura bedelinden kaynaklı olarak davalının davacıya karşı sorumlu olacağı şeklinde görüş beyan edilmiştir.Somut olayda; Davacı taraf, davalıya ait ------ tarihinde debriyaj arızası ile servise getirildiğini, gerekli onarım ve parça değişimi sonrası düzenlenen 21.500,00 TL bedelli faturanın davalıya tebliğ edilmesine rağmen ödenmediğini beyanla takibe konu alacağın tahsilini talep etmiştir. Davalı taraf, arızanın üretim kaynaklı ve garanti kapsamında olduğunu ileri sürerek borca itiraz etmiş olup, davacı tarafından açılan itirazın iptali davasında, mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda; tarafların ticari defterlerinde davaya konu fatura bedelinin kayıtlı olduğu, faturanın davalı tarafından iade edilmediği, arızanın kullanıcı hatasına bağlı olarak meydana geldiği, onarım ve parça bedellerinin fatura tarihinde piyasada geçerli fiyatlar olduğu, aracın debriyaj sisteminde meydana gelen arızanın ayıplı veya gizli ayıplı bir duruma dayanmadığı ve bu sebeple garanti kapsamında değerlendirilemeyeceği tespit edilmiş olup, bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu, yeterli ve denetime elverişli olduğu, faturanın itiraz edilmeksizin her iki tarafın ticari defterlerine işlenmiş olması karşısında davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, davacının açmış olduğu davanın kabulüne,-----Esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin asıl alacak miktarı 21.500,00 TL yönünden devamına, alacak miktarı faturaya dayalı olup, davalı tarafça faturaya itiraz edilmediği, alacağın likit olduğu dikkate alınarak hüküm altına alınan 21.500,00 TL'nin %20'si olan 4.300,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 21.500,00 TL yönünden iptali ile takibin 21.500,00 TL asıl alacak miktarı yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda ticari faiz işletilmesine,
2-Hüküm altına alınan 21.500,00 TL'nin %20'si olan 4.300,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 1.468,67-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.041,07-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL. başvurma harcı, 427,60-TL peşin harcın toplamı olan 855,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 5.233,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 21.500,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı KESİN olarak karar verilip usulen okunup anlatıldı. 29/05/2025