T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/564 Esas
KARAR NO: 2025/385
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 02/08/2024
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ----- numarasıyla sigortalı ----tarihinde müvekkiline ait ---- plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, ------- plakalı araç sürücü bu kazanın gerçekleşmesinde kusurlu olduğunu ancak kusur müvekkiline verildiğini, bahse konu zararların (hasar farkı değer kaybı) poliçe limitleri dahilinde ödenmesi amacıyla müvekkili adına----sayılı başvuruya istinaden yapılan yargılamada ------- sayılı kararı ile Dosyaya sunulan delillerin----tarihli maddi hasarlı trafik kazası sonucu -------plaka sayılı araçta meydana geldiği iddia edilen gerçek hasarın ve bağlı değer kaybının objektif ve kesin olarak tespitinin dosyada mevcut belgelerle imkânsız olduğu anlaşıldığını, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/15. maddesi “Hakemler, sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir." hükmü ve HMK'nın 435/c. maddesi “Hakem veya hakem kurulu, başka bir sebeple yargılamanın sürdürülmesini gereksiz veya imkansız bulursa...'hükmü gereği başvurunun usulden reddi gerektiğine karar verilmiştir. "gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, uyuşmazlık konusu kaza; ---- tarihi saat 16.00 civarında, müvekkile ait ---- plakalı aracın------istikametinde seyir halindeyken söz konusu kavşak noktasına kontrollü bir şekilde girdikten sonra davalının sahibi olduğu-------- plakalı aracın kavşak noktasına çok süratli bir giriş yaparak müvekkil araca çarpması müvekkili araca çarpması sonucunda gerçekleşmiştir. Kaza krokisi ve kaza sonrasına ait resimler incelendiğinde; müvekkiline ait aracın, normal bir hızda, kurallara uygun bir şekilde ------- üzerinde seyir halinde olduğu, kazanın gerçekleştiği kavşak noktasına giriş yaptığı ve bahse konu kavşak üzerindeki geçişini de büyük ölçüde tamamladığı esnada, ------üzerinde oldukça süratli bir şekilde seyreden davalı tarafça sigortalanmış aracın, müvekkiline ait aracın sağ yan kısmına çarpmış olduğu anlaşıldığını, kaza anında, karşı araç sürücüsü müvekkili görmesine rağmen hızını azaltmadığını, müvekkiline ait aracın kavşak üzerindeki geçişini büyük ölçüde tamamladığı esnada bahse konu kazanın gerçekleşmiş olması, ancak davalı tarafça sigortalanmış karşı araç sürücüsünün oldukça hızlı olduğundan dolayı müvekkiline ait aracı görmesine rağmen duramamış olmasıyla açıklanabilir. Tüm bu nedenlerle, müvekkile ait ------ plakalı araca kusur izafe edilmesi hakkaniyete uygun düştüğünü, ayrıca, müvekkiline ait aracın, iddia edildiği gibi, geçiş hakkına riayet etmediğine dair herhangi bir delil de bulunmadığını, söz konusu “Geçiş Hakkı” sınırsız bir hak değildir. Aksi halde, yolu kullanabilme bakımından geçiş hakkına sahip olan tarafın nasıl davranırsa davransın, kusurlu olamayacağı ve geçiş hakkına sahip olmayan tarafın, geçiş hakkının karşı tarafa ait olduğu bir yola hiçbir zaman katılabilme olanağının olamayacağı gibi bir durum söz konusu olacağını, dolayısıyla, geçiş hakkının diğer tarafa ait olduğu bir yola bağlanan bir araç, karşı aracın geçiş hakkının gerekliliklerine uygun bir şekilde gerekli kontrolleri yapıp yükümlülüklerini yerine getirerek ve hızını ayarlayarak bu yola geçiş yapabileceğini, somut olayda da, müvekkili aracın, bahse konu yola bağlanırken kurallara uygun bir şekilde hareket ederek gerekli kontrolleri (bağlantı noktasına yaklaşmakta olan ve çarpışma tehlikesinin olduğu herhangi bir aracın olup olmadığını kontrol etme ve hızını azaltma gibi) yapmış, ancak müvekkiline ait aracın geçiş yaptığı ve ayrıca geçişini büyük ölçüde tamamladığı esnada, davalı karşı aracın oldukça süratli olması nedeniyle öngörülemeyecek bir şekilde kavşak noktasına yaklaşması ve müvekkiline ait aracı görmesine rağmen durmaması nedeniyle bahse konu kazanın gerçekleşmiş olması söz konusu olduğunu, kaza tespit tutanağı ve kaza fotoğrafları incelendiğinde karşı aracın asli kusurlu olduğu açıkça anlaşılacağını, gerçekleşen kazada tüm kusur karşı araca ait olduğunu, müvekkiline ait aracın herhangi bir kusuru bulunmadığını, Yüksek Mahkeme kararları uyarınca da değer kaybı ------kapsamında olup poliçe limitleri dâhilinde ödenmesi gerektiğini, gerçekleşen kaza neticesinde müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, ancak davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeli olarak tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı sigorta şirketi------ tarihindeki talebe cevap vermeyerek müvekkilinin tazminat talebini reddettiğini, davalı sigorta şirketi hasar bedelinin tamamından sorumlu olduğu gibi, KDV tutarının da tamamından sorumlu olduğunu, gerçekleşen kaza neticesinde müvekkilinin ------plakalı aracının uğramış olduğu hasarın onarım bedelinin ve aracın değer kaybı bedelinin bilirkişi atanarak tespitine, hasar bedeli ve değer kaybı ücretinin poliçe limitleri dâhilinde 26/07/2022-kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ---- poliçe numaralı ---tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 100.000,00-TL olduğunu, davacı, -------kurulan sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperinden bir eksper raporu almadan başvuru yaptığından değer kaybı talebine ilişkin olarak usulüne uygun bir başvurudan söz edilemeyeceğini, kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda ise hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirileceğini, davacının aracının kaza tarihindeki yaşı 3'ten fazla olduğu göz önüne alındığında eşdeğer parça kullanılmasını engelleyen herhangi bir durum bulunmadığını, onarım ve yenileme farklarının faturalarla ispatı zorunlu olduğunu, diğer yandan poliçede KDV klozu mevcut olduğunu, buna göre sigortalı kıymetler KDV dahil bildirilmiş ise, hasar ödemelerinin KDV dahil olabileceği hüküm altına alındığını, bu kapsamda da yapılacak KDV ödemelerinin ancak ve ancak müvekkili şirket adına düzenlenecek yansıtma fatura sonrası yapılacağı düzenlendiğini, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, bu nedenle söz konusu kalemin de reddi gerektiğini, dosya kapsamında yansıtma faturası bulunmadığını, talebin kabulu anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkili şirket aleyhine hasar tazminatına hükmedilmesi durumunda hesaplanan tutardan kdv hariç tutulması gerektiğini, aynı zamanda dava dilekçesinde bahsi geçen faizle ilgili olarak; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep etmesi gereken faiz yasal faiz olduğunu, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini istemiştir.Mahkememizce kusur durumunun ve hasar-değer kaybı bedelinin tespiti için bilirkişiden rapor aldırılmış olup özetle; ------ sürücü ------- dava konusu kazada gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kazaya sebebiyet verdiği; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Madde 57 Kavşaklarda geçiş hakkı: a) Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar. c) Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise; 2. Motorlu araçlardan soldaki sağdan gelen araca, Geçiş hakkını vermek zorundadırlar, hususunu ihlal ettiği ve aynı kanunun madde 84 Araç sürücüleri trafik kazalarında; h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, hallerinde asli kusurlu sayılırlar hususu göz önünde bulundurulduğunda; %100 asli kusurlu olduğu; -----model,----- sürücü ----- dava konusu kazada istikametinde ilerlediği esnada kazayı meydana getirmesinde atfı kabil bir kusuru olmadığı; ----- şasi nolu, araç için Dava dosyasında bulunan kaza krokisi ve hasar fotoğrafları beraber değerlendirildiğinde; yedek parça ve işçilik olmak üzere hasar bedeli toplam KDV dahil 77.288,41 TL dava konusu kaza ile uyumlu olduğu; % 100 kusurlu olması itibariyle dava konusu ----- şasi nolu araçta değer kaybı hesaplanmayacağı yönünde raporunu sunduğu anlaşılmıştır.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, 01/10/2023 tarihli kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasara ilişkin hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin tahsili taleplerine ilişkindir.Davaya konu kazaya ilişkin trafik ekiplerince tutulmuş kaza tespit tutanağı bulunmadığı, kaza tespit tutanağının taraflarca tutulmuş olduğu, mahkememizce dava konusu kazanın meydana gelmesindeki kusur durumunun tespiti için rapor alınmış olup ilgili raporda davacı sürücü %100 kusurlu bulunmuş, davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu belirtilmiştir.Karayolları Trafik Kanuna göre, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacı sürücünün %100 kusurlu olduğunun, davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu tespit edilmesi ve düzenlenen raporun kanuna uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması karşısında mahkememizce davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Karar harcı olan 615,40 TL'nin dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan harç masrafı ile yargılama gideri masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/05/2025