T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/928
KARAR NO:2025/398
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/12/2023
KARAR TARİHİ: 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili Şirket bünyesinde ----ayında çalışmaya başladığını, istifa ile iş akdini sona erdirdiği ----ayına kadar da ----- unvanı ile çalışmaya devam ettiğini, davalının iş akdinin sona ermesinin hemen akabinde, farklı birçok sektördeki şirkette veya hukuk bürosunda çalışabilecekken davacı şirketin rakibi konumundaki ----- bünyesinde rekabet hukuku departmanında avukat unvanı ile çalışmaya başladığını, istifa sonrası rakip şirkette çalışmaya başlayan davalının bizatihi kendisi tarafından ----- tarihinde imzalanan “Gizlilik ve Rekabet Etmeme Yükümlülüğüne İlişkin Taahhütname”yi ihlal ettiğini, davalı tarafından ------ tarihinde imzalanan söz konusu taahhütname ile davacı şirkete ait ticari sırları hiçbir zaman ifşa etmemeyi taahhüt ettiği gibi söz konusu taahhütnamenin Rekabet Yasağı başlıklı 3. maddesinde de iş ilişkisinin sona erdiği tarihten itibaren 2 (iki) yıl boyunca davacı Şirketin yürüttüğü faaliyetler ile rekabet içinde olan herhangi bir faaliyet ile iştigal etmemeyi, davacı Şirketin yürüttüğü faaliyetler ile rekabet içinde olan bir üçüncü kişiye, danışman personel veya yönetici olarak hizmet sunmamayı, davacı Şirketin yürüttüğü herhangi bir faaliyet ile rekabet içinde olan bir şirkette doğrudan ya da dolaylı olarak azınlık hissesi dahi olsa herhangi bir hisse edinmemeyi, davacı Şirketin yürüttüğü faaliyetler ile doğrudan ya da dolaylı olarak herhangi bir şekilde rekabet etmemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, Taahhütnamenin 4. maddesinde ise taahhüdün ihlali durumunda 3.500.000 TL cezai şart düzenlendiğini, söz konusu cezai şartın muaccel hale gelebilmesi için salt olarak davalının iş akdinin sona ermesinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde davacı Şirketin faaliyetleri ile rekabet içerisinde olan bir Şirket bünyesinde çalışmaya başlamasının rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal etmiş olması için yeterli olduğunu, hal böyleyken davalı tarafından taahhütnamede yer alan yükümlülüklerin ihlal edildiği ve cezai şartın muaccel olduğunu, bu kapsamda ihlal sebebi ile muaccel hale gelen 3.500.000 TL cezai şart bedelinden şimdilik 1.005.000 TL’nin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt/avans faizi ile davalı tarafından tahsili ile davacı Şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık bakımından görevli mahkemenin iş mahkemeleri olup görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini , davacı şirket tarafından davalı şirkete işe girişi sırasında imzalatılan taahhütnamenin TBK’da belirtilen şartları haiz olmayıp Yargıtay kararları uyarınca da hukuken geçersiz bir rekabet yasağı sözleşmesi olduğunu , Taahhütname’nin kapsamı, genişliği ve davalı işçinin ekonomik olarak mahvına sebebiyet verecek olması sebebiyle kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olduğunu , davalının evrensel bildirgeler ve Anayasa ile korunan çalışma özgürlüğünü aşırı ölçüde kısıtlayan rekabet yasağının geçersiz olduğunu, müvekkilinin avukat olup mesleki bilgi ve deneyimi ile faaliyetlerini yürüttüğünü, hem kendisinin avukat olarak tabi olduğu Avukatlık Kanunu ve mesleki etik kuralları çerçevesindeki yükümlülükleri dahilinde hem de mesleki niteliği gereği rekabet yasağına tabi olmadığının açık olduğunu, davalının , davacının rakibi olarak addettiği şirket bünyesinde çalışmamakta yahut bahsi geçen uygulamalara sahip tüzel kişiliğe hukuki danışmanlık sağlamadığını, dolayısıyla rekabet yasağını ihlal etmediğini, Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde Taahhütnamede yer alan cezai şart tutarının fahiş olup söz konusu tutara bağlı olarak avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile haksız rekabete dayalı cezai şart talebine ilişkindir.Davacı vekili mahkememize sunduğu 14/05/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirmiş, davacı vekilinin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan 14/05/2025 tarihli dilekçe ile de davacının davadan feragat etmesi nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı bildirilmiştir.Davadan feragat davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğundan davanın bu nedenle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 205,13 (maktu harcın üçte biri) TL harcın davacı tarafça başlangıçta yatırılan 17.162,89 TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.957,76 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderinin talepleri olmadığından üzerlerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça talep edilmediğinden vekalet ücretine karar verilmesine yer olmadığına,
5-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
6-Davacı ve davalı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 23/05/2025