T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/681 Esas
KARAR NO:2025/358
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ:18/09/2024-27/11/2024
KARAR TARİHİ:14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin ----- hasım göstererek ----Sayılı dosya ile ölümlü iş kazası sebebiyle tazminat davası açtıklarını ancak -----adlı şirketin ticaret sicilinden ----- uyarınca terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiklerini, İş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından taraflarına işbu davayı açmak için mehil ve yetki verildiğini, ihyasını istedikleri ---- adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki ----- olduğunu, şirketin ---- tarihinde ----- kararı ile silindiğini, bu nedenlerle -----sicilinde kayıtlı ----unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizde açılan davada husumetin yalnızca ---- yöneltildiği, aynı zamanda şirket tasfiye memurunun da bu davada taraf olmasının zorunlu olduğu gözetilerek davacı vekiline süre verilmiş, tasfiye memuru aleyhine açılan ve mahkememi dosyası ile birleştirilen dava dosyasında dava dilekçesinde de davacılar vekili aynı talepte bulunmuştur.
SAVUNMA:Davalı------- vekili cevap dilekçesinde özetle; ------, Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı ------ sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle: Husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının işbu davaya dayanak olarak gösterdiği kazada hayatını kaybeden kişinin, kaza tarihi itibarıylan -----nezdinde çalışmadığını, başka bir deyişle, müteveffa ile bu şirket arasında herhangi bir işçi-işveren ilişkisi mevcut olmadığını, davacının hukuki yararı ve menfaati bulunmadığını, ------sayılı dosyasında alınan ve dosyada mevcut bulunan---- tarihli bilirkişi raporunda bu hususun açıkça tespit edildiğini, bu sebeple de davacının hukuki yararı ve menfaati bulunmadığını, şirketin ----- tarihinde, genel kurul kararıyla tasfiye süreci tamamlanarak-------- silindiğini, bu silinme işleminin TTK ve Ticaret Sicil Yönetmeliği uyarınca tüm yasal koşullara uygun biçimde gerçekleştirildiğini, davacının şirket tasfiye halindeyken herhangi bir alacak başvurusunda bulunmadığını, şirketin yeniden ihyasının fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, müteveffa ile şirket arasında iş ilişkisi bulunmadığı, olay tarihinde -------bünyesinde çalışmadığını, şirketin sigortalısı olmadığını, şirketin kazanın meydana geldiği işyerinde taşeron ya da alt işveren sıfatıyla herhangi bir faaliyet yürütmediğini, kazaya sebep olan olayın meydana gelmesinde şirketin herhangi bir ihmali, kusuru veya katkısı bulunmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, esasa girilecekse, şirketin usulüne uygun tasfiye edilerek kapanmış olması ve yeniden ihyasının yasal koşullarının bulunmaması nedeniyle davanın esastan da reddine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile TTK 547 maddesine dayalı olarak açılan şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyası istemine ilişkindir. TTK 547 maddesinde "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."hükmü düzenlenmiştir.İhyası talep edilen -------tasfiye sonucu terkin olduğu anlaşıldığından davanın yasal hasım durumundaki --- yanı sıra tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerektiğinden tasfiye memuru----aleyhine birleştirme talepli olarak ihya davası açıp dava açtığına dair dava dilekçesi ve tevzi formunu mahkememize ibraz etmesi için davacı vekiline kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından ------- esas sayılı dosyasında açılan dava dosyası mahkememiz dosyası ile birleştirilerek gönderilmiştir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 14/05/2025 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmiştir.İhyası istenilen şirkete ait sicil kaydı getirtilmiş, şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde olduğu, şirketin --- kararı ile tasfiye edilmesine karar verildiği, asfiyesinin tamamlanarak -----tarihinde tescil ile sicilden terkin edildiği, davalı ----- tasfiye memuru olduğu anlaşılmıştır.----- Esas sayılı dosyasının incelenmesinden bu dosyanın ilk esasının ---Esas olup , ihyası talep edilen şirket adına davaya ---- tarihinde cevap dilekçesi sunulduğu, yapılan yargılama sonucu verilen kararın ----- tarafından kaldırıldığı ve davalılardan mahkememizden ihyası talep edilen ---- ihyası için dava açmak üzere süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinin kararda belirtildiği dosyanın mahkemesine gelerek --- numarasını aldığı, mahkemenin --- tarihli duruşma 3 nolu ara kararı ile davacılar vekiline bu konuda yetki ve süre verdiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu,---- sicil numarasında kayıtlı iken , tasfiye sonucu terkin olan Tasfiye Halinde -------- esas sayılı dosyada yürütülen yargılama ve verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere, TTK 547 mad. uyarınca geçici olarak ihyası ve ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin TTK 547 maddesi koşullarını taşıdığı görülmekle, dava ve birleşen davanın kabulüne,----- sicil numarasında kayıtlı iken , tasfiye sonucu terkin olan TASFİYE HALİNDE --------esas sayılı dosyada yürütülen yargılama ve verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere, TTK 547 maddesi uyarınca ihyasına, şirketin ---- tesciline, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere, şirketin önceki tasfiye memuru olan ------ atanmasına, ücret taktirine, yer olmadığına, kararın ticaret sicilde tescil ve ilanına, karar verilmiş, davalı ------- dosyada yasal hasım durumunda olup dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması uygun görülmüş ihyası talep edilen şirketin tasfiye öncesinde hakkındaki açılmış davanın bulunduğu, tasfiye kararı ve terkin işlemlerinin iş bu davadan sonra yapıldığı dolayısıyla tasfiye memurunun da dava açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilerek tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunun kabulü ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Dava ve Birleştirilen davanın KABULÜNE,
----- sicil numarasında kayıtlı iken , tasfiye sonucu terkin olan TASFİYE HALİNDE -------esas sayılı dosyada yürütülen yargılama ve verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere, TTK 547 maddesi uyarınca İHYASINA, şirketin ----- TESCİLİNE,
Ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere, şirketin önceki tasfiye memuru olan ----- ATANMASINA, ücret taktirine, yer olmadığına,
Kararın -------- tescil ve İLANINA,
2-Asıl dava yönünden alınması gereken 615,40TL harçtan peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine adına irad kaydına
3-Asıl davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Asıl davada davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
5-Asıl davada davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
6-Birleşen dava yönünden alınması gereken 615,40TL harçtan peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalı --------- tahsili ile Hazine adına irad kaydına
7- Birleşen davada davacı tarafça peşin olarak yatırlan 427,60 TL harcın davalı--------- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
8-Birleşen davada davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk masraf ile 243,50 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 731,90 TL yargılama giderinin davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine,9-
9-Birleşen davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ------- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
10-Birleşen dosyada davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
11- Asıl ve birleşen davada davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025