T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/575 Esas
KARAR NO: 2025/380
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/08/2023
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ------ yılların başından beri eczacı-optik olarak faaliyet göstermekte olan ve aynı zamanda kendi ticaret ve faaliyet sahasında tanınan sevilen ve güvenilen bir kişi olup ------ uzun süreli olarak eczacılık ve optik alanında bir çevresi bulunduğunu, müvekkili, ----aynı zamanda sahibi bulunduğu ------- yetkilisi olup, öncede--------markası için çalışıyor olarak bildiği--------- yılının son aylarında gelerek ihracata dayalı optik lens alım-satım işi teklifinde bulunmuş olduğunu, müvekkili ilk başta teklifi kabul etmemiş ise de, -------olmuş, kısa süre içinde alım-satım yollu kazanç vaadinde bulunmuş, Müvekkili, ------aracılığı ile yetkilisi bulunduğu şirketi üzerinden taahhüt edilen optik lens alımı amacıyla -------ve bu optik lens alım ve satımı işinde kendisi ile birlikte hareket ettiği beyan edilen ---------- İsimli muhataplara çek olarak toplam 2.287.500 TL' lik, ödeme gerçekleştirmiş ancak, taahhüt edilen ürünler hiçbir zaman müvekkili tarafa teslim edilmemiş ayrıca şirket çeki olarak yapılan ödemeler gereğince müvekkili şirket adına kesilmesi gereken irsaliye ve faturaların da müvekkili tarafa kesilmemiş olduğunu, söz konusu süreçte 2023 yılı mart ayı içinde müvekkilince, yetkilisi bulunduğu şirket adına, karşı taraflarca yapılan optik lens satım ve teslim taahhüdü kapsamında optik lens alımı amacıyla ----- aracılığıyla --------- adına da bir adet olmak üzere toplam 7 adet çek kesilmiş, kesilen çeklerden altı tanesi ------- yedinci olarak kesilen çek ise yine ------ yönlendirmesi ile --------- teslim edilmiş olduğunu, müvekkili tarafça ürün alım beklentisi ile verilen bu çeklerden ödeme vadesi gelen ------ adına kesilen 200.000 TL ve 300.000 TL Miktarlı çekler ile ------- Adına kesilen 220.000 TL Bedelli çek ayrıca ------adına 350.000 ti' bedelli dört adet çek müvekkili tarafça ödenilmiş, yine çeklerden ---------- kesilen 280.000 TL Bedelli bir adet çek ise karşılık oluşturulamadığından yazılmış ancak düzeltme yoluyla en nihayetinde o da diğerleri gibi haciz tehdidi altında ödenmiş olduğunu, Buna göre müvekkili tarafça ve yetkilisi bulunduğu --------Adına, kendisine taahhüt edilen optik lens satımı taahhüdü kapsamında ---------İBAN Numaralı hesap üzerinden çekler Kesilmiş ve muhataplara ürün teslim taahhüdü karşılığında teslim edilmiş olduğunu, Karşı taraflarca psikolojik baskı, yanıltma ve korkutma yolu baskı yolu ile müvekkiline söz konusu şirket çeklerinden; ---------- düzenlenilen çekin altına, sonradan ------ ibaresi ve imzası eklettirilmiş, müvekkili bu kapsamda işbu şikayete konu dolandırıcılık eylemi dahilindeki alınan çeklerden bir tanesinde şahsen aval borçlusu durumuna da sokulmuş olduğunu, müvekkilinin bu dolandırıcılık olayı kapsamında, ------- aracılığı ile yukarıdaki izah ettiğimiz muhataplar dışında ayrıca ------- isimli şahıslara haricen borçlandırılmak istenilmiş, bu minvalde günü gelip müvekkil taraf çeklerden ilkinin bedelini ödemekte zorlanınca yine ----- kanalı güya çekin ödenilmesine yardımcı olunuyor görüntüsü verilerek -------- isimli kişinin borç para verebileceği yönlendirmesi ile bu kişi ile telefonda tanıştırılmış, bu kişi ile yapılan görüşme sonrası ise sanki yardımcı olmak ve müvekkili tarafça yukarıda izah edilen çerçevede ------- ile irtibatlı kişilere kesilen çek bedelinin ödenmesinde kullanılmak üzere ve borç olarak müvekkilinin şahsi hesabına 275.000 TL Borç ibaresi ile hiç muhatap olmadığı --------- isimli bir kişinin hesabından müvekkilinin kendi şahsi hesabına para havalesi yaptırılmış olduğunu, ancak, müvekkili imkan oluşturup aldığı borç parayı iade olarak ödemek istediğinde ise, kasıtlı olarak ----- tarafından kendisine ----- numarası verilmemiş bunun yerine ısrarla ------ numarası verilmiş, müvekkili tarafça bu hesaba daha önce kendisine ---------- hesabından borç olarak gönderilen paranın iade ödemesi notuyla yapılan ödeme iade edilmiş, hatta sinkaflı sözlerle paranın mutlaka herhangi bir not yada şerh yazılmadan kendine ait hesaba yatırılması küfür ve hakaretler dahilinde müvekkili taraf korkutularak ve sindirilerek talep edilmiş, müvekkili taraf da kendisinde oluşan korku ve psikolojik çöküşle birlikte alınan borç bedelinin bir kısmının karşılığı olmak üzere herhangi bir not ya da şerh olmaksızın ------- hesabına 93 bin TL ödeme yapmış, sonrasında ise çok ağır hakaret küfür ve tehditler eşliğinde ısrarla ödemenin kendi hesabına yatırılması talebinde bulunmuş, ta ki bu tehdit ve hakaretler müvekkili tarafın kendisinin aslında organize bir kumpasa ve dolandırıcılık olayına muhatap kaldığını anlaması ve iş yerine ---- tarafından başlatılmış --------- numaralı dosyasından gönderilen (kendisine borç olarak havale edilen para ile ilgili) ödeme emri tebligatının gelmesine ve sonrasında müvekkili tarafın artık kesinlikle icra dosyası dışında başka bir yere para ödemeyeceğini söylemesine kadar devam etmiş olup, esasen halen de bu tehdit, hakaret ve küfür yolu ile müvekkilden ana para ile birlikte faiz kur farkı ve yardım hizmet bedeli gibi saçma sapan beyan ve taleplerle ekstralar ile birlikte para tahsil edilmeye çalışılmaya devam edilmekte olduğunu, Müvekkilinin, ----- ait hesaba geri ödeme minvalinde 93 bin TL ödeme yapmış olmasına rağmen, ilgili kişi ve şahıslar borcun kapanmadığından bahisle müvekkiline hakaret tehdit ve küfür etmeye devam etmiş olduklarını, Bu arada, müvekkilinin çekleri bir araç alım-satımı sırasında eline ulaşmış olan ----- isimli kişi müvekkiline ulaşmış, kendisine çeklerden teklif edildiğini, kendisinin müvekkilini çeklerinin teklif edilmesi üzerine araştırdığını --------- çevresinde tanınan sevilen güvenilir ve temiz bir insan olduğu bilgilerini alması üzerine kendisine yardımcı olmak ve kendisini içine düşürüldüğü durum hakkında uyarmak ve uyandırmak üzere aradığını bildirmiş ve bu kişilerin neler yaptıklarını, müvekkilini nasıl kopardıklarını, müvekkilinin yukarıda dökümünü yapmış oldukları çeklerinin nasıl çek bedellerinin çok altındaki 1/4 , 1/3 oranlı miktarlarla kırdırılmak için ortaya özellikle galericiler piyasasına teklif ettiklerine ve çekleri kırdırdıklarını, aldıkları paraları nasıl yediklerine dair edindiği birtakım muhatap olduğu durumlar ile piyasadan aldığı duyumları müvekkili tarafa söylemiş olduğunu, Müvekkilinin ise bu uyarı üzerine halen karşı tarafça verilen "...yok faturadan kaynaklı sorun var, yok sağlık bakanlığı optik lens ----- kayıtları sorunları var bunlar çözülünce ürünler size teslim edilecek" minvalindeki sözlere istinaden iyi niyetli olarak karşı tarafın taahhüt ettikleri malları kendilerine teslim edileceği beklentisinin ne kadar yanlış olduğu ve yaşanılan sürecin tamamen düzmece ve dolandırıcılık amaçlı bir senaryo olduğunun farkına vararak acilen konuyu adli mercilere taşıma kararı almış sonrasında ise konu hakkında ---------- numaralı şikayet ihbar ve suç duyurusu başvurusunda bulunulmuş olduğunu, gerek mevcut somut durum, gerekse de olaydaki şahısların sayıca çokluğundan ve üçüncü şahısların müvekkil tarafla yaptığı paylaşımlardan hareketle düşünüldüğünde------ile yakın ilişki içinde olup, ----- bilgisi dahilinde hareket ettiğini ve ayrıca ----- da bu ilişki ağı içinde olduğu ---------- yapılarını da bu dolandırıcılık faaliyetlerinde kullandıkları bir takım sahte yada naylon fatura kesim işlemlerini buradan yaptıkları anlaşılmakta olup, Bu sebeple tüm bu şahısların tamamı ve ilgili diğer tüm şahıslar için suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, yıllardır namusu ve şerefi ile eğitim aldığı eczacılık sektöründe faaliyet gösteren ve her nasılsa bir dolandırıcılık kumpasının içine düşürülen müvekkilinin neredeyse iflas etme, ailevi zorluk ve dağılma, psikolojik çöküş ve intiharı düşünür noktaya gelmiş olup tüm bu yaşanılanlar ve mevcut durum karşılığında, karşı taraflara verdiği ancak karşılığında yüklü miktarda ödeme yapıp halen ürün alamadığı yukarıdaki sıralı çeklerden henüz günü gelmemiş ve yazılmamış; ------ Emrine düzenlenmiş bir adet çek olup, ----- keşide tarihli olup keşide tarihi hafta sonuna denk geldiğinden vadesi yasal olarak ----- düzenlenilen çek hakkında öncelikle bu çekin bankadan yazılmaması noktasında ödeme yasağı kararı verilerek dava sonucuna kadar ödenmemesi ve icra takibine konu edilmemesi açısından; İşbu davanın ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, Davalılarca dolandırma kastı ile hareket edilmiş olması çerçevesinde gerçekleştirilememiş optik lens satın ve teslim alma beklentisi ile ------ isimli müvekkili şirket yetkilisi ------ tarafından karşılığı alınamamış ürünler karşılığında ----- hesap üzerinden keşide edilen ----------dolandırıcılık eylemleri kapsamında müvekkillerinden hile ve dolandırma kastı ve eylemi dahilinde alınmış olması ve taahhüt edilen optik lens ürünlerinin de müvekkillerine verilmemiş olması gözetilerek, öncelikle ilgili çekin ödenmemesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutularak yazılmaması noktasında ödeme yasağı kararı verilmesini ayrıca çek hesabında para olması halinde de çekin bankadan ödenmemesi ve icra takibine konu edilmemesi yönünden ihtiyati tedbir verilmesi, nihai olarak söz konusu dolandırıcılık eylemine konu -hakkında halihazırda menfi tespit davası açılmış olan çek hariç olmak üzere- 20.08.2023 keşide tarihli çekten dolayı davacı müvekkillerimizin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı -------- Davacı benim eşim olur. Tanıklık yapacağım, olay eczanemizin nöbetçi olduğu akşam gerçekleşti, Şubat ayıydı ancak gününü tam olarak hatırlamıyorum, ---- akşam eczaneye geldiler. ----- şahsı o gün ilk defa gördüm, ---------isimli şahsı ise daha önceden ticaret yapmamız nedeniyle tanımaktayım. Kendileri Lens Ticareti yapmak için bizden ilgili çekleri aldılar, ancak çeklerin karşılığında bize gelen herhangi bir ödeme olmadı. ---- bey telefonla görüşmeler sağladı ancak bir sonuç alınamadı. Dedi. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yine mahkememizce dinlenen davacı tanığı-------- yılından beri davacının yanında eczane teknisyeni olarak çalışmaktayım. Eczaneye girip çıkan kişiler ve ticaret yaptığımız kişiler hakkında bilgi sahibiyim. Davaya konu olay ----- nöbet akşamı gerçekleşti, o akşam ---- isimli şahıslar eczaneye geldiler. Lens ticari yapmak istediler. ---isimli şahsı daha önceden tanırdım. Eczaneye bazı ürünler satmak için gelip giderdi. ---- isimli şahsı ise daha önce hiç görmedim ilk defa o gün gördüm. Lens ticareti ile alakalı konuşuldu, daha sonra buna ilişkin 6 adet çek yazıldı, dava konusu çekte bunlardan biridir, çek karşılığında bize herhangi bir ürün gelmedi. Daha sonra olayın dolandırıcılık olduğunu anladık ve şikayette bulunduk. Dedi " şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizce dava konusu talebi kapsayacak şekilde tarafların yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, alınan raporda özetle; Davacı Şirketçe Davalı Şirkete ----- hesap üzerinden keşide edilen, -------- Şirketin Ticari Defterlerinde Davalı Şirket adına borç kaydedildiği, bu çekten kaynaklanan borcun, karşılığında herhangi bir mal ve/veya hizmet teslimi/satışı yapılmadığından ve de herhangi bir para iadesi gerçekleştirilmemiş olduğundan Borcun mevcudiyetini sürdürmekte, bir başka ifadeyle davaya konu çekin Bedelsiz kaldığı tespit edilmiş olduğu yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davacının dolandırıldığı iddiası ile----- bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Dava konusu çeke ilişkin şikayet başvurusu üzerine açılan ve derdest olan ----- sorusturma sayılı dosyası --- sistemi üzerinden celp edilerek incelenmiştir.Taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi tarafından defterlerin inceleme yapılmasına karar verildiği, inceleme gün ve saatinde davalı tarafların hazır bulunmadığı ve mazeret dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş buna ilişkin mali müşavir bilirkişi raporu dosya içerisine sunulmuştur. ---- tarihli bilirkişi raporunda davacı firmaya ait defterlerin açılış-kapanış onaylarının yapılmış olduğu, davacı firmanın defterine göre davacı şirketçe davalı şirkete ---- numaralı hesap üzerinden keşide edilen, ----- bedelli çekin davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirket adına borç kaydedildiği, bu çekten kaynaklanan borcun, karşılığında herhangi bir mal ve/veya hizmet teslimi/satışı yapılmadığından ve de herhangi bir para iadesi gerçekleştirilmemiş olduğundan borcun mevcudiyetini sürdürmekte, bir başka ifadeyle davaya konu çekin bedelsiz kaldığı tespit edilmiştir. Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olup inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır.Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığı mahkememizce kabul edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
Davacının davalıya --------- bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
Karar harcı olan 17.077,5 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 4.269,38 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 12.808,12 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 4.539,23 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 5.834,50 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 40.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2025