T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/727
KARAR NO: 2025/359
DAVA: Tapu İptali Ve Tescil (İnançlı İşleme Dayalı)
DAVA TARİHİ : 16/10/2023
KARAR TARİHİ: 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil ( İnançlı İşleme Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalının ------- üzerinde yer alan riskli yapıyı yıkarak yerine imar planına, Deprem Yönetmeliğine ve ruhsatlarına uygun şekilde yeni bir bina yapmak ve yeni binanın %35'i ---- kendisine, %65'i ---- arsa sahiplerine ait olmak üzere arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmeleri yaptığını, inşaat devam ederken, arsa sahiplerinden toplam --- payı tapudan devren satın aldığını, böylece taşınmazdaki payının ------ olduğunu, taşınmazda üç adet bağımsız bölümlü kat irtifakı kurulduğunu, paylar oranında tapuya tescil edildiğini, davalının inşaat imalatının %85 seviyesine ulaşmasından sonra kendisi ile görüşüp toplam -----payın ve arsa sahiplerine ait bakiye toplam ---- payın tamamının satılık olduğunu belirterek satın alması için müvekkiline teklifte bulunduğunu, görüşmeler sonucunda müvekkilinin payını satmayı kabul eden arsa sahiplerinin paylarını kat karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan hakları ile birlikte tapudan devren satın aldığını, davalının da ------- bedelle haricen satıp satış bedelini aldığını, arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmeleri uyarınca sahip olduğu %35 hisseye isabet eden ve inşaat imalatı ilerledikçe tapudan kendisine arsa sahipleri tarafından devredilen-------- karşılığı Türk Lirası bedelle haricen sattığını, davalının taşınmazdaki hisselerinin tamamını eser sözleşmesi kapsamında müvekkiline haricen satması nedeniyle inşaatın eksiklerini kendisinin tamamladığını, inşaatın %15 oranındaki eksiğinin tamamlanması için bu güne kadar müvekkili tarafından ---- harcama yapıldığını, taraflar arasındaki alışverişin TBK'nın 470 - 486. maddelerinde düzenlenen "Eser Sözleşmesi" hükümlerine tabi olduğunu. taraflar arasında --------başlıklı bir sözleşme yapıldığını, içeriğinin eser sözleşmesi olduğunu, daha önce paylarını satmayı kabul eden arsa sahiplerinden bir kısmının paylarını satmaktan vaz geçmeleri nedeniyle müvekkilinin bu şahısların açacağı önalım (şufa) davasına muhatap olma ve bedelini ödeyerek tapudan devren satın aldığı payları kaybetme riski ortaya çıktığından hissesini satmaktan vaz geçen paydaşlara ----- maddesi uyarınca ------- yevmiye ile bildirimde bulunularak 3 aylık yasal önalım (şufa) haklarını kullanma süresi sona erinceye kadar ---- hissenin davalının emanetinde kalması konusunda davalı ile müvekkilinin-----tarihli "inanç sözleşmesi"ni yaptıklarını, payını satmaktan vazgeçen paydaşlara gönderilen bildirim yazısının tebliğinden itibaren 3 aydan fazla süre geçtiğinden önalım davasına muhatap olma riskinin ortadan kalktığını, ----tarihli inanç sözleşmesi 4. maddesi gereği ----- payın bedeli olan -- mahsuben ise, davalı şirkete ve temsil ve ilzama yetkilisi olan---- nakit olarak ----- ----karşılığı olarak bankadan --- ödeme yapıldığını, dava konusu inşaatın eksiklerinin tamamlanması amacıyla yaklaşık ----- harcama yapıldığını, tüm bu ödemeler düşüldükten sonra kalan ----- tapudan devir işlemi sırasında ödemeye hazır olduklarının davalı tarafa iletilmesine rağmen davalının tapudan devir işlemini yapmaya yanaşmadığı gibi, noterlikçe düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi de yapmadığını, belirterek ----- mahkemenin kararlaştıracağı vadeli banka hesabına yatırmaya hazır olduklarını belirterek, ----- üzerinde inşa edilen kat irtifaklı yapıda yer alan; ---numaralı bağımız bölümlerde, davalı adına kayıtlı olan pay tapularının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı adına şirket yetkilisi tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; inanç sözleşmesiyle davacı şirkete pay devrinin borçlanıldığını, dava konusu edilen taşınmaz üzerindeki payının-----olduğunu, inşaatın tamamlanma seviyesinin %85'e gelmesinden sonra kendisi ve diğer arsa payı sahiplerinin paylarını satmak için davacı ile görüştüklerini, daha sonra bir kısım pay sahibinin satıştan vazgeçtiğini, davacı ile yapılan----tarihli inanç sözleşmesinin 4. maddesi gereği toplam -------- bedelle satıp satış bedelinin tamamını tahsil ettiğini, inanç sözleşmesinin 5. maddesindeki 280/800 payı ise davacı şirkete toplam 750.000,00 USD. bedelle satma konusunda anlaştıklarını, paylarını satmaktan vazgeçen arsa sahiplerinin ön alım dava açması açma riski nedeniyle, davacının talebiyle satılan payların tapudaki devrinin ertelendiğini, sözleşmenin 7 maddesinde bu hususların kararlaştırıldğını, üzerine düşen asli borç, taşınmaz üzerindeki paylarını davacı şirkete tapuda devretmek olmakla birlikte davacı talebi ile borcun ifasının şarta bağlandığını, taraflar arasındaki inanç sözleşmesinin 7. ve 8. maddesi ile dava konusu taşınmaz üzerindeki paylarını tapuda devir borcunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin paylarını davacı şirkete satmayan diğer arsa sahiplerinin önalım davası açmaması veya davacı şirkete paylarını satması şartına bağlandığını, şartın gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda davacının kendisine bildirimde bulunmadığı gibi üzerine düşen borcu ifa da etmediğini, davacı şirketçe dürüstlük kuralı çerçevesinde bildirim yapılmadığı için şartın gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmediğinden borçtan sorumlu tutulamayacağını, davacının yaptığı ödemelerden 250.000 USD kısım ile sonradan 31.07.2023 tarihinde arsa sahiplerinden yerleri alamadıkları ve iskan alamadıkları için avans olarak gönderilen 50.000 USD kısmın tapu devirlerine yönelik olup 1.704.874 TL/30.000 TL/170.000 TL lik kısmın inşaat eksikliklerinin tamamlanmasına yönelik yapılan harcama olduğunu, davacı şirketin inşaatın eksikliklerinin tamamlanması için yaptığı harcamalar tutarı olan 1.704.874 TL'nin dava tarihi itibariyle USD karşılığının 140.000 USD değil, 61.216 USD olduğunu, sözleşmenin 10 ve 11. maddesi uyarınca, inşaatın eksiklikleri için yapılan harcamaları talep edemeyeceğini, depo edilmesi gereken miktarın 700.000 USD olduğunu, sözleşme m. 7(d) hükmünde belirtildiği üzere taşınmazdaki paylar üçüncü kişilere satılmış olsaydı, inşaatın eksiklikleri için yapılan harcamalara katlanacak olduğunu, davacı, 7(d) hükmüne dayanarak bir talep ve iddiada bulunmadığından inşaatın eksiklikleri için yapılan harcamaların ödenmesi vaat edilen bedelden düşülmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, yargılamanın devamından kendisini vekille temsil ettirmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup her iki tarafta aralarında 25/08/2022 tarihli inanç sözleşmesi yapıldığını kabul etmektedir. Uyuşmazlık sözleşme ile kararlaştırılan karşılıklı edimlerin yerine getirilip getirilmediği noktasındadır. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, mahkememizin 06/03/2024 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenerek uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilmiştir. Dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları getirtilmiş, davalının bağımsız bölümlerde pay sahibi olduğu tespit edilmiş davalı paylarının harca esas değerleri saptanarak eksik peşin harç tamamlatılmak suretiyle yargılamaya devam edilmiştir.Dayanak ------- tarihli "İnanç sözleşmesi" başlıklı sözleşme hükümleri incelendiğinde, Sözleşme metninin;
" SÖZLEŞMENİN TARAFLARI ---------
Yetkilisi :-------
İnanç sözleşmesinin konusu
------- %85 oranında inşa edilmiş olan yapıda inanılanın, arsa sahipleri------ tapudan devren satın aldıktan sonra inanan ------ bedelle sattığı toplam 125/800 paydır.
SÖZLEŞMENİN ŞARTLARI
1- İnanılan -------- üzerinde yapılması projelendirilen işyeri nitelikli yapıyı arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca %85 seviyesinde inşa etmiştir. İnşaat devam ederken, arsa sahiplerinden ---- arsa payına isabet eden ---- arsa payına isabet eden ---- arsa payına isabet eden ----hisseyi olmak üzere toplam ----adı geçen şahıslardan tapudan devren satın almıştır.
2- Daha sonra, inanan ------- yapılan görüşmeler ve pazarlıklar sonucunda, %85 oranında inşa edilen yapıda arsa sahiplerinin ve yüklenici (inanılanın) sahip oldukları payların tamamının adı geçen kişilere (inananlara) satılması konusunda tüm taraflarca sözlü olarak anlaşma sağlanmıştır.
3- Taraflar arasında sağlanan bu anlaşmadan sonra, ----- arsa sahiplerinden,
a) ---- olan payını ----- bedelle,
b) Ölü ----olan payını mirasçılarından ----- bedelle,
c) ---- olan payını ------ tarihinde soğlars TL. bedelle,
d) ----, ----olan payını ----- tarihinde----- bedelle,
e) ------toplam--- olan paylarını --- tarihinde---- bedelle,
f) ---- olan payını ---- tarihinde----bedelle,
g) ---- olan payını ---- bedelle,
ğ) ---- tarihinde ---- bedelle,
h) ---- olan payını ----- bedelle,
1) ----- olan payını ----tarihinde----bedelle,
İ) ---- olan payını ----tarihinde ---- bedelle,
j) ---- olan payını ----- bedel ile,
k) ---- olan payını --- tarihinde ---- bedelle
l)---- olan payını ---- tarihinde---- bedelle tapudan devren aralarında paylı mülkiyet olarak satın almışlardır.
4- ---- ise, arsa sahipleri olan ----- tapudan devren satın aldığı toplam --- payı, inanan ---- bedelle satmış ve satış bedelinin ----- denk gelen kısmını önceki tarihlerde, ---- denk gelen kısmını ise bu gün ---- olmak üzere tahsil ettiği tarihlerdeki----- kuru üzerinden hesaplanan miktarlar olarak inananın bankadan Türk Lirası olarak yaptığı havaleler yoluyla tahsil etmiştir. ------ banka yoluyla gönderdiği toplam Türk Lirasının, toplam----- karşılık geldiği taraflar arasında hiç bir gerekçe ile anlaşmazlık konusu yapılmayacaktır.
5- ------ arsa sahipleri ile yaptıkları karşılığı inşaat sözleşmeleri ile sahip olduğu %35 hisseye isabet eden 280/800 payı ise inanana toplam 750.000,00 USD. (Yediyüzellibin Amerikan Doları) bedelle satma konusunda anlaşmışlardır.
6- Ancak, arsa sahiplerinden ----- hisselerini inananlara satmaktan vaz geçtiklerinden,inanan;
a) ----------- bedelini ödedikleri 125/800 payın tapusunu kendi adlarına tescil ettirme işlemini, şufa (önalın) davası açılması riski sebebiyle erteleme istediğini ve
b) Bedelini ödedikten sonra tapudan devren adına tescil ettirmesi gereken 280/800 payın bedelini ödemeyi ve tapudan adına tescil ettirme işlemini, şufa (önalım) davası açılma riski sebebiyle ertelemek istemiş ve bu isteklerini inanılan şirkete iletmiştir.
7- ---- duyduğu şufa (önalım) davası açılması riski endişesi inanılan ------tarafından makul bulunduğundan aralarında aşağıda yazılı şekilde anlaşmaya varmışlardır:
a) --- tapudan devren ---- birlikte satın aldıkları paylara ilişkin bilgileri hissesini satmaktan vazgeçen -----uyarınca noter aracılığı ile bildireceklerdir.(Bildirim yazısı --------- yevmiyesi ile tebliğe çıkarılmıştır.)
b) Aynı Kanunun 733/4. maddesi uyarınca, bildirimin sonuncusunun tebliğ edildiği tarihten itibaren 3 ay, dava açılıp açılmadığını araştırmak üzere +10 gün=100 geçinceye kadar, inananın bedelini ödediği --- pay inanç sözleşmesi kapsamında inanılan ----adına tapuda kayıtlı olmayı devam edecektir.
c)733/4 maddesi uyarınca bildirimin sonuncusunun tebliğ edildiği tarihten itibaren ----- geçmesine rağmen şufa (önalım) davası açılmaması halinde;
ca) İnanç sözleşmesi kapsamında inanılan ----- hiç bir bedel talep edilmeden inanılan şirket tarafından inanana tapudan devir tescil ve teslim edilecektir.
cb) İnanılan şirketin sahip olduğu ---- pay için kararlaştırılan 750.000,00 USD'lik satış bedeli --------şirket tarafından inanılan (satıcı-malik) şirkete ödenecek ve söz konusu 280/800 pay -------şirkete tapudan devir, tescil ve teslim edilecektir.
d) Hissesine düşen payı satmaktan vaz geçenlerin tamamı veya bir kısmı tarafından kendilerine noterden gönderilen bildirimin sonuncusunun tebliğinden itibaren üç ay içinde veya daha önce -------ve taşınmazda paydaş ortakları olan ----- satın alıp adlarına tescil ettirdikleri paylar için şufa (önalım) davası açılması halinde, ---- ----inanç sözleşmesi kapsamında adına kayıtlı olan ------ şirkete ait 125/800 payı, kendisine ait 280/800 payla birlikte 3. şahıslara satacak ve satış bedelinden --------şirkete 125/800 paya isabet eden miktarı, hiç bir kesinti yapmadan inanana ödeyecektir. Satış işlemi ve satış fiyatı -------şirketin yazılı muvafakatı alınarak gerçekleştirilecektir.
8- Paylarını devir etmeye yanaşmayan ------kararlarından vaz geçerek tapudan devir yapmayı kabul ederek devretmeleri halinde, inanılan şirket de kendisine ait 280/800 payı, bu kişilerle eş zamanlı olarak --------şirkete tapudan devir, tescil ve teslim edecek ve bakiye 750.000,00 USD alacağı o gün kendisine ödenecektir. İnanılan adına kayıtlı olan inanana ait 125/800 pay tapusuda, ilave hiç bir talepte bulunulmadan inanılan şirket tarafından -------şirkete aynı gün, aynı yevmiye veya ayrı yevmiye ile, tapudan devir, tescil ve teslim edilecektir. Taraflar, bu sözleşmenin konusu olan taşınmazdan satın aldıkları ve alacakları paylar ile ------ tarafından satın alınan paylar sebebiyle şufa (önalım) haklarını kullanmaktan feragat etmişlerdir.
9- ------- payın kaydına, inanılan şirketin ve/veya şirket yetkililerinin ve ortaklarının borçları ve/veya tasarrufları sebebiyle konulacak her türlü takyidattan kaynaklanan zararların tazmininden inanılan ---- müteselsil kefili olan ----sorumlu olacaktır.
İnşaatın eksiklerinin tamamlanması
10- İnşaatın eksikleri; yüklenici ---- numaralı ---- numaralı -------- vereceği münferiden ve müştereken yetkili vekaletnameye dayanılarak inanılan adına, Vekiller tarafından tamamlanacak/tamamlattırılacaktır. Yapı kullanma izin belgesi alınıncaya ve kat Mülkiyeti kuruluncaya kadar geçecek süre içinde vekiller tarafından yapılacak her türlü harcamalar -------şirket tarafından karşılanacaktır.
11- İnanana ait olan ancak eldeki inanç sözleşmesi uyarınca inanılan şirket adına kayıtlı olan 125/800 payın, ve inanılana ait 280/800 payın yukarıda 7. maddenin (d) fıkrasında yazılı şekilde 3.şeahıslara satılması halinde ------------tarafından yukarıda 10 maddede uyarınca yapılacak harcamalar inanılan şirket tarafından inanana satın alma gücü korunmuş bir miktar olarak ödenecektir. Yukarıda 7. Maddenin (c) fıkrasının (ca) ve (cb) fıkralarında veya yukarıda 8. Maddede yazılı şartların oluşması sebebiyle inanana ait olup bu inanç sözleşmesi kapsamında inanılan adına tapuda kayıtlı olan 125/800 payın bedeli ödenmiş olduğundan başka bir talepte bulunulmadan inanılan şirkete ait olan 280/800 payın ise 750.000,00 USD'lik bedeli ödenmek suretiyle inanana tapudan devren satılması halinde yukarıda 10.maddede açıklaması yapılan harcamaların, inanılan şirket tarafından inanana ödenmesi gerekmeyecektir----- oluşturulup taraflarca imzalandığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan --- tarihli dilekçe ile yargılama devam ederken davalı tarafın , ----- Noterliğinin;
a) ----- yevmiye sayısı ile dava konusu ---- arsa paylı 1 numaralı bağımsız bölümü,
b) ----- yevmiye sayısı ile dava konusu ---- arsa paylı 2 numaralı bağımsız bölümü,
c) ------- yevmiye sayısı ile ise dava konusu ------- arsa paylı 3 numaralı bağımsız bölümü, müvekkiline satma vaadinde bulunduğunu, satış bedelinin tamamını aldığını ve taşınmazları davacı şirkete teslim ettiğini noter huzurunda kabul ve beyan ettiğini, yine davalının taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda dava konusu bağımsız bölümlerdeki dava konusu paylarını davacı müvekkiline tapudan devir etmeyi kabul ettiğini beyan etmiş , davalı şirket yetkilisi katıldığı 22/05/2024 tarihli duruşmada davacı tarafın davasından vazgeçmesi halinde tapu devrini yapmaya hazır olduğunu beyan etmiştir. Ancak taraflar arasındaki uyuşmazlık mahkememizce süre verilmesine rağmen sulh yoluyla çözülememiştir.
Her iki tarafın ticari defter ve dayanak kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesi ile yapılan ödemeler tespit edilmiş, davaya konu taşınmazlar yönünden yargılama devam ederken düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri nedeniyle davalının davacı adına ------- bedelli faturayı düzenlediği, faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olup davacı tarafından ödemesinin yapıldığı belirlenmiştir. Yine bilirkişi heyeti tarafından her iki tarafın da kabulünde olan İnanç Sözleşmesinin içeriğinde, davalı ile davacı arasında yapılan taşınmaz hissesi satım vaadi anlaşması de bulunduğundan, bu İnanç Sözleşmesinin geçerli olması için kural olarak noterde resmi şekilde akdedilmesi gerektiği ancak davacının, davalı tarafından satımı vaad edilen 125/800 hissenin bedeli olan 250.000,00 USD’yi ödediği gibi, satımı vaad edilen ------bedeline istinaden de 50.0000 USD daha ödediği, ayrıca İnanç Sözleşmesinin akdedilmesinden sonra, sözleşmede sözü edilen inşaatın %15’lik eksik kısmının tamamlanması için birçok harcama yaptığı, işbu ödeme ve harcamaların, davalı tarafından da kabul edildiği, bu durumda İnanç Sözleşmesinin noterde resmi şekilde akdedilmediği için “geçersiz” sayılmasının veya “geçersiz” olduğunun ileri sürümesinin TMK.md.2 uyarınca “hakkın kötüye kullanılması” oluşturacağı kanaatine varıldığı, taraflar arasında akdedilen İnanç Sözleşmesinde, davalının davacıya sattığı (satmayı vaad ettiği) hisseleri devretme borcunun belirsiz bir vadeye bağlanmış olup hisselerini satmaktan vazgeçen hissedarlara keşide edilen 23.08.2023 tarihli ihtarnamenin tebliğinin üzerinden, şuf’a davası açılmaksızın 100 gün geçtiği ve bu suretle hissedarların şuf’a davası açma hakkı düştüğü (veya söz konusunu hissedarların hisselerini davacıya sattığı) takdirde, davalının hisselerin mülkiyetini tapuda devretme borcunun vadesinin geleceği ve dolayısıyla da, davalının borcunun muaccel olacağı, davalının İnanç Sözleşmesi ile satımını vaad ettiği, dava konusu taşınmazın 125/800 ve 280/800 hisselerini tapuda davacıya devretme borcunun dava tarihi itibariyle muaccel olduğu ve davacının da bu hisselerin kendisine tapuda devrini (tapu iptal ve tescilini) dava tarihi itibariyle talebe hak kazandığı kanaatine varıldığı, davalının davacıya sattığı (satmayı vaad ettiği) hisseleri devretme borcunun “geciktirici şarta (koşula)” bağlandığını iddia ettiği ancak davalının davacıya sattığı (satmayı vaad ettiği) hisseleri devretme borcunun “geciktirici şarta (koşula)” bağlandığı kabul edilse bile, bu hususun dava konusu uyuşmazlığın çözümü bakımından bir önem arz etmeyeceği, dava konusu olayda, hisselerini satmaktan vazgeçen hissedarlara keşide edilen 23.08.2023 tarihli ihtarnamenin tebliğinin üzerinden şuf’a davası açılmaksızın 100 gün geçmesi ile birlikte, davalının hisselerin mülkiyetini tapuda devretme borcunun doğup muaccel olacağı, taraf beyanlarından anlaşıldığı üzere; İnanç Sözleşmesi ile davalı tarafından davacıya satımı vaad edilen 125/800 hissenin bedeli olan 250.000,00 USD’lik tutarın davacı tarafından davalıya ödendiği yine İnanç Sözleşmesinin akdedilmesinden sonra davacı tarafından davalıya ayrıca, ----- tutarların da ödenmiş olduğu, davalının , ----- bedelin ödenmesine ilişkin olarak davacı tarafından sadece 50.000,00 USD ödeme yapıldığını; geriye kalan 700.000,00 USD’lik bedel kısmına ilişki olarak ise herhangi bir ödeme yapılmadığını; davacının ödemiş olduğu ------- tutarların ise davacının tamamlamakla yükümlü olduğu inşaat eksikliklerinin tamamlanmasına yönelik olarak davacının yapmakla yükümlü olduğu harcamalar (davacı ödemeleri) niteliğinde olduğunu, bu sebeple bu ödemelerin davacının ödemekle yükümlü olduğu 750.000,00 USD’lik hisse satım bedelinden düşülmesinin (mahsubunun) mümkün olmadığını, dolayısıyla, davacının depo etmesi gereken hisse satımı bedelinin 700.000,00 USD olduğunu ileri sürdüğü, dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan dekontta yer alan açıklamadan, İnanç Sözleşmesinde belirtilen 750.000,00 USD tutarlı hisse bedeline istinaden 50.000,00 USD karşılığı 1.340.000,00 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, bu durum karşısında, 750.000,00 USD’lik hisse (yani, 280/800 hisse) bedeline istinaden davacı tarafından davalıya sadece 50.000,00 USD ödeme yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, 1.704.874,00 TL, 30.000,00 TL ve 170.000,00 TL’lik tutarların ödenmesi sırasında, “bu ödemelerin 750.000,00 USD’lik hisse (yani, 280/800 hisse) bedeline istinaden yapıldığı” yönünde bir açıklama yapılmadığı,böyle bir açıklamanın yapıldığını gösteren bir delile rastlanmadığı, oysa ki, 50.000,00 USD’lik ödemenin yapılması sırasında, “bu ödemenin 750.000,00 USD’lik hisse (yani, 280/800 hisse) bedeline istinaden yapıldığı”nın açıklandığı, İnanç Sözleşmesinin 10.maddesinde yer alan hükmün yorumundan çıkan anlama göre; davalı tarafından yapımı üstlenilen dava konusu taşınmazda İnanç Sözleşmesinin akdedildiği tarihte var olan eksikliklerin (davalı tarafından eksik bırakılan kısımların) tamamlanması için yapılması gereken harcamaların (masraflar) davacı tarafından yapılması gerektiğinden davacının ödemiş olduğu 1.704.874 TL, 30.000,00 TL ve 170.000,00 TL’lik tutarların, davalının beyan ettiği gibi, inşaattaki eksikliklerin tamamlanması için yapılması gereken harcamaların (masrafların) karşılanması için davacı tarafından davalıya ödendiğinin kabul edilmesi gerektiği,750.000,00 USD’lik hisse (yani, 280/800 hisse) bedeline istinaden davacı tarafından davalıya sadece 50.000,00 USD ödeme yapıldığından, davacının dava konusu hisselerin bedelinin tapuda devri (tapu iptal ve tescili) için, bakiye 700.000,00 USD’lik tutarı Mahkemenin belirleyeceği yere (Banka hesabına vb.) depo etmesi gerektiği kanaati açıklanmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu, tarafların beyanları ve yargılama devam ederken taraflarca yapılan işlemler bir arada değerlendirildiğinde, 25/08/2022 tarihli inanç sözleşmesinin yapıldığının iki tarafında kabulünde olduğu, bu hususun cevap dilekçesinde açıkça ikrar edildiği ve davalı tarafın inanç sözleşmesiyle davacı şirkete pay devrinin borçlanıldığını, dava konusu edilen taşınmaz üzerindeki payının 405/800 olduğunu, inşaatın tamamlanma seviyesinin %85'e gelmesinden sonra kendisi ve diğer arsa payı sahiplerinin paylarını satmak için davacı ile görüştüklerini, daha sonra bir kısım pay sahibinin satıştan vazgeçtiğini, davacı ile yapılan ---- tarihli inanç sözleşmesinin 4. maddesi gereği toplam -------bedelle satıp satış bedelinin tamamını tahsil ettiğini, inanç sözleşmesinin 5. maddesindeki 280/800 payı ise davacı şirkete toplam 750.000,00 USD. bedelle satma konusunda anlaştıklarını, paylarını satmaktan vazgeçen arsa sahiplerinin ön alım dava açması açma riski nedeniyle, davacının talebiyle satılan payların tapudaki devrinin ertelendiğini de kabul ve ikrar ettiği anlaşılmış davalı vekilinin gayrimenkul satış vaadinin resmi şekilde yapılmamış olması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğu yönündeki savunması, yargılama sırasında tarafların sulh olmak için süre talep ettikleri aşamada satış vaadi sözleşmelerini noterde resmi şekilde de düzenlemiş olmaları karşısında TMK 2 maddesi uyarınca iyi niyetli bir savunma olarak kabul edilmemiştir.Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca dava tarihi itibariyle davalının davacıya satmayı vaat ettiği bir kısım hisse bedelinin davacı tarafından ödendiği, satımı vaat edilen bir kısım hisse bedelinin ödemesinin ise kısmen yapıldığı sabit olup, davacıya satımı kararlaştırılan bu hisselerin davacıya devri sözleşmenin 6 ve 7 maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre sözleşmede belirlenen süre içinde diğer hissedarlar tarafından şufa davası açılmamış olması ile bakiye satış bedeli ödenmek kaydıyla dava konusu taşınmazların 125/800 ve 280/800 hisselerinin tapuda davacıya devri borcu dava tarihi itibariyle muaccel hale gelmiştir. Davacının davalıdan bu hisselerin kendisine tapuda devrini talebe hak kazandığı mahkememizce de kabul edilmiş nitekim davalı şirket yetkilisi de noter huzurunda satış vaadi sözleşmelerinin düzenlenmesi akabinde yapılan duruşmada davacı yanın davasından vazgeçmesi halinde tapuları devretmeye hazır olduğunu bildirmiştir. Taraflar arasında düzenlenen, -------- tarihli 3 ayrı satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde sözleşmelerin konusunun dava konusu taşınmaz hisseleri olduğu, davalının satmayı vaat ettiği hisseler nedeniyle kararlaştırılan satış bedelinin tamamını aldığını, hiç bir alacağının kalmadığını beyan ettiği görülmüştür. Yine davalı tarafından bu sözleşmelere istinaden düzenlenen faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının faturada belirtilen satış bedelini ödediği de defter kayıtlarından anlaşılmış olup her ne kadar bilirkişi heyetince davacının dava konusu hisselerin tapuda devri için, bakiye 700.000,00 USD’lik tutarı Mahkemenin belirleyeceği yere (Banka hesabına vb.) depo etmesi gerektiği belirtilmiş ise de davacının hisse bedelini yargılama sırasında düzenlenen satış vaadi sözleşmeleri uyarınca ödediği, davalıya başkaca borcunun kalmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
------arsa paylı -------- bağımsız bölümde davalı adına kayıtlı pay tapularının iptali ile , davacı adına tapuya kayıt ve TESCİLİNE,
2-Karar harcı 2.380.330,26 TL 'den davacı tarafça peşin olarak ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam(475,37+474.900,75+ 119.706,44 ) 595.082,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.785.247,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 595.082,56 TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk masraf, 1.000,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.978,75 TL araç gideri, 20.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.030,30 Tl keşif gideri olmak üzere toplam 26.317,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5- Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 956.460,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2025