T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/504
KARAR NO : 2025/282
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 12/07/2024
KARAR TARİHİ : 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ----- numaralı Nakliyat Emtia Taşıma Sigorta Poliçesi kapsamında Sigortalı firma-----tarafından üretilerek sevkiyata hazırlanan 20 palet, 2256 adet, net 5617,24 kg , brüt 6205,80 kg “Eşanjör” cinsi emtia, ----- önce Türkiye -----, oradan da gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından nakliyeci firma sorumluluğunda Ant Atrepo'dan ------ taşınmıştır. Emtianın teslimi sırasında | palet içerisindeki emtiada hasar olduğu tespit edilmiş olup eksiklik 22.06.2023 tarihinde teslim sırasında tutanak altına alınmış ve 23.06.2023 tarihinde karşı tarafa ihtar olunduğunu, hasar nedeniyle düzenlenen ekspertiz raporunda; 01-22.06.2023 tarihleri arasında ----- sevk edilen, sigortalı ----- alıcısı olduğu toplam 20 palet, 2256 adet, net 5617,24 kg , brüt 6205,80 kg “Eşanjör” cinsi emtiadan 5 adet, net 9,89 kg, brüt 10,85 kg emtiada söz konusu taşıma esnasında, ambalajında delinme, yırtılma, ezilme; emtiada eğilme, ezilme, yamulma suretiyle hasar meydana geldiği kanaatine varıldığını ve söz konusu hasarın antrepoda meydana gelmiş olabileceği ancak antrepoda tutulmuş, antrepo tarafından taşıyıcıya teslimde tutulmuş ve alıcıya teslime kadar taşımanın herhangi aşamasında düzenlenmiş tutanağın mevcut olmadığı, dolayısıyla emtianın teslim alındığı-----. ne rücu edilmesinin uygun olacağı yönünde raporun sunulduğunu, ekspertiz incelemesi kapsamında müvekkili şirket tarafından meydana gelen hadise nedeniyle sigortalısına 21.07.2023 tarihinde 4.932,13.-TL sigorta tazminat ödemesinde bulunulduğunu, müvekkili şirketin ödemiş olduğu tazminatın TTK 1472 hükümleri gereği karşı taraftan tazmini için iş bu başvurunun yapılması zorunluluğu hasıl olmuş olup 4.932,13.-TL'nin avans faizi ile vekalet ücreti ve arabuluculuk ücreti dahil tüm ferilerin tazmini amacıyla ----- Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulmuş ve uzlaşma sağlanamamış olduğunu belirterek, 4.932,13.-TL sigorta tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 19.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, usulüne uygun hasar ihbarının yapılmadığını, taşımaya konu emtiaların ne zaman nasıl ne şekilde hasarlandığı belirli olmadığını, tazminat hesabı, taşınan bütün yük ağırlığı üzerinden değil hasarlanan yükün ağırlığı üzerinden yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce kusur ve zarar durumunun tespiti için bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış olup, alınan raporda özetle; hasar bildiriminin teslimatın yapıldığı aynı gün ve derhal düzenlenen tutanakla Davalı Taşıyıcıya yazılı olarak bildirilmiş olduğu, bu nedenle hasar bildiriminin süresinde yapıldığı tespit edilmiş olup, hukuki kanaat taktirin mahkemeye ait olduğunu, TTK Madde 855'e göre; emtianın teslim edildiği 22.06.2023 tarihi ile dava açma tarih olan 12/07/2024 arasında geçen süreden Arabuluculuk si olan 22 günü düştüğümüzde, TTK Madde 855'e göre dava zamanaşımına uğramadığı tespit ve kanaatine ulaşılmakta olduğunu, davacı'nın rücu borçlusunu öğrendiği tarih 15.07.2023, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarih 21.07.2023, dava tarihi 12.07.2024 olduğunu, davaya konu hasarlı emtianın hasarlanma nedeninin forklift tarafından ambalajın delinmesi, ürünün ezilmesi sonucu gerçekleştiğinin anlaşılmakta olduğu; Forklift tarafından yükün/emtianın hasarlanması durumunda bu hasarın yükleme/boşaltma esnasında gerçekleşmiş olduğu anlamına gelmekte olduğunu, Yükleme boşaltma sorumluluğunun direkt taşıyıcı da değil, yükü yükleyen veya yükü boşaltana ait olduğu, taşıyıcının kargo güvenliğini korumak amacıyla gözetleme sorumluluğunun bulunmakta olduğunu, dosyaya flaşbellek içerisinde sunulu video görüntüleri tek tek incelendiğinde, emtiaların --- Antrepoya indirilmesi, depo içerisinde istiflenmesi ve ---- Antrepodan Dava Dışı Alıcı ---- emtiaların gönderilmek üzere araca yüklenmesi esnasında ilgili emtiaların hasarlı olmadığı ve sağlam şekilde araca yüklenmiş olduğunun tespit edildiği; araç ünün aracının başında ve yüklenen emtiaları gözlemler gerekli yerlerde müdahale ettiği ve böylelikle Davalı Taşıyıcının TTK Madde 863'e göre yükleme esnasında gözetleme sorumluluğunu yerine getirdiğinin tespit edildiğini, dava Dışı Alıcı -----lokasyonunda indirme esnasındaki görüntü ve görsellerin dosya kapsamında tespit edilemediği, yalnızca emtialar depoya indirildikten sonraki görüntülerin dosyaya sunulduğu, bu nedenle Dava Dışı Alıcı----- emtiaların kendi depolarına indirilmesi sürecinden sorumluluğu olduğu kanaatine ulaşıldığı; bununla birlikte, Davalı Taşıyıcının da yükün indirilmesi sürecinde gözetleme sorumluluğu olması nedeniyle sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığını ve sektörel uygulamalarda genellikle sorumluluk oranları yükleme/boşaltma sorumluluğu kapsamında 9475, taşıyıcının gözetleme sorumluluğu kapsamında 9425 olarak değerlendirilmekte olduğu; bu durumda indirme sorumluluğu kapsamında Dava Dışı ----- hasarlı emtianın tazminine ilişkin ---- sorumlu olacağını ve davalı Taşıyıcının hasarlı emtianın tazminine ilişkin ------ sorumlu olacağı kanaatine ulaşıldığını, her ne davaya konu ilgili emtianın hasarlanmış olduğu anlaşılmakta olsa da somut olayda Davalı Taşıyıcının kasten pervasızca bir fiili ve eylemi tespit edilememiş olup, Davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK Madde 882 Sorumluluk Sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği kanaatine ulaşılmakta olduğunu, Taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun 91,63 SDR x 31,6906 SDR/TRY 2.903,80 TL olarak hesap edildiğini ve ancak Davalı Taşıyıcının, gözetleme sorumluluğu kapsamında hasarlı emtianın tazmin sorumluluğunda kusuru 9625 oranında olacağından hareketle; ödeyeceği SDR. Tutarı 725,95 TL olarak hesap edilmiş olduğu yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, davacının Nakliyat Emtia Taşıma Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Sigortalı Dava Dışı----yerleşik ---- firmasından satın almış olduğu “Eşanjör” cinsi emtia, ----- sorumluluğunda ---- 01.06.2023 tarihinde ---- plakalı araca yüklenerek ---- sevk edilmiş, ------ ulaşan araçtaki emtia, önce ----- Antrepo'ya alınmış, 22.06.2023 tarihinde gümrük işlemleri tamamlanarak ----sorumluluğunda --- plakalı araca yüklenerek ------- sevk edilmiştir. Emtiaların bir kısmında söz konusu taşıma esnasında, ambalajında delinme, yırtılma, ezilme; emtiada eğilme, ezilme, yamulma suretiyle hasar meydana geldiği anlaşışmıştır. ------ plakalı araç sürücüsü ile alıcı firma kargo kabul görevlileri arasında düzenlenen tutanakta, malzemelerden 1 kap hasarlı olarak teslim alındığının belirtildiği, bu durumda hasar bildiriminin teslimatın yapıldığı aynı gün ve derhal düzenlenen tutanakla davalı taşıyıcıya yazılı olarak bildirilmiş olduğu, dolayısıyla hasar bildiriminin TTK Madde 889'a göre süresinde yapıldığı tespit edilmiştir.
Davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülmüştür:
6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
TTK Madde 855'te: (1) Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar.
(2) Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar.
(3) Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Şeklinde belirtilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta Ekspertiz Rapor Tarihinin 15.07.2023 tarihi olduğu, ---- İhbar Tarihinin 08.10.2023 tarihi olduğu, sigorta ödemesinin 21.07.2023 tarihinde yapılıp, 1 yıllık süre içerisinde 12/07/2024 tarihinde dava açıldığı anlaşılmakla zamanaşımı söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu da dikkate alındığında; bu nedenle dava dışı Alıcı ------emtiaların kendi depolarına indirilmesi sürecinden sorumluluğu olduğu, bununla birlikte, Davalı Taşıyıcının da yükün indirilmesi sürecinde gözetleme sorumluluğu olması nedeniyle sorumlu olduğu, indirme sorumluluğu kapsamında dava dışı ----- hasarlı emtianın tazminine ilişkin %75 sorumlu olacağı; Davalı Taşıyıcının hasarlı emtianın tazminine ilişkin %25 sorumlu olacağı kanaatine ulaşıldığı, davalı Taşıyıcının kasten pervasızca bir fiili ve eylemi tespit edilememiş olup tazmin sorumluluğunun TTK Madde 882 Sorumluluk Sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği, TTK 882'ye göre; Taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun 91,63 SDR x 31,6906 SDR/TRY —2.903,80 TL olarak hesap edildiği; Ancak Davalı Taşıyıcının, gözetleme sorumluluğu kapsamında hasarlı emtianın tazmin sorumluluğunda kusuru %25 oranında olacağından hareketle; ödeyeceği SDR. Tutarı 725,95 TL olduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
725,95 TL tazminatın 21/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karar harcı olan 615,40 TL'nin peşin harç olarak alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvuru harç olmak üzere toplam 855,20 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından dava nedeniyle yapılan 10.247,00 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden hesaplanan 1.508,23 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri masrafı bulunmadığından ret edilen miktar yönünden değerlendirilme yapılmasına yer olmadığına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 725,95 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddolunan miktar dikkate alınarak takdir edilen 4.206,18 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 529,87 TL'sinin davalı taraftan; 3.070,13 TL'sinin ise davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ----- ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE,Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.