T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/286 Esas
KARAR NO:2025/209
DAVA: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: 22/12/2023
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin lehtar olarak hamili olduğu, elinden rızası dışında çıkan---- bedelli, keşidecisi -----seri nolu çekin müvekkili şirket tarafından,----seri no.suna kayıtlı olarak ---- adresinde kain ---- kargolandığını, çekin kargoda iken çalındığını, mezkur çek ve diğer çekler için ------- dosyası kapsamında çek iptali davası açtıklarını ve çeklerin üzerine ödeme yasağı konulduğunu, ---- firmasına ait gönderi takip tutanağının dilekçe ekinde sunulduğunu, teslim alanın -------- isimli bir firma yahut şahıs olduğunun göründüğünü, müvekkilinin böyle bir firmayı tanımadığını, kargoyu da bu firmaya göndermediğini, ne var ki kargoya verilen çeklerden biri olan ------- tarafınca ele geçirildiğini, taraflarınca bu çeki kimin ele geçirdiği bilinmemekte iken ---------- sayılı dosyası kapsamında işbu davanın açılması için kendisine süre verildiğinde haberdar olduklarını, mezkur çekte görünen ciro silsilesinde yer alan şahsın ve firmaların ve hiçbirini müvekkilinin tanımadığını, bu firmalarla hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, faaliyet alanları dahi bilinmediğini, aynı kargoda çalınan çekler üzerinde ciranta olarak yer alan ----- firması hakkında-----Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma numarasının ------olduğunu, tüm bu firmaların aynı kargodan çalınan çekleri kendi aralarında birbirlerine ciro ettiklerini ve icra takiplerine giriştiklerini, aynı kargoda çalınan çeklerin neredeyse tamamında bu firmaların kendi aralarındaki ciro silsilesi ile haksız icra takiplerine giriştiklerini, dava konusu çekin müvekkilinin elinden rızası dışında çıkmış olduğunu ve davalının haksız şekilde elinde bulundurduğunu, bu çekin kendisine verilmesini gerektirecek hiçbir sözleşme, ticari ilişki, mal alım satımı ve hukuki gerekçe olmadığını, zira müvekkilinin, çekte ciranta olarak yer olan hiçbir firmayı ve şahsı tanımadığını, aralarında hiçbir alışveriş ve sözleşme bulunmadığını, ayrıca dayanak çeke bakıldığı zaman ilk ciranta olarak ---------- isimli bir şahıs göründüğünü fakat müvekkili şirketin bu kişi ile de hiçbir ticari veya başka türlü bir ilişkisi ve bağlantısının bulunmadığını, müvekkili şirketin çekte ciranta olarak yer alan söz konusu şirketlerin faaliyet alanını dahi bilmediğini, müvekkilinin bu şirketlerle hiçbir ticari faaliyeti, çek veya başka bir belge düzenlenmesini gerektirecek ilişkisi olmadığı gibi bu şirketlerin de elinde çek düzenlenmesini gerektirecek hiçbir fatura, irsaliye ve benzeri en geniş manasıyla bilgi ve belge bulunmadığını belirterek müvekkilin; -------- seri nolu çekin son yetkili hamilinin müvekkili şirket olduğunun tespiti ile çekin müvekkili şirkete ait olduğundan müvekkili şirkete iadesine, açıkça haksız ve kötü niyetli olan davalı aleyhine asıl alacak miktarının %20'den az olmamak üzere müvekkil lehine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından iddia edilen tüm hususların soyut nitelikte ve ispata muhtaç olduğunu, bu kapsamda davanın reddi gerektiğini, -------- Ticaret Mahkemesi dosyası ve gerekse huzurda açılan davanın tamamen hayali senaryolar ile borçtan kurtulma amacı taşıyan beyanatlar içerdiğini, öncelikle ilgili çekin kargoda çalındığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, kanunen çek, bono, poliçe, hisse senedi, tahvil ve benzeri her türlü kıymetli evrak, altın, mücevherat, nakit para ve posta tekeline aykırı kargoların taşınmasının yasak olduğunu, davacı veya çekin keşidecisi tarafından ilgili kargoya yönelik herhangi bir tazminat davası açılmadığı, bilcümle kargo şirketine yönelik herhangi bir hukuki ve cezai işlem yapılmaksızın yalnızca beyanatlar ile çekin çalındığını söylemenin doğru olmadığını, kötü niyetli olarak açılmış ve müvekkilinin alacağını tahsili hususunda engel teşkil etmesi amacıyla gerçekleştirildiğini, hamiline olarak düzenlenmiş davaya konu çekte, davacı lehtar olarak çeki keşideciden aldığını ve dava dilekçesiyle de sabit olduğu üzere --------isimli firmaya kargoladığı ifade ettiğini, ancak davacının çek üzerinde herhangi bir ciro kaydı bulunmadığını, ispat yükünün çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olduğunu, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerektiğini, işbu davanın yetkisiz mahkeme olan ---- açıldığını, müvekkilinin mernis adresinin ------- olduğunu, işbu kapsamda dosyanın yetkili mahkeme olan -------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini belirterek arabulucuya başvuru yapılmaksızın açılan davanın dava şartı yokluğundan reddini, dosyanın yetkisiz mahkemede açıldığı göz önüne alınarak HMK kapsamında dosyanın yetkili -------- Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacının çek üzerinde hiçbir cirosu - kaşesi - imzası bulunmadığı da dikkate alınarak, müvekkilinin çek aslını elinde bulundurması ve yetkili hamil olması sebebiyle; sundukları emsal kararlara istinaden davacı tarafından ispata muhtaç iddialar kapsamında açılan davanın reddini,------- seri numaralı çeke ilişkin bilgilerin ilgili bankasından celse öncesinde sorulmasını, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, çek istirdatı istemine ilişkin olup, davacı lehtar çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin yetkili hamili olduğunu savunmuştur. Dava konusu çekteki ciro silsilesi düzgün olup, aksi ispatlanamadığı sürece davalı taraf iyi niyetli yetkili hamil konumundadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 792 (6762 Sayılı TTK'nın 704.) maddesine göre, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin çeki ancak kötüniyetle iktisap etmiş olması veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunması halinde çeki iade ile yükümlüdür.Davacı vekiline davalı hakkında bir şikayet başvurusu yapılıp yapılmadığı, davacı hakıında soruşturma veya kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığı hakkında beyanda bulunmak üzere süre verilmiştir. Davacı tarafça bildirilen ve celp edilen soruşturma ve kovuşturma dosyalarının tamamı aynı kargoda çalındığı iddia edilen başka çeklerle ilgili olduğu, dava konusu çek ve davalı ile ilgili olmadığı anlaşılmış, mahkememizce Uyap sisteminden yapılan sorgulamada da davalı hakkında bu kapsamda yürütülen bir soruşturma ya da kovuşturma kaydına rastlanmamıştır.
Bu durumda davacının davalının ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğunu ispatlayamadığına kanaat getirilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın reddine,
Karar harcı olan 615,40 TL'nin dava açılırken peşin olarak alınan 1024,65 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 409,25 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
Davacı tarafından yapılan harç masrafı ve yargılama gideri masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde --------konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/03/2025