T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/481
KARAR NO: 2025/203
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:16/10/2015
KARAR TARİHİ: 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: ------------ tarihinde davalılardan ------ sevk ve idaresindeki aracın hakimiyetini kaybetmesi sonucu müvekkili ------ çarptığını, bu kaza neticesinde müvekkili --- uzun süre yoğun bakım tedavisi, yataklı tedavi gördüğünü, ------- olay yerinde vefat ettiğini, kazaya ilişkin düzenlenen trafik kaza tespit tutanağında ve ceza yargılamasında alınan raporlarda davalı ----- asli ve tam kusurlu olduğunun sabit olduğunu, davalı ile aynı istikamette ve kaldırımda yürüyen ------kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı tarafın faiz sorumluluğunun başlangıcı olay tarihi olduğunu, davalı taraf olay tarihi itibariyle temerrüde düşmüş sayıldığını, olay ile ilgili olarak ---- ödeme yaptığını, alacak belirlenebilir olduğunda bu miktarın düşüleceğini, olay nedeniyle müvekkilleri ------- takbiren 1 yıl geçici iş göremezlik durumunda tedavi gördüklerini, fazlaya dair hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davalarının kabulünü, davalı sigorta şirketi hakkında yalnızca maddi tazminat yönünden olmak üzere şimdilik müvekkiller lehine ------ için ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi,----- lehine 100.000,00 TL, ---- lehine 100.000,00 TL, ---- lehine 50.000,00 TL, -------- lehine 50.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminata olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraflardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacılar tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasının haksız olduğunu, reddinin gerektiğini, iş bu davanın idari yargının görev alanına girdiğini, yargı yolu itirazlarının kabulü ile davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, davanın ----açısından husumet yokluğu nedeniyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yeni unvanı----- vekili cevap dilekçesinde özetle: ------- adına kayıtlı, minibüs tarzı araç müvekkili şirket nezdinde ----- sigortalı olduğunu, maluliyet zararları için şahıs başına azami poliçe teminatının 225.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kazanın oluşunda kusur durumlarının tespit edilmesini, davacılara davadan önce yaptıkları başvuru üzerinde tazminat ödediklerini, ----- vefatı sebebiyle ------ tarihinde 15.116,34 TL,---- 30/09/2014 tarihinde 19.786,74 TL ve davacı------ maluliyeti sebebiyle ---- 76.838,12 TL ödeme yapıldığını, davacı ------- tedavisinin halen devam ettiğini, yaralanmasının maluliyetine yol açıp açmadığının belli olmadığının anlaşıldığını, davacıların kalıcı iş gücü kaybına ilişkin maluliyet zararlarının oluşup oluşmadığının tespitini, kalıcı iş gücü kaybı zararının tespiti yönünden aktüer bilirkişi raporu alınmasını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---- vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: olay ile ilgili olarak müvekkili hakkında ------- sayılı dosyasının dava açısından bekletici mesele yapılmasını, olay tarihinde müvekkilinin askerlik görevini yerine getirdiğini, askeri kuralların sivil kurallarla çatışması durumu olayı ile söz konusu olduğunu, askeri araç sürücüsü herhangi bir kaza halinde sorumluluğu araç komutanı ile paylaştığını, bu hususta--------- görüş alınmasının gerektiğini, müvekkili olay günü yasal sınırlar içindeki hızda olduğunu, bu konuda bir ihtilaf olmadığını, yolun kaygan ve çamurlu olması nedeniyle aracın kaydığını, davaya konu olayın gerçekleştiğini, müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, yoldan ve hava şartlarından kaynaklanan nedenlerle bir kaza meydana geldiğini, olayla ilgili tutulan tutanaklarda sürtünme izlerinin net bir şekilde görüldüğünü, kazanın meydana gelmesinde yolun çamurlu, ıslak ve gizli buzlanma nedeniyle kaygan olduğunun belli olduğunu, davacılar tarafından maddi tazminat talebinin neye ilişkin olduğunun açıklanmasının gerektiğini, -----neye dayanarak manevi tazminat talebinde bulunduğunun belli olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte faize ilişkin olarak faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olmasının gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, ---- tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı davalı -----ait ve davalı---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın davacılar---- çarpması sonucu davacılar -----yaralandığından bahisle geçici ve sürekli iş göremezlik talebi ile manevi tazminat talebi, davacılar ----- yönünden yalnızca manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizin--------- gerekçeli kararı ile ".......HMK 116.maddesi uyarınca davalı ---- ile davalı ------ yetkisine itiraz etmişlerse de haksız fiilden kaynaklanan davalarda zarar görenin yerleşim yerinde de dava açılabileceğinden, zarar görenin yerleşim yeri ------olduğundan, HMK'nın 16.maddesi gözetilerek yetki itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.Tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Tarafların ekonomik sosyal durum araştırma sonuçları, araç tescil kaydı, davacıların hastane kayıtları, ceza dosyası, poliçe ve hasar dosyası dosyamız arasındadır.------ tarafından ---- adına düzenlenen ------ sayılı maluliyet raporunda özetle: davacı ----- tarihinde geçirmiş olduğu araç dışı trafik kazası nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. ----- tarafından ----- adına düzenlenen ----tarihli ---- sayılı maluliyet raporunda özetle: davacı ----- tarihli kaza nedeniyle; ------ sayılı ------ Yönetmeliğinin, ------ yayımlanan ---------- çalışma gücünün en az %60’ının kaybına neden olan hastalıklar listesini içeren ekinin yeniden düzenlenmesi niteliğinde olduğu, beden çalışma gücünün en az %60’ının kaybına neden olan hastalıklar listesini içerdiği, bunun dışında herhangi bir oran içermediği, meslekte kazanma gücü kaybı tespitine ilişkin ekleri olmadığı, arızaların malüliyet oranlarını gösteren listeleri içermediği, bu nedenle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası Grup 1 kabul olunarak: E cetveline göre: %17 (yüzdeonyedi) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Mahkememizce hesap bilirkişi ----- tarihli kök rapor alınmış, alınan raporda davacı -----yapılan ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesabında söz konusu ödemenin yeterli olup olmadığı hususunun ------------yöntemine göre hesaplandığı, taktiri mahkememize ait olmak üzere söz konusu hesabın (ödemenin yeterli olup olmadığı) --- yaşam tablosu kullanılarak prograsif rant yöntemine göre hesaplanması amacıyla bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi ------ tarafından hazırlanan ----tarihli ek raporda özetle; Bakiye yaşam sürelerinin tespitinde ----- kullanılarak --------- göre hesaplama yapıldığı, davacı ---- ve davac------ ev hanımı olduğu beyan edilmiş olup, dosya kapsamında davacıya ait ------, Bordro vb. herhangi bir gelir belgesi tespit edilememiştir. ---- kararlarına istinaden-----hesaplama esas alınacak geliri -------- Asgari Ücret olacağı, davalı ------ tarafından davacı ------- tarihinde 76.838,12 TL ödeme yapıldığı görülmüş olup, yapılan ödemenin hangi zarar kalemine istinaden yapıldığı belirtilmemiş olduğundan, yapılan ödemenin Geçici + Sürekli İş Göremezlik toplam zarara istinaden yapıldığı kabulüyle hesaplama yapıldığı, yapılan ödeme ---- hesap tarihine göre hesaplanan Geçici + Sürekli İş Göremezlik Toplam Zararından ödeme tarihi ile hesap tarihi arasında geçen süre zarfında %9 yasal faiz oranında güncellenerek tenzil edileceği, davacı ------ yapılan ödeme olmadığı görülmüş olup, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından davalılar tarafından yapılan ödeme kaynaklı herhangi bir tenzil yapılmadığı, dava dışı ------ tarafından davacı-------- herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüş olup davacıların geçici iş göremezlik zararlarından bu açıdan bir tenzil yapılmadığı, bu kapsamda yapılan hesaplamada; davacı ---- geçici iş göremezlik zararının 2.235,35 TL olduğu, davacı ------- ödeme tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada: yapılan ödemenin yerindeliğinin takdiri mahkeme 'ye ait olmak üzere, davacı kazazede --------- hesaplanan geçici iş göremezlik zararının 7.056,04 TL olduğu, sürekli iş göremezlik zararının 71.505,09 TL olduğu, toplam zararının 78.561,13 TL olduğu, yapılan ödeme ile zararın %97,81 oranında karşılandığı, hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada, yapılan ödemenin sadece sürekli iş göremezlik zararından tenziliyle; hesaplanan geçici iş göremezlik zararının 7.056,04 TL olduğu, bakiye teminat limitinin 250.000,00 TL olduğu, hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 285.900,37 TL olduğu, yapılan ödemenin ödeme tarihi ile hesap tarihi arasında geçen süre zarfında %9 yasal faiz oranında güncellenerek tenzili sonrası davacı kazazede------ bakiye sürekli iş göremezlik zararının 160.142,68 TL olduğu, bakiye teminat limitinin 173.161,88 TL olduğu belirtilmiştir.Davacılar vekili bedel artırım dilekçesi sunmuş olup, bedel artırım dilekçesine karşı zaman aşımı def'i ileri sürülmüşse de söz konusu kazada ----- vefat etmiş olup, ölümlü trafik kazalarında zaman aşımı süresi 15 yıl olduğundan zaman aşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamından;---- tarihinde davalılardan ---- sevk ve idaresindeki ---------plakalı araç ile seyir halinde iken araç hakimiyetini kaybetmesi neticesinde önce istinat duvarına, daha sonra da aynı yönde ve aracın ilerisinde yürümekte olan davacılar -------- çarptığı, -------olay yerinde vefat ettiği, davacılar -------yaralandıkları, mahkememizde açılan davanın davacılar ------ yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik talebi ile manevi tazminat talebine, davacılar --------- yönünden yalnızca manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, -------- tarihli raporuna göre; davacıların kusursuz, davalı sürücü ------- kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 (YüdeYüz) kusurlu olduğunun belirtildiği ve bu rapor dikkate alınarak davalı sürücünün cezalandırıldığı, mahkememizce de ceza dosyasında alınan rapor olayın oluş şekline uygun gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle hükme esas alındığı, bu nedenle ayrıca bir kusur raporu alınmasına gerek görülmediği, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ----- % 100 kusurlu olduğu, bu nedenle meydana gelen zarardan davalı sürücü --- araç sürücüsü olması nedeniyle sorumlu olduğu, Mahkememizce alınan maluliyet raporu uyarınca; davacı ---- sürekli maluliyetinin bulunmadığı, 3 ay süre boyunca geçici maluliyetinin bulunduğu, davalı ------- % 17 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu ve 9 ay süre ile geçici iş göremezliğinin bulunduğu, bu maluliyet oran ve süreleri gözetilerek hesaplama yapılması gerektiği,
Karayolları Trafik Kanunu 'nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, ----------- tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili "Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu" tarafından ----- tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanarak yürürlüğe giren ------ yürürlüğe girdiği -------- tarihinden sonra düzenlenen Poliçeleri kapsayacağından, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan -------- İlamları da dikkate alınarak; ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak ---- göre hesaplama yapılması gerektiği, Davacıların zarar hesabı yapılırken yaşam tablosu olarak ------- Tablosu kullanılarak ---- göre hesaplama yapılması gerektiği,
Davacı --- sürekli maluliyetinin bulunmadığından sürekli maluliyete yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, geçici iş göremezlik zararının 2.235,35 TL olarak hesaplandığı, bu zararın karşılanması gerektiği,
Davacı ------yönünden; davacı ---- davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce -------- tarihinde 76.838,12 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin hangi zarar kalemine istinaden yapıldığı belirtilmediği, yapılan ödemenin geçici + sürekli iş göremezlik toplam zarara istinaden yapıldığı kabulüyle hesaplama yapıldığı,yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak ve yaşam tablosu olarak ---- kullanılarak ----- göre hesaplama yapılması gerektiği, ödeme tarihindeki veriler gözetilerek yapılan hesaplamada davacı ------- zararının % 97,81 oranında karşılandığı anlaşılmakla, davacı ------- yönünden geçici ve sürekli iş göremezlik zarar talebinin reddi gerektiği, her ne kadar bilirkişi tarafından ek raporda alternatifli hesaplama yapılmış olup, ayrıca hesap tarihindeki veriler esas alınarak da hesaplama yapılmış olsa da öncelikle ödeme tarihindeki veriler gözetilerek hesaplama yapılması ve ödeme tarihinde davacının zararının karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi gerektiğinden ve bu şekilde yapılan hesapta ödeme tarihinde davacının zararının karşılandığı anlaşıldığından bilirkişi tarafından hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamaya itibar edilmediği,
Yasanın 85/1. maddesine göre de, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüs unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."Yasanın 91/1. ve 85/1. maddeleri bir arada ele alındığında, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nı yapan sigortacının poliçede belirlenen limite kadar, işletenin sorumluluğunu üstlendiği sonucuna varılabilmektedir. Yasanın 85/Son maddesine göre, işleten, araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğundan, sigortacının sorumluluğunun da gerek zamanaşımı ve gerekse zararın niteliği yönünden işleten gibi değerlendirilmesi gerekmektedir.Sigorta Şirketinin sorumluluğu, kaza tarihinde ------- belirlediği teminat limitleri ile sınırlıdır. Bu teminat limiti her durumda ödenmemektedir. Öncelikle hak sahiplerinin talep edebileceği tazminat miktarı, tarafların kusurları da dikkate alınarak tespit edilmektedir. Tespit edilen bu tazminat, teminat limitleri kapsamında kalmak kaydıyla ödenmektedir.--------- İlamı İncelendiğinde; "Kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı... şirketi poliçe hükümlerine göre, bedeni zararlarda kişi başına 268.000,00 TL, yine tedavi giderlerinde de kişi başına 268.000,00 TL poliçe limiti ile davacıya karşı sorumludur. Bu iki limit birbirinden bağımsız olup, birinin tüketilmesi halinde sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona erdiğinden bahsetmek olanaklı değildir. Kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir. Buna göre, geçici iş göremezlik tazminatı davalı... şirketinin tedavi giderleri klozu içinde sorumluluğu dahilinde olduğundan, davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun, sakatlık teminat limitinin davacı lehine hükmedilen sürekli iş göremezlik tazminatı ile tükenmekle sona erdiği şeklinde hatalı gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle, davacının davasının geçici iş göremezlik tazminatı yönünden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozmayı gerektirmiştir." Ve de;
---------- İlamı İncelendiğinde; "---- iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir.-------- 153/6. maddesinde, -------- hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak ------- bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin ------aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların ------- aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, ----- üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. ---- somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının ------ yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. --------- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "... ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda..."ibaresi ile ikinci cümlesindeki "...ve genel şartlarda..." ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK. nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. -------- tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa'nın 59.maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın -------- tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin--------tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve -------- yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı ----- geçmiştir. Somut olayda, itiraz hakem heyeti tarafından geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden ------sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talepleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden ---- kararına davalı tarafça yapılan itirazın kabul edilerek bu talepler yönünden red kararı verilmesi doğru görülmemiştir." Denilmekle.Geçici İş Göremezlik Yönünden; KTK uyarınca kazaya sebebiyet veren ----- aracın davalı sigorta şirketine ------ numarası ile poliçelendiği, davalı sigorta şirketine sigortalı aracın maliki/işleteninin, sürücüsünün kusuru nispetinde ---- Limitinde sorumluluğu bulunduğu, davanın -----KTK m. 93 hükmü gereği kaza tarihi olan 22.12.2013 tarihi itibariyle kişi başı cari 250.000,00 TL limit ile gerçek zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olduğu,Davalı ----- ise araç maliki olup, söz konusu zararlardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Manevi tazminat açısından ise; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi (818 sayılı BK. 47. md.) hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ------gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. ----Davacılar ---- kazada bizzat yaralanmış olup, maluliyet oranları, geçici iş göremez kaldıkları süre, kazada kusursuz oluşları, çektikleri elem ve üzüntü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek davacı ------yönünden 12.000,00 TL manevi tazminata, davacı ----- yönünden 2.500,00 TL manevi tazminat taktir edilmiştir, yine davacı ---- davacı---- eşi olup, ------ yaralanması nedeniyle eşi olarak manevi açıdan yıprandığı anlaşıldığından, davacı---- yönünden 2.500,00 TL, aynı nedenle davacı ----- da eşi -------- yaralanması sonucu manevi olarak yıpranması nedeniyle taktiren 1.000,00 TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Manevi tazminattan araç sürücüsü ve maliki müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Denilerek; Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-a)Davacı -----yönünden maddi tazminat talebinin reddine,
b)Davacı ----- için 12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ---- tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılar ----------müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine,
2-a) Davacı ----yönünden 2.235,35 TL geçici iş göremezlik zararının davalılar ------ yönünden kaza tarihi olan ---- tarihinden itibaren, davalı-------- temerrüt tarihi olan -----tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, bakiye maddi tazminat talebinin reddine,
b)Davacı ------- 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/12/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılar -------- müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine,
3-Davacı ------- 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/12/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılar ---------- müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine,
4-Davacı---- 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/12/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılar ---------- müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizin ------kararı davacılar vekili, davalı -----vekili ve davalı ----vekili tarafından istinaf edilmekle, ------sayılı kararında, "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekilince; davalıların sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkilleri ----- iş göremezlik zararı bulunduğu ileri sürülerek------için ayrı ayrı 1.000,00-'er TL olmak üzere 2.000,00-TL maddi ve 100.000,00'er TL manevi ve davacılar ------ 50.000,00'er TL manevi olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın tahsili için eldeki dava açılmış, yargılama aşamasında maddi tazminat istemi davacı ------- 167.198,72-TL'ye davacı -------için 2.235,35-TL'ye çıkartılmıştır. 6545 sayılı Kanun'un 45'inci maddesi ile değiştirilen 5235 sayılı Kanunun 5'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında, asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunacağı, konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değerinin beş yüz bin Türk lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın bazı uyuşmazlıklara asliye ticaret mahkemesinin heyet hâlinde inceleme yapıp, karar vermesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. 5235 sayılı Yasa'nın 5'inci maddesinin 3'üncü fıkrasındaki heyet hâlinde incelemeye ilişkin parasal sınır, 22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanun'un 54'üncü maddesiyle, “üç yüz bin” Türk Lirası dan, “beş yüz bin” Türk Lirasına yükseltilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davanın açıldığı 16/10/2015 tarihi itibariyle dava değeri 302.000,00-TL olup bu değer üzerinden harç yatırıldığı, davaya heyet halinde bakılırken 30/09/2020 tarihli duruşmada "28/07/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7251 Sayılı Yasa'nın 54.maddesi ile değişik 5235 Sayılı Kanunun 5.maddesi 3.fıkrasında öngörülen parasal sınır 500.000,00 TL olarak değiştirildiğinden usul hükümleri derhal uygulanması gereken hükümler olduğundan dava değeri itibariyle bundan sonra yargılamanın tek hakim tarafından yürütülmesine" karar verildiği ve ara karara binaen yargılamaya tek hakimle devam olunarak yazılı şekilde karar verildiği görülmüştür.Oysa ki, az yukarıda belirtilen 7251 sayılı Yasa, 28.07.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Davanın açıldığı tarih itibariyle, dava değeri üç yüz bin Türk Lirası miktarın üzerinde olduğundan, uyuşmazlıkla ilgili, ticaret mahkemesinin heyet hâlinde yargılamaya devamla karar verilmesi gerekirken, tek hakim tarafından davaya bakılması suretiyle sonuçlandırılması doğru olmamıştır. Bu husus tabii hakim ilkesine aykırı bulunmuştur.------ denilerek mahkememiz dosyasından verilen karar kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya mahkeme heyeti olarak devam olunmuştur. Davacı-------- tarihinde vefat ettiği sunulan veraset ilamı ile anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin mirasçılardan alınmış vekaletnamesi ile veraset ilamını ibraz ettiği, maddi ve manevi tazminat istemlerinin mirasçılar yönünden devam ettiğini ileri sürdüğü görülmüştür. Nitekim dava devam ederken taraflardan birisinin ölmesi durumunda, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulmaktadır. -----Eldeki davada olduğu gibi, yalnız öleni değil mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar ise tarafın ölümü ile konusuz kalmamakta olup bu davalara, tüm mirasçılar tarafından mecburi dava arkadaşı olarak devam edilmesi gerekmektedir. Somut olayda davacı mirasçıların, murislerinin ileri sürdüğü maddi ve manevi tazminat istemlerini devam ettirdikleri ve taraf teşkilinin gerçekleştiği anlaşılmakla, yargılamaya mirasçılar yönünden devam olunmuştur.Dosya kapsamında kusura ilişkin rapor alınmadığı, ceza yargılamasında alınan rapora göre karar verildiği anlaşıldığından kusur durumunun tespiti ve bunun yanı sıra davacı vekilinin beyanları dikkate alınarak tazminat hesapları yapılması için dosyanın mahkememizce re'sen seçilen bilirkişiler --------- tevdine karar verilerek rapor istenilmiştir. Kusur yönünden alınan raporda bilirkişi ".... Olay,---- çizgisi ve yaya kaldırımı olan, hafif virajlı ve çift yönlü caddede seyreden ve viraja hızlı girip direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücünün aracı ile, istinat duvarına ve kaldırımda yürüyen yayalara çarpması biçiminde meydana gelmiştir.Olayın cereyan tarzına ve tespitlere göre, davalılardan ---- maliki olduğu ve---- plaka nolu askeri minibüs sürücüsü davalı ----------meskün mahaldeki çift yönlü, hafif virajlı ve yüzeyi ıslak caddede, caddenin durumunu ve caddedeki insan ve araç trafiğini dikkate almadan oldukça hızlı seyrettiği, viraja yaklaştığında yavaşlamadığı, aynı hızla viraja girdiği ve sağa savrularak direksiyon hâkimiyetini kaybettiği, sağdaki istinat duvarına ve yaya kaldırımındaki yayalara çarparak, kazaya neden olduğu sabit olup, bu duruma göre, meskün mahalde hız kuralını, virajlara yaklaşma kuralını ve doğrultu değiştirme kuralını ihlal etmesi, dalgın dikkatsiz tedbirsiz davranmaları nedeniyle olayda birinci derecede ve tam kusurludur.(% 100 oranında kusurlu). Olayın cereyan tarzına ve tespitlere göre, davacı ----ve vefat eden --------, meskün mahaldeki çift yönlü caddenin kadırımı üzerinde yürürken, caddede seyreden ve direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücünün aracıyla kendilerine çarpma olayında alabilecekleri bir tedbir olmadığından kusursuzdur" şeklinde görüşlerini açıklamış, kesinleşen ceza mahkemesi dosyası kapsamında--- raporu ile belirlenen kusur durumu ve olayın oluş şekli ile uyumlu olan rapordaki tespitlere mahkememizce de itibar edilmiştir. Hesap bilirkişisi ise davacı ------- tarihinde 76.838,12 TL sürekli iş göremezlik maddi zararı ödemesi yapıldığını, davacının ev hanımı olduğu gözetilerek hesaplama yapıldığını, ödeme tarihindeki verilere göre davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 7.004,41 TL olup davacı ------ talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının ise 71.528,06 TL olduğunu, yapılan ödeme karşısında davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararı kalmadığını, 16.12.2014 ödeme tarihindeki verilere göre inceleme yapılmış olup davacı ------ ödeme tarihinde sürekli iş göremezlik maddi zararının aşılarak karşılandığını ve talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının kalmadığı kanaatine varıldığını, davacının talep edebileceği maddi zararın 7.004,41 TL tutarındaki geçici iş göremezlik zararından ibaret olup, sürekli iş göremezlik maddi zararı yönünden güncel verilere dayalı maddi zarar hesabı yapılmasına yer olmadığını belirtmiştir. Bilirkişi raporunda bahsi geçen -----kararları uyarınca bilirkişinin ödeme tarihini baz alarak yaptığı hesaplamalar mahkememizce de yerinde görülmüş, güncel verilere göre yapılan hesaplamalara itibar edilmemiştir. Hesap bilirkişisi davacı ------ yönünden de ev hanımı olduğunun kabulü ile tazminat hesabı yapmış, ---- geçici ve sürekli işgücü kaybı (maluliyet) durumunun ------- tarihli raporunda Meslekte kazanma gücünden kayıp oranının %0 olduğu, maluliyet tayinine mahal olmadığı, Geçici iş göremezlik süresinin (3) ay olduğu şeklinde belirleme yapıldığını, davacıya geçici iş göremezlik maddi zarar ödemesi yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer olmadığını, talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 2.287,46 TL olduğunu, kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ------ limitlerinin şahıs başına ölüm ve sakatlık yönünden 250.000,00 TL; tedavi gideri yönünden 250.000,00 TL olup, davalı sigorta şirketinin sigortalamış olduğu aracın sürücüsü ve işleteninin sorumluluklarını onların kusurları oranında üstlendiğini, davacı ----- yapılan sürekli iş göremezlik maddi zarar ödemesi ile davacı ----- sürekli iş göremezlik maddi zararının fazlasıyla karşılandığını ve ödeme tarihindeki verilere göre davacı------- talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının kalmadığını , davacı ------ geçici iş göremezlik maddi zararının ise 7.004,41 TL olup, 250.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin altında kaldığını, davacı ------- geçici iş göremezlik maddi zararının da 2.287,46 TL olup, 250.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin altında kaldığını, her iki davacının da talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararlarının geçmiş dönemde kalmış olması nedeniyle geçici iş göremezlik maddi zararları yönünden güncel verilere göre hesaplama yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığını belirtmiş bilirkişi tarafından yapılan hesaplama gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olduğundan mahkememizce de hükme esas alınmıştır.Davacılar vekili tarafından sunulan talep arttırım dilekçesi ile talepler "A- Davacı -------- 7.056,04 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 160.142,68 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 167.198,72 TL'nin 22.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
B- Davacı ------ 2.235,35 TL geçici işgöremezlik tazminatının ------ tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
C- Davacılardan ---- 100.000 TL,---- için 100.000 TL, ----için 50.000 TL, ----- için 50.000 TL olmak üzere toplam 300.000 TL manevi tazminatın ---- tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılar ------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine" denilmek suretiyle arttırılmıştır. Alınan son hesap bilirkişi raporu ile davacılardan --------yönünden yapılan ödeme dikkate alındığında talep edebileceği sürekli iş görememezlik tazminatı tutarının kalmadığı anlaşıldığından davacı yanın bu talebinin reddine karar verilmiştir. Buna karşılık davacının 7.004,41 TL geçici iş görememezlik tazminatı talep edebileceği belirlenmiş olduğundan mahkememizin daha önceki kararına esas alınan bilirkişi raporu neticesinde gerekçeli kararda "Davacı ---- yönünden; davacı ------ davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce 16.12.2014 tarihinde 76.838,12 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin hangi zarar kalemine istinaden yapıldığı belirtilmediği, yapılan ödemenin geçici + sürekli iş göremezlik toplam zarara istinaden yapıldığı kabulüyle hesaplama yapıldığı,yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak ve yaşam tablosu olarak ----- kullanılarak ----------- göre hesaplama yapılması gerektiği, ödeme tarihindeki veriler gözetilerek yapılan hesaplamada davacı ---- zararının % 97,81 oranında karşılandığı anlaşılmakla, davacı ------- yönünden geçici ve sürekli iş göremezlik zarar talebinin reddi gerektiği,..."şeklinde varılan sonuç tekrar değerlendirilmiş, mevcut hasar dosyası kapsamında yer alan tazminat hesaplama tablosunda ödemenin sadece sürekli iş görememezlik tazminatı tutarından düşüldüğü dolayısıyla "...ödemenin geçici + sürekli iş göremezlik toplam zarara istinaden yapıldığı kabulüyle" şeklindeki kabulün doğru olmadığı, davacı ---- için hesaplanan 7.004,41 TL geçici iş görememezlik tazminatından davalıların sorumlu olduğu sonucuna varılmış, bu tutarın davacı mirasçılarına ödenmesine karar verilmiştir. Davacı ----- yönünden ise taleple bağlı kalınarak davalıların 2.235,35 TL geçici iş görememezlik tazminatından sorumlu oldukları kabul edilmiş, davacının maluliyeti bulunmadığından sürekli iş görememezlik tazminatına hükmedilmemiştir. Mahkememizde açılan davada tüm davacılar yönünden ayrıca manevi tazminat talep edilmiştir.Davacıların aynı zamanda manevi tazminat isteminde bulunması nedeni ile tatbiki gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarının adalete uygun olması gerektiği ,hükmedilecek bu paranın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşıması gerektiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. ----------- gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. ------Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmış ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmıştır.
Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; yaralamalı trafik kazası neticesinde davacılar ------- kazada bizzat yaralanmış olup, kazanın meydana gelmesinde kusursuz oldukları, çektikleri elem ve üzüntü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek davacı ---- yönünden 15.000,00 TL manevi tazminat, davacı ---- yönünden 5.000,00 TL manevi tazminat taktir edilmiş, davacı ---, davacı ------- eşi olup, ---- yaralanması nedeniyle eşi olarak manevi açıdan yıprandığı , davacı ----- da eşi ------- yaralanması sonucu manevi olarak yıpranması nedeniyle manevi tazminat talep edebileceği sonucuna varılarak davacı ----- için 3.000 TL , davacı ----- için 1.500 TL manevi tazminatın davalılar ------- ---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davacı ------ ilişkin sürekli iş görememezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
Davacı ------- ilişkin geçici iş görememezlik tazminatı talebinin KISMEN KABULÜ ile hesaplanan 7.004,41 TL geçici iş görememezlik tazminatının davalı Sigorta şirketinden ---- temerrüt tarihinden ve diğer davalılar ---- ile ---- kaza tarihi ---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacı ------- mirasçıları ------ ödenmesine,
Fazla talebin REDDİNE,
Davacı-------- manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren, ---- işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ------- müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ---- mirasçıları ------- ödenmesine,
Fazla talebin REDDİNE,
Davacı ----- yönünden 2.235,35 TL geçici iş görememezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden ------temerrüt tarihinden ve diğer davalılar------kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine,
Davacı--------- manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 5.000 TL manevi tazminatın davalılar -------- tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Fazla talebin REDDİNE,
Davacı ----3.000 TL , davacı ----- 1.500 TL manevi tazminatın davalılar -------- tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara ÖDENMESİNE,
Fazla talebin REDDİNE,
2- Hükmedilen maddi tazminat yönünden karar harcı 631,16TL davacı tarafça peşin olarak yatırıldığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
Karar harcı 631,16 TL' nin davacılar tarafından peşin yatırılan 1.038,32 TL harçtan mahsubuna, 631,16 TL karar harcının tüm davalılardan tahsili ile davacılar----- mirasçıları -------- ödenmesine,
3- Hükmedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 1.673,59 TL karar harcından davacı tarafça yatırılan bakiye peşin harç (1038.32-631,16= 407,16 TL) ile tamamlama harcı olarak yatırılan 571,88 TL olmak üzere toplam 979,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 694,55 TL harcın davalılar------- tahsili ile Hazine adına irad kaydına,
Davacılar tarafından yatırılan 979,04 TL harcın davalılar ------- tahsili ile davacılara ödenmesine,
4- Davacılar tarafından yapılan 32,55 TL ilk masraf, 6.800,00 TL bilirkişi ücreti, 1.498,30 TL tebligat ve müzekkere gideri,------ tarafından düzenlenen 562,00 TL ve 820,00 TL bedelli iki adet ----rapor ücreti olmak üzere toplam 9.712,85TL yargılama giderinin kabul oranı gözetilerek (% 5) 485,64 TL'sinin davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ----- tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin 47,50 TL sinin, davalı ----- tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin 142,50 TL'sinin, davalı ----- tarafından yapılan 255,00 TL yargılama giderinin 242,25 TL'sinin davacılardan tahsili ile davalılara ödenmesine, kalanın davalılar üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı --- kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükmedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 7.004,41 TL vekalet ücretinin davalılar ------ tahsili ile davacı ---- mirasçıları ------ ödenmesine,
Davacı -------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükmedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ----- tahsili ile davacı ---- mirasçıları ----- ödenmesine,
7-Davacı ------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükmedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 2.235,35 TL vekalet ücretinin davalılar --------- tahsili ile bu davacıya ödenmesine,
Davacı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükmedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ------- tahsili ile bu davacıya ödenmesine,
8-Davacı ------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükmedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar -------- tahsili ile bu davacıya ödenmesine,
9-Davacı -----kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükmedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalılar -------- tahsili ile bu davacıya ödenmesine,
10-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 7.004,41 TL vekalet ücretinin davacı ---- mirasçıları------- 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ----- alınarak davalılara verilmesine,
11-Davalılar ---------kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 24.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,
12-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacılar vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2025