T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/1019 Esas
KARAR NO: 2025/186
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/10/2022
KARAR TARİHİ: 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Dava dışı ----- tarafından müvekkili şirket aleyhine ------ dosyasında iş kazasından kaynaklı maddi tazminat davası ikame edildiğini, belirtilen dava dosyasında müvekkil işveren sıfatı ile dava edilmiş olup; müvekkili tarafından dava konusu iş kazasına ilişkin inşaat sahasındaki iş ve işlemler ---- Sayılı dosyası kapsamında yer alan -----ve numaralı inceleme raporunda da belirtildiği üzere; dava konusu iş kazası --- tarihinde ----- isimli işyerinde meydana geldiğini, her ne kadar sigorta poliçeler---- ait olsa da bilindiği üzere ----- ihbar olunan ----- tarafından tamamı ile satın alındığını, -------dosyası kapsamında, talepleri doğrultusunda dava davalı şirkete ihbar edildiğini,------ Sayılı dosyası kapsamında müvekkili şirket aleyhine hüküm tesis edildiğini ve alacaklı tarafça ------- Sayılı dosyası ile ilamlı takip yoluna başvurulduğunu, Müvekkili şirket tarafından ilgili dava dosyası ve icra dosyasına ilişkin olarak 85.000,00 TL alacaklı tarafa ödeme gerçekleştirdiğini ve takip dayanağı ibraname isimli belgenen taraflar arasında imzalandığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından ödenilen meblağın sigorta poliçeleri kapsamında davalı sigorta şirketine rücu edilmesi ve karşılanması amacıyla dava konusu -------icra takibi ikame edildiğini ve davalı şirket tarafından haksız ve kötüniyetli bir şekilde takibe itiraz edildiğini, davalı şirketin takibe karşı yetki itirazı nedeniyle icra takip dosyası ------ Sayılı takip numarasına kayıtlandığını, ------ Sayılı icra takibine de davalı şirket tarafından haksız ve kötüniyetli bir şekilde itiraz edilmiş ve takip durduğunu, ------- arabuluculuk dosyası ile davalı şirket ile dava şartı kapsamında arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirilmişse de; görüşmeler sonucunda anlaşamama şeklinde son oturum tutanağı düzenlendiğini beyan ederek fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutulmak kaydıyla, şimdilik, davalı/borçlunun icra takibine yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin şimdilik 1.000,00 TL üzerinden devamına ve davalı/borçlunun takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;"hiçbir şekilde kabul manasında olmamak üzere; işbu davaya dayanak olarak gösterilen ------- dosyasında alınan bilirkişi raporları ve verilen kararın müvekkil şirket açısından herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığı, Davacı tarafın iddialarına dayanak olarak gösterdiği ------- sayılı dava dosyası müvekkil şirkete ihbar edilmişse de, yargılama sırasında alınan raporlar müvekkil şirkete tebliğ edilmediği,davacı taraf söz konusu dosyada verilen karar kesinleştikten sonra müvekkil şirkete bildirmiş ve ödeme talep ettiği, bununla birlikte HMK'nun 64.maddesinde, ihbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisi hakkında HMK 69 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmünün kıyasen uygulanacağı belirtildiği;HMK 69/2 maddesinde ise, fer'î müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiasının dinlenilmeyeceği, ancak, müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebileceği yönünde düzenleme getirildiği,dolayısıyla ihbar edilen dava dosyasında yapılan yargılama sırasında müvekkil şirketin hukuki dinlenilme ve savunma hakkı gözetilmeksizin alınan karar işbu dava bakımından esas alınamadığı, Açıklamalarımız muvacehesinde öncelikle davacının ödemekle yükümlü olduğu gerçek zararın tespiti gerekmekle, ayrıca müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe genel ve özel şartları ile sınırlı olduğu da gözetilerek yeniden hesaplama yapılması gerektiği,yukarıda açıklamış olduğumuz üzere davacı tarafça dayanak olarak gösterilen davada alınan raporlar ve karar müvekkil şirkete tebliğ edilmemiş olup, gerekçeli kararın kesinleşmesi sonrasında talepte bulunulduğundan müvekkil şirketin savunma ve hukuki dinlenilme hakkı açıkça gözetilmemiş olmakla; verilen haksız kararın işbu dava açısından bir bağlayıcılığı bulunmadığı,yerleşik kararlar da aynı yönde olmakla, öncelikle davacı tarafın ilk dava tarihinde ödemesi gereken gerçek zarar tutarının ve bu tutardan müvekkil şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun tespiti gerektiği, bu kapsamda öncelikle aşağıdaki tüm itirazlarımız gözetilerek gerçek zararın yeniden tespitini talep ettikleri,tüm bunların yanında, söz konusu olayın riziko adresinde meydana geldiği ve bordroya tabi personelin geçirdiği iş kazasından dolayı tazminat talep edildiği kanıtlanması gerektiği, ayrıca, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının maluliyet oranını, kusur oranlarını ve söz konusu tespitleri yapan kurumların yetkinliğini de kesinlikle kabul etmedikleri, bu sebeple, net kusur ve maluliyetin tespiti için de rapor tanzim edilmesi gerektiği,müvekkil şirketin sorumluluğunu hiçbir şekilde kabul manasında olmamak üzere, tazminat hesaplamasına esas alınacak gelir bakımından belge sunulmaması halinde hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiği,yukarıda belirttiğimiz kanun hükmü gereğince ----rücu hakkı bulunması sebebiyle davacının elde ettiği gelir ve kazanımların hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiği" şeklinde davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Asıl dava yönünden uyuşmazlık; Dava, davalının ------Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.Birleşen dava yönünden uyuşmazlık; Dava, davalının ---- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.Asıl dava ve birleşen dava konusu uyuşmazlık konuları hakkında dosya nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 17/11/2023 tarihli raporunda özetle; Dava konusu uyuşmazlığın esası Davacı İnşaat şirketinin davalı sigorta şirketi aleyhine -------Esas numaralı Sayılı icra dosyaları ile 85.000,00 TL asıl alacak, 585,10 TL %16,75 Yıllık Reeskont Avans İşlemiş Faizi ve 85.585,10 TL Toplam Alacak talebinde bulunulduğu, ve takibin dayanağının taraflar arasında akdedilen İşveren -------- sigorta başlangıç ve bitim tarihli sigorta poliçesi kaynaklı olarak rücu talebinden ibarettir. Davalı sigorta şirketinin işbu dava konusu -----sigorta poliçesinden kaynaklı, davacı inşaat şirketinin dava dışı işçiye ödediği 85.000,00 TL lik tutardan sorumlu olduğu, takip talebinde %16,75 Reeskont avans faiziyle birlikte davacı şirkete ödemesi gerektiği ve talep edilen tutarlardan sorumlu olduğu yönünde görüş ve rapor ibraz etmiştir.Bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda dosya ek rapor için yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 10/09/2024 tarihli ek raporunda özetle;Asıl Dava Yönünden;Davalı sigorta şirketinin işbu dava konusu İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi sigorta poliçesinden kaynaklı, davacı inşaat şirketinin dava dışı işçiye ödediği 85.000,00 TL lik tutardan sorumlu olduğu, takip talebinde talep edilen %16,75 Reeskont avans faiziyle birlikte davacı şirkete ödemesi gerektiği ve talep edilen tutarlardan sorumlu olduğu, Davacının reeskont avans değil değişen reeskont avans faizi talebi olduğu itirazı bulunduğu, fakat icra dosyasında talep edilen reeskont avans talepli olduğunun görüldüğü, Öte yandan zaten değişen oranlarda reeskont avans faizi ile reeskont avans faizi hesabı arasında bir farklılık da olmayacağı,Birleşen Dava Yönünden; İşbu davada tarafların ve hatta dava konusu dava dışı işçi sigortalı --------------ödemenin rücu talebinden ibaret olduğu, asıl dava ile birleşen dava arasındaki fark tutar için dava açıldığı, Esasen asıl dava ile aynı olduğu, yönünde görüş ve rapor ibraz etmiştir. Bilirkişi ek rapor taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda dosya 2. ek rapor için yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 19/11/2024 tarihli ek raporunda özetle; Asıl dava yönünden;Davacı tarafın davalı sigorta şirketinden ----- Sayılı dosyası ile talep ettiği 85.000,00 TL tutara ödeme tarihi olan 15.06.2021 tarihinden 30.06.2021 takip tarihine kadar işlemiş yıllık %16,75 avans faizinin 585,10 TL ve faiziyle birlikte toplam alacağın 85.585,10 TL olarak hesap ve tespit edildiği ve ilgili icra dosyası ile uyumlu olduğu, Ödeme tarihi olan 15.06.2021 den dava tarihi 23.12.2022 tarihine kadar değişen oranlarda avans faizinin 20.856,44 TL ve toplam alacağın ise 105.856,44 TL olarak hesap ve tespit edildiği,Birleşen Dava Yönünden;İşbu davada tarafların ve hatta dava konusu dava dışı işçi sigortalı ----- ilgili ödemenin rücu talebinden ibaret olduğu, asıl dava ile birleşen dava arasındaki fark tutar için dava açıldığı, Esasen asıl dava ile aynı olduğu, Hesap yönünden asıl dava ile farklılık olmadığı, yönünde görüş ve rapor ibraz etmiştir.Bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Somut uyuşmazlıkta asıl davada ----- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın şimdilik 1.000,00 TL talep ile iptalinin talep edildiği, birleşen davada ise tarafların ve asıl dava konusu dava dışı sigortalı işçi ---- ile ilgili ödemenin rücu talebine ilişkin olup asıl dava ile aynı mahiyette alacak talebine ilişkin olduğu, ----dosyasında --------Karar sayılı ilamına konu olan tazminat ve ferilerine ilişkin 214.598,77 TL yönünden takip başlatıldığı, akabinde davacı inşaat firmasının davalı sigorta şirketine rücu ettiği, 01.07.2021 takip tarihli ------- rücu talebinde bulunulduğu, davacı şirket tarafından ilgili icra dosyasında 85.000,00 TL ödeme gerçekleştirildiği ve sigorta poliçesi kapsamında -------Esas sayılı dosyası ile davacı şirketin yapmış olduğu 70.000,00 TL ve 15.000,00 TL ödemelerden oluşan ödemeleri takibe konu ettiğinin anlaşıldığı, ------ bahsi geçen dosyada %80 kusurun %30'unun asıl işveren ---- kalan %50 kusurun alt işveren------- ait olduğu ve davacı inşaat şirketi tarafından 85.000,00 TL ödendiği, davaya konu işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinin ---- sigorta bailangıç ve bitiş tarihli poliçenin Madde-1'e göre sorumluluğuna ve şahıs başına 100.000,00 TL kaza başına 300.000,0 TL teminat limitlerine istinaden davalının sorumlu olduğu anlaşılmış ancak davacı vekilinin asıl dava dilekçesindeki talebinin şimdilik 1.000,00 TL olduğu dikkate alınarak Davalının ----------dosyasına yapmış olduğu itirazın (taleple bağlı kalınarak) 1.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile 1.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine ve alacak ödeme dekontları ile de likit olduğundan hüküm altına alınan 1.000,00 TL'nin %20'si olan 200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden ise ---------sayılı kararı ile; derdestliğin takip şartı olduğu, derdest bir takip varken aynı alacak ile ilgili aynı taraflar arasında ikinci bir takip yapmakta, alacaklının hukuki yararı bulunmadığı gerekçelerine dayanılarak, aynı anda hem kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip hem de rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiştir. Böylece, aynı alacak için değişik takip yollarına başvurulmasında yasal engel bulunmadığından yola çıkılarak, mevcut bir icra takibi devam ederken, alacaklının “tahsilde tekerrür etmeme kaydıyla” aynı alacak için, aynı borçluya, yeni bir icra takibi başlatmasında mükerrerliğin oluşmadığı görüşünün, söz konusu içtihadı birleştirme kararı karşısında uygulama kabiliyeti de kalmamıştır. Bu nedenle birleşen davanın içeriği de dikkate alındığında anılan İçtihadı Birleştirme kararı da dikkate alınarak birleşen davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
-Asıl davanın KABULÜ ile;
1-Davalının -------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın (taleple bağlı kalınarak) 1.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile 1.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,
2-Hüküm altına alınan 1.000,00 TL'nin %20'si olan 200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 615,40 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 80,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 8.570,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
B-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
1-Birleşen davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 615,40 TL nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.460,13 TL harçtan mahsubu ile bakiye 844,73 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın asıl ve birleşen dava yönünden taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile -------- Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2025