T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/936
KARAR NO : 2025/162
DAVA : Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ----- plakalı ve ---- şaşe numaralı ---- Yılı Tescilli ----- model aracın ilk sahibi olduğunu, müvekkili şirketin, aracı ------ satın alındığını ve aracı yalnızca müvekkili şirket sahibi ------ ticari amaçlar dışında münferiden kullandığını, nitekim aracın ruhsatta da "hususi şeklinde kayıtlı olduğunu, müvekkili şirket sahibi ------, tüm ihtimamı göstermesine ve tüm bakımları davalıya ait yetkili serviste hiç aksatmadan yaptırmasına rağmen araçta yağ kalmadığından aracın bozulduğunu, amiyane tabiriyle araç motor indirmiş ve motorun yenisiyle değişmesi gerektiğini, aracın tamiri yapılacağı esnada müvekkilinin ücretsiz onarım talep etmiş olduğunu, mevzuat gereği bu masrafı karşılaması gereken davalı tarafın müvekkilinden aracın tamir masrafı olarak 406.144,20TL aldığını belirterek, dava konusu aracın ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise 406.144,20 TL onarım bedelinin ödeme tarihinden itibaren başlayacak ticari faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı -----Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu aracın ayıplı olmadığını, ihtilaf konusu aracın ----- model olduğunu ve yaklaşık 120.000-km olduğunu, araç alındığı tarihten itibaren kullanımını engelleyen bir arıza yaşanmadığını 7 yıllık araçta yaşanılan sorunun kullanıcının aracı aşırı zorlamasından kaynaklandığı ve araçta ayıp bulunmadığı ---Sulh Hukuk Mahkemesi ----- dosyası raporuyla tespit olunduğunu belirterek haksız davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı ------ Şirket vekili ise cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen haksız iddia ve taleplerin hiçbir şekilde kabul edilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafında alınan aracın, ayıptan ari olarak davacıya edilmiş olup, otomobilde herhangi bir kusur veya üretim kaynaklı bir ayıp mevcut olmadığını, davacının iddia ettiği gibi aracın turbosunda veya motorunda hiçbir üretim kaynaklı ayıp bulunmadığını, öncelikle aracın söz konusu şikayete kadar 7 yıl ve 111.000 km boyunca sorunsuz şekilde davacının kullanımında olduğunu, bu kadar uzun mesafeleri davacının kendi beyanlarıyla da sabit olduğu şekilde yüksek devirde, yüksek hızda, motoru zorlayarak ve özensiz kullanıma rağmen ----- kalitesinin bir sonucu olarak araçta herhangi bir sorun yaşanmadığını, davacının ayıp iddialarını hiçbir şekilde kabul etmediklerini, araçta kronik bir arızanın varlığından söz edilemeyeceğini, ortaya çıkan şikayet konusu, davacının kullanımından kaynaklandığını, davacının iddialarının aksine, yetkili serviste her seferinde kullanıcı kaynaklı olan turbo hortumu yırtılmasının kesin çözümü sağlandığını, buna karşın kullanım alışkanlıklarından vazgeçmeyen davacı, aşırı devir ve hız yüklenmesiyle motoru zorlayarak mekanik aksam ve turboya kendisi zarar verdiğini, mevcut durumda onarımı sağlanan otomobilin kullanımına engel teşkil edecek bir durum söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda özetle; dava konusu aracın motorunda meydana gelen arıza, kullanımdan kaynaklanmayan, üretime dayalı bir arıza olduğu, belirli kullanım mesafesi sonrasında açığa çıktığı, işbu nedenle ---- marka, ---- ticari adına sahip, ----- model, *------* şasi numaralı dava konusu otomobilin gizli ayıplı mal olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ayıp nedenine dayalı olarak talep edilen ayıpsız misli ile değişim, bu olmazsa onarım bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalılar cevap dilekçesinde davacı tarafın süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını savunmuştur. Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin 07/04/2021 tarih, ---- Esas, ------ Karar sayılı kararında; "Davalılar ayıp ihbar sürelerine uyulmadığını ileri sürmüş olsalar da benimsenen bilirkişi raporunda, araçta bariz şekilde ve sürüşü etkileyecek biçimde olmaması gereken sağ çekme problemi olduğu, imalat hatası niteliğinde gizli ayıp olduğu, davacının aracı aldıktan sonra 10.02.2012 tarihinde araçtaki arızalar nedeniyle davalıya başvurduğu, bu başvurudan sonrada benzer şikayetlerle başvuruda bulunduğu gözetildiğinde ayıp ihbar sürelerine uyulmadığı yönündeki itirazların yerinde görülmediği" biçiminde ve Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin 04/04/2019 tarih, ----- Esas, ------ Karar sayılı kararında; " Dosya içindeki belgeler incelendiğinde davacının gizli ayıbın ortaya çıkmasından sonra aracı yetkili servise götürdüğü anlaşılmaktadır. Ayıbın ortaya çıkmasından sonra aracın yetkili servise götürülmesi ayıp ihbar şartının gerçekleştiğine karine teşkil eder. Mahkemece ihbarın süresinde yapıldığı kabul edilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe karar verilmesi doğru görülmemiştir." biçiminde vurgulandığı üzere somut olayda da davacının ayıbın ortaya çıkmasından sonra aracı defaatle yetkili servise götürdüğü anlaşıldığından mahkememizce ihbarın süresinde yapıldığı kabul edilmiştir.
Dava konusu ----- plakalı ---- marka, ----- ticari adına sahip, ---- model, araç 15/06/2016 tarihinde -----Şirketi tarafından davalı ---.- satın alındığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı ----- husumet itirazı bulunsa da; davalının satıcı firma olduğu anlaşılmakla husumet itirazı kabul edilmemiştir. Davalı ------ ise üretici-imalatçı firma olup araca garanti vermesi nedeniyle husumet sıfatının bulunduğu anlaşılmıştır.
------. tarafından 20/06/2023 tarihinde davacı adına düzenlenmiş faturada ---- plakalı aracın onarımı için listelenmiş parça ve işçiliklerin bedelinin 406.144,20-TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce, dava konusu araç üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, tarafların tüm iddia ve yazılı itirazlarının, dosya kapsamının, değişik iş dosyasının değerlendirilerek dava konusu araçtaki arızanın kullanım hatası mı yoksa ayıp mı olduğu, ayıp ise ayıbın gizli mi açık mı olduğu, ayıplı ise zararın belirlenmesi için bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.Mahkememizce alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında dava konusu aracın motorunda meydana gelen arıza, kullanımdan kaynaklanmayan, üretime dayalı bir arıza olup, belirli kullanım mesafesi sonrasında açığa çıkan GİZLİ AYIPLI MAL olarak değerlendirilmesi gerekmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanununun 219-231 maddelerinde düzenlenen, ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Satım sözleşmesinde satıcının ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 219. Maddesinde, satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. Alıcı ayıbı ihbar etmek suretiyle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarına sahiptir.(Yargıtay ----.Hukuk Dairesi 09/03/2016 Tarih, -----Somut olay, yukarıda belirtilen ilke ve kurallar ışığında değerlendirildiğinde; davacı tarafça 15/06/2016 tarihinde satın alınan aracın 20/06/2023 tarihinde, faturada belirtilen parça değişimleri ile yapılan onarım neticesinde ayıbın giderildiği anlaşılmıştır. Aracın kullanım süresi, kilometresi ve onarım ile ayıbın giderilmiş olması itibariyle davacının ayıp nedeniyle aracın misli ile değişim seçimlik hakkını kullanmasının TMK'nın 2., 6502 sayılı yasasının 11/3 maddeleri uyarınca hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine aykırı olacağının kabulü gerekir. Bu kapsamda davacının talebinin, ayıp nedeniyle yapmış olduğu onarım bedelinin tahsili istemi olarak kabul edilmesi gereklidir. Davacının ayıpsız misli ile değişim seçimlik hakkı yerine, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca, hakkaniyet gereğince belirlenen onarım bedelinin tahsili seçimlik hakkından sadece satıcı olan davalı ---- sorumludur. Ancak davacı dava açmakta haklı olduğundan davalı ...-----. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ise de davalı yan lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalı -----. yönünden davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
Davalı ------ yönünden davanın KABULÜ İLE, 406.144,20 TL onarım bedelinin ödeme tarihi olan 19.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı-----alınarak davacıya verilmesine,
Karar harcı olan 27.743,71 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 6.935,93 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 20.807,78 TL'nin davalı ------ tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 7.205,78 TL harç masrafının davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine,
Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 12.261,50 TL yargılama gideri masrafının davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 64.921,63 TL vekalet ücreti alacağının davalı -----tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı ------. lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ----- tahsili ile hazine adına irat kaydına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ---- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı -----... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.