T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/340 Esas
KARAR NO:2025/116
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/05/2023
KARAR TARİHİ:20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- numaralı ----- plakalı aracın detayı ekli kaza tutanağında belirtildiği üzere ---- günü sebep olduğu kaza sonucunda müvekkilimiz ------plakalı araç hasarlandığını, meydana gelen kazada davalı sigorta şirketi sigortalısı------- oranında kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin, meydana gelen kaza ile ilgili olarak sigorta şirketine kazayı ihbar ettiğini, sigorta şirketi hasar dosyasını açarak eksper görevlendirildiğini, sigorta eksperi tarafından hazırlanan raporda müvekkilinin aracında toplam 40.627,31 TL hasar meydana geldiği tespit edildiğini, düzenlenen bu eksper raporu müvekkilinin aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, eksper adeta davalı sigorta şirketinin temsilcisi gibi davrandığını, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.22/19'da, "Sigorta eksperi, sigortacı veya sigorta ettiren ya da sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler tarafından serbestçe tayin edilebilir " denildiği üzere, davalı sigorta şirketi tarafından atanan eksper yanlı, eksik ve hatalı bir rapor tanzim edilince müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın belirlenmesi için 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu m. 22/ 19 gereğince müvekkil şirket tarafından eksper ataması yapıldığını, atanan eksper --------- tarafından hazırlanan ekli rapordan da anlaşılacağı şekilde müvekkiline ait araçta 135.805,80 TL hasar meydana geldiği tespit edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için atamış olduğu ekspere ödenen 400,00 TL ücretin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak maddi hasar bedeline ilişkin talep edilebilir tazminat bedelinin bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, ( HMK m.107 gereği belirsiz alacak davayı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı şimdilik 10,00 TL maddi hasar alacağının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen 400,00 TL eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ------ plakalı araç müvekkil şirket tarafından ------- sigortalısı olduğunu, ihbar sonrası müvekkili şirket araçtaki hasar onarım bedelini görevlendiren eksper vasıtasıyla tespit ettiğini, tespit edilen tutar -----davacı asil ve çeşitli firma hesaplarına ----tarihinde ödendiğini, ayrıca kazaya karışan dava dışı ----- rücuen tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeler ile müvekkili şirket her türlü hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu nedenle haksız davanın reddi talep ettiklerini, aksi halde ise müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin teminat limiti kapsamında dikkate alınmasını talep ettiklerini, talep sahibi, hasarını eksper vasıtasıyla tespit ettirmiş olduğundan alacağı belirli olduğunu, böyle bir durumda başvurunun belirsiz alacak şeklinde yapılmasında talep sahibinin hukuki menfaati bulunmadığını, davanın husumetten reddi talep ettiklerini, olayda -------- plakalı araç onarıldığını, müvekkili şirket belirlenen ücreti aynıyla davacıya ödediğini, davacı yapılan onarım dışında fazladan bir onarım yaptırdığına dair fatura sunmadığını, dolayısıyla bakiye tazminata hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi TTK m. 1427/1'e göre aynen tazmini gerçekleştirerek aracı davacıya teslim etmiş olup araçta tamir edilecek ilave bir husus olmadığı ve davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığının açık olduğunu, aracı önce tamir ettirip, müvekkili şirkete fatura eden ve bedelini alan davacının, tamir ettiği aracı uzun süre işlettikten sonra müvekkili şirkete ve akabinde dava yoluna başvurması ve piyasadaki kur ve enflasyon farkının yedek parça ve işçilik fiyatlarındaki etkisi dikkate alınmadan günümüz tarihli fiyatlar üzerinden bilirkişi raporunun hazırlatılması talebi, müvekkili şirketten eksik tazminat aldığını veya fatura bedelini müvekkil şirketin eksik ödediği gibi sebepleri belirtmeksizin tam tazminat bedeli üzerinden başvuru yapması hayatın olağan akışına ve dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, müvekkili şirket aleyhine açılmış olan işbu davada herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle işbu dosyanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacı tarafından görevlendirilen eksperin tespitleri afaki ve fahiş olduğunu, hasarla alakası olmayan kalemlerin sökme takma tamir işlemleri için de bedel belirlendiğini, rapor bu haliyle yanlıdır ve hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, bu sebeple müvekkili şirket tarafından görevlendirilen eksper tarafından 1 tespit edilen bedel üzerindeki bedelleri kabul etmediklerini, aracın tami ekonomik olup olmadığının da tespit edilmesi gerektiğini, zira başvuru sahibi tarafından görevlendirilen eksperin takdir etmiş olduğu onarım bedeli çok yüksek olduğunu, bu nedenle öncelikle aracın rayiç ve hurda değerlerinin tespit edilmesi, bu iki verinin karşılaştırılarak, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkememizce hasar yönüyle alınan bilirkişi raporunda özetle; davaya konu aracın hasar sonrası oto mecburi -------- raporunda tespit ve tedarik edilen parçaların 37.191441 TL iskontolu değerlerinin ödemenin yapıldığı tarih itibari ile makul seviyede olduğu kabul ve takdir edildiği ve davaya konu aracın hasar sonrası oto mecburi mali mesuliyet ekspertiz raporunda takdir edilen---- işçilik bedeline ek olarak, kasa işçiliği ----rot balans işçiliği ---- maliyetleri ile birlikte ------ olabileceğine hasar tarihi itibari ile makul seviyede olduğu yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.Yine mahkememize alınan kusur raporunda özetle; ---- aracının sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda, önündeki kazaya karışan iki araç sürücüsüne karşı tam ve asli kusurlu olduğu, ----- aracının sürücüsünün ise bu trafik kazasının oluşumunda, kusursuz olduğu, ---- plakalı aracının sürücüsünün ise bu trafik kazasının oluşumunda, kusursuz olduğu yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, davacının 16/12/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle bakiye hasar bedeli tazminatı ve ekspertiz ücreti talebine ilişkindir.Tüm dosya kapsamından; davanın 16/12/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili talebine ilişkin olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalının sigortaladığı aracın sürücüsü ----- %100 oranında tam kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsü ------- kusursuz olduğu, dolayısıyla hasar bedelinden trafik sigortacısı davalı ------sigortaladığı aracın sürücüsünün kusuru oranında (%100) sorumlu olduğu, bilirkişi raporu dikkate alındığında davacı tarafa ait ---- plaka nolu aracın kaza nedeniyle hasar miktarının ------- olduğu, davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu zarar miktarının toplam 38.400,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce davacıya 34.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu, davacı vekilinin bedeli arttırmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle dava dilekçesindeki miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davalı sigorta şirketine davadan önce 27/02/2023 tarihinde başvuru yapıldığı, 8 iş günü sonrası olan 10/03/2023 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiş, sigortalı araç hususi olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
10,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 10/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Ekspertiz ücreti talebinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesine,
Karar harcı olan 615,40 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 179,90 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 435,5 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 359,80 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 7.161,50 TL yargılama gideri masrafı ve ekspertiz ücreti 400,00 TL olmak üzere toplam 7.561,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 10,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde -----------konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
20/02/2025