T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/904
KARAR NO : 2025/158
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/11/2022
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının 14.02.2022 tarihinde saat: 02.00 sularında ---- altından --- istikametine gitmek için ----- plakalı Ticari taksiye binmiştir. Müvekkil davacı ticari taksiye bindikten sonra gözlerini hastanede açmış ve trafik kazası geçirdiklerini hastanede öğrendiğini, yolcu olarak bindiği ticari taksiye, sürücüsü ---- olan ---- plakalı ----- marka aracın arkadan çarptığını ve bu surette kazanın meydana gelmiş olduğunu olaydan sonra öğrendiğini, müvekkili davacının, dava konusu kazada -----plakalı Ticari takside yolcu olup kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, dava konusu olayda kazaya karışan her iki araç sürücüsünün de% 100 kusurlu olduğunu, kusur raporu ile kazaya karışan araç sürücülerinin ne oranda kusurlu olduğu hususu açıkça ortaya çıkacağını, müvekkili davacının, dava konusu kazada ağır şekilde yaralanmış ve malül duruma düştüğünü, müvekkili -- yaralanmasına ve malül kalmasına sebebiyet veren ----- plakalı aracın Z.M.S. Sigortası davalı şirket tarafından yapıldığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilen dava dilekçesine rağmen cevap dilekçesi sunulmamış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği uyarınca, davacının sürekli ve geçici maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve bakıcı ihtiyacı olup olmadığının ve var ise oran ve süresinin belirlenmesi için ATK dan rapor aldırılmış olup, raporda özetle; davacının tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
Yine mahkememizce kusur durumunun belirlenmesi ve geçici - sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderlerinin hesaplanması için bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış olup özetle; Davalı ----- sigorta şirket sigortalısı ---- plakalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, ---- plakalı ticari taksi sürücüsü tam kusursuz olduğu, ----- plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacı, ----- kusursuz olduğu, dönemsel rayiç bedellerle 13.000,00 TL sağlık kurumlarına belgeli, 5.004,00 TL bakıcı, 3.000,00 TL pansuman, ilaç, bakım için tıbbi malzemeler ve yardımcı ortopedik malzemeler için,4.000,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel ihtiyaçları için olmak üzere 13.000,00 TL kısmı belgeli, 13.004,00 TL kısmı belgesiz olmak üzere toplam 26.004,00 TL belgeli-belgesiz bakıcı ve tedavi gideri olabileceğini ve kaza tarihi itibariyle tedavi ve bakıcı gideri zararının karşılanacağı kişi başı ölüm ve sakatlanma tazminatı limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri toplamı açısından teminat limitini aşan zararının olmadığı, davacı kazazede ----- hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 1.003.551,66 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 500.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının 503.551,66 TL olduğu yönünde rapor hazırlanmış olduğu anlaşılmıştır.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacının uğradığı zararını türü ve miktarı, zararın davalıdan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği ihtilaflıdır.-----Asliye Ceza Mahkemesi'nin -----esas sayılı dosyasında sanık ---- Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan yargılamasının yapıldığı, Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olma sucundan ise soruşturma kapsamında ek takipsizlik kararı verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli ---- gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ----- sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Mahkememize sunulan 09/11/2024 tarihli raporun kusura ilişkin kısmında; davaya konu kaza nedeniylea) Davalı --- Şirketi sigortalısı ---- plakalı araç sürücüsü ---- %100 (yüzde yüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ---- plakalı ticari taksi sürücüsü ----- %0 (yüzde sıfır) oranında tam kusursuz olduğu, --- plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacı, ----- %0 (yüzde sıfır) oranında tam kusursuz olduğu, kanaatleri bildirilmiştir. Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir.
Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin----- sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmamasının belirsiz olarak işaretlenmesi, soruşturma dosyası içerisinde davacının emniyet kemerinin takılı olmadığına dair bir beyan ve delilin bulunmaması, davacının kaza sonrasında araçtan fırlamış şekilde olay yerinde bulunduğu gibi bir tespite de yer verilmemesi nazara alındığında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı kesin bir şekilde saptanamadığından müterafik kusur indirimine gidilmemiştir.Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 19/07/2024 tarihli maluliyet raporunda; Davacının oluşan kazada tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde 1 ay boyunca bakıcıya ihtiyaç duyacağı bildirilmiştir. Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir.
Mahkememize sunulan 09/11/2024 tarihli raporun hesaba ilişkin kısmında; 20.10.1984 doğumlu ----- 14.02.2022 tarihinde trafik kazasında yaralanmasından dolayı dönemsel rayiç bedellerle 13.000,00 TL sağlık kurumlarına belgeli, 5.004,00 TL bakıcı, 3.000,00 TL pansuman,ilaç, bakım için tıbbi malzemeler ve yardımcı ortopedik malzemeler için,4.000,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel ihtiyaçları için olmak üzere 13.000,00 TI kısmı belgeli,13.004,00 TL kısmı belgesiz olmak üzere toplam 26.004,00 TL belgeli-belgesiz bakıcı ve tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, kaza tarihi itibariyle Tedavi Ve Bakıcı Gideri zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri toplamı açısından teminat limitini aşan zararının olmadığı, Davacı kazazede ----- hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 1.003.551,66 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı in 500.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının 503.551,66 TL olduğu, kanaatleri bildirilmiştir. Raporun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup Yargıtay uygulamaları gereği geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve SGK sorumluluğunda olmayan (belgesiz) tedavi giderleri de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardandır.
6111 Sayılı Kanun'la değişik 2918 sayılı KTK 98. maddesine göre; "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır." hükmü getirilmiştir. 6111 Sayılı Kanun gereği Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanacaktır. Bu nedenle davacının dava konusu tedavi giderlerinden belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden SGK, belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı sorumludur.
Davaya konu edilen tedavi giderlerinden, K.T.K. 98 md. Hükmüne (6111 sayılı yasa değişikliği) göre SGK'nın sorumluluğunda bulunan ve bulunmayanların belirlenmesi için, konusunda uzman doktor bilirkişiden rapor alınmış, mahkememize sunulan bilirkişi raporunda davacının kusur durumuna göre tedavi gideri miktarının toplam 26.004,00 TL olduğu, bu miktarın 13.000,00 TL'sinin belgeli tedavi gideri olduğu belirtilmiştir. SGK'nın sorumluluğunda olmayan tedavi giderleriyle sınırlı olarak davalının sorumlu olduğu tedavi giderleri için davalının sorumluluğuna, SGK'nın sorumluluğunda olan belgeli tedavi giderleri yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olup tedavi gideri talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davadan önce davalı sigorta şirketine 27/04/2022 tarihinde başvuru yapıldığından temerrüt tarihi 8 iş günü sonrası olan 10/05/2022 tarihi olarak kabul edilmiştir. Sigortalı araç hususi olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerektiği kaaatine varılmıştır.Davacı vekili dosyaya 18/02/2025 tarihli talep arttırım dilekçesini sunmuştur. Açıklanan nedenlerle talep artırım dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,
500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 10/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.004,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 10/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.000,00 TL tedavi gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 10/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (belgeli) tedavi gideri talebinin REDDİNE,
Karar harcı olan 34.701,75 TL'nin peşin harç olarak alınan 80,70 TL ile tamamlama harcı 1.796,00 TL' harçtan mahsubu ile bakiye kalan 32.825,05 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı tarafından yapılan 1957,4 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından dava nedeniyle yapılan 12.456,00 TL yargılama gideri masrafının kabul oranı üzerinden hesaplanan 12.036,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri masrafı bulunmadığından ret edilen miktar yönünden değerlendirilme yapılmasına yer olmadığına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 80.200,60 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddolunan miktar dikkate alınarak takdir edilen 17.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ----- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.