T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/526 Esas
KARAR NO: 2025/173
DAVA: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/11/2020
KARAR TARİHİ: 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müşterisi ------- adresinde yapılan işin bir parçası olarak zikredilen adreste ------- deposu inşa ve teslimi için davalı ile görüştüğü ve davalının bu hususta teklif mektubu sunarak, teklif mektubunda belirtilen vasıf ve mahiyette paket silindirik galvaniz modüler su deposunun yapımı ve belirlenen sürede teslimi yükümlülüğü taahhüdü altına girdiği, söz konusu su tankının tüm imalat ve montajı için 45.000,00 USD 4 KDV bedelle anlaşılmış olup, müvekkilinin anlaşmaya müteakip davalıya 35.000,00 USD karşılığı toplamda 31.315,00 EUR'luk iki adet çek verdiği ve bu çek bedellerinin ödendiği, Ne var ki karşı tarafın su tankı imalatını süresinde yapmadığı gibi ayıptan ari olarak da yapmadığı, davalının su tankını------- ifa ettiğinin delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu, davalı tarafından yapımı üstlenilen su tankının imal ve teslim süresi taraflarca 20 — 30 iş günü olarak karalaştırıldığı, ancak aradan aylar geçmesine rağmen, su tankının imal ve teslimi tamamlanmayıp, tank üzerinde yapılan Tetkiklerde su tankının statik basınç geçemediği, tekrar eden su kaçakları olduğu, su tutamaz halde olduğu, yapılış amacını gerçekleştiremediği, kullanılan malzemenin ölçü ve kalitesinin teklif edilen şartları sağlamadığı, silindirik olması gereken tankın silindirik olmadığı, deforme vaziyette olduğu, cidarlarında bir çok çöküklük ve şekil bozuklukları bulunduğu, imalat kalitesinin çok kötü olduğu, tabanı ve tavanı söktürülüp yeniden yaptırılmasına rağmen düzgün olmadığı, birleştirme noktalarında imalat açısından uygun olmayan dar, ince, simetriklikten uzak uygulamalar yapıldığı, boşta onlarca cıvata delikleri bulunduğu, tank imalat prensiplerine aykırı bir şekilde çeşitli ve birbirinden farklı sıvı ve katı conta uygulamaları yapılmış olduğu, imalatta sabit bir standardın sağlanamadığının görüldüğü, Müvekkil! tarafından müteaddit defa davalıya bildirimlerde bulunulduğu, işin 15 gün montaj süresinde tamamlanması gerektiği halde 6 ay süren montaj işlemleri sonunda halen tank montajı tamamlanmayıp, tankın havalığı, izolasyonu, merdiveni, ısıtıcılarının takılacak duruma gelmediği, su tankının kararlaştırılan özellikleri taşımaması nedeniyle, iş bu ayıplı ürünün müvekkilin müşterisi dava dışı ----- tarafından da kabul edildiği ve tankın yenilenmesi gerektiğinin bildirildiği, su tankının ayıplı olmasının, müvekkili tarafından yapılacak işin diğer bölümlerini de olumsuz etkileyip, işe devam edilemediği, tüm bu hususlar hakkında, müvekkili şirket tarafından davalıya -----yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarnamede belirtilen hususların gereği yapılmadığından, müvekkil tarafından ------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, davalının kendisine bildirilen huğusların gereğini yapmaması nedeniyle bu defa ----------- Sayılı d ndan, davalı tarafından imal edilen su tanki hakkında delil tespit Mkü ulunulduğu ve Mahkemece bilirkişi marifetiyle mahallinde davalı tarafından imal edilen su tankı üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporu ile de tespite konu su tankının -------- ayıplı olduğunun açıkça ortaya konulduğu, davalının su tankını sökmemesi üzerine, müvekkilinin yeniden su tankı imal ettirdiğini belirterek, müvekkilinin davalıya su tankı imalatına karşılık ödemiş olduğu 35.000,00 USD'nin ödeme tarihinden itibaren devlet bankalarının yabancı paralara uyguladığı bir yıllık en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalıdan tahsiline, müvekkili tarafından davalının imal ettiği su tankının sökümü için yapılan masraflar, yeni bir su tankı imal ettirmek zorunda kalınması nedeniyle yaptığı masraflar, ayıplı su tankı imali nedeniyle müvekkilin ödemek zorunda kaldığı tutarlar da dahil olmak üzere, ayıplı su tankı imali nedeniyle müvekkilinin uğradığı müspet ve menfi zararlara ilişkin, zarar miktarı tam ve belirlenebilir olduğu anda artırılmak üzere davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından keşide edilen 14.09.2021 tarihli ihtarname müvekkile tebliğ edilip, bu ihtarnameye karşı ------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiği, davacı ile müvekkil arasında yapılan sözleşme ile ilgili ürün ve hizmetlerin------tarihinde ----- firmasına teslim edilip, komple faturasının davacı firmaya kesildiği, davacının resmi defterlerinde 12. ayda kaydedilen bu faturanın ödemesinin sadece bir kısmı yapılıp, geri kalan kısmının faturasının müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadan muhasebesel bir işlem için kesiyoruz, bize geri fatura edilecek denildiği, fakat itiraz süresi dolduktan sonra verilen sözlerin tutulmadığı, gerçeği yansıtmayan faturanın sahte fatura olduğu, malzemelerin şantiye teslimlerinde malzemelerin davacı firma personelleri tarafından incelenip, teslim alındığı, montaj tarihinin uzamasının davacının kendi problemlerinden kaynaklandığı, firmanın işi 10. ayda almasına rağmen, müvekkil firmaya li. Ayın sonunda sipariş geçip, avans ödemesini yaptığı, 2020 yılının 1. ayı itibariyle İzmit bölgesinde havanın yoğun kar yağışlı olduğu, buna rağmen montaj talep edilip, müvekkili firma tarafından montajın en iyi şekilde yapıldığı, davacının ise üzerine düşen iskele faaliyetini Şubat ayının sonlarında yerine getirebildiği, Mart ayında ise Covid 19 tedbirleri kapsamında montaj mahalli kapatılıp, müvekkile çalışma izninin 5. ayda verildiği, 15 gün sonra da montaj bitip, teste hazır hale getirildiği, izolasyon malzemelerinin tamamının montaj mahallinde depoda olduğu, davacı firmaya aylar önce teslim edilmesine rağmen izolasyon için izin verilmediği, bu durumun tek nedeninin müvekkili firmaya ödemeleri gereken 10.000,00 USD ve iş bedelinin KDV kısmını ödememek olduğu, bu faturanın kendilerine 12. ayda kesildiği ve davacının da faturayı kabul edip, ticari defterlerine işlediği, bu nedenle, gerek teslimat sürecinde ve gerek her süreçte davacının aktif rolü bulunurken, teslim kabul edilmişken, gözden geçirme prosedürü geçilmişken, sonradan ayıp iddiasıyla ve ayıp varsa dahi kimin yaptığına dair belirlenemeyecek süre içinde delil tespiti yaparak müvekkile kusur izafe etmeye çalışılıp, firmanın ticari itibarını zedelemeye yönelik iddialarının tümü asılsız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkememizce, dava konusu talebi kapsayacak şekilde dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, alınan raporun sonuç kısmında " davacının davalıya tank yapımı için ödediği tutarın istenebileceğinin kabulü durumunda; davacının davalıdan 12.11.2020 dava tarihi itibariyle toplam 34.876,07 USD alacak talebinde bulunabileceğinin söylenebileceği, davacının tankın sökümü ile yeni tank yapılması ile ilgili 12.11.2020 dava tarihine kadar toplam 147.152,03 TL harcama yapmış olup, bu bedelin istenip istenmeyeceği konusunda takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, istenebileceğinin kabulü durumunda, 12.11.2020 dava tarihi itibariyle 147.152,03 TL tutarı isteyebileceğinin söylenebileceği, ancak davacı taraf su tankını 51.025,00 TL bedel ile sattığından dolayı davacının davalıdan ( 147.152,03 - 51.025,00 ) — 96.127,03 TL tutarınca alacak talebinde bulunabileceğinin söylenebileceği, Davacı taraf; huzurdaki dava tarihinden sonra da 549.179,73 TL tutarında harcama yaptığını beyan edip, bu beyana istinaden toplam 549.179,73 TL faturalar sunmuş ise de, bu harcamalar davadan sonra olduğunu " şeklinde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
Yine mahkememizce taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davalının edimlerini taahhüt ettiği şekilde yerine getirip getirmediği, sözleşme gereği davalı tarafça imal edilip montajı gerçekleştirilen deponun ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın kabulden imtinayı gerektirecek nitelikte olup olmadığı, depodaki ayıp nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, zarar meydana gelmişse ne miktarda olduğu, davacının kurduğu su tankı üzerinde de inceleme yapılarak davacının talep ettiği zarar kalemlerinin de değerlendirilerek dosya kapsamında yer alan tarafların iddia ve savunmalarını karşılar nitelikte ve dosyada mevcut delil tespiti ve muayene raporu değerlendirilmek sureti ile mahallinde talimat mahkemesi aracılığıyla keşif yapılarak bilirkişilerden rapor aldırıldığı alınan raporda özetle; taraflar arasında ödeme konusunda kabul edilen miktara ilişkin bir ihtilaf bulunmaması ve davacının, davalıya su depolama tankı yapımı için ödediği tutarın geri istenebileceğinin kabulü durumunda, davacının, davalıdan 01.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte 35.000 USD (Dolar) alacak talebinde bulunabileceğine, dosyadaki mübrez tüm faturaların incelenmesi neticesinde davacının ayıplı tankın sökümü ve yeni tank yapılması ile ilgili olarak 189.830,84 TL harcama yaptığı ancak davacı tarafın ayıplı su tankını 51.025,00 TL'ye hurdaya satışı nedeniyle bu miktarın mahsup edilebileceği ve neticeten davacının ayıplı tankın sökümü ve yeni tank yapılması ile ilgili olarak zararının tazmin edilmesi talebinin kabulü durumunda davalı taraftan 138.805,84 TL alacak talebinde bulunabileceğine, davacının, davalı şirket ve dava dışı ---------- olduğu su depolama tankı yapımı sözleşmelerindeki bedel farkı zararının tazmin edilmesinin talebinin kabulü durumunda davacının, davalı taraftan 6.136 USD (Dolar) alacak talebinde bulunabileceği şeklinde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin ayıplı ifa edildiği iddiasına dayalı uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.
Taraflar arasında silindirik galvaniz modüler su deposu yapım işi hususunda 45.000 USD (Dolar) + KDV bedeli üzerinden anlaşma yapıldığı, su deposunun ayıplı olduğunun davacı firma tarafından tespit edilmesinden sonra dava konusu su tankı yerinden sökülerek başka bir firmaya yenisinin yaptırıldığı anlaşılmıştır.Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Eldeki davada uygulanması gereken ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 474- 478 (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 359-363. maddeleri) ayıplı işler hakkında uygulanır. Bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir.Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık ve gizli olabileceği gibi maddî ve hukukî ayıp şeklinde de olabilir. Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır. Gizli ayıp ise, basit bir kontrol ve muayene ile tespit edilemeyen, eserin kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıptır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 474/1. maddesi (BK, m. 359/1) maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 477/3. (818 sayılı BK'nın 362/3.) maddesi, 'Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır' hükmünü içermektedir. Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474 (818 sayılı BK'nın 359), gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. ( 818 sayılı BK'nın 362.) maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. (818 sayılı BK'nın 360.) maddesinde tanınan hakları kullanabilir.------ D. İş. Sayılı tespit davası neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun incelenmesinde; ----- Sayılı tespit dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda davalı şirketçe su deposunun %100 ayıplı olarak üretildiği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.-------düzenlenen --------- Raporunda; Dava konusu su depolama tankının, temel fonksiyonu olan su sızdırmazlığını sağlayamadığının, tankın tam silindirik şeklinin sağlanamadığının ve bir çok noktada montajı mümkün kılmak için gövde plakalarının eğik ve bükük olduğunun, hem tankın tam silindirik yapıda olmaması hem de montajda yapılan teknik hataların sebep olduğu eğilmeler ve bükülmeler sebebiyle tavan montajının gövde ile uyumsuz şekilde gerçekleştirildiğinin, bir çok noktada tavan sacının, en üst donanım gövde plakasının üzerini eşit şekilde kapatamadığının, yapılan pozisyonlama hatalarından dolayı bir çok noktada gövde plakalarının yatay doğrultuda eşit seviyede olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karara verilmiş ve davalının edimlerini taahhüt ettiği şekilde yerine getirip getirmediği, sözleşme gereği davalı tarafça imal edilip montajı gerçekleştirilen deponun ayıplı olup olmadığı, davacının zararının bulunup bulunmadığı var ise miktarı hususlarında talimat mahkemesi aracılığıyla keşif icra edilmek suretiyle rapor alınmıştır. Sunulan raporlarda dava konusu modüler su deposunun ayıplı olduğu, teklif mektubu içeriğine aykırı malzeme kullanımı söz konusu olduğu, ayıbın kabulden imtinayı gerektirecek nitelikte olduğu belirtilmiş olup raporun yasalara uygun denetime elverişli olduğu kanaatiyle mahkememizce dava konusu deponun ayıplı olduğu kanaatine varılmıştır. Su kaçağının olduğu su testleri sonucu anlaşıldığından söz konusu ayıbın gizli ayıp olarak kabulü gerekmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve BK’da eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye bildirim şeklinin nasıl olacağına dair herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar. Ancak ayıp ihbarı hukukî işlem olmayıp, hukukî işlem benzeri maddî vakıa olduğundan, ----- uygulamalarında eser sözleşmelerinde aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dahi olsa ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir.Somut olayda dinlenen tanık ------ beyanı da dikkate alındığında deponun montajından sonra deponun su sızdırdığını davalı şirkete haber verildiği, yapılan imalattaki ayıp ve kusurlardan davacı yüklenicinin haberdar edildiği ve ayıp ihbarının gerçekleştiğinin kabulü gerekmiştir.Davacı firma tarafından çeklere dayalı olarak davalı firmaya toplam 31.315 EURO ödeme yapıldığı, davalı şirketin düzenlediği tahsilat makbuzlarına göre davacı firmanın son ödemeyi 03.01.2020 tarihinde yaptığı, Mahkememizce alınana bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davacının, davalıdan son ödeme tarihi olan 01.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte 35.000 USD (Dolar) alacak talebinde bulunabileceği, davacının ayıplı tankın sökümü ve yeni tank yapılması ile ilgili olarak 189.830,84 TL harcama yaptığı ancak davacı tarafın ayıplı su tankını 51.025,00 TL'ye hurdaya satışı nedeniyle bu miktarın mahsup edilebileceği ve neticeten davacının ayıplı tankın sökümü ve yeni tank yapılması ile ilgili olarak zararının tazmin edilmesi talebinin kabulü durumunda davalı taraftan 138.805,84 TL alacak talebinde bulunabileceği, davacının, davalı şirket ve dava dışı------ yapmış olduğu su depolama tankı yapımı sözleşmelerindeki bedel farkı olan 6.136 USD (Dolar) alacak talebinde bulunabileceği anlaşılmakla, dava kısmi olarak açılmış olduğundan ıslah ile artırılan kısım yönünden ıslah tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiş olup davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REEDDİNE,
-------- tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
138.805,84 TL'nin 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren 137.805,84 TL'sinin ıslah tarihi olan 13/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
6.136,00 USD'nin ıslah tarihi olan 13.12.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Karar harcı olan 26.257,52 TL'nin peşin harç olarak alınan 4.631,42 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 4.028,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 17.598,10 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 8.713,82 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından dava nedeniyle yapılan 3.704,85 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden hesaplanan 3.594,41 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından dava nedeniyle yapılan 1.704,40 TL yargılama giderinin reddolunan oran üzerinden hesaplanan 50,81 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 61.502,04 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddolunan miktar dikkate alınarak takdir edilen 11.809,53 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve reddolunan kısım üzerinden hesap olunan 1.280,65 TL'sinin davalı taraftan; 39,35 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2025