T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/270 Esas
KARAR NO:2025/49
DAVA: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/02/2018
KARAR TARİHİ:23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan -----davacı arasında gerçekleşen ----- istinaden; "Sözleşmenin Ödeme Şartları" başlıklı 7. Maddesinde belirlendiği üzere davacı şirket tarafından ; ----- numaralı davalı adına keşide edilmiş olduğunu, ------ bedelli 1 numaralı davalı adına keşide edilmiş olduğunu, -----bedelli 1 numaralı davalı adına keşide edilmiş olduğunu ve------ bedelli 1 numaralı davalı adına keşide edilmiş olduğunu, ancak, borcun sebebi olan Danışmanlık Sözleşmesi'nin "FESİH" başlıklı 5. Maddesi gereği danışmanın sözleşmeden doğan edimini yerine getirmemesi neticesinde taraflarca iradi olarak fesih sonucu bağlanmış ve çeklerin verilme sebebi ortadan kalkmış olduğunu, iş bu çeklerin bedelsiz kaldığının ve çeklerden dolayı davacıların borçlu bulunmadığının tespiti ile dava konusu çeklerin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ------- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 29/11/2017 tarihinde bir danışmanlık sözleşmesi müvekkilinin gıyabında yapılmış iki taraflı ----- akit olup ,bu akitte taraf olmayan müvekkili şirketin hiçbir hak ve yükümü olmadığını, bu sözleşmenin ifasıdan dolayı müvekkilinden talep edilebilecek bir husus bulunmadığını, dava konusu sözleşme ile bir bağ bulunmamakla birlikte müvekkili ile davacı şirket arasında dava konusu dışında ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete 538.501 TL.'lik temizlik deterjanı ve kimyasalı sattığını, söz konusu malların irsaliye ile yasal teslim yapılarak davacı şirketin resmi ticari defterlerine borç olarak işlendiğini, söz konus alacak ayrı bir dava konusu olacağını, işbu dava ile borçlu çıkılması durumuna karşı takas ve mahsup definde bulunduklarını, söz konusu sözleşmede ifa ve nizami fesih durumları varit olmadığını, sözleşmenin gereği gibi yapılmamış ise 5.maddedeki fesih hakkı resmi ihtar ile kullanılmalı ve sözleşmeye bu şekilde son verilmesi gerektiğini, dosya kapsamında ifa durumu görünmemekte ve resmi bozucu irade beyanı (fesih ihtarı)bulunmadığını, bu haliyle sözleşmenin geçerli nitelikte olduğunu, temerrüt ve dava hakkı varit olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit davasının çek sahibine karşı açılabilmekte olduğunu, davalı müvekkili ----- dava konusu çeklerin sahibi olmadığını, ilgili çeklerin incelenmesi ile de bu durumun kanıtlanacağını, müvekkilinin çek üzerinde imzası bulunmadığını, ortada pasif husumet yokluğu olduğunu ve bu nedenle davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın hataya düşerek davayı müvekkiline karşı yönlendirmişse de müvekkilinin davalı olma sıfatı taşıyamayacağından pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargıtayın birçok kararına konu olmuş bu olayla ilgili yerleşik içtihat mevcut olduğunu, pasif husumet yokluğunda ---- içtihadı davalının ıslah edilerek değiştirilemeyeceği yönünde olduğunu da belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ------- vekili ise cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline yapılan tebligatta tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği ve fakat bulamadığı belgelenmediğini ve yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığını, müvekkilinin tebliğ tarihinde dava dilekçesinde belirtmiş olduğu adreste ikamet etmekte olduğunu, evde tam zamanlı home ofis çalışmakta olan kızı bulunmakta ve apartman görevlisi olan yaklaşık 10 daire olan ayrıca binanın alt katında dükkanlar olan bir binada ikamet edildiğini, ancak tebligat memuru evde bulunan kızına, binadaki komşulara ,apartman görevlisine veya alt katta yıllardır bulunan dükkan sahibine sormaksızın yeterli araştırma yapılmaksızın kapıya da kağıt yapıştırmaması neticesinde eksik araştırma yapılarak evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına şerh edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilinin davacı tarafın keşide ettiği çeki bir ay önce tahsil etmek için---- şubesine takas için verdiğini, ancak davacı şirket yetkilileri müvekkilini arayarak çeki o tarihlerde ödeyemeyeceklerini belirtmiş olup bir ay sonra ------bedelli yeni bir çek verdiklerini, bedelleri alınan çeklere ilişkin olarak icra takibi yapma ve sebepsiz zenginleşmeden dolayı talepte bulunma hakları saklı ve baki kalmak kaydıyla dava konusu yapılan çeklerin keşide tarihleri henüz gelmediğinden çekler bankaya ibraz edilmemiş ve halihazırda ödeme yapılmadığını, bu nedenle davacı nezdinde bir an önce dava açarak, çekler hakkında önce tedbir kararı alma, daha sonra ise bedelsiz kalan çeklerden dolayı borçlu bulunmadığını tespit ettirme talebi olan davacının bu talebi haksız ve kötü niyetli bir talep olduğunu, taraflar arasındaki husumet ve yapılan sözleşme müvekkilini ilgilendirmediğini, müvekkilinin davaya konu sözleşmeye taraf olmadığını, dolayısıyla dava husumet yoksunluğundan reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin bu olayda iyi niyetli olup sebepsizce zenginleşmemiş olduğunu, davacı tarafın ticarette çeke olan güveni sarsmaya yönelik bir davranışta bulunduğunu, davacı tarafın yaptığı işlem ticari bir işlem olup müvekkilini bağlayıcı bir hüküm doğurmadığını, davacı şirketin davaya konu çeki ciro aracılığı ile değil ilk çeki ödeyemeyeceğini müvekkiline bildirip ilk çeki geri çektirip dava konu çeki direk müvekkiline verdiğini, müvekkilinin tarafların arasındaki sözleşmeden bir haberi olmadığını dolayısı ile tamamen iyi niyetlidir ve bu dava sonucunda mağdur olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ------ ben galeri sahibiyim, aynı zamanda gayrimenkullere ilişkin danışmanlık hizmeti veriyorum, davacı şirket yetkilisi -------- tanışıklığımız vardır, hali hazırda işlettiği fabrikasından memnun olmadığı için bir arazi arayışındaydı, mali müşavir -------bürosunda denk geldik, bu esnada tanıştık, dava konusu araziyi ----- buldu, arazinin -------- ait olduğu söylenerek taşınmazın bilgileri şirket yetkilisine verildi, araziyi gidip görüp görmediğini bilmiyorum, taşınmazın tahsisi için danışman arayışına girildi, böylelikle adını bize ------olarak beyan eden kişiye ulaşıldı, bu kişi kendisini ----- veya istihbarat üst birimlerinde yetkili olarak tanıttı, ayrıca bize -------ile birebir görüştüğünü beyan etmişti, bu kişiyle davacı taraf ben tanıştırdım, danışmanlık sözleşmesini bu kişinin üstlendiğini biliyorum, --------da aynı büroda çalıştığını biliyorum, kendisini bana ---------beyin oğlu olarak tanıttı, danışmanlık sözleşmesinin hazırlandığı sırada ben tarafların yanında değildim, sözleşmenin imzalandığı ve çeklerin düzenlendiği esnada ordaydım, davacı şirket yetkilisi ----- çekleri düzenleyerek ---- verdi, --------bey daha sonraki günlerde bir adet çek vererek çekin ----- iade edilerek bunun yerine aynı tutar karşılığında yerine iki adet çek düzenlenmesini istedi, dedi. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizce imza incelemesi yapılmak üzere Grafoloji Uzmanı bir bilirkişiden rapor aldırılmış olup özetle; inceleme konusu çeklerin arka yüzlerinde ------atfen atılmış ciro imzaları ile davalı şirket yetkilisi-------ait karşılaştırma imzaları arasında, imza incelemesinde kullanılan grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından çok önemli farklılıklar saptandığından, ineeleme konusu ciro imzalarının, mevcut karşılaştırma imzalarına kıyasla davalı şirket yetkilisi --- eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Yine Mahkememizce------ sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenilmiş olup, ceza dosyasının incelenmesinde; davacı katılanın ----sanıkların --------olduğu, suçun Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık olduğu, yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında mahkumiyet verildiği, verilen kararın 03/07/2024 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, bedelsizlik iddiasına dayalı olarak dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Davalılardan ---- davacı şirket yetkilisi ---- Tarihli -----akdedildiği, sözleşmenin konusunun --------- nezdinde yapılacak olan ilk etapta Kiralama (tahsis) işi" olduğu, bu sözleşmeye istinaden; davacı şirket tarafından düzenlenen dava konusu 4 çekten 3 tanesinin davalı ----- lehine, 1 tanesinin ise davalı ----lehine düzenlendiği, zira sözleşmenin 7. Maddesinde "..Danışman adına yapılacak ödeme -------emrine düzenlenen çeklerle yapılmış olacaktır. İş bu çekler ---- adına kayıtlı olup ------- adına düzenlenecektir.." hükmünün düzenlendiği, sözleşmenin "Fesih" başlıklı 5. Maddesinde ise, "İşbu sözleşmede belirlenen ---- kapsamında yapılacak olan ----tahsis işleminin Danışman tarafından tamamlanmaması halinde ----- tarihinde işbu sözleşme geçersiz olup, taraflarca feshedilecek ve işbu sözleşme kapsamında alınan bedeller İŞVEREN'e aynen iade edilecektir." hükmünün düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı bu hüküm gereği tahsis işlemi gerçekleşmediğinden çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürmüştür.Davalı ------- lehtar-ilk ciranta imzasının şirketin yetkilinine ait olmadığı ileri sürüldüğünden mahkememizce ilgili kurumlardan imza örnekleri toplanarak imza incelemesi yaptırılmış, düzenlenen bilirkişi raporunda davalı ----- adına atılı ciro imzalarının davalı şirket yetkilisi ----- el ürünü olmadığı belirtilmiştir.
Mahkememizce ----müzekkere yazılarak sözleşme konusu ------ taşınmazla ilgili tahsis işlemine ilişkin başvuru yapılıp yapılmadığı hususu sorulmuş, müzekkere cevabında "Davaya konu 290 parselinde aralarında bulunduğu alan, ---------- arasında imzalanan 11.03.2013 tarihli protokol kapsamında şehir hastanesi yapılması amacıyla ----- tahsisi -------- sayılı yazısı ile uygun görüldüğü bildirilmiş olup, söz konusu taşınmaz Hazineye ait olup, 2/b niteliğindeki taşınmazlardan olmadığından, Hazineye ait taşımnazların şahıslara tahsisinin söz konosu olmadığı ayrıca şahıslar tarafından İdareye herhangi bir başvuru olmadığı" şeklinde cevap verilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafça dolandırıcılık suçundan davalı ---- babası dava dışı--- hakkında şikayette bulunulmuş, yapılan soruşturma neticesinde ----- hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan dava açılmış ve ---- yargılama yapılmıştır.---- Karar sayılı ilamı ile sanıklar ---- nitelikli dolandırıcılık suçundan 5 yıl hapis ve 833.320 tl adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki tahsis işleminin Danışman tarafından tamamlanmaması halinde 12.12.2017 tarihinde işbu sözleşme geçersiz olacağı düzenlemesi, Mahkememizce----- yazılan müzekkere cevabı dikkate alındığında dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığı, ----- ilamı gözetildiğinde esasen böyle bir tahsis işleminin gerçekleşmesinin de imkansız olduğu anlaşılmakla davacının söz konusu çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.Dava konusu olaya ilişkin soruşturma ve kovuşturma kapsamında alınan ifadeler incelendiğinde ------ isimli şahsın söz konusu çeki -----abisi olarak bildiği ---aldığını beyan ettiği, --- ifadesinde --- çekleri kıran tefeci olduğunu beyan ettiği, yine davalı ---- mahkememize sunduğu dilekçelerdeki beyanlarıyla soruşturma kapsamındaki beyanlarının çelişkili olduğu, davalıların benzer suçlardan bir çok ceza dosyaları da bulunduğu dikkate alındığında davalıların iyi niyetli hamil olmadıkları kanaatine varılmıştır. Dava konusu çekler için tedbir kararı verilmediğinden, yargılama sırasında çeklerin dava dışı 3. kişiler tarafından tahsil edilmiş olduğu, her ne kadar davacı beyan dilekçeleri ile davasının istirdat davasına dönüştüğünü ve davaya konu çek bedellerinin ve hatta dava konusu olmayan çek bedellerinin istirdadını talep etmiş ise de; borçlunun menfi tespit davası açmış olması halinde menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı verilmez ve borç icra dosyasına ödenirse menfi tespit davası İİK'nın 72/6. maddesine göre kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceği, ancak somut olayda davacının, çeklerin ibrazı üzerine dava dışı hamillere ödemede bulunduğu, dolayısıyla davacının aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle icra dosyasına ödediği bir bedel olmadığından menfi tespit davası kendiliğinden istirdat davasına dönüşmeyeceği, davacının dava dilekçesinde sebepsiz zenginleşmeye dayanarak alacak talebinde bulunmadığı ve usulüne uygun yapılmış bir ıslah talebi de bulunmadığından, mahkememizce davacının davalılara dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik karar verilmesi gerekirmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur -----
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davacının dava konusu;
- ----- bedelli keşidecisi davacı olan çek,
- ---- bedelli keşidecisi davacı olan çek,
- ----- bedelli keşidecisi davacı olan çek ile
- ----- bedelli keşidecisi davacı olan çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine,
2- Karar harcı olan 11.271,15 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.817,79 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 8.453,36 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- Davacı tarafından yapılan 2.853,69 TL harç masrafının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 511,50 TL yargılama gideri masrafının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı ------- tarafından yapılan yargılama gideri masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ------- konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekili ve davalı ------ yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/01/2025