T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/250 Esas
KARAR NO: 2025/30
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 04/04/2024
KARAR TARİHİ: 16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı----- plaka nolu aracın, ----tarihinde müvekkile ait---- plka nolu araca çarparak hasarladığını, ---- plaka nolu araç sürüsünün bu kazada 96100 oranında kusurlu olduğunu, kaza sonucunda müvekkili aracında 184.752,00-TL lik hasar meydana geldiğini ve bu bedeli aracın kasko sigortacısının karşıladığını, müvekkilinin aracının 2011 model olup kilometresininde düşük olduğunu, ayrıca araçta değer kaybı meydana geldiğini ve hazırlanan eksper raporuna göre araçta 142.000,00-TL değer kaybına meydana geldiğini, muhatap sigorta şirketine ödeme yapılması için başvurulduğunu ancak davalı şirket tarafından bir ödeme yapılmadığını, bütün bu nedenlerle, fazlaya ilişikin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, müvekkille ait ---- plaka nolu araç için şimdili 100,00-TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına karışan ------ plaka nolu aracın müvekkili şirketçe kasko sigortalı olduğunu, davacının talebine ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, aynı şekilde---- plaka nolu aracın trafik sigprta poliçesinide ----- düzenlediğini, davacı tarafın değer kaybı talebinin reddi gerektiğini, dosyada bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun amcak teminat limitiyle sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin faizden sorumlu olamayacağını, aksi kanaat halinde ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedileceğini, bütün bu nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları lı kalmak kaydıyla, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını istemiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda özetle; davalı ---- plaka nolu kamyonet sürücüsü ---- %100 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafa ---plaka nolu otomobil sürücüsü ----- kusursuz olduğu, davacı tarafa ait ------ plaka nolu otomobilin kaza nedeniyle toplam değer kaybı bedelinin 10.000,00-TL olup, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğundan, davalı ---- bedelin tamamından sorumlu olacağı yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce ------ müzekkere yazılarak, -------üzerindeki daini mürtein kaydının devam edip etmediği, devam ediyorsa davaya muvafakat verilip verilmediği sorulmuş olup, banka tarafından verilen cevabi yazıda daini mürtein kaydının devam ettiği ve davaya muvafakatlerinin olmadığını bildirdikleri anlaşılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava dışı-------- davalı----- arasında düzenlenen genişletilmiş kasko sigorta poliçesinde,----- dain-i ve mürtehin olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.6102 sayılı TTK'nun 1453. maddesi uyarınca malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1406. maddesi uyarınca bir başkasının rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirebilir.6102 Sayılı TTK'nun 1456/1. maddesinde "Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder" hükmünün yanı sıra aynı maddenin 2.fıkrasında ise "Sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez. Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir" hükmüne yer verilmiştir.4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi uyarınca, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatının alınması gereklidir.Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak suretiyle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur. Öncelikle talep hakkının rehin hakkı sahibinde olması, yani sigorta bedelinin rehin hakkı sahibine ödenmesi gerektiği durumda, rehin hakkı sahibinin muvafakatinin bulunması halinde sigortalıya sigorta bedeli ödenebilir.Bu durumda dava açma hakkı da öncelikle rehin hakkı sahibinde olduğundan bir dava şartı olarak aktif dava ehliyeti olan davacı sıfatının da rehin hakkı sahibinde olduğu, buna karşın daini mürtehinin muvafakati halinde bu şartın yerine getirilmiş sayılacağı----- içtihatları ile de ortaya konulmuştur.
Somut davada, dain ve mürtehin sıfatı bulunan banka şubesi, 18/10/2024 tarihli yazısı ile araç üzerindeki banka rehninin devam ettiğini, bankanın davaya muvafakatlerinin bulunmadığını bildirmiştir.Dava dışı rehin hakkı sahibi banka tarafından, davacının açtığı davaya kayıtsız şartsız muvafakat verilmediğinden ve davacının tek başına iş bu davayı açma hakkı bulunmadığından, davanın aktif dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın 6100 Sayılı HMK' nun 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı (aktif husumet) yokluğundan usulden REDDİNE;
Karar harcı olan 615,40 TL'nin dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama gideri masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025