T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/421 Esas
KARAR NO: 2024/989
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 10/06/2024
KARAR TARİHİ: 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA : Davacı kendi adına asaleten ve şirket adına temsilen açtığı davada dava dilekçesinde özetle; 14/09/2011 yılında geçirmiş olduğu beyin kanaması nedeniyle ameliyat olduğunu, 7 gün sonra tekrardan ameliyat olduğunu, ölüm tehlikesinin 5 yıl boyunca devam edeceği bilgisini aldığını, sağlık nedenleri ve olumsuz ekonomik nedenlerden dolayı iş yeri olarak kullandığı daireyi kiraya verdiğini, bu nedenle adrese gönderilen tebligatların iade olduğunu, şirketin sermaye artışoı yapmaması nedeniyle terkin edildiğini, şirketin devam eden ticari davaları bulunduğunu, ------ sayılı dosyası ile ihya davası açtığını, davanın reddedildiğini, bunun üzerine aynı mahkemenin---- sayılı dosyasından yargılamanın iadesi talebinde bulunduğunu,, bu dosyada ihya davası açması için süre verildiğini belirterek-----ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ 6102 sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili ---- re’sen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “anonim Ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine Ve Kuruluşu Ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili ---- numarası ile kayıtlı bulunan----- dosyasında yapılan incelemede, şirketin “6102 sayılI Kanunun Geçici 7’nci Maddesi”, “münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci Maddesi”, 6103 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 Maddesi Ve Anonim Ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine Ve Kuruluşu Ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; "sermayesinin yasal tutarının altında olduğu" hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 07.07.2014 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7’nci maddenin 15’nci fıkrası, “ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünün haiz olduğunu, müvekkili------- mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise de; “münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “bu tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere, ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile 6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7.maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, mahkememizin 25/09/2024 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenerek uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilmiştir. Davacıya ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık noktalarının tespiti aşamasında ihya talebinin hangi dava dosyaları için olduğu sorulmuş davacı imzalı beyanı ile" Benim ihya talebim dava dilekçemin 5. Sayfasında yer alan derdest devam eden davalar olarak bildirdiğim davalardır. Hemen altında yeniden açılacak ticari davalar başlığı altında belirttiğim dosyalar için de yargılamanı iadesi talepli olarak dava açtığımda ihya talebinde bulunacağım." demiştir.Davacı tarafından daha sonra ibraz edilen 22/11/2024 tarihli dilekçe ile de daha önce bildirdiği asliye hukuk mahkemelerinde devam eden dava dosyaları yönünden ihya talebinin olmadığı beyan edilmiştir. İhyası talep edilen şirketin sicil dosyası getirtilmiş, şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde kaldığı, -------- dosyasında yapılan incelemede;şirketin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; "sermayesinin yasal tutarının altında olduğu" hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 07.07.2014 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiği anlaşılmıştır.6102 Sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler hükmü, ------ tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açılmış olup davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de, ------- 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği anlaşıldığından hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir -------- 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 1.7.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 1.7.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması sebebiyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Anılan maddenin 4. fıkrasına göre; ------ kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere ------- Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Davacının ihya talebine konu ettiği dava dilekçesinde derdest devam eden davalar olarak bildirdiği dava dosyalarından ------- dosyalarda davacıya şirketin ihyasını sağlamak üzere dava açması için süre verildiği, davacının şirket hakkında devam eden bu davalar nedeniyle dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Yine ------ dosyada da davacının kendi adına asaleten ve şirket adına temsilen açtığı davada ----- kararı ile şirketin ihyası gerektiğinin belirlendiği anlaşılmış bu dava dosyası için de davacının ihya talebinde hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.------dosyada davacının kendisi adına asaleten ve şirket adına temsilen açtığı davada yürütülen yargılama neticesinde davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, kararın --------denetiminden geçerek kesinleştiği bu yüzden şirketin ihyası talebi için davacının hukuki yararının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.----Sayılı dosyada davacının ----aleyhine ihraç kararının iptali için dava açtığı, şirketin dava dosyasında taraf olmadığı,------Sayılı dosyada davacının ---- aleyhine tazminat davası açtığı verilen görevsizlik kararının kesinleştiği,şirketin dava dosyasında taraf olmadığı,---- dosyada davacının ---- talebiyle açtığı davanın reddine karar verildiği, şirketin davada taraf olmadığı,----Sayılı dosyada davacının kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası açtığı, davanın reddedildiği,şirketin davada taraf olmadığı,----sayılı dosyada davacının ----- Aleyhine dava açtığı,şirketin davada taraf olmadığı,---- dosyada davacının kooperatif üyeliğinin sona ermesi nedeniyle alacak davası açtığı,şirketin davada taraf olmadığı,----- dosyada davacının menfi tespit davası açtığı, davanın reddine karar verildiği,şirketin davada taraf olmadığı,----- Sayılı dosyada davacının kendisi adına asaleten ve şirket adına temsilen açtığı davada yürütülen yargılama neticesinde davanın görev yönünden reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, bu yüzden söz konusu dava dosyaları yönünden davacının şirketin ihyası talebi için hukuki yararının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Yapılan yargılama toplanan deliller bir arada değerlendirildiğinde ,davacının mahkememizde açtığı davada resen terkin edilen----- bir kısım dava dosyaları yönünden ihyasına karar verilmesini talep ettiği, getirtilip incelenen dava dosyalarından ------ dosyalarda yürütülen yargılama ile sınırlı olarak ihyasının gerektiği, ve tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği, davacı tarafça davalı------işlemlerinin usulsüz olduğunun ileri sürülmediği, sicil müdürlüğünün dava açılmasına sebebiyet vermediği bu yüzden yargılama giderin den de sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmış, davacı---- açtığı davanın kısmen kabulüne, ------- sicil numarasında kayıtlı iken terkin olan ---------sayılı dosyalarda yürütülen yargılama ile sınırlı olarak ihyasına, şirketin ----- tesciline, ek tasfiye işlemleri için resen davacının tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiş, davacının bildirdiği diğer dava dosyaları yönünden ise şirketin ihya edilmesinde hukuki yararının bulunmadığı kabul edilmiştir.Davacı tarafça dava dilekçesinde ihyası istenen şirket davacı taraf olarak gösterilmiş ise de şirket sicilden terkin edildiğinden tüzel kişiliği son bulmuş ve davacı olarak davada taraf olma ehliyeti kalmamıştır. Bu yüzden şirket yönünden açılan davanın taraf ehliyeti bulunmadığından usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ----- yönünden açılan davanın taraf ehliyeti yokluğundan usulden reddine,
2-Davacı ---açtığı davanın kısmen kabulüne,---- numarasında kayıtlı iken terkin olan-------sayılı dosyalarda yürütülen yargılama ile sınırlı olarak ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemleri için resen davacının tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına, davacı aynı zamanda şirket yetkilisi olduğundan ücret takdirine yer olmadığına,
3-Diğer dava dosyalarına yönelik ihya talebinin hukuki yarar yokluğundan dava şartı nedeni ile reddine,
4-Karar harcı peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacının yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024