T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/160 Esas
KARAR NO:2024/999
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/03/2024
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmesinden olumlu bir netice alınamadığını, davacı şirketin araç satış, servis ve yedek parça temini işi ile ilgilendiğini, davalı/borçlu şirket tarafından müvekkil şirketten 2 adet şanzuman gövdesi satın alındığını, müvekkil şirket tarafından söz konusu 2 adet şanzuman gövdesinin davalıya teslim edilmesine rağmen, davalı tarafından satın alınan ürünlere ilişkin ödeme yapılmadığını, davacı şirket tarafından davalıya ----- numaralı 2 adet şanzuman gövdesi bedeline 59.529,68 TL tutarlı ilişkin ve------numaralı vade farkına ilişkin 13.056,84 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, ancak davalı tarafın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek borcunu ödemediğini, davalı şirket tarafından tüm ihbar yükümlülükleri yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı tarafça işlem yapılmadığı gibi müvekkile geri dönüş de yapılmadığını, bu nedenle ------- sayılı dosyasına kayden söz konusu iki adet faturaya istinaden icra takibi başlatıldığını, örnek 7 ödeme emri ve dayanak belge suretini ihtiva eden tebligat mazbatası usulüne uygun olarak davalı yanca tebellüğ edildiğini, davalı vekili icra dosyasına sunmuş olduğu dilekçe ile müvekkilinin ---------- sayılı dosyasına haksız bir şekilde itirazda bulunulduğunu, davalı taraf satın aldığı ürünleri teslim almasına rağmen ürün bedellerinin karşılığını davacıya ödemediğini, davacı taraflarca yapılan icra takibine karşı davalı borçlu şirket tarafından, bu kez de söz konusu borcun ödenmekten kaçınılması ve takibin durdurulması adına, faturaya dayanan işbu borca ve ferilerine itiraz edildiğini, davalı borçlu şirketin, icra takibinde belirtilen borcunu ödemediği ve takibe haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğu anlaşılacak olup, bu nedenle davalı borçlu tarafça haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ile %20’den aşağı olmamak üzere davalı borçlu aleyhine icra-inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf davasını ispat edemediğini, davacı tarafından yasa ve usule aykırı olacak şekilde müvekkili aleyhine vade farkı faturası kesilerek dava konusu takibe dayanak yapıldığını, davada icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkememizce ------ sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 72.586052 TL toplam alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Yine mahkememizce tarafların ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup alınan raporda özetle; davacı tarafın davalıdan 11.08.2023 takip tarihi itibariyle 59.529,68 TL tutarınca alacağının bulunduğu, 13.056,84 TL tutarındaki vade farkı alacağı istenebileceği görüşünün benimsenmesi durumunda toplam 72.586,52 TL tutarınca alacağının bulunduğu, davacı taraf takipte yasal faiz istediğinden, davacının bu talebi ile bağlı bulunduğu, davacı taraf takipten önce faiz talep etmediğinden, bu konuda değerlendirme yapmaya gerek bulunmadığı, tarafların masraf, inkâr tazminatı, vekâlet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin hakimin takdirinde bulunduğu yönünde rapor sunduğu görülmüştür. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde; Dava, faturalara ve vade farkı faturalarına dayalı cari hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafça davalı şirket tarafından davacı şirketten 2 adet şanzıman gövdesi satın alınıp, davacı şirket tarafından şanzıman gövdesi davalıya teslim edilmesine rağmen, davalı tarafından alınan ürünlere ilişkin ödeme yapılmadığı, davacı şirket tarafından davalıya ----- numaralı 2 adet şanzıman gövdesi bedeline 59.529,68 TL tutarlı ve ------ numaralı vade farkına ilişkin 13.056,84 tutarlı fatura düzenlendiği, ancak davalının borcunu ödemediğinin iddia edildiği, davalı tarafça davacının iddialarını ispatlayamadığı, vade farkının talep edilebilmesi için yazılı bir sözleşmede kayıtlı olması veya taraflar arasında bu doğrultuda oluşmuş bir teamülün bulunmasının gerektiği, bu iki durum dışında vade farkının talep edilebilmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin veyahut da teamülün bulunduğuna ilişkin hiçbir delil dosya kapsamında sunulmadığı, davacının vade farkına yönelik alacak talebinde bulunamayacağı savunulmuştur.Vade farkı istenebilmesi için, taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme hükmü veya teamül halini almış fiili bir uygulamanın bulunması gerekmektedir. Somut olayda davacının vade farkı faturalarının davalı tarafça benimsenerek ticari defterlerine kaydedilmiş olması ve davalı tarafça ----- formları ile vergi dairesine beyan edilmiş olması davacının vade farkı alacağının varlığını doğrulamakta olup davacının tüm faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı oluşu ve davalı tarafça vergi dairesine beyan edilmesi de gözetildiğinde, mahkememizce davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Diğer yandan alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan, itirazında haksız bulunan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
Davalının --------sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
Alacak likit olmakla, hüküm altına alınan miktarın % 20'si oranında 14.517,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar harcı olan 4.958,38 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 876,67 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 4.081,71 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 1.304,27 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 4.064,00 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne, karşı tarafın yokluğunda, verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024