T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/135
KARAR NO : 2024/967
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/02/2024
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu, davacı ile ekli cari hesap ekstresin de görüleceği üzere uzun bir süre çalışmış ve alınan mal karşılığında ödemeler yapıldığını, davalı İcra takibine konu 26.10.2021 tarihli faturaya dayalı bakiye 103.200,00 TL borcuna karşılık davacıya 49.995,00 TL ürün iadesinde bulunduğunu ve kalan 53.205,00 TL borcunu ödemediğini, borcun tahsili amacıyla faturaya dayanılarak başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, borçlu vekili itiraz dilekçesinde, davalının alacaklı firmaya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirttiğini, müvekkil ile davalı borçlu arasında birden fazla alım satımın olduğu ve davalının davacıya yapmış olduğu ödemeler, aralarında devamlılık arz eden ticari bir iş ilişkisinin olduğunu gösterdiğini, faturalarda yazılı ürünlerin davalı borçluya teslim edildiğinin kesin olduğunu, borçlu ile uzun süre çalışıldığını ve kısmi ödemeler alındığını fakat bakiye 53.205,00 TL tutarın da ki alacağımızın ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından takibe, belgesiz / mesnetsiz, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, dava şartı olan arabulucuya başvuru yapıldığını, yapılan müzakereler sonucunda herhangi bir anlaşmaya varılamadığını beyan etmiş ve davalının borca ve fer’ilerine yönelik haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, davalının % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
Mahkememizce ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 57.777,45 TL alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça ... Tarihinde itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce dava konusu talebi kapsayacak şekilde tarafların yasal ticari defterleri ve defterlerin uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın davalıdan 25.10.2022 takip tarihi itibariyle 53.205,00 TL tutarınca alacağının bulunduğu ve bu alacağa takipte yıllık %15,75 ve takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar değişen oranlarda avans faizi isteminin mümkün bulunduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme, alacaklı tarafın borçluyu temerrüte düşürücü bir ihtar veya ihbarının mevcut olmadığı, ayrıca teamül haline getirilmiş bir faiz uygulamasına da rastlanılmadığı, davacı tarafın davalıdan takipten önce istediği ( 365,68 TL + 4.206,77 TL ) 4.572,45 TL tutarındaki faizin yerinde olmadığı yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi tarafından defterlerin inceleme yapılmasına karar verildiği, inceleme gün ve saatinde davalı tarafların hazır bulunmadığı ve mazeret dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş buna ilişkin mali müşavir bilirkişi raporu dosya içerisine sunulmuştur. 30.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı firmaya ait defterlerin açılış-kapanış onaylarının yapılmış olduğu, davacı tarafın davalıdan 25.10.2022 takip tarihi itibariyle 53.205,00 TL tutarınca alacağının bulunduğu belirtilmiştir. Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olup inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığı, ancak davacının davalıyı takipten önce temerrüte düşürdüğüne dair bir delil sunulmadığından işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği mahkememizce kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, davalının ----- İcra Müdürlüğünün ----Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 53.205,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, 53.205,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, bakiye talebin reddine, alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalının -----İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 53.205,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, 53.205,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, bakiye talebin reddine,Alacak likit olmakla, hüküm altına alınan miktarın % 20'si oranında 10.641,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar harcı olan 3.634,43 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 619,72 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 3.014,71 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı tarafından yapılan 1.047,32 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 4.744,00 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ----- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.