T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/73 Esas
KARAR NO:2024/1003
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/01/2023
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----- menşeili bir şirket olup, hali hazırda parke alım - satım işiyle iştigal ettiğini, müvekkili şirketin davalı borçlu------ tarihli---------tutarlı fatura ile mal satışı yapmış olduğunu, söz konusu alım - satım ilişkisine konu olan mallar müvekkili şirket tarafından davalı şirkete gönderildiğini ve davalı şirket tarafından teslim alındığını, buna rağmen fatura bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkili şirketin alacağına kavuşamaması üzerine arabuluculuk isteminde bulunulmuş ve fakat borçlu ile anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulü ile ----- tutarındaki alacağın TBK m.99 uyarınca fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ve yine dava tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile ---- yılı Kasım ayından ------- yılı Kasım ayları arasında gerçekleşen mal alımı dolayısı ile bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, buna göre; davacı ile müvekkil arasında satın alınan ürünlere ilişkin davacı tarafça müvekkiline 12 adet fatura kapsamında toplam 51.428,84 EURO tutarında fatura kesilmiş olduğunu, bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafa gerek kendi şirket hesabına gerekse de, davacı şirket sahibi------ sınırları içerisinde ticari ilişkinin devam ettiği süre içerisinde ---- ilinde ikamet eden kardeşi------- hesabına ödemeler gerçekleştirildiğini, dava dışı kardeş ------ müşteri çekleri teslim edildiğini, yapılan bu ödemelerin de o günkü kur karşılığı olarak düşümü gerçekleştirildiğinde müvekkilinin davacıya bir borcu bulunmadığının açıkça görüleceğini, davacının yurtdışında bulunan hesabına 33.378,42 EURO ödeme gerçekleştirildiğini ve davacının talimatı doğrultusunda kardeşi davadışı -------- muhtelif tarih ve tutarlarda banka aracılığıyla 63.200,00 TL ödeme yapıldığını, davacının davadışı kardeşi ------ talimat doğrultusunda yapılan TL cinsinden ödemelerin ödeme tarihindeki------karşılıkları ortaya konulduğunda yapılan hesaplamalara göre toplamda davacıya 10.020 EURO ödeme gerçekleştirilmiş olduğunu, davacının talimatı doğrultusunda davadışı kardeşi ------- toplam tutarı 33.000,00 TL olan 2 adet müşteri çeki teslim edilmiş olup, davadışı kardeşe teslimi gerçekleştirilen çeklerin ilgili bankalardan tahsili anındaki son durumunu (ciro silsilesini) gösterir bilgi ve belgelerin celbi neticesinde de çeklerin davadışı ---- tarafından tahsil edildiğini açıkça görüleceğini, davacının davadışı kardeşi---- talimatı doğrultusunda teslim edilen çeklerin TL cinsinden ödemelerin ödeme tarihindeki -------- karşılıkları ortaya konulduğunda yapılan hesaplamalara göre teslim edilen çekler karşılığında davacıya toplamda 4.810 EURO ödeme gerçekleştirilmiş olduğunu, davacının talimatı doğrultusunda ----- isimli aile ferdinin okul parasını ödemek üzere müvekkili tarafından ---- ödemeler gerçekleştirildiğini, iş bu ödemelerin ödeme tarihindeki -------- karşılıkları ortaya konulduğunda yapılan hesaplamalara göre teslim edilen çekler karşılığında davacıya toplamda 1.565 EURO ödeme gerçekleştirildiğini belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, taraflar arasında alım satım ilişkisi nedeniyle davalı tarafça ödenmeyen fatura alacağının tahsili talebine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 30/05/2023 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak mali müşavir bilirkişisinden alınan 08/06/2024 tarihli raporda özetle; Davalı tarafın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı firma adına 2019 yılında düzenlenmiş faturaların TL karşılıklarının davalı firmanın işletme defterinde kayıtlı oldukları, işletme defterlerinin VUK. uyarınca sadece alım satım fatura kayıtlarını içermesi, tahsilat kayıtlarını içermemesi nedenleriyle, davalı firma ödemelerinin dosyaya sunulan dekont ve çek örnekleri ile ilgili bankalardan dosyaya celp edilen cevabi yazı ve eklerindeki dekont örneklerinden tespit edilebileceği, davalı yanca davacının hesabına 33.388,42 Euro ödemede bulunulduğu, davalı yanca dava dışı ---- hesabına TL cinsinden yapılan ödemeler ve ödemelerin ------- kuru üzerinden yapılan Euro karşılığı 9.975,09 Euro ödemede bulunulduğu, yine davalı firma tarafından dava dışı --- ciro yoluyla temlik olunan----- karşılığı ödemede bulunulduğu, davalı firma tarafından davacı şirkete hesabına muhtelif tarih ve tutarlarda 33.378,42 Euro para transferi gerçekleştirildiği, davacının kendi hesabına Euro cinsinden transfer edilen ve toplam tutarı 33.378,42 Euro davalı ödemesi fatura bedellerinin toplamı olan 51.428,84 Euro' dan mahsup edildiğinde davacı firmanın bakiye fatura alacağının 51.428,84 Euro - 33.378,42 Euro = 18.050,42 Euro olduğu şeklinde görüş ve rapor tanzim edilmiştir.Dosya kapsamında; davacı tarafından açılan dava taraflar arasında alım satım ilişkisi nedeniyle davalı tarafça ödenmeyen fatura alacağının tahsili talebine ilişkin olup, taraflar arasında alacağın varlığı ve miktarı hususunda ihtilaf bulunmamakla, ihtilaflı olan husus ödeme noktasında toplanmaktadır.Davalı tarafça bir kısım ödemelerin şirket hesabına değil şirket sahibi --- talimatı üzerine kardeşi --- hesabına yapıldığı, ---- ciro yoluyla çek verildiği, bir kısım ödemenin ise ---- isimli şahsın okul ödemesi olarak yapıldığı bu nedenle davacı şirkete borçlu olunmadığı iddia edilmektedir. Burada çözülmesi gereken husus davalının, davacı şirkete borçlu olmasına rağmen davacı şirket hesabına değil de, şirket yetkilisinin kardeşi hesabına yaptığı ödemeler, dava dışı---- verilen çekler ile yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarıp kurtarmayacağıdır. Bilindiği üzere ticari şirketler hukuk sistemimizde şirket ortakları veya yetkililerinin şahsından ayrı ve bağımsız tüzel kişiliğe sahip olup limited şirketler tamamen bağımsız hak ehliyetine sahiptirler. Yine bilindiği gibi alacaklıya veya alacaklının talimatıyla alacaklının göstereceği üçüncü kişiye yapılmayan ödemeler borçluyu borcundan kurtarmayacaktır.
-------sayılı ilamında "...Taraflar arasındaki ticari ilişki sonunda davacı tarafın alacaklı olduğu ve davalı tarafın ödeme def’inde bulundukları anlaşılmaktadır. Bu durumda ispat külfeti ödeme def’inde bulunan davalı tarafta olup, borca karşılık yapılan ödemenin davacı şirkete ya da para tahsiline yetkili elemanına veya davacının talimatıyla 3. bir kişiye yapıldığını kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı yanca davacı şirkete yapılan ödemeler dışında kalan ödemelerin gerçek kişiye yapıldığı ve ödeme belgeleri üzerinde şirketin alacağına yönelik ödeme yapıldığına dair bir kaydın bulunmadığı, ödemenin davacı şirketçe de kabul edilmediği gözetildiğinde, borca yönelik olduğunun kabulü isabetsizdir. Diğer yandan davalı taraf şirket yetkilisine elden ödeme yapıldığını da ileri sürmüş, ancak bu konuda da herhangi bir delil sunmadığından mahkemenin bu ödemeyi de hangi gerekçeyle borca yönelik olarak kabul ettiği de anlaşılamamıştır." şeklinde karar vererek borcun, alacaklı olan şirkete veya para tahsiline yetkili elemanına yapılması gerektiğini, belirtmiştir. Somut olayımızda; davalı tarafından dava dışı ---- davacı şirket borcuna karşılık olarak yapılan ödemelere ilişkin açıklama bulunmayan dekontların, ciro yoluyla verilen çeklerin ve dava dışı -------- isimli şahsın okul ödemesi olarak yapıldığı iddia olunan ödemelerin davacı şirketin alacağına mahsuben yapıldığı anlamı taşımaması, ödemelerin davacı şirketçe kabul edilmediği ve ------ ilamı dikkate alındığında şahsi hesaba yapılan söz konusu ödemelerin cari hesaba mahsuben yapılmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda bilirkişi raporunda da hesap edildiği üzere; davalının ticari defter ve kayıtlarına göre; sadece davacı şirket hesabına yapılan ödemeler alacak miktarından düşüldüğünde davacının davalıdan 51.428,84 Euro - 33.378,42 Euro = 18.050,42 Euro alacağı bulunduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-18.050,42 Euro alacağın dava tarihinden tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gerekli 25.264,67-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.716,94-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 17.547,73-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90-TL. başvurma harcı, 7.716,94-TL peşin harcın toplamı olan 7.896,84-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 300,75-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%81,85 kabul, %18,15 ret oranında) olmak üzere 246,16-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarfedilen toplam 2.500,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%81,85 kabul, %18,15 ret oranında) olmak üzere 453,80-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına
6- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 103.389,76-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3120,00-TL arabuluculuk ücretinin 2.553,66-TL'sinin davalı taraftan, kalan 566,34-TL'sinin ise davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile --------- Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024