T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/383 Esas
KARAR NO:2024/1004
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/11/2022
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
------ Karar sayılı dosyasında verilen yetkisizlik kararı sonrası mahkememize tevzi olunan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı ile davalı arasında, --------- faturalamasına ilişkin bir sözleşme akdedildiğini ve davacının ------- ürünlerini satmaya başladığını, sözleşmenin akdedilmesi sırasında davalıya 44.000-TL ödeme yapıldığını, zaman içinde davacının işletmesinin bulunduğu noktada -----çekim gücünün zayıf olması sebebiyle müşterilerin memnuniyetsizlik yaşamasına ve hat almaktan uzak durmalarına bağlı olarak satışların azaldığını, böyle olunca da akdi feshetmek durumunda kaldıklarını, ancak davalının 44.000-TL'yi iade etmediğini beyanla, 44.000-TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle: Akdin davacı tarafından feshedildiğini ancak feshin haksız olduğunu ve davalıdan zarar tazmin talebinde bulunulmasın mümkün olmadığını beyanla, davanın reddini dilemiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava; sözleşmeden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.Uyuşmazlık, taraflar arasından akdedilen bayilik sözleşmesinin davacı tarafça feshinin haklı olup olmadığı, davacının akdin feshine bağlı olarak talep edebileceği tazminat miktarının bulunup bulunmadığı ve bu kapsamda akdin kurulması esnasında ödendiği iddia edilen 44.000,00 TL'nin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak sözleşme hesap uzmanı bilirkişisinden alınan 22/05/2024 tarihli raporda özetle; Davalı ile dava dışı ---- arasında -----akdedildiği, bu sözleşme kapsamında, davalı ile davacı arasında alt bayilik sözleşmesi yapıldığı ve davacıya-------- ürünlerini satma yetkisi verildiği, davacının 44.840,00 TL yatırım harcamasında bulunduğu, bayilik sözleşmeleri sağlayıcının ürünlerinin pazarlanmasına karşılık bayinin gelir elde etmesine dayandığından, hatların bayinin işletmesinde çekmemesi halinde, davacı bayinin satışlarının bundan etkileneceği, bu durumda davalının kusuru aranmaksızın, sözleşme ilişki bayi açısından çekilmez hale geleceğinden sözleşmenin davacı bayi tarafından haklı sebeple fesh edilebileceği, sözleşme davacı bayinin kusuru sebebiyle sona ermediğinden, taraflar arasında aksi kararlaştırılmadıkça, davacının sözleşmenin başında yapmış olduğu 44.840,00 TL'lik yatırım zararını talep edebileceği, taraflar arasındaki sözleşmenin, 5.5. ve 14.3. maddesine bakıldığında, yatırım gideri olarak tahsil edilen tabela ve paket ücretlerinin ne nam altında olursa olsun istenemeyeceğinin kararlaştırıldığı, yatırım zararları tamamlayıcı hükümlere tabi olduğundan, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri nazara alındığında, ilgili yatırım zararlarının davalı alt sağlayıcıdan talep edilemeyeceği şeklinde görüş bildirilmiştir.Davacı taraf tanık deliline dayanmış ise de; uyuşmazlık konusunun tanıkla ispatı mümkün bulunmadığından davacının tanık dinletme talebinin reddine karar verilerek dosya kapsamında toplanan deliller kapsamında sonuca gidilmiştir.
Somut olayda; Taraflar arasında ------- alt bayilik sözleşmesi akdedildiği, hatların çekmemesi nedeniyle sözleşmenin davacı bayi açısından çekilmez hale gelmesi nedeniyle haklı nedenle fesh edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaflı olan husus davacı bayinin sözleşmenin başında yapmış olduğu 44.840,00 TL'lik yatırım zararını davalıdan talep edip edemeyeceğine ilişkin olup; taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri incelendiğinde, sözleşmenin 5.5. ve 14.3. maddelerinde yatırım giderleri olarak tahsil edilen tabela ve paket ücretlerinin ne nam altında olursa olsun davalıdan istenemeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Bu suretle davacın yapmış olduğu yatırım giderlerinin davalıdan talep edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 751,41-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 323,81-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Dair, davacının yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile---------- Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2024