T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/58 Esas
KARAR NO:2024/871
DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/01/2021
KARAR TARİHİ:12/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı Müvekkil ------- akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca Davalı ---- Davacı Müvekkil Şirkete;-------- temin etmeyi ve Sözleşme imzalandıktan 60 gün içerisinde teslim etmeyi taahhüt edildiğini, müvekkilinin Şirket ise Sözleşme uyarınca, süresi içerinde gelen --------- satın alarak, bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak davalının, Satıcı ---- keşide ettiği; ---------Yevmiye Numaralı İhtarname ile taraflar arasında imzalanan Satış Sözleşmesi'nin tarafı olmayan 3. Şahıs ---- firmasının ------------- ------ satmayacağını bildirdiğini gerekçe göstererek; ---- tarihli sözleşmeye konu -------- ihtar ettiğini, davacı Müvekkil Şirketin --------- Davalı Şirket------- tarihli satış sözleşmesi uyarınca Satıcı ----------- temin etme ve Sözleşme imzalandıktan 60 gün içerisinde, en geç 01.05.2020 tarihinde, teslim etmesi gerekirken teslim edilmediğini, bu husus Davalı ---- tarafından Müvekkil Şirkete keşide edilen--------- Numaralı ihtarnamesi ile de kabul edildiğini, söz konusu ihtarnamede ----- tarihli sözleşmeye konu-------- teslime hazır olduğu bildirildiğini, sözleşme"nin “CEZAİ SÜREÇLER" başlıklı 6. maddesi "Satıcı hibrit tohumlarını teslim süresi içerisinde teslim edemediği takdirde, 200.000 Türk Lirası ceza olarak Müşteri'ye ödeyecektir." hükmünün bulunduğunu, sözleşme'nin işbu hükmü uyarınca Davalı Şirket ----------- Davacı Müvekkil Şirkete -------------- Sözleşme tarihinden itibaren 60 gün içerisinde teslim edilmemesi halinde taahhüt ettiği" cezai şartı ödeme yükümlülüğü altında olduğunu, bu sebeple ihtar edilmesine rağmen Davalı---------- tarafından -------teslim edilmediğini ve teslimin gecikmesinden kaynaklanan cezai şartı da ödemediğini, söz konusu cezai şartın ödenmesi talebinin olduğunu, davalı Satıcı ----- Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk kapsamında yöneltilmiş olup arabuluculuk görüşmesinin “ANLAŞAMAMA" ile sonuçlandığını, Mahkeme huzurunda 200.000 TL tutarında cezai şartın muacceliyet tarihi olan 01.05.2020 tarihi itibariyle işleyecek ticari faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı şirketin adresi -------- olduğunu, davalı hakkında açılacak davalarda yetkili Mahkemenin de ------ Mahkemeleri olduğunu, davacı ----- Mahkemelerinde dava açmış olduğundan yetki itirazında bulunulduğunu, Müvekkili olan ---- ile davacı şirket ----- arasında -------satışı için 02.03.2020 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmeden önce davacının ------ tarihinde domates tohumu satılıp teslim edildiğini, dava konsu sözleşmeden önce davalı şirket tarafından ----- tarihli fatura ile davacıya ----- tohumu satıldığını 07.02.2020 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim edildiğini, tohumların yetkili satıcısının ---- olduğunu, ----satışı yapılan tohumların ---- bulunduğunun davacı tarafa bildirildiğini, davacıya ----tarihinde davacıya ----- satıldıktan sonra bu tohumların ---- dışında görüldüğüne dair yetkili satıcı ----- davalı firmaya uyarı geldiğini, tohumlar yurt dışından ---- satılmak üzere ithal edildiğinden tohumların ---- yapan yetkili ------ size satmış olduğumuz ürünlerin ----- bulunduğuna dair bilgilendirme aldık. ----------olarak çok sıkı bir şekilde ihracat kanunlarına ve yaptırım kısıtlamalarına uymaktayız ve bu amaçla da ---- distribütörümüz bulunmaktadır. Bu sebeple ne firma olarak sizler nede---- çalıştığını bildiğiniz bir başka firma yada kişiler, ----- ürünlerimizin aktif satışını yapamaz.” iddiası ile ------davalı şirkete satmayacağını bildirdiğini, tohumlar yurt dışından --------- içerisinde satılmak üzere ithal edildiğinden Davacıya 07.02.2020 tarihinde satılan tohumların yurtdışına satıldığı/satılmaya çalışılığı mail yazışmaları, yetkili satıcı ----------- firması ve bu firmanın gümrükçüleri ile davacı şirketin telefon görüşmeleri ile de belli olduğunu, davacı firmaya ---------marka tohumların ------ dışına özellikle ---- satılmayacağına dair taahhütname vermesi için ihtarname keşide edildiğini, davalı şirket tarafından ------- herhangi bir satış gerçekleşmediğini, tohumların ----- dışına satıldığı iddia edildiğini ancak Davacı firmaya ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek ------ tarihinde müvekkil şirket tarafından şirketinize satılan ----------------dışına satılmadığının gösteren bilgilerin müvekkil şirkete gönderilmesi, ----- satılan ürünlerin ------ satıldığını iddia ettiğinden satış sözleşmesine konu-------temin edilebilmesi için bu tohumların------ dışında bir yere özellikle-------- satılmayacağının taahhüt edilmesini, Taahhüt verilmemesi halinde tohumların ----- ürünlerin ---------- dışına satıldığını iddia ederek ürünleri müvekkil firmaya vermediğinden sözleşmenin ifasının imkansız hale geleceğini, Türk Borçlar Kanunu 136.madde uyarınca müvekkilin teslim borcunun sona ereceğini, müvekkil şirketten istenen bir husus varsa bildirilmesi" ihbar ve ihtar edildiğini, davacı şirketin iş bu ihtarnameye herhangi bir cevap vermediği gibi istenen taahhüdü de vermediğini, bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını ülkemizde de 2020 Mart ayında ortaya çıktığından ve hayatı bir çok alanda durdurduğundan, dolayısı ile davalı tarafın 60 günlük sürede teslimin yapılmadığı iddiasını kabul etmediklerini, Covid-19 salgını sebebi ile ithalat işlemi gününde yapılamadığını ancak davalı şirketin ürünlerin ---- gelmesi için azami gayreti gösterdiğini, ürünlerin ---- geldiğini ve ------- ihtarname ile ürünlerin teslim alınmasının istendiğini, bütün dünyayı etkisi altına alan Covid -19 salgınına rağmen sözleşmeye konu-------ithalatının tamamlandığını ve davaya konu ürünlerin ----- depo edildiğini, davacı şirketin davalı şirkete ----------yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek "Malı almaya hazır olduğunu ihtarlarda zikredilen 3.tarafların sözleşmede yer almadığını, edimlerini yerine getirilmesini belirttiğini" ancak ürünlerin yurt dışına satılmayacağına dair taahhütname vermediğini, sözleşmede yazmasa dahi davacının çok basit bir şekilde basiretli bir tacir gibi davranarak "ürünleri --------- çözümlenecek sorunda davacının taahhüt vermeyerek müvekkilden cezai şart olarak 200.000 TL istemesini hukuk düzeni koruyamayacağını, davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranarak ürünlerin yurt dışına satılmayacağı taahhüdünü vermediğinden müvekkil edimini davacının direnimi nedeni ile yerine getiremediğini, bu durumda davacı, müvekkilden ceza isteyemeyeceğini, davanın ----adresindeki ----- ihbar edilmesini talep ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Celp ve tetkik edilen -------- dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından 21/08/2019 tarihli takip talebi ile davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, takibin borçluya 23/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 28/08/2019 tarihinde borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak SMMM, Gıda Yüksek mühendisi, Gümrük uzmanı ve nitelikli hesaplama uzmanları bilirkişiler 03/06/2024 tarihli raporunda özetle; Gümrük mevzuatı ve uygulamaları yönünden yapılan incelemede, davacı firmanın ------------ tohumu ihracatlarına ilişkin olarak herhangi bir kısıtlamaya veya yasaklamaya abi tutulmaksızın gümrük idaresi tarafından gümrük işlemlerinin gümrük mevzuatına uygun şekilde ikmal edildiği, davalı vekili tarafından ----- ithal edilen ürünler için -----satan firmadan onay almadan tekrar ------ dışına satışı yönünden yaptığı itirazın ihracattan kaynaklanan gümrük işlemleri bakımından herhangi bir anlam ifade etmediği, mezkur ihracat beyannameleri ile gerçekleştirilen işlemlerin gümrük mevzuatı çerçevesinde usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, taraflar arasındaki sözleşme imzalandıktan sonra, satılan ürünlerin yurtdışına satılmayacağına dair taahhüt istenmesinin tek taraflı olarak sözleşmede değişiklik yapılması önerisi olduğu, davacı tarafça kabul edilmediğinden sözleşmenin mevcut haliyle geçerliliğini koruduğu, distribütörden mal satın alan alıcıların distribütörün bölgesi dışına (veya yurt dışına) satış yapamayacağı yönünde bir ticari örf ve adete veya ticari teamüle rastlanmadığı, bu konuda bir ticari örf ve adet bulunup bulunmadığı konusunun ayrıca ticaret odasından sorulup sorulmayacağının mahkemenin takdirinde olduğu, davalı/satıcı tarafı ikinci ihtarında sözleşme konusu ürünlerin ithal edilerek depoya indirildiği, yurtdışına özellikle de ------satılmayacağına dair taahhüt verilmesi halinde teslim edileceğini bildirdiğine göre TBK.m.136 kapsamında gerçek ve objektif bir ifa imkansızlığından söz edilemeyeceğini beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi kök ve ek raporun taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE:Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda davaya konu dönem olan 2020 yılına ait tarafların ticari defterlerinin mahkememizce tayin edilen bilirkişiler marifetiyle incelenmesinde HMK m.222 gereğince sahipleri lehine delil niteliğini haiz olduğu, taraflar arasında 02.03.2020 tarihinde imzalanan sözleşmede sözleşmeye konu olan ürünlerin Yurtdışına------satılamayacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, yargılama esnasında dosyaya celp edilen ------ tarihli yazı cevabında da belirtildiği üzere sözleşmeye konu ürünün -------- ihracatının gerçekleştirildiği ve herhangi bir yasaklama tedbiri yahut kısıtlamaya yönelik durumla karşılaşılmadığının bildirildiği, bu kapsamda sözleşmeye konu ürünün herhangi bir yasak yahut tedbire tabi tutulmaksızın gümrük idaresi tarafından gümrük işlemlerinin gümrük mevzuatına uygun olarak gerçekleştirildiği anlaşıldığından davalının-----ithal edilen ürünler için ---- veya ----- firmadan onay almadan tekrar ------ dışına satışı yönünden yaptığı itirazın ihracattan kaynaklanan gümrük işlemleri bakımından bir etkisi bulunmadığından itibar edilmediği, ayrıca yapılan ticari defter incelemesinde davacı şirketin iki kez------ sözleşmeye konu ürün olan domates tohumu ihraç ettiğinin anlaşıldığı yani davacı şirketin davalı lirketten daha önce aldığı ürünleri kısmen veya tamamen ----sattığı ve davaya konu sözleşmede de yurtdışına-----satmayacağına dair hüküm bulunmadığı, davalı şirketin -------ikazı üzerine dava konusu sözleşmenin imzalanmasından sonra tohumların ----------- satılamayacağı yönünde taahhüt istemesi aksi halde teslim etmeyeceğini bildirmesinin sözleşmede tek taraflı değişiklik yapılması önerisi olarak kabul edilebileceği, ayrıca üretici ----- distribütörü olan davalı şirketten domates tohumu satın alan davacı şirketin bunlar arasındaki distribütörlük ilişkilerinin ayrıntılarını, davalı şirketin bölgesini, üretici firmanın---------- farklı bir distribütörü olup olmadığını ve varsa tek satıcı olup olmadığını bilmesinin kendisinden beklenemeyeceği de dikkate alınarak uyuşmazlık hususunda ticari teamülün de varlığından söz edilemeyeceği de anlaşıldığından sözleşmede yer alan cezai şartın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-200.000,00 TL cezai şartın muacceliyet tarihi olan 01.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 13.662,00 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.415,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.247,00 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 3.415,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.474,30 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 270,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 8.743,95 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ----------Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/11/2024