T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/787
KARAR NO : 2024/817
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2023
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı yanın müvekkili şirketin 12.03.2018 tarihli sözleşme ile 1.400.000,00 TL değerinde dükkan satın aldığını, karşılığında ilgili tarihlerde ödenmek üzere müvekkili şirkete 15 adet çekin keşide edildiğini, verilen çeklerden 7 adedinin ise karşılıksız çıktığını, oysa müvekkili şirketin bu çeklerin tamamını ciro ederek ticari ödemeleri için kullandığını, bu nedenle müvekkilinin haciz ve icra tehdidi altında kaldığından, ev ve dükkanlarını borçlarını ödemek için düşük fiyatlarla sattığını ve çek alacaklılarına ödeme yaptığını, karşılıksız kalan ve bedeli ödenerek geri alınan çekler için ----.İcra Müdürlüğü'nün ----esas sayılı ve ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, ancak işbu davanın konusu olan ----.İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyasındaki çeklerin karşılığının kötü niyetli bir şekilde ödenmediğini ve takibe itiraz edilerek durdurulmasına sebebiyet verildiğini, dava değerinin şimdilik üç adet çekin toplamı olan 300.000,00 TL olarak belirlendiğini, ancak bilirkişi raporu ile faiziyle birlikte çıkacak toplam alacakla ilgili harcın tamamlanacağını beyan ederek, üç adet çekin vade tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, dava sürecinde taşınır ve taşınmaz malların devrinin önlenmesi amacı ile ihtiyaten tedbir konulmasına, yargılama giderlerinin de karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu alacak iddiası üzerinden yaklaşık 5 yıl 9 ay gibi bir süre geçmiş olduğundan alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının dosyaya sunduğu arabuluculuk son tutanağında davalının veya vekilinin imzasının bulunmadığını, bu durumda son tutanağın usulüne uygun sunulmadığını, huzurdaki davada asliye hukuk davasında görülmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin davacıya olan bütün borçlarını ödediğini, ödenmeyen çeklerin zaten süresinde ibraz edilmediğini, ibraz edilmeyen çeklerin kambiyo vasfının sona ereceğini ve adi bir belge olacağını, bu durumda davacı iddialarının çürüdüğünü beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi 08/11/2023 tarihli raporunda özetle; Dava konusu çeklerle ilgili olarak, takip başlatıldığı ve bu takibe davalının itiraz ettiği bilindiği üzere, HMK 202 maddesi gereğince; davalının imzasına ve temel ilişkiye itiraz etmediği belgelerin yazılı delil başlangıcı sayıldığı ve bu tür belgelerin HMK 202 maddesi gereğince yazılı delil başlangıcı sayılması gerekeceği ve her türlü delil ile ispatlanacağı, davalı cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduğu, TBK nın 147.maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabidir” hükmünün mevcut olduğu, dolayısı ile, bu konuda değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğunu; davacı tarafıdan sözleşmeden kaynaklı alacak davasında, 3 adet çekin ödenmediğinin iddia edildiği, davalının ise tapuda imzalanmış resmi senette bütün satış bedelinin ödendiğinin iddia edildiği, bu nedenle huzurdaki davada alacağa konu çeklerin adi havale belgesi olarak kabul edilmesi gerektiği, 15 adet çekin tapudaki devir sonrasında bir kısmının yine ödenmemesi üzerine kambiyo senedi vasfı ile yapılan takip sonrasında, davalının işbu davaya konu olmayan icra dosyasına yaptığı ödeme ile bu çek bedellerinin ödendiğinin anlaşıldığı, bu nedenle, her ne kadar tapuda satış bedelinin alındığı davacı tarafından belirtilmiş ve bunun aksini davacı tarafından ispatlaması gerekmekte ise de, tapudaki devir sonrası yapılan takip ile tapudaki devir sonrası sözleşmede belirtilen ve ödenmeyen çeklerin ödenmesine devam edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu çek bedellerinin de davalı tarafından ödenmediği ve borcun bitmediğine karine teşkil edeceği kanaatine varıldığı, bu nedenle davacının davaya konu ettiği üç adet çekten dolayı alacaklı olduğu, dava konusu 3 adet çek için hesaplanan faizin dava tarihi itibarı ile (08.11.2023) toplam 218.082,88 TL olduğunu beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Somut olayda davalı tarafından davacı şirketin 12.03.2018 tarihli sözleşme ile 1.400,000,00 TL'ye dükkan satın alındığı ve anlaşılan tarihlerde ödenmek üzere davacı tarafa 15 adet çek verildiği, ilgili çeklerden 3 tanesinin ödenmediğinden bahisle davacı ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, TBK 147 gereğince aksi kararlaştırılmadıkça her alacak 10 yıllık zaman aşımına tabidir hükmü gereği satış tarihi-sözleşme tarihi ve çek tarihleri de dikkate alındığında davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı, huzurdaki sözleşmeden kaynaklı işbu alacak davasında davalı tarafça her ne kadar tapuda imzalanmış resmi senette bütün bedellerin ödendiği savında bulunulmuş ise de 15 adet çekten bir kısmının devir sonrasında devir sonrası yapılan icra takibi sonrasında icra dosyasına yapmış olduğu ödeme ile talep edilen çek bedellerinin ödendiği dikkate alındığında devir sonrası yapılan ödemeler de birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafından bakiye borcun ödenmediğine ve borcun bitmediğine karine teşkil ettiği anlaşıldığından işbu davaya konu edilen çek bedellerinin davalıdan tahsili gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1------ seri numaralı 31.10.2018 tarihli çekten kaynaklı 100.000,00 TL, ------ seri numaralı 30.12.2018 tarihli çekten kaynaklı 100.000,00 TL ve ------ seri numaralı 31.01.2019 tarihli çekten kaynaklı 100.000,00 TL olmak üzere 300.000,00 TL'nin belirtilen vade tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 20.493,00 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.123,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.369,75 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 5.123,25 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.393,10 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 129,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.129,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 48.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.