T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/647 Esas
KARAR NO: 2024/826
DAVA: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/09/2022
KARAR TARİHİ: 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkilisinin dava dışı -----olduğunu, davalı ----- de taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren bir tacir olup, devir yolu ile sicil kaydı kapanmış -------- ortağı ve mesul müdürü olduğunu, davalı ile müvekkili şirket yetkilisinin aynı sektörde faaliyet gösterdiklerinden ortak ticaret yapma hususunda anlaştıklarını, bu kapsamda müvekkili şirket yetkilisi----- %50 hissesini -------- devraldığını, sonrasında her iki şirketin birleşmesi yönünde karar alındığını ve davalının yetkilisi olduğu ------- tarihinde davacı ile birleştiğini , 17.07.2017 tarihinde sicil kaydının kapatıldığını, işbu birleşme ile ------ borç ve alacaklarının da Müvekkili şirkete devrolduğunu, söz konusu birleşme ile davalı -----davacı--- ortağı olduğunu, ancak tüm hisselerini ---- tarihinde şirketin diğer hissedarı ----- devrederek ortaklıktan ayrıldığını, hisse devrini takiben
tarafların borç ve alacak ilişkilerini sonlandırmak maksadı ile 11.04.2018 tarihli taahhütname düzenlediklerini, bu taahhütnamenin konusunun -------- kullanılan kredilerin ---- devri sebebiyle borçların devrolmasından kaynaklanan toplam 715.540,00 TL (faizler dahil) ile ----- tarafından, ---- şahsına ait olan gayrimenkulün ----- ipotek tutarı karşılığında kullanılan 1.000.000,00 TL kredi (faizler hariç olmak üzere) olarak belirlendiği, tarafların taahhütname konusunu belirledikten sonra bu borçların nasıl tasfiye edileceğini de belirledikleri, ------- bulunan davalı ---- ait daireye ipotek konulması neticesinde ------müvekkili tarafından çekilen ------ kredi borcunun---- tarihinde ----- ödenerek kapanacağı, ---------- tarafından kullanılan ve müvekkil şirketine devrolan ----- kredinin ---- olarak --------tarafından ödenerek kapanacağı, taşınmaz üzerindeki ipoteğin erken kaldırılması halinde takip eden 120 gün içerisinde davalı --- kalan borcunu ----- nakit olarak ödeyeceği ve ------- kullanılan tüm kredilerin kapatılacağı, hususlarındaanlaştıklarını, müvekkilinin söz konusu taahhütname gereğince üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve taahhütnamede belirlenen tüm kredi ödemelerini gerçekleştirdiğini ve davalı taşınmazı üzerinde tesis edilen ipoteği kaldırdığını, ancak davalının, taahhütnamedeki ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, alacağın tahsili için davalıya defalarca müracaat edilmişse de, davalı tarafça ödeme hususunda herhangi bir olumlu geri dönüş yapılmadığını, taraflarınca---- nezdinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı -----adresinde bulunan daireye ipotek konulması karşılığında ------- müvekkil tarafından kullanılan 1.000.000,00 TL tutarlı kredi borcunun, tüm fer ileri ile birlikte ödendiğini ve kredinin kapatıldığını, bu kredinin teminatı olan ---- ait taşınmaz üzerinde tesis edilmiş olan ipoteğin de fek edildiğini, ayrıca davacı müvekkil ---------taahhütnamede taahhüt ettiği üzere söz konusu gayrimenkul ipoteğine dayalı olarak başkaca hiçbir kredi de kullanmadığını, bu itibarla müvekkili şirketin ---- tarihli taahhütname konusu tüm edimlerini eksiksiz ifa ettiğini, ----tarihli taahhütname ile davalı ----- kullanılan kredi borcu ve faizleri karşılığı olan--------- tarihinde ödemesi gerekmekte iken ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kredi borcunun müvekkili tarafından ödenerek kapatıldığını, davalıya iletilen şifai taleplere rağmen davalının müvekkili şirkete borcunu ödemediği, davalının mallarını elden çıkarma ve dava sonunda alınabilecek alacağın tahsil edilememesi ihtimali bulunduğundan davalı adına kayıtlı araç ve gayrimenkul kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasını, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 715.540,00 TL alacaklarının vade tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin hissedarlarından------------ tasdik edilmiş hisse devir ve temlik sözleşmesi ile 50.000,00 TL'lik hissesini müvekkili --------devrettiğini, işbu hususta alınan genel kurul kararının -------------yevmiye ile onaylandığını ve 14.03.2017 tarihinde sicilde ilan edildiğini, bu tarih itibariyle müvekkilinin davacı şirketin %25 hissedarı olduğunu, bu ortaklığa ek olarak; ------------ sayılı şirket pay devri sözleşmesi ile davalı müvekkilinin, dava dışı ------------- hisselerinin %50'sine tekabül eden 30.000,00 TL'lik hissesini dava dışı ----------- devrettiğini, birleşme sözleşmesi ve ------tarihli Genel Kurul kararı uyarınca davacı şirketin müvekkilinin hissedarı olduğu dava dışı ---------- tüm aktif ve pasifleri ile birlikte devraldığını, işbu hususta alınan ----------- sayıları ile tasdik edildiğini ve --------- tarihinde tescil ve ilan edildiğini, anılan ------- tarihli ilanda dava dışı ---------- tüm aktif ve pasifleri ile davacı şirket tarafından devralındığı ve tüm borç ve alacaklarının devralan şirket sıfatıyla davacı Şirket bünyesinde aynen devam edeceğinin hüküm altına alındığını, ilgili --------------- tarihli ilanda devralma ile davacı Şirket'in sermayesinin 200.000,00 TL'den 260.000,00 TL'ye çıkarıldığını, aradaki 60.000,00 TL'lik sermaye artış farkının müvekkili tarafından ödenmiş olan dava dışı -------------- tescilli sermayesinden karşılandığını, ilgili şirket birleşmesine ilişkin kanuna uygun olarak ------- tarihlerinde birleşmeden doğan alacaklılara çağrılar yapıldığını, --------sayılı hisse devir ve temlik sözleşmesi ile müvekkilinin, davacı şirkette mevcut olan 65.000,00 TL'lik hissesinin tamamını diğer ortak ----------devrettiğini ve ortaklıktan ayrıldığını, bu hususun ----------- tarihinde sicilde ilan edildiğini, bu tarihten günümüze kadar davacı şirketin başka hiçbir hisse devri yapmadığını, ancak müvekkilinin şirketten ayrılışı akabinde -----------olan şirket sermeyesinin bir anda 3.000.000,00 TL gibi yüksek bir bedele arttırıldığını, işbu --------- tarihinde tescil edildiğini ve ---- tarihinde ilan edildiğini, ilanda da görüleceği üzere arttırılan sermayenin 1.587.427,91 TL'sinin geçmiş yılların karlarından karşılandığını, müvekkilinin --------- tarihli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile davacı şirkette bulunan tüm hisselerini diğer ortak olan --------- devrederek ortaklıktan ayrıldığını, ortaklığın bitimi sonrasında müvekkilinin dava dışı diğer ortak --------------- herhangi bir bağlantısının kalmadığını, müvekkilinin 11.04.2018 tarihli Taahhütname belgesini dava dilekçesi ekinde görünce büyük bir şaşkınlığa uğradığını, ortaklıktan ayrılma tarihinden 3 ay sonrasının tarihini içeren bu belgeden müvekkilinin hiçbir şart ve koşulda haberi olmayıp işbu davada sunulan (Taahhütname) belgesinin müvekkili tarafından imzalanmadığını, tarafların ortaklığı bitirmeden hak ve alacaklarını garanti altına almak adına birbirlerinden talepleri doğrultusunda bazı anlaşmalar yapabileceği ve/veya birbirlerine karşılıklı taahhütlerde bulunabileceğini, ancak bu sözleşme ve taahhütlerin hayatın olağan akışı gereği ortaklığın sona ermesinden önce akdedilmesinin gerektiğini, bu durumun aksinin, hayatın olağan akışına uymadığı gibi basiretli tacirler tarafından da gerçekleştirilecek eylemlerden olmadığını, ortaklık yapısı ve ayrılma süreci düşünüldüğünde hiçbir basiretli tacirin ortaklığın sona ermesinden 3 ay sonra böyle bir taahhütname düzenlemeyeceği ve imzalamayacağının açık olduğunu, kaldı ki davacı şirket ortağı --------, dava dışı devrolan şirket olan -------- devir kararını onaylayan ortağı olduğunu, devrolma yoluyla birleşme işlemi öncesi dava dışı devrolan şirketin mali tablolarını ve mevcut durumunu (şirketin ortağı konumunda olarak) bilmemesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla birleşme sonrası müvekkilinin, davacı şirketteki hisselerini de -------------devrederek tamamen şirketten ayrılmış olduğundan böyle bir belgenin ya birleşme esnasında ya da artık tüm hisseleri devrederek şirketten ayrılma esnasında imzalanması gerekeceğinin kabulünün gerektiğini, gerçek dışı bir belge ile kötü niyetli olarak müvekkilinin sorumlu tutulmaya çalışılmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağını, sadece belgenin imzalandığı iddia edilen tarihe bile bakarak; belgenin müvekkilinin imzası taklit edilerek hazırlandığı sonucuna ulaşılabildiğini, davacı tarafın davasına konu belgedeki imzanın müvekkiline ait olduğunu ispat etme yükümlülüğü altında olduğunu, nitekim -----------da kişiyi borç altına sokan durumlardaki belgelerde imzanın karşı tarafa ait olduğunu ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, dosyaya sunulan şirket devrine ilişkin ticaret sicil ilanlarında da görüldüğü üzere; dava dışı ------------- tüm aktif ve pasifleri ile birlikte davacı Şirket'e devrolunduğunu bu durumda devralan sıfatına sahip davacı şirketin basiretli bir tacir olarak devraldığı dava dışı şirketin tüm alacak ve borçlarını devraldığının sabit olduğunu, nitekim alacaklılara şirketin devrolduğu hususunun gereği gibi ---------- 3 ilan yapılarak bildirildiğini, şirketin devralınması esnasında bu yönlü iradesi sabit olan davacı Şirketin devralma tarihinden 5 sene sonra huzurda görülen davayı ikame etmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, kaldı ki davacı şirket ortağı -------dava dışı devrolan şirket olan ----------- de devir kararını onaylayan ortağı olduğunu, basiretli bir tacir olarak tüm devir işlemlerinin devrolan şirketin mevcut mali tablosu bilinerek gerçekleştirildiğini, dava dışı şirket ve davacı şirketin devir yoluyla birleşmesi esnasında aksine bir belirtme yapılması gerekseydi bunun açıkça birleşme anlaşmasında ya da harici bir belgede devir öncesinde yazılacağını, yazılması gerekeceğinin izahtan vareste olduğunu, ----------- ilamında da belirtildiği üzere bir şirketin aktif ve pasifleri ile devralınması akabinde alacaklıların artık alacaklarını devralan şirketten alması gerektiğinin vurgulandığını, buna rağmen şirket ile birlikte devredilmiş borçların müvekkilinin sorumluluğunda olmamasına rağmen huzurdaki davanın ikame edilmiş olmasının mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, TBK 209'da taşınır satışı tanımına göre dava konusu alacak iddiasına dayanak yapılan kredi borcu açısından kabul anlamına gelmemek kaydıyla TBK 209 kapsamında satışı yapılan taşınır varlıktaki (devredilen hisseler) hukuki ve/veya ekonomik ayıp durumundan söz edilebileceğini, TBK 222 maddesi hükmü uyarınca müvekkilinin dava konusu iddialara dayanak gösterilen devrolan şirketin kredi borcu açısından herhangi bir sorumluluğunun olamayacağının davacı şirket ortağı konumunda olan----------- devrolan şirketin birleşme kararını onaylayan ortağı olduğu gerçeği ile basiretli tacir olarak devir öncesi hisse devrine konu şirkete dair tüm araştırmaları yapmakla devralanın sorumlu olduğu gerçeğinden hareketle aşikâr olduğunu, huzurdaki dava kapsamında sunulan taahhütnameye konu borçların davacı şirketin ortaklığı döneminde kullanılan krediler olduğunu, ilgili kredileri davacı şirketin kullandığını ve nitekim krediyi kullanan ---------- de devraldığını, davacı tarafından, ------ dava dışı ---------- tarafından kullanılan kredilerin karşılığı olarak 715.540,00 TL ödemenin müvekkilinin ortaklık hisselerini devretmesinden 3 ay sonrasında imzaladığı iddia olunan bir taahhütname ile mvekkili tarafından ödeneceğinin taahhüt edildiğinin iddia olunduğunu, ------- dava dışı------- tarafından iki adet taksitli kredi kullanıldığını, bunlardan ilkinin --------- tutarlı kredi olduğunu, işbu kredinin aylık ödeme tutarının -------- tarihine kadarki tüm taksitlerin o dönem davacı şirket ortağı olması ve şirket tarafından ödemelerin yapılmaması sebebiyle davalı müvekkili hesabından ve kendisi tarafından ödendiğini, diğerinin ise --------- tutarlı kredi olduğu, işbu kredinin aylık ödeme tutarının ------ tarihine kadarki tüm taksitler de yine davacı şirket ortağı olması ve şirket tarafından ödemelerin yapılmaması sebebiyle müvekkili tarafından ödendiğini, --------------- ilgili kredilere ilişkin ödeme dökümleri ve müvekkiline ait hesap özetlerinin istenilmesi halinde bu hususun ispatlanmış olacağını, buna göre müvekkilinin davacı Şirketteki ortaklığı sona erene kadar ilgili kredi borçlarını davacı Şirkete devrolmuş olmasına rağmen basiretli bir tacir olarak davacı Şirketteki hissedarlığının gerektirdiği sorumlulukları üstlenerek ödemelerini düzenli olarak ifa ettiğini, ortaklıktan ayrılış tarihi itibariyle davacı Şirket kapsamında herhangi bir hak ve sorumluluğunun kalmadığının aşikâr olduğunu, davacı Şirket tarafından dava dışı ------ şirketinin bahse konu kredi borçlarının doğumundan sonra devralındığını, ---------ilamında ve detaylı açıklamalarında açıkça belirtildiği üzere davacı Şirket'in basiretli tacir olmasının gereklerinden biri olarak dava dışı şirketin tüm aktif ve pasifleri ile devralınması suretiyle işbu kredi borçlarının da kabul edildiğinin ortada olduğunu, buna göre davacı Şirketin aksi yöndeki iddiaları ve huzurda ikame ettiği davanın haksız ve mesnetsiz olup gerçeği yansıtmadığını, hisse ve şirket devir sözleşmesinde borçların üstlenilmesi ve naklinin, açıkça ya da örtülü olarak kararlaştırılabileceğini, devralanın, sözleşmede aksi yönde açıklık yok ise kural olarak işletmeye ait borçları ve ifasını da üstleneceğini, yeter ki, sadece aktifleri değil, bir bütün olarak işletmeyi devralmış olsun, ticari işletmeye borçlar da dâhil olduğuna göre tarafların farazi iradelerine uygun olanın, borçların da devralan tarafından üstlenilmesi ve ifa edilmesi olduğunu, buna göre davacı Şirketin, muaccel olduğu sabit olan banka kredi borçları ile birlikte dava dışı şirketi devraldığını, hatta bunun sonucu olarak TTK ilgili hükümleri gereğince ---------gerekli ilanların yapıldığını ve şirketin devrinin usulüne uygun olarak alacaklılara da bildirildiğini, davacı Şirket'in dava dışı şirketi tüm aktif ve pasifleri ile devralması ile devralınan şirketin tüm borçlarını ödemeyi üstlendiğinin sabit olduğunu, müvekkilinin, davacı şirketten ayrılışı akabinde------ sayısı ile tasdikli----- gibi yüksek bir bedele arttırıldığını, işbu ------- tarihinde tescil edildiği ve -------- tarihinde ilan edildiğini, ilanda da görüleceği üzere arttırılan sermayenin 1.587.427,91 TL'sinin geçmiş yılların karlarından karşılandığını, davalı müvekkilin davacı Şirket'te ortaklığı bulunduğu süre boyunca hiçbir kar payı ödemesi almadığını, davacı Şirket tarafından elde edilen kar payının ortaklara dağıtılmamış olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı Şirket'in tüm ticari defterlerinin ve kayıtlarının incelenmesinin gerektiğni, 2021 yılı içerisinde sermayesini 260.000,00 TL'den 3.000.000,00 TL'ye arttıran davacı Şirket'in ticari defter ve kayıtları incelendiğinde elde edilen kar payının çok yüksek olduğunun görüleceğini, nitekim davacı Şirketin bu kar payını sermaye arttırma işleminde kullandığını ve arttırılan sermayenin yarısından fazlasını kar paylarından sağladığını, müvekkilinin, davacı şirket'in ortağı olduğu zaman zarfı içerisinde hem şahsi hem de ticari olarak birçok sorumluluk aldığını, ortaklık görevlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini ve kendi şirketi olan dava dışı ------ tüm sermayesi ile birlikte davacı Şirket'e devrettiğini, müvekkilinin, kendisinin ve ticari markasının taşımacılık sektöründe yıllardır sağladığı güveni ve tüm maddi imkânlarını kullanarak ortağı olduğu dava dışı devrolunan ------- ve hisselerinin devriyle davacı Şirket'e ortak olduğu, bunun karşılığında davacı Şirket tarafından hiçbir kar payı ödenmemesi ve elde edilen karın müvekkilinin şirketten ayrılışı sonrasında sermaye artırımında kullanılmasının her yönüyle hakkaniyete aykırı olduğu, ortaklık dönemine dair kar paylarını dahi alamayan akabinde mevcut kar paylarının değerlendirilmesi ile sermayesi artırılan davacı Şirket'e karşı tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep ettiklerini, izah olunan nedenlerle her türlü takas ve mahsup hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle ihtiyati haciz talebinin reddi, nihai kanaatte davanın reddi, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile alacak davasıdır. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 30/11/2022 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanıp bilirkişi raporları alınarak sonuca gidilmiştir. Davalı yan talebin zaman aşımına uğradığını ileri sürmüş ise de davacı tarafın dayandığı taahhütnamenin tarihi 11/04/2018 ve dava konusu taahhüdün yerine getirilmesi gereken tarih de 03/05/2021 olarak belirlenmiştir. TBK 147/4 ve 149 maddesi hükümleri bir arada değerlendirildiğinde davalının davacı şirket ortaklığından ayrılması nedeniyle düzenlenen taahhütnameden doğan borçlar için mahkememizde 08/09/2022 tarihinde açılan davanın zaman aşımı süresi içinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacı tarafça sunulan TAAHHÜTNAME başlıklı ---------- arasında imzalandığı, Taahhütnamenin;
Alacak ve Borçlanma Konuları :
1- ---- tarafından kullanılan kredilerin, şirketin------devri sebebi ile borçların devrolmasından kaynaklanan toplam 715,540 TL. faizler dahil)
2- ---- tarafından,----- şahsına ait olan gayrimenkulün-------ipotek tutarı karşılığı kullanılan 1.000,000 TL kredi ( faizler hariç olmak üzere) ile ilgilidir.
Alacak- Borç Tutarı Toplam: Fiili ödeme gününe göre faizler dahil 1,557,018-TL + Fiili ödeme gününe göre faizler dahil 715,540-TLTaahhütname Bedeli Toplam : 2,272,558 TL dir.
Taahhütnamenin Düzenlendiği Yer: ----- daireye ipotek konulması neticesinde, ------tarafından çekilen 1.000.000,00T'lik kredi borcu 17.02.2022 tarihinde 1,557,018-T1 olarak ödenerek kapanacaktır. ---- tarafından kullanılan ve------devrolan ---- olarak ---- tarafından ödenerek kapanacaktır. -------- verilen ipotek ile ilgili yukarıda belirtilen tutar haricinde başkaca bir kredi kullanmamayı taahhüt eder. ---- kullanılan kredinin ödenmemesi halinde, gayrimenkulün o gün ki rayici üzerinden bedel ------ tarafından -----peşinen nakit olarak ödenecektir. ------ ait gayrimenkul üzerinde ki” İpoteğin erken kaldırılması halinde, takip eden 120 gün içerisinde --- kalan borcunu ----olarak ödeyecek ve ---- kullanılan tüm Krediler kapatılacaktır." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.Davacı şirket ve ----- sicil kayıtları getirtilmiş,----- kullandırılan krediye ilişkin sözleşme, ödeme planı ve ödeme kayıtları ile ödeme dekontları yine--------- davacının kullandığı kredi borcunun ödenip ödenmediği, ödenmiş ise kim tarafından ödendiği, hali hazırda kredi borcunun bulunup bulunmadığı, söz konusu kredi nedeniyle davalı adına tapuda kayıtlı taşınmaz üzerine konulan ipoteğin kaldırılıp kaldırılmadığı hususları sorularak dayanak kredi sözleşmesi, ödeme belgeleri ve ipotek belgeleri getirtilmiştir.---- getirtilen tapu kaydından, taahhütnamede bahsi geçen -------- adına satıldığı, aynı tarih itibariyle ----- lehine ipotek tesis edildiği, bunun dışında ipotek kaydının bulunmadığı görülmüştür. Davalı tarafça davacının dayandığı 11/04/2018 tarihli taahhütname başlıklı belgedeki imza inkar edildiğinden belge aslı mahkememiz kasasına alınmış, davalının tatbik imzaları da alınarak, davalının 11/04/2018 tarihi öncesinde düzenlediği ıslak imzasını taşıyan belge asılları kurum ve kuruluşlardan temin edilerek dosya imza incelemesi için ----- gönderilmiş,------sayfada yer alan keşideci imzalarının; ----- eli ürünü oldukları belirlenmiştir.Davalı vekili rapora itiraz ederek yeniden imza incelemesi yapılması yönünde talepte bulunmuş ise de mahkememizce alınan rapor gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olduğundan talebin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili 07/11/2022 tarihli dilekçesinde davaya konu 11.04.2018 tarihli taahhütname başklıklı belgenin tanıklar huzuruda imzalandığını bu hususun bilirkişi incelemesi ve bahse konu taahhütnamenin imzası sırasında iş yerinde bulunan tanıkların ifadeleri ile sabit hale geleceğini, ayrıca yerleşik içtihatlar uyarınca işbu taahhütnamenin imza aşamasına bizzat şahit olan tanıkların dinlenilmesi ile de imzanın davalıya ait olduğunun sabit hale geleceğini ileri sürerek --------- Kararına dayanmıştır. Bu kararda bahsi geçen HUMK'nun 309. Maddesinin karşılığı HMK 211 maddesi olup maddenin gerekçesinde açıkça sahtelik incelemesi ile ilgili olarak HMUK'da yer alan tanık dinlenmesinin yeni düzenlemede kabul edilmediği belirtilmiş olduğundan mahkememizce tanık dinlenemeyeceği kabul edilmiş ancak taraf vekillerince tanık dinletilmesine muvafakat edildiğinden tanıklar dinlenmiştir. Taraf tanıkları aşağıdaki şekilde beyanda bulunmuşlardır.Davacı tanığı -----ben halen davacı şirkette mali müşavir olarak çalışırım.------ yılı ocak ayından itibaren bu görevi ifa ediyorum. Dolayısıyla davacı şirket ile ------- birleşme sürecinden bilgi sahibiyim. İşlemleri ben yürüttüm. Davalı ---- birleşme sonrasında şirket ortaklığından ayrıldığını da biliyorum. Davalının şirketten ayrılış süresince daha -------- bankasından kullanılan kredi borçları mevcuttu. Hatta bunların hesabını ben yaptım. Bu borçların ödenmesi yükümlülüğü davacı şirket üzerindeydi.--------- şirketten ayrılırken ---- kullanılan kredi borcunun ne şekilde ödeneceğine dair aralarında bir anlaşma yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. ---- bu bankalardan kullanılan kredi borçlarının ödenmesini üstlenip üstlenmediğini bilmiyorum. Davacı şirket ----kullandığı kredi borcunu ödeyerek kapatmıştı. Bu yüzden ------ taşınmazı üzerine konulan ipotek de kaldırılmıştır. Taraflar arasında bir taahhütname imzalanacağından haberim vardı ancak imzalanması sırasında hazır değildim. İçeriği konusunda da bilgim yoktur. Taahhütnamenin ------ kalan borçlar ile ilgili ve ----- alacağını alması ile ilgili olarak düzenlendiğini biliyorum. Bir de söz konusu taahhütnameyi----- davalının noterde yapmak istediğini, hatta bu nedenle notere gittiklerini ancak yüklü bir damga vergisi çıkması nedeniyle taahhüdün noterdeyapılamadığını biliyorum. Zira ----o gün --- yerine sinirli bir şekilde gelip bu durumu aktarmıştır.dedi.Davalı vekilinin istemi üzerine tanıktan soruldu; şirketletin birleşmesi sonucunda haftalık olarak gelir gider hesaplaması yapıyorduk. 2-3 kez ------- hesabına ----- şirketinin müşterilerinden para gelmiştir. Bu paralar depolama faturaları karşılığı yahut nakliye işlemleri karşılığı gelen paralardır. Davalı vekilinin söylediği yalnızca depolama faturalarına ilişkin cüzi ödemelerdir. Bunun dışında ödemeleri genelde ----- yapıyordu.dedi."Davacı Tanığı -----.ben davacı şirketin kurucu ortaklarından idim. Epey bir zaman önce ortaklıktan ayrıldım. Ayrılmamın iki şirketin birleşmesinden sonra mı önce mi olduğunu da hatırlamıyorum. Ama ortaklıktan ayrıldıktan sonra da onursal başkan ve operasyonlardan sorumlu müdür olarak görev yaptım.-----şirketlerinden birleşmesinden sonra şirket ortaklığından ayrıldığını da duydum. Birleşmeden hemen sonrasında ---- aramızda geçen konuşmada kendisi ---- borçlarını ----- ödeyeceğini söylemiştir. Ancak bu borçların içerisine kredi borçlarının girip girmediğini bilmiyorum. Her iki taraftan bu konuda duyduğum bir şey yoktur. Yine ----beyden ------ ayrılması nedeniyle hesaplaşmada taraflar arasında bir protokol düzenlendiğini duydum. Ancak içeriğini bilmiyorum. Hatta bu metni uzaktan gördüm. Üzerindeki imzaların da kime ait olduğunu çıkaramıyorum.dedi." Davalı Tanığı ----ben halen davalının ortağı olduğu ------- şoför olarak çalışıyorum. Daha öncesinde de davacı şirket ile birleşen --- firmasında çalışıyordum. ---- firması birleşince bir süre------ bünyesinde çalıştım. Davalının ortaklıktan ayrılması ile birlikte ben de o şirketten ayrıldım. Birleşmeden sonra---- müşterilerinden gelen paraların tamamı ---- hesabına geçiyordu. Elimizde ---- verdiği faturalar vardı. Bu faturaların altında------ numaraları yazıyordu. Bu IBAN numaralarına paralar yatırılıyordu. IBAN numaraları ---- ait idi. ----- firmasında çalıştığım dönemde bu firma adına --------bankasında kredi kullanılıp kullanılmadığını bilmiyorum. Ayrılış sonrasında kullanılan bir kredi var ise bunun kim tarafından ödeneceğine dair de bilgim yoktur. Aynı şekilde ----- kullanılan bir kredi var ise bunun kim tarafından ödeneceğine dair bilgim yok. Taraflar arasında ortaklıktan ayrılma sonrasında bir taahhütname düzenlendiğine dair bilgim yok.dedi.Davacı vekilinin istemi üzerine tanıktan soruldu; ------çalıştığım dönemde de şoför olarak çalıştım. Mali işler ile bir görevim yoktur. dedi."Davalı Tanığı ------Ben halen davalının sahibi olduğu dava dışı ---- ev ofis taşıma şirketinde çalışırım daha öncesinde de ----------- şirketinde çalışıyordum birleşme neticesinde bir dönem davacı şirkette de asistan olarak çalıştım, şirketlerin birleşme sürecini bu nedenle biliyorum, birleşme öncesinde her iki şirketin kullandığı krediler yönünden ne gibi işlem yapıldığını bilmiyorum, birleşme sonrasında da şirketlerin kullandığı krediler hususunda da ne gibi işlemler yapıldığını da bilmiyorum çünkü o dönemde işten ayrıldım dedi.Davalı Tanığı ------ben halen davalının yetkilisi olduğu şirkette çalışıyorum, bundan öncesinde yine davalının ortak olduğu davacı şirkette çalışıyordum, paketleme işi yapıyordum, davalının davacı şirket ortaklığından ayrılması ile birlikte bende ayrılıp şuan çalıştığım şirkete geçtim, davacı şirketi ile ------ nakliyat firmasının birleşme sürecinde borç ve alacakların ne şekilde paylaşıldığına dair bilgim yok. Birleşme öncesinde her iki şirketin kullandığı kredi yönünden aralarında nasıl bir anlaşma yapıldığını da bilmiyorum, davalı bana davacı şirketten yeterli randıman alamadım bu yüzden ayrıldım demişti, davalının şirket ortaklığından ayrılmasından sonra davacı ile davalının aralarında bir sözleşme imzadıklarına dair bir bilgim yok dedi."
Davalı Tanığı ------ben halen davalının ortağı olduğu ------ ev ve ofis taşımacılığı şirketinde çalışırım, daha öncesinde de şoför olarak ---- nakliyat firmasında çalışıyordum bu şirketin ---- isimli şirket ile birleştiği dönemde bir süre bu şirkette de çalıştım,------- davacı şirket ortaklığından ayrılınca ben de onunla birlikte davacı şirketten ayrıldım, ben davalı ile davacı şirket arasında davalının ortaklıktan ayrılmasından sonra kredi borçları yönünden bir sözleşme yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, dedi." ---- şubesinde bilirkişiye HMK 278/4 maddesi uyarınca yerinde inceleme yetkisi verilerek --------- tarafından kullanılan dava dosyasına bankadan gönderilen kredi sözleşmeleri uyarınca kullanılan krediler ödeme belgeleri ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapıp kredi borcunun kapatılıp kapatılmadığı, ödeme yapılmış ise ödemelerin kim tarafından, hangi tarihte hangi tutarla yapıldığı, hususlarında rapor düzenlenmesi istenmiş kök ve ek rapor alınmıştır. Bilirkişi raporlarında dava dışı davacı şirket ile birleşen ----tarafından dava dışı ---- Şubesinden;
* ---- referans numarasıyla----,
* ---- referans numarasıyla ------,
* ---- referans numarasıyla ----, olmak üzere toplam----- tutarlı 3 adet taksitli kredi kullanıldığı,
---- numaralı kredinin ----- vadeli 25. Taksitleri arasındaki ödemelerin yapılmasından sonra 18.01.2018 tarihinde kalan anapara tutarı olan 238.134,49 TL olmak üzere toplam 290.410,74 TL,
--numaralı kredinin --- vadeli 23. Taksitleri arasındaki ödemelerin yapılmasından sonra 21.12.2017 tarihinde kalan anapara tutarı olan8.644,78 TL olmak üzere toplam 12.302,52 TL,
---- numaralı kredinin ----- vadeli 10. Taksitleri arasındaki ödemelerin yapılmasından sonra 25.12.2017 tarihinde kalan anapara tutarı olan 221.750,36 TL 18.01.2018 tarihinde olmak üzere toplam 259.501,63 TL,
Toplam olarak ise 562.214,59 TL ödenmek suretiyle tüm kredilerin taahhütname tarihi olan 18.04.2018 tarihinden önce davacı şirket tarafından kapatıldığı , söz konusu kredilerin kapatılmasında kullanılan tutarların davacı şirketin dava dışı bankadan kullandığı kredilerle gerçekleştirildiği,11.04.2018 tarihli taahhütnamede davalının 03.05.2021 tarihinde 715.540,00 TL ödemek suretiyle belirtilen krediyi ödeyeceğinin belirtildiği, tarafların iradesinin mevcut kredi ilişkisinin belirtilen miktarın ödenmesi ile kapatılması olarak teşekkül etmesine rağmen, tarafların iradesinin yorumlanması gerektiği zira sözleşmede yer alan mevcut iradenin somut olaya uygun olmadığı, somut olayla uyumlu olmamasının gerekçesinin, ilgili kredinin yenilenmiş ve davacı şirketin kredisi haline gelmiş olması olup, bunun taraflarca bilindiğinin benimsenmesi gerektiği ve ikinci olarak söz konusu Yeni kredilerin her birinin taksitli kredi olmaları, belirli taksit ödemelerinin yapılmasını zorunlu kılmakta olup, bunun defaten ve kredilerin kullanılmasından üç yıl sonra ödenmesine yönelik iradenin, kredi ilişkisinin yapısı ile bağdaşmadığı , TBK md. 27 hükmünün dikkate alınması gerektiği hükme göre tarafların kullandıkları kelimeler ve ifadeler dikkate alınmayıp gerçek iradelerinin araştırılması gerektiği, davalının taahhüdünün birleşen şirket tarafından birleşme neticesinde davacı şirketin borcu haline gelmiş bulunan kredi borcunu tasfiye etmek olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu açıdan davacı şirketin söz konusu krediyi yenileyerek benzer bir biçimde taksit geri ödemeli krediye çevirmiş olmasının, davalının yükümlülüğünü değiştirmediği, miktar ve ödeme tarihi itibariyle değerlendirildiğinde, davalının belirli bir miktarı belirli bir tarihte ödeme taahhüdünde bulunduğu görülmekte olup, söz konusu miktarın --------- döneminde kullanılan toplam 562.214,59 TL ödemeye karşılık 03.05.2021 tarihinde 715.540,00 TL ödeme yapılmasının, kullanılan banka kredisi ile uyumlu kabul edilmesi gerektiği, davalının söz konusu miktarı ödediğini iddia etmediği, aksine taraflar arasındaki ortaklık ilişkisine yönelik açıklamalarda bulunup söz konusu belge altındaki imzasını inkâr ettiğini, 11.04.2018 tarihi itibariyle yenilenen krediler sebebiyle ödeme yaptığına yönelik iddiasını ispata yönelik bir bilgi ve belge de sunmadığı, davalının 03.05.2021 tarihinde ödemeyi taahhüt ettiği miktarın kesin vadeli bir ödeme olduğu kabul edildiğinde, bu tarihte ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düştüğünün de benimsenebileceği belirtilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları ile davalının ortak ve yetkilisi olduğu ------ tarihinde davacı şirket ile birleştiği , 17.07.2017 tarihinde sicil kaydının kapatıldığını, işbu birleşme ile -------- borç ve alacaklarının da davacı şirkete devrolduğu, birleşme ile davalı ----- davacı ---- ortağı olduğu, ancak tüm hisselerini 16.01.2018 tarihinde şirketin diğer hissedarı -------- devrederek ortaklıktan ayrıldığı, sonrasında tarafların ve davacı şirketin bir araya gelerek aralarındaki borç ve alacak ilişkilerini sonlandırmak maksadı ile 11.04.2018 tarihli taahhütname düzenledikleri, davalı tarafça taahhütnamedeki imza inkar edilmiş olup mahkememizce yaptırılan inceleme neticesinde imzanın davalıya ait olduğu belirlenmekle davalının itirazlarının yerinde olmadığı, davalının ----- bu taahhütname ile bağlı olduğu, taahhütnamede geçen davacı tarafa yüklenen edimlerin davacı tarafından yerine getirilmiş olduğu, davalının ise bu taahhütnamedeki ediminin " ---- tarafından kullanılan ve ------- tarafından ödenerek kapanacaktır." şeklinde belirlendiği, davalının taahhüdünü yerine getirdiğine ilişkin hiçbir delil sunmadığı, edimin konusunu teşkil eden borcun birleşme öncesinde ----------kullandığı kredi borcuna ilişkin olup davalının ortaklıktan ayrılmasından ve taahhütname düzenlenmeden öncesinde davacı şirket tarafından kapatılmış olduğu, taahhütname ile de bu kredi borcuna karşılık davalının davacıya ---- tarihinde ödemesinin kararlaştırıldığı, davalı tarafça birleşme sonucu ------ tüm borç ve alacaklarının davacı şirkete devredildiği dolayısıyla sorumlu tutulamayacağı ileri sürülmüş ise de davacı, davalı ve dava dışı diğer ortak bir araya gelerek taahhütname düzenlemiş ve iradelerini söz konusu kredi borcuna karşılık gelmek üzere davalının ---------- olarak ödeyeceği şeklinde birleştirmişlerdir. Açıklanan nedenlerle dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları toplanan delillerle uyumlu kabul edilerek hükme esas alınmış, davanın kabulüne, 715.540,00 TL'nin 03/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, --------tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
2-Alınması gereken karar harcı 48.878,54 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 12.219,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 36.658,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ile 12.219,64 TL peşin harç olmak üzere toplam 12.300,34 TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 11,50 TL ilk masraf, 743,50 TL tebligat gideri ve müzekkere masrafları ile 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.755,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan masrafın üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 111.331,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2024