T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/206 Esas
KARAR NO:2024/824
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/03/2022
KARAR TARİHİ: 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari NiteliktekiSatış Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında uzun yıllardır bir parça satım ve araç kiralama ve personel ilişkisi bulunduğunu, aradaki ticari ilişkinin kapsamlı olması nedeniyle hem yapılan iş başına fatura kesildiğini, hem de aradaki alacak-verecek hesabı tutulmak üzere bir cari hesap ilişkisi süregeldiğini, müvekkillinin alacakları konusunda mutabık kalabilmek amacıyla davalı şirkete mutabakat formu gönderdiğini, Eylül 2021 kesim tarihli ve 1.556.384 TL tutarlı hesap ekstresi kesilerek davalı şirkete gönderildiğini, davalıya gönderilen formda müvekkilinin kayıtlarında 2021 mali yılı Eylül ayına ait 7 adet belge olup tutarının yukarıda bahsedildiği gibi 1.556.384 TL olduğunun bildirildiğini, mutabık olup olmadıklarının sorulduğunu, davalı tarafça alacağın bir kısmı için mutabakat yapıldığını, davalının müvekkilini zor durumda bırakmak için mevcut borca dair ödeme yapmadığını, bunun üzerine ------------sayılı dosyası ile icra takibi başlatarak borçlu şirkete ödeme emri gönderdiklerini, davalının icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde takibe konu olan borca, yapılan takibe ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bu nedenle takibin devamı ve itirazın iptali davası açtıklarını, müvekkilinin, davalıdan alacağının işleyen faiz ve ferileri hariç 1.339.024,00 TL olduğunu, alacağın hiçbir teminata bağlı bulunmadığı gibi, borcun da bugüne kadar ödenmediğini, müvekkilinin alacağını tahsil edemediği için karşılık borçlarını ödemekte güçlük çektiğini ve büyük bir mağduriyete düştüğünü, taraflar arasında mutabakat yapıldığını ve müvekkilin kestiği faturaların davalı yanın ticari defterlerine işlendiğini, bunun kayıtlarda da görüldüğünü belirterek, borçlunun -------sayılı dosyası'nda borca, faize, ve takibe tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davada haksız ve kötü niyetli olduğunu, kayıtlar arasındaki uyuşmazlığın Aralık 2021 dönemi itibarıyle başladığını, 02.12.2021 tarihinden sonraki cari hesap kayıtları incelendiğinde esas uyuşmazlık konusunu oluşturan faturaların, müvekkili tarafından düzenlenen ve fakat karşı tarafça cari hesaba alınmayan ------- tutarındaki fatura ile müvekkili tarafından düzenlenip karşı tarafça cari hesap kaydına geçirildikten sonra, aynı tutarlar ile iade faturası düzenlenen ------tutarındaki mal satış faturası ve----- tutarındaki hizmet faturası şeklindeki toplamda müvekkilince düzenlenen 3 faturadan kaynaklı olduğunu, ------- tutarındaki cari hesapta yer alan mal satış faturasına davacı karşı tarafın cari hesaplarında yer verilmediğini, faturaya konu malların, davacı şirketin teslim tarihi itibarıyla sigortalı çalışanı oldukları bilinen ------- imza karşılığı teslim edildiğini, davacı şirketin mezkur faturaya karşılık, müvekkilince düzenlenen faturayı cari hesap kaydına almamasına rağmen ------numara ile iade faturası düzenlendiğini, -------yevmiye numaralı ihtarı ile süresi içerisinde itiraz edilmiş olduğunu ve iadenin kabulü sonucunun meydana gelmemesi için söz konusu iade faturasına davalı müvekkilinin ticari defter kayıtlarında yer verilmediğini, ------- tutarındaki müvekkilinin cari hesap ekstresinde yer alan ve müvekkilince düzenlenen faturanın, aynı tarih ile ---- davacı şirketin cari hesap ekstresinde lehe alacak olarak işlendiğini, faturaya konu malların, müvekkilinin tedarikçisi konumunda bulunan ----------- numaralı irsaliyeler ile, davacı şirket sigortalı çalışanı oldukları bilinen,----------- tarafından imzalanarak teslim alındığını, ardından davacı şirketin yine teslim aldığı malların faturasına karşılık kötü niyetle -------numaralı iade faturası düzenleyip iade faturasını cari hesap ekstresine işlediğini, ancak müvekkilince haksız ve karşılıksız iade faturasına kanuni süresi içerisinde, ------------yevmiye numaralı ihtarı ile itiraz edildiğini, iade faturası haksız ve karşılıksız olduğundan ve aynı zamanda faturaya konu mallar davacıya teslim edildiğinden, davalı müvekkilinin ticari defter kayıtlarında yer almadığını, davacı tarafça düzenlenen iade faturasına süresi içerisinde yapılan itirazdan ve irsaliye belgelerinden anlaşıldığı üzere, davacı yanca teslim alınmış ve ihbar olunan tarafça da davacıya teslim edilmiş malların nakliye yoluyla iadesi gerçekleşmediğinden iade faturası tanziminin kötü niyet içerdiğini, müvekkilince düzenlenen -------tutarındaki fatura cari hesap görülmekte olup davacı şirketin cari hesap ekstresinde de ------ tarihinde lehe alacak olarak işlendiğini, ardından faturayı kayıtlarına işleyen davacı tarafın mezkur faturaya karşılık ------ numaralı iade faturası düzenleyip bunu da kendi cari hesap ekstresine işlediğini, ancak işbu haksız ve karşılıksız iade faturasına, kanuni süresi içerisinde ----- yevmiye numaralı ihtarı ile itiraz edildiğini, haliyle itiraza uğrayan ve davacı yanca haksız olarak düzenlenen iade faturasına müvekkilinin ticari defter kayıtlarında yer verilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile İİK 67 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. Davacı cari hesap alacağına dayalı olarak davalı hakkında başlattığı takibe davalının itirazın iptali ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.Dilekçelere aşaması tamamlanmakla yargılamanın ön inceleme safhasında dava şartları ve ilk itirazları incelenmiş, tarafların sulh olma, arabuluculuktan yararlanma taleplerinin olmadığı görülerek uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.Davacının mahkememizde açtığı itirazın iptali davasında davalı ile aralarında uzun yıllardır devam eden parça satımı, araç kiralama ve personel ilişkisi bulunduğunu, ticari ilişkinin kapsamlı olması nedeniyle hem yapılan iş başına fatura kesilip hem de aradaki alacak verecek hesabı tutulmak üzere cari hesap ilişkisinin süre geldiğini, belli aralıklarla biriken alacaklar konusunda davalı şirkete mutabakat formu gönderildiğini, bu şekilde Eylül 2021 kesim tarihli 1.556.384,00 TL.tutarlı hesap ekstresinin kesilerek davalıya gönderildiğini ve mutabık olup olmadıklarının sorulduğunu, davalı tarafça bir kısım alacak için mutabakat yapıldığını, ancak davalının kendilerine verilen indirimli ürün satışlarını durdurma kararı aldığını ve aralarındaki iletişim problemleri nedeniyle mevcut borca yönelik ödeme yapmadığını, bu yüzden davalı hakkında başlattıkları icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalının ise davacının ibraz ettiği cari hesap ekstresi ile kendisi tarafından tutulan cari hesap kaydı incelendiğinde kayıtlar arasındaki uyuşmazlığın Aralık 2021 dönemi itibariyle başladığının anlaşıldığını, 02/12/2021 tarihinden sonraki cari hesap kayıtları incelendiğinde uyuşmazlık konusunu oluşturan faturaların kendileri tarafından düzenlenen ancak davacı tarafça cari hesaba alınmayan 776.795,10 TL.tutarındaki fatura ile yine kendileri tarafından düzenlenip davacı tarafça cari hesaba alındıktan sonra aynı karşılık tutarlar ile iade faturası düzenlenen 309.970,35 TL.tutarlı mal satış faturası ile 365.762,25 TL.tutarındaki hizmet faturasından kaynaklandığının anlaşıldığını, 776.795,10 TL.tutarlı mal satış faturası içeriği ürünün davacı şirket çalışanlarına teslim edildiğini, davacının bu faturayı cari hesap kaydına almadığını, buna rağmen ------- faturasını düzenlediğini, ancak düzenlediği iade faturasının da davacının cari hesap ekstresinde bulunmadığını, davacının iade faturasına -------- tarihli ihtarıyla itiraz ettiklerini ve ticari defterlerine kaydetmediklerini, buna karşılık 309.970,35 TL.tutarlı faturanın ise davacı şirketin cari hesap ekstresinde kayıtlı olduğunu, faturaya konu malların tedarikçileri olan --------tarafından düzenlenen 4 adet irsaliye ile davacı şirket çalışanlarına teslim edildiğini, davacının bu malları teslim almasına rağmen----- faturasını düzenlediğini ve iade faturasını cari hesap ekstresine işlediğini, söz konusu iade faturasının da -------- tarihli ihtarnamesiyle iade edilerek cari hesap kaydına alınmadığını, 365.762,25 TL.tutarlı faturanın da aynı şekilde davacı tarafça cari hesaba işlenmiş olmasına rağmen bu kez---------------- faturası düzenlenmek suretiyle cari hesaba işlendiğini, söz konusu iade faturasına karşı da 03/01/2022 tarihli ihtarnameyle itiraz edildiğini, ticari defterlere kaydının alınmadığını, bu faturaya konu hizmetin eksik veya ayıplı ifa edildiğine dair herhangi bir iddia ve delil olmadığından düzenlenen iade faturasının haksız ve karşılıksız olduğunu, faturalara konu olan ve mülkiyeti kendilerine ait olan kalıplar üzerinde davacının hak iddia ettiğini ancak bu kalıpların kendilerine ait olduğunu, belirterek davanın reddiyle davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunduğu, davacının Eylül 2021 kesim tarihli hesap ekstresinin davalıya gönderilmesi sonucu 1.339.024,00 TL.alacak konusunda mutabakat yapıldığını, faturaların davalının ticari defterlerine işlendiğini bu durumun ------ kayıtlarında da görüldüğünü, davalının dayandığı 776.795,10 TL.tutarlı fatura içeriği malların kendilerine teslim edilmediğini, yine 309.970,35 TL.tutarlı faturanın da ihbar olunan ------- davalının aldığı mallara ilişkin olduğunu, alım/satım ilişkisine taraf olmadıklarını, bu faturaya konu malların davalıya teslim edildiğinin ihbar olunan tarafından beyan edildiğini, davalının düzenlediği mal satış faturasıyla ihbar olunan tarafından kesilen faturaların adet, birim fiyatı gibi hususlarda birbiriyle uyumlu olmadığının da fatura içeriklerinden anlaşıldığını, davalının dayandığı sevk irsaliyelerinin -----tarihine ait olup tarafların Eylül ayında mutabakat yaptıklarını, yine -----------tutarlı faturaya ilişkinde hiçbir irsaliye sunulmadığını bu faturaya konu malların teslim de edilmediğini, davalının itirazlarının haksız olduğunu, cevap dilekçesinde belirtilen kalıpların mülkiyetinin kendilerine ait olduğunu ancak kalıpların bu davanın konusunu teşkil etmediğini ileri sürdüğü anlaşılmış bu hususlar uyuşmazlık konusu olarak belirlenmiştir.------- sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 1.339.024,00 TL cari hesap alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliğ ile davalının süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Davalı yanın dayandığı sevk irsaliyelerinde adı geçen ------- davacı şirket çalışanı olup olmadığı hususu davacı vekilinden sorulmuş, davacı vekili 19/10/2022 tarihli dilekçesi ile----------- şahısların müvekkili Şirket çalışanları olduğunu, davalı tarafın dayanmış olduğu sevk irsaliyelerinde adı geçen müvekkil çalışanlarının işbu davanın ihbar olunan tarafı ----------------aracılığı ile gelen teslimatları, davalı adına teslim aldıklarını, teslimatların, müvekkili Şirket tarafından davalı Şirkete yapılan üretim için ihbar olunan aracılığıyla davalı adına müvekkil şirket çalışanlarına teslim edildiğini beyan etmiştir.Davalı tarafça davacı yana gönderilen ihtarnameler tebliğ şerhleri ile birlikte dosyaya alınmış yine her iki tarafın 2021 yılı eylül, ekim, kasım, aralık aylarına ilişkin ----- formları da aylık bazda olmak üzere ---- getirtilmiştir.Mahkememizce tarafların ---- yıllarına ait tüm ticari defter ve dayanak kayıtları,------- formları, diğer deliller ve taraf vekillerinin beyan dilekçeleri dikkate alınarak davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti varsa miktarının belirlenmesi yönünde bilirkişiden kök ve ek raporlar aldırılmış olup, bilirkişi kök raporunda davacı şirketin kendi kayıtlarına göre, davalı şirketten ---------- alacaklı göründüğünü, davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan 776.795,10 T.L. lık faturanın davacı şirket kayıtlarına hiç alınmadığını, 309.970,35 T.L. lık faturayı davacı şirketin kayıtlarına alarak, davalının alacağına kaydetmişse de, akabinde 309.971,07 TL. sı tutarında iade faturası düzenleyip tekrar davalının borcuna yazdığını, 365.762,25 T.L. lık faturayı da davacı şirketin kayıtlarına alarak, davalının alacağına kaydettiğini ancak aynı tutarda iade faturası düzenleyip tekrar davalının borcuna yazdığını, davalı şirketin ise kendi kayıtlarında, kestiği üç adet faturayı işleyip, davacı şirketin düzenlediği iade faturalarını ise işlemediğini, kendi kayıtlarına göre davacı şirkete karşı borçlu durumda olmadığını,------- faturanın muhteviyatının, davacıya işlemesi ve mamul hale getirmesi için verilen yarı mamul araba parçalarından oluştuğunu, malları teslim aldığına dair irsaliyelerini imzalayan -------teslim tarihi itibarıyla davacı şirketin sigortalı çalışanı olduğunun davacı vekili tarafından kabul edildiğini,-----faturanın içeriğinin, davacıya işlemesi için verilen yarı mamul cam ve aynalara ilişkin olup davacının bu faturayı alıp kayıtlarına işleyerek alacağından düştüğünü ancak -----iade faturası keserek, tekrar alacağına ilâve ettiğini, malların davacıya, davalı şirketin tedarikçisi olan ----- tarafından teslim edildiğini, irsaliyelerin üzerinde teslim alındığına dair--------imzaları bulunduğunu, davacı vekili tarafından bu kişilerin davacı çalışanı oldukları ancak malları davalı adına aldıklarının beyan edildiğini, ----- malların faturalarını davalı şirket adına düzenlediğini, davalı şirket ile tedarikçisi -------arasındaki cari hesap ilişkisi de kontrol edildiğinde fatura bedellerinin ödemelerinin davalı şirket tarafından yapıldığının tespit edildiğini, ----- faturanın ise kalıplar ile ilgili olduğunu, davacının bu faturayı alıp, kayıtlarına işldiğini, alacağından düştüğünü, ancak -------- iade faturası keserek, tekrar alacağına ilâve ettiğini, davalının fatura muhteviyatı kalıpların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu beyan ederek malik olduğuna dair yazılı olan belgeleri sunduğunu, yine kalıpları üretimde kullanılmak üzere daha önceden davacı şirkete verdiğine dair-------yıllarında davacı şirket adına düzenlediği kullanım bedeli faturalarını sunduğunu, ancak, davacının üretimde kullandığı kalıpların, davalı tarafından verilen kalıplar olup olmadığının, kalıpların fatura kesildiği tarihteki bedelinin 365.762,25 TL.sı edip etmeyeceğinin, uzmanlık alanında olmadığını, konusunda uzman bir bilirkişiden görüş istenilmesinin takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, sonuç itibariyle irsaliyelerde imzaları bulunan kişilerin davacı şirketin çalışanları olduğundan hareket edilerek; davacı şirketin icra takip tarihi itibarıyla talep ettiği 1.339.024.- TL. sı asıl alacağından, davalının kestiği 776.795,10 T.L. lık ve 309.970,35 T.L. lık iki fatura bedeli indirilerek davacı şirketin kalan alacağının 252.258,55 TL. sı olarak hesaplandığını bildirmiştir.Bilirkişi raporuna taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine bu kez alınan ek raporda bilirkişi, davacının icra takibinde 30-09-2021 tarihli hesap mutabakatına dayandığını ve rapora karşı itiraz dilekçelerinde de, bu mutabakatı gündeme getirdiğini, ancak davalının 3 adet faturasının tarihlerinin, mutabakat tarihinden sonra olup, faturaların kabulü halinde; davalının cari hesap borcunun değişmesine, hatta kalkmasına yol açtığını, taraflar arasında mal alım ve satımından kaynaklanan karşılıklı bir ticari ilişki söz konusu olup davacı vekilinin de 27-09-2023 tarihli dilekçesinde bu hususa; “...var olan ticari ilişkinin hammaddesi davalıdan satın alma yolu ile müvekkil tarafından tedarik edilen ve devamında üretilen mamulün ana üretici sıfatıyla davalıya satışının yapılması işlemi şeklindeki bir ticaret olduğu sabittir” diye açıklık getirdiğini, davacının; ayna, cam ve benzeri otomobil aksesuar ve yedek parçalarını ürettiğini, bunları hammadde veya yarı mamul olarak davalıdan satın alıp, üretip mamul hale getirdikten sonra tekrar davalıya sattığını, taraflar arasındaki bu mal hareketlerinin irsaliye ve fatura ile olduğunu,kestikleri faturaları cari hesaplarına işlediklerini, bu şekilde cari hesabın durumuna göre bir borç ve alacak bakiyesi oluştuğunu,ödemelerin de fatura bazında değil, cari hesabın durumuna göre olduğunu, ihtilâfa konu olan davalının, davacı adına kestiği 3 adet faturası bulunduğunu ,davacı vekilinin 19-10-2022 tarihli dilekçesinde beyanda bulunup irsaliyelerde imzaları bulunan----------------müvekkili şirket çalışanları olduğunu, ancak malların davalı adına teslim alındığını bildirdiğini, ancak, bu kişilerin malları davalı adına neden ve ne için teslim aldıklarının açıklanmadığını, bu konuda somut bir belge de sunulmadığını, 365.762,25 T.L. lık son faturanın kalıplara ilişkin olduğunu, davacı vekilinin kalıpların bu dava ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürdüğünü , icra takibi davacı vekili tarafından cari hesaba dayalı olarak yapılmış olup, kalıp faturası da dahil olmak üzere her türlü işlemin, cari hesap ilişkisinin bir unsuru olduğunu, davalının ------ senelerinde üçüncü kişilerden satın aldığı ve -------- senesinde ithal ettiği kalıpları üretimde kullanmak üzere, daha önceden davacı şirkete verdiğini bildirdiğini,davalı şirketin kalıpları hangi firmalardan temin ettiğinin kök raporda belirlendiğini, davalının kalıpları davacı şirkete kullandırdığına dair-------- senelerinde davacıya kesmiş olduğu “kullanım bedeli” faturalarını da delil olarak sunduğunu, davacı vekilinin ise 27-09-2023 tarihli beyan dilekçesinde; kalıpların müvekkili şirkete ait ve müvekkili şirketin envanterinde kayıtlı olduğunu kanıtlamak amacıyla beyan dilekçesinin ekinde,-------sayılı dosyası için hazırlanan------ tarihli bilirkişi raporunu ibraz ettiğini, davacının iflâsının ertelenmesi için ------ sayılı dosyası üzerinden görülen dava ile ilgili olarak yaptırılan bilirkişi incelemesinde alınan ---- tarihli raporda, davacının ------- mizanında kayıtlı olan varlıklarının rayiç değerlerinin tespit edildiğini, davalının sunmuş olduğu faturalara ve belgelere göre, kalıpları alış tarihleri ----- tarihinden çok sonra olup, ---- sene sonraki işlemlerin, davacının---------- mizanında gözükmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacı vekilinin söz konusu itirazının mesnetsiz olduğunu, davalının , 365.762,25 T.L. lık kalıp faturasını, kalıplar iade edilmediği için davacıya kestiğini, ancak, kök rapor da belirttiği üzere bu konunun için uzmanlık alanı olmadığını, konusunda uzman bir bilirkişi tarafından değerlendirilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğunu, davalının 776.795,10 T.L. lık faturasının, davacıya işlemesi ve mamul hale getirmesi için verilen yarı mamul ürünlerin bedeli olup bu ürünlerin davacının çalışanları tarafından teslim alındığını, davalının 309.970,35 T.L. lık faturasına konu hammadde ve yarı mamul malların davacıya, dava dışı ----- tarafından, davalı adına yapılacak üretimde kullanılmak üzere teslim edildiğini, malları davacının çalışanlarının teslim aldığını, dva dışı -----, davacıya teslim ettiği malların faturalarını davalı şirkete kestiğini, davalının da davacı şirkete fatura ettiğini, dava dışı --------- faturaları ile davalının faturalarına konu olan malların birbiri ile uyumlu olduğunu, uygulamada nakliye masraflarından kaçınmak için teslimin, alıcının gösterdiği başka yere yapıldığının görüldüğünü, somut olayda irsaliye tarihlerinin fatura tarihlerinden çok daha önce olup teslimin irsaliyelerle yapıldığını, akabinde talep edilen asıl alacağın 1.339. 024.- T.L. olduğunu, davalının icra takibinden önce kestiği 776, 195,10 T.L. lik ilk faturası borcundan indirildiğinde; davalının icra takip tarihi itibarıyla borcunun 562.228,90 T.L. sına düştüğünü, davalının icra takip tarihinden sonra kestiği 309.970,35 T.L. lık ikinci faturası borcundan indirildiğinde, davalının 252. 258,55 T.L. sı borcu kaldığını, icra takibinin 10-12-2021 tarihinde başlatılmış olup, davalının davacı adına kestiği ve borcundan düşülmesini istediği 3 adet faturanın birinin tarihinin icra takibinden önce, ikisinin tarihlerinin ise icra takibinden sonra olduğunu bildirmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller , alınan bilirkişi raporları ile taraf beyanları bir arada değerlendirildiğinde davacı ve davalı arasında devam eden ticari ilişki nedeniyle davacının cari hesaptan doğan alacağı için davalı hakkında ilamsız icra takibine giriştiği davalının borcu olmadığını belirterek takibe itiraz etmesi üzerine mahkememizde dava açıldığı anlaşılmıştır. Davacı yanın kendi ticari defterlerinde davalıdan olan alacağının 1.339.024,00 TL olarak kayıtlı olduğu, ihtilafın davalı tarafından düzenlenen üç adet faturadan kaynaklı olduğu, bu faturaların davacının dayandığı mutabakattan sonra davalı tarafından düzenlenmiş oldukları, bu faturalardan -------- bedelli olanın malzemelere ilişkin olup düzenlenen sevk irsaliyeleri ile davacı şirket çalışanlarına teslim edildiği, davacının bu faturayı cari hesaba işlemediği ancak sonrasında iade faturası düzenlediği, davalı tarafça davacının düzenlediği iade faturasına itiraz edildiği anlaşılmış, fatura içeriği malların davacı tarafça teslim alındığı sabit olmakla davalının cari hesap borcundan düşülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı cari hesap alacağının tahsili için davalı hakkında 10/12/2021 tarihinde icra takibini başlatmıştır. Davalı tarafça düzenlenen faturalardan bir tanesi takip öncesi tarihli diğer ikisi ise takipten sonra düzenlenmiş faturalardır.Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsilini amaçlayan itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davaları takip talebine sıkı sıkıya bağlı olup takip tarihindeki haklılık durumuna göre sonuçlandırılması gerekir. --------- kararında da bu husus "...Nitekim, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan ve takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek konu, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında takip tarihi itibari ile haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Zira genel hükümlere göre açılacak alacak davalarında haklılık durumu dava tarihi itibariyle tespit edilebilirken, İİK’dan doğan itirazın iptali davalarının sonuçları farklılık arz ettiğinden bu davalarda haklılık durumunun takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda öncelikle alacak, takip tarihi itibariyle tespit edilmeli ve sonuca gidilmelidir." tespit edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde davalı tarafça düzenlenen faturalardan yalnızca bir tanesinin takip öncesinde düzenlendiği diğer iki faturanın ise takipten sonra düzenlendiği dolayısıyla takip tarihi itibariyle alacak borç ilişkisinin belirlenmesi gereken iş bu davada değerlendirilemeyeceği kabul edilmiş, davalı yanın düzenlediği -------- bedelli fatura konusu malzemelerin düzenlenen sevk irsaliyeleri ile davacı şirket çalışanlarına teslim edildiği, bedelinin ödenmediği, davalının bu fatura bedeli kadar davacıdan alacaklı olduğu, taraflar arasında devam eden cari hesap ilişkisinde davacının alacağından düşülmesi gerektiği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne, davalının -------- dosyasında itirazının takip tarihi itibariyle 562.228,90 TL üzerinden iptaline, takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %16,75 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi yürütülmesine, fazla talebin reddine, davalı takibe itirazında haksız ve alacak likit olduğundan hükmedilen tutarın %20'si oranında 112.445,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacının haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne, davalının--------sayılı takip dosyasında itirazının takip tarihi itibariyle 562.228,90 TL üzerinden iptaline, takibin bu tutar üzerinden devamına,
-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %16,75 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi yürütülmesine,
-Fazla talebin reddine,
-Hükmedilen tutarın %20'si oranında 112.445,78 TL İcra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Karar harcı olan 38.405,85 TL''den peşin harç olarak alınan 16.172,07 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 22.233,78 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 16.172,07 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 11.50 TL ilk masraf, 468,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.480,00 TL yargılama giderinin kabul oranı(%42) üzerinden hesaplanan 2.301,60 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri masrafı bulunmadığından ret edilen miktar yönünden değerlendirilme yapılmasına yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 88.334,34 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddolunan miktarı dikkate alınarak takdir edilen 120.519,27 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre hesap olunan 655,20 TL'sinin davalıdan; 904,80 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak ilgili tarafa İADESİNE,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
23/10/2024