T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/32 Esas
KARAR NO:2024/623
DAVA: İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/01/2023
KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin borcunun ödenmemesinden dolayı------- dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazında takibe, ödeme emrine, faize, faiz oranına, tüm borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, itiraz sonucu icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına karar verdiğini ve davanın açılması zaruriyetinin doğduğunu, davalı ile müvekkili arasında ticari ilişkinin olduğunu, davalı tarafından kaynaklanan ve borç miktarı kapsamında iki tarafın mutabakat sağlamasına rağmen borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket ve müvekkili şirket arasında 07/11/2022 tarihinde mutabakat formu imzalandığını, iki tarafın mutabık olduğu miktar kadar yapılan icra takibine itiraz edilmesinin çelişkili olduğunu, davalının belirtmiş olduğu anılan miktar kadar borcu bulunmadığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, takibe konu fatura borcunun ödenmediğini, öncelikle müvekkilinin rehinle veya ipotek ile teminat altına alınmamış olan alacağının tahsili amacıyla, davalı tarafın ticari olarak zor duruma girdiğini, aciz içerinde olduğunu, kaçma ve mallarını kaçırma hazırlığı içerinde bulunduğu taraflarınca öğrenildiğinden davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, bankalarda mevcut tüm hesaplarında borca yeter miktarının teminatsız olarak veya mahkemenin takdir edeceği bir teminat karşılığında davalı şirketin tüm taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasını, açmış olduğu davanın kabulü, borçlunun yapmış olduğu kötü niyetli ve haksız itirazının iptalini ve takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine------ sayılı dosyası ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe, faize, borca, sair tüm hususlara yasal süre içinde itiraz edilip takibin durdurulduğunu, davacının davaya konu icra takibine dayanak olarak bildirdiği belgeler taraflarına tebliğ edilmediğini, ödeme emrinde bildirilen bakiye bedellerin gerçeği yansıtmadığını, mevcut durumda ödeme emrinde söz konusu borcun tam olarak neden kaynaklandığı, talep edilen alacak kalemlerinin neye ilişkin olduğu ve hangi tarihte ne şekilde tahakkuk ettiği açıkça belirtilmediğini, borca konu miktarların hangi sebepten kaynaklandığı açıkça belirtilmemekle faiz oranları da yasal mevzuata aykırı olarak işleme konulduğunu, müvekkili şirketin iddia edildiği gibi kötü niyetli olmayıp tebliğ edilen ödeme emriyle bildirilen kaynağı belirsiz borca bahsi geçen miktarın haksız olması sebebi ile itirazda bulunma zarureti gördüğünü, bunun üzerine davacı tarafın itirazları karşısında itirazın iptali yoluna gittiğini, dava haksız ve kötü niyetli olmakla müvekkili şirketi baskı altında bırakılmak istendiğini, müvekkili şirketin öğrenildiği üzere her ne kadar davacı yanca tek taraflı olarak tanzim edilen faturalar mevcut ise de müvekkili şirkete fatura kesilen mal ve hizmet teslimi yapılmadığını, müvekkili şirketin takipte alacaklı görünen tarafa takipte anılan miktar kadar borcu bulunmadığını, takip dayanağı müvekkili şirkete tebliğ edilmediği ve takibin dayanaktan yoksun olduğu, alacaklının dava dilekçesinde değinmiş olduğu hususlar alacağının ispata yarar vaziyette olmadığını, müvekkilinin davacıya takipte anılan miktar kadar borcu bulunmadığı nazara alındığında işbu davanın kötü niyetli olarak açıldığının sabit olduğu, davanın açılmasının kötü niyetli olup davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini, talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davasıdır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespitiyle uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmiş, tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişiden rapor aldırılmak suretiyle sonuca gidilmiştir.----- sayılı dosyası --------- üzerinden celp edilmiş olup, yapılan incelemede; bir kısım fatura alacakları toplamı ----- işlemiş faiz olmak üzere davalı aleyhinde toplam 243.511,32 TL'lik alacak için ilamsız takipte ödeme emri başlatıldığı, davalı şirketin süresi içerisinde borcun tamamına, takibe ve borca takip öncesi faiz miktarına itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak SBMM bilirkişisinden alınan raporda özetle; Talimat yoluyla incelemesi tamamlanan davacı şirketin ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre 18.11.2022 takip itibari ile davacının davalıdan 235.211,30TL alacaklı olduğu, bu alacağın icra takibine konu edilen faturalardan kaynaklı olduğu, icra takibine konu faturaların e-arşiv ve e-fatura sistemi üzerinden düzenlenen faturalar olduğu fatura içeriklerinin davalıya teslimi ile ilgili dava dosyası içeriğinde bir evrak olmadığı ancak davalının -------- ödendiği, gelir idaresinden gelen müzekkere cevaplarında davacının düzenlediği ve icra takibine konu faturaların davacı ve davalı adına düzenlenen e-belgelerin firmalara ait düzenlenen ----- formlarında görüldüğü, tarafların ----- formlarında mutabık oldukları, dosyaya sunulan dekont görüntüleri incelendiğinde davalının davacı şirkete -------- sayılı dosya gereği ödenen” açıklamasıyla ödeme yaptığının anlaşıldığı, davalının defter inceleme gününde ticari defterlerini mahkemeye sunmadığı, davacının fatura alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2. maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz isteyebileceği, davacı şirketin cari hesap alacağının ------ olduğu, asıl alacağa TTK.'nın 1530 maddesine göre 6.326,37 TL tutarında faiz işletilebileceği tespit ve rapor edilmiştir. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenipdeğerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin karşı tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre davacı ile davalı arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, aradaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davacı tarafça davalı şirkete takip konusu faturaların düzenlenmiş olduğu, fatura bedelleri toplamının 235.211,30 TL olduğu, davalı tarafından davacı şirkete icra takibinden sonra 265.211,30 TL tutarında ödeme yapılmış olduğu, Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre; davacının takip tarihi itibariyle 235.211,30 TL alacaklı olduğu, asıl alacağa TTK.'nın 1530 maddesine göre işlemiş faizin 6.326,37 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olup inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu, davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının davalıdan 235.211,30 TL asıl alacak, TTK. 1530 maddesine göre 6.326,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 241.537,67 TL alacaklı durumda olduğu, davalı icra takibine mahkememizce kabul edilen alacak miktarı yönünden haksız itirazda bulunmakla, alacak miktarı likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;
Davalının -------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin ------ asıl alacak, 6.326,37-TL işlemiş faiz yönünden aynen devamına,
Takip tarihi itibariyle 235.211,30 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına,
Hükmedilen tutarın (235.211,30 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
Takip ve davadan sonra yapıldığı anlaşılan 265.211,30-TL tutarlı ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına,
2-Alınması gerekli 16.067,28-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.799,27-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.268,01-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90-TL. başvurma harcı, 13.268,01-TL peşin harcın toplamı olan 13.447,91-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 6.520,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 37.281,70-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.12/09/2024