T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2018/575 Esas
KARAR NO: 2019/387
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/05/2018
KARAR TARİHİ: 16/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 11/07/2014 tarihli iç mimari proje hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin yükümlülüklerinin tümünü yerine getirdiğini, ---- ayına ilişkin ---. Hakediş olan toplam 44.604,00 TL alacağın, ilgili hakediş formunun borçlunun imzası ile ödenmediğini, muaccel alacağın tahsili için İstanbul Anadolu-----. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10879 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, asıl alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşme kapsamında üstlendiği edimlerini gereği gibi yerine getiremediğini, verilen hizmetlerin bir çoğunun kusurlu olduğunu, davacının sunduğu hakediş evraklarının müvekkil şirket tarafından her türlü yasal hakkımızı saklı tutarak ve ihtirazi kayıt ile hak edişi onaylıyoruz demek suretiyle imzalandığını, her ne kadar hakediş raporlarına onay verilmiş olsa da o sırada yapılan hizmetin sözleşmeye uygunluğu denetlenemeyeceğinden ihtirazi kayıtla onaylama işleminin gerçekleştirildiğini, davacının sözleşmeyi haksız bir şekilde feshettiğini, davaya konu faturanın müvekkil şirkete tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir kaydın mevcut olmadığını, müvekkil temerrüde düşürülmeden takip öncesi döneme ilişkin faiz talep edildiğini belirterek davanın reddine, kabul anlamına gelmemek üzere belirtilen cezai şart bedelinin alacak tutarından mahsubuna karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :
Dava, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İstanbul Anadolu ------. İcra müdürlüğünün 2018/10879 esas sayılı takip dosyasının celbolunarak yapılan incelenmesinde ; dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalısı aleyhine , "eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı nedeniyle 44.604,00 TL asıl alacak ve 1.620,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.224,41 TL üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davalının yasal süresinde takibe müvekkili şirketin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığından takibe süresi içerisinde itiraz edildiği, başlatılan icra takibine ilişkin olarak borca, faize, faiz oranına, yetkiye ve bütün ferilerine itiraz edildiği ve itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Taraflar arasında 11/07/2014 tarihli iç mimari proje hizmetleri sözleşmesinin uyuşmazlıkların çözümünü düzenleyen 19. Maddesinde "bu sözleşme ve eklerinin uygulanmasından doğabilecek her türlü anlaşmazlığın çözümünde İstanbul Anadolu Adliyesindeki Mahkemeler ve İcra Daireleri yetkilidir" hükmünü içerdiği anlaşılmıştır.
Davalının Anadolu ------- İcra müdürlüğünün yetkisine yaptığı itiraz ; taraflar arasında HMK 17. Maddesi uyarınca yetki sözleşmesi yapıldığı, tarafların tacir olduğu ve yetki sözleşmesinin geçerli olduğu anlaşıldığından İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin ve Mahkememizin yetkili olduğu anlaşıldığından, reddedilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesinde müellifin ek 1 de yer alan iş programında belirtilen sürelere uymadığı takdirde işverenin sözleşmeyi tek taraflı fesh edebileceği gibi yazılı olarak uyarıda bulunarak işin tamamlanması için ek süre verebileceği, verilen ek süre ile ilgili olarak her gün için sözleşme bedelinin % 2 si tutarında cezai şartın uygulanacağı, müellif tarafından sürelere uyulmadığı takdirde veya müellifin kusuru, ihmali vb. Davranışları ile işin gidişatının süresinde tamamlanmasının mümkün olmadığının anlaşılması halinde ek süre verilmeyerek ve herhangi bir bedel ödenmeksizin iş verenin sözleşmeyi tek taraflı fesh edebileceği, bu durumda müelliften sözleşme bedelinin % 20 sinin cezai şart olarak talep edebileceği düzenlenmiştir.
Yine taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin bedeli ve ödemeler başlıklı 7. Maddesinde iş bedelinin 235.000,00 TL + KDV olduğu ve müellif, ek 1 de yer alan iş programına göre tamamlanan her proje aşamasından sonra iş verinin onayını alıp sözleşmede tariflenen şekilde teslim ettiği işlerin bedelini iş verinin belirleyeceği hak ediş formatı ile işverenden yazılı olarak talep eder şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan Beyoğlu ------ Noterliğinin 23/11/2017 tarih --- nolu ihtarnamesi ile davacının davalıya ihtar gönderdiği, ihtarnamede özetle sözleşmeye uygun olarak yükümlülüklerinin tümünün yerine getirildiği, buna rağmen ağustos 2017 yılına ilişkin 5. Hak ediş olan 44.604,00 TL nin----- tarih ------ nolu faturanın teslim tarihinden itibaren 15 iş günü ---- tarihi itibariyle geçmiş olmasına rağmen ödenmediği, toplam 44.604,00 TL alacağın bulunduğu, iş bu bedelin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 iş günü içerisinde ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği ve ihtarnamenin davalıya 24/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri celp olunarak davacı ve davalı şirkete ait yasal defter, dayanak belgeler ve faturalara dayanak hakediş tutanakları üzerinde mali bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak rapor alınmıştır.
Bilirkişi dosyaya sunmuş olduğu 03/01/2019 tarihli raporunda davacı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, ticari defterlerinin birbirini teyit ettiğini, yine incelenen davalı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve birbirini teyit ettiğini, mali yönden yapılan incelemede takibe konu 44.604,00 TL tutarındaki faturanın davalı cari hesabına borç kaydedildiği, 2017 yılı sonu itibariyle davacı yanın ticari defterlerinde davalıdan 64.604,20 TL alacaklı gözüktüğü, davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği ekim 2017 dönemi form BS bildiriminin defter kayıtlarındaki davalı cari hesap hareketleri ile uyumlu olduğunu, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan mali inceleme sonucu takibe konu 02/10/2017 tarihli 44.604,00 TL tutarındaki faturanın davacı cari hesabına alacak kaydedildiği, 31/12/2017 tarihli ------------ yevmiye nolu kapanış maddesinde davacı cari hesabının 44.604,00 TL alacak bakiye ile kapatıldığı, davalı hem ticari defterlerinde 2017 yılı sonu itibariyle davacıya 44.604,00 TL borçlu gözüktüğü, davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği ekim 2017 form BA bildiriminin defter kayıtlarındaki hesap hareketleri ile uyumlu olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi sırasında ibraz edilen ve bilirkişi tarafından tespit edilen ve dosyaya sunulan hak ediş örneklerinden anlaşılacağı üzere dosyada mevcut ağustos 2017 dönemine ait 5 nolu hak ediş tutanağında ödenecek hak ediş tutarının KDV dahil 44.604,00 TL olarak hesaplandığı, hak ediş tutanağının davacı ve davalı tarafından imzalandığı, iş veren onay bölümünde " her türlü yasal hakkımızı saklı tutarak ve ihtirazi kayıt ile hak edişi onaylıyoruz " ifadesinin yer aldığı, ödeme vadesinin fatura teslimi + 15 gün olarak belirtildiği, bilirkişiye inceleme sırasında ibraz edilen 2 ve 3 nolu hak ediş tutanaklarıyla dosyada bir örneği yer alan 4 nolu hak ediş tutanağının iş veren onay bölümlerinde " her türlü yasal hakkımızı saklı tutarak ihtirazi kayıt ile hak edişi onaylıyoruz " ifadesinin yer aldığı, anlaşılmıştır.
Taraflar arasında yapılan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu ve sözleşmenin imzalandığı konusunda tarafların dava ve cevap dilekçelerinde de sabit olduğu üzere uyuşmazlık olmadığı anlaşılmış olup uyuşmazlığın davacı tarafından sunulan hizmetin eksik ve ayıplı olup olmadığı ve davacının 5 nolu hak ediş alacağında hak kazanıp kazanmadığı ve davalının eksik ve ayıplı iddiası ile ödeme yapmamakta haklı olup olmadığı konusunda olduğu anlaşılmıştır.
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir(TBK m. 470).
İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir(TBK m. 474).
Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır(TBK m. 477/1-2).
İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur. (TBK m. 479)
Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir. (TBK m. 481)
Yapılan yargılama sonucunda dosya kapsamındaki tüm delillere göre davacı ile davalı arasında iç mimari proje hizmetleri sözleşmesi imzalandığı ve sözleşme kapsamında davacı tarafından 5. Hak ediş formuna dayanak 44.604,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, faturanın davalı tarafa hangi tarihte tebliğ edildiği dosya kapsamından anlaşılmıyor ise de davacı tarafından keşide edilen Beyoğlu ---- Noterliği'nin ihtarnamesinde davalı yana 24/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının 04/12/2017 tarihinde temerrüte düştüğü, davacı tarafından sözleşme kapsamında daha önce 4 adet hak ediş tutanağı düzenlendiği ve bu tutanaklardan 1 nolu hak ediş tutanağı hariç 2,3,4 ve dava konusu faturaya dayanak 5 nolu hak ediş tutanaklarında " iş verenin onay bölümlerinde her türlü yasal hakkımızı saklı tutarak ve ihtirazi kayıt ile hak edişi onaylıyoruz " ifadesine yer verildiği, ancak her ne kadar tutanaklarda bu ihtirazi kayıt olmasına rağmen önceki hak ediş tutanaklarının davalı tarafından ödendiği ve 5 nolu hak ediş tutanağı ile ilgili de davalı tarafından herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere 5 nolu hak ediş faturasının usulüne uygun olarak tutulan davacı ve davalı ticari defterlerine işlendiği ve vergi dairelerine bildirildiği, davalı her ne kadar cevap dilekçesinde davacının sözleşme gereğince üstlenmiş olduğu edimlerini eksiksiz olarak ve kusurdan adi bir şekilde yerine getirmediğini, davacının verdiği hizmetlerin kusurlu olmadığını, eksiksiz olduğunu ispat etmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de verilen hizmetin ayıplı olduğunu ve kusurlu olduğunu ispat külfetinin davalı tarafta olduğu, tüm dosya kapsamından davalı tarafından davacının verdiği hizmetin kusurlu veya eksik ifa edildiğine ilişkin bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, dolayısıyla fatura içeriği hizmetin eksiksiz olarak teslim alındığının kabul edilmiş olduğu kanaatine varılmıştır.
Yine davalı her ne kadar cevap dilekçesi ile davacının sözleşmeyi haksız bir şekilde fesh ettiğini ve sözleşme gereği belirtilen cezai şart bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de davacının sözleşmeyi fesh etmediği gibi sözleşmenin 4. Maddesinde müellifin ek 1 de yer alan iş programında belirtilen sürelere uymadığı takdirde işverenin sözleşmeyi tek taraflı fesh edebileceği gibi yazılı olarak uyarıda bulunarak işin tamamlanması için ek süre verebileceği, verilen ek süre ile ilgili olarak her gün için sözleşme bedelinin % 2 si tutarında cezai şartın uygulanacağı, müellif tarafından sürelere uyulmadığı takdirde veya müellifin kusuru, ihmali vb. Davranışları ile işin gidişatının süresinde tamamlanmasının mümkün olmadığının anlaşılması halinde ek süre verilmeyerek ve herhangi bir bedel ödenmeksizin iş verenin sözleşmeyi tek taraflı fesh edebileceği, bu durumda müelliften sözleşme bedelinin % 20 sinin cezai şart olarak talep edebileceği hükmünü içermesine rağmen davalı tarafından da sözleşmenin fesh edilmediği, dolayısıyla davalının cezai şart talebinin yerinde olmadığı, işin süresinde yapılmadığının davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmış olup yine dosyaya sunulan mail yazışmalarından davacının davalıdan fatura bedelini talep ettiği, davalının da fatura bedellerini yazışmalardan kabul ettiği ve ödemeler konusunda ek süreler istediği ve kısmi ödemeler yapılacağının bildirildiği anlaşılmakla davacının sözleşme kapsamında edimini yerine getirdiği ve 5 nolu hak ediş tutanağına dayanak takip konusu fatura bedeli olan 44.604,00 TL alacaklı olduğu, davalının faturaları ticari defterlerine işlemiş olması ve herhangi bir ayıp ihbarında da bulunmamış olması karşısında TBK md.477 uyarınca fatura içeriği hizmeti eksiksiz ve ayıpsız olarak kabul etmiş olduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu ve icra inkar tazminatı şartlarının gerçekleştiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda belirtildiği gibi;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının İstanbul anadolu---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasına vaki itirazın 44.604,00 TL yönünden İPTALİNE,
Asıl alacağın takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına,
Alacağın % 20 si oranında hesap edilen 8.920,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Başlangıçta peşin olarak alınan 806,13 TL harcın ve icra takibi peşin harcı 231,12 TL'nin, alınması gerekli olan 3.046,89 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.009,64 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu peşin harç 806,13 TL, posta ve tebligat gideri 102,00 TL, bilirkişi ücreti 700,00 TL, olmak üzere toplam 1.608,13 TL yargılama masrafının davalı taraftan davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan------uyarınca 5.256,44 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı