T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/1 Esas
KARAR NO: 2022/47
DAVA İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/01/2021
KARAR TARİHİ: 27/01/2022
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu ---- havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı firma arasında -----akdedildiğini, bu bağlamda davalı tarafın ilgili sözleşmede belirtilen projeler için belirtilen sürelerde ---- verilmesi mukabilinde müvekkiline ücret ödeme borcu altında olmasına rağmen bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu anlamda davalının TBK m. 117 kapsamında temerrüde düştüğünü, müvekkili şirketin davalının sözleşmeye aykırı davranışı neticesinde maddi anlamda zarara uğradığını, davalıya özel güvenlik hizmeti vermek üzere çalıştırdığı personelinin maaşını, ---primlerini ve diğer tüm ödemlerini müvekkilinin yaptığını, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine ---- dosyası ile fatura ve sözleşmeye dayalı ilamsız takip başlatıldığını, davalının asıl borcunun ----- kısmını icra dosyasına ödediğini, ancak bakiye borca kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili Mahkememize sunduğu ---- havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: ---imzalandığını, sözleşme süresinin bitiminde sözleşmenin yenilenerek --- tarihli sözleşmesinin imzalandığını, davacının muhasebe birimi tarafından müvekkili şirkete --- tarihli e-mail gönderilerek, sözleşmenin uzadığından bahisle ---- uygulanacağını, yeni sözleşme bedelinin bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından tek taraflı fiyat artışının yüksek miktarlı olması nedeniyle yüksek miktarlı hazırlanan faturalara karşı fiyat farkı faturasının kesileceğinin davacı tarafa bildirildiğini, taraflar arasındaki ----- göre, taraflar arasında sözleşme bedelinin artışına ilişkin belirli muayyen bir artış şartın bulunmadığını, artış oranının tarafların mutabakatına bağlık olduğunu, davacının tek taraflı yüksek artış oranı uygulayarak düzenlemiş olduğu faturalara karşı fiyat farkı faturasının kesildiğini, tarafların tek taraflı uygulanan zammın düşürülmesi ve buna ilişkin davalının iade fatura kesmesi konusunda hem sözlü olarak anlaştığını, hem de davacı tarafın --- tarihli maili ile yazılı olarak bu hususunu teyit edildiğini, bu anlaşmaya göre müvekkili şirket tarafından davacı taraf adına ---iade faturası düzenlenerek gönderildiğini, ancak davacı tarafın anlaşmaya aykırı olarak -----bedelli vade farkı faturası düzenleyerek e fatura olarak müvekkiline gönderildiğini, davacı tarafın anlaşmaya aykırı olarak düzenlediği bu faturaları--------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, taraflar arasında imzalanan ---davacı tarafın müvekkili şirkette çalıştırdığı güvenlik görevlilerinin ---- tarihleri arasındaki kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretlerini davacı şirketin, ---- tarihinden itibaren bu işçilik alacaklarından davalı şirketin sorumlu olduğunu, davacı tarafın bu personellerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretlerine ilişkin hiçbir ödeme yapmamasına rağmen bu bedelleri müvekkili şirketten talep ettiğini, davacı tarafın personellerin maaşlarını aksatması, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretlerini ödememesi ile personellerini mağdur ettiğini, sözleşmeye göre davacı tarafın bu ödemeleri yaptıktan sonra fatura ile müvekkili şirketten talep edebilecek iken, sözleşme maddesine aykırı davrandığını, davacı taraf ile ticari ilişkinin ---- tarihinde karşılıklı anlaşma ile sona erdirildiğini, daha sonra davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin cari hesap kayıtlarının incelenmesi ile alacaklı görünen şirkete ---------- borçlu olduğunun anlaşıldığını ve bu ödemenin kapak hesabı yaptırılarak icra dosyasına yatırıldığını, müvekkilinin davacı tarafa başkaca bir borcunun olmadığını beyanla, haksız davanın reddine, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Konusu: Taraflar arasındaki ihtilaf, taraflar arasında akdedilen güvenlik sözleşmesinde davacının kestiği faturaların sözleşmeye uygun olup olmadığı, davalı tarafından davacının sorumlu olduğu ödemelerin yapılıp yapılmadığı, davacının güvenlik sözleşmesi nedeniyle davalıdan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı, takibe itirazın haklı olup olmadığı noktasındadır.
Davanın Hukuki Niteliği: Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davanın Hukuki Sebebi: İtirazın iptalini düzenleyen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67/1. Maddesindeki "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklindeki düzenlemedir.
DELİLLER:
Celp ve tetkik edilen------- dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından takip talebi ile davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna tebliği üzerine davalı takip borçlusunun süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin ve takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
--- davalı tarafa ait ----- celp olundu.
-----davacı şirkete ait ---- dosyaya celp olundu.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan --- tarihli kök raporunda özetle; Tarafların incelenen --- defterlerinin kendi adlarına delil vasfına haiz olduğunu, davacının --- tarihinde gönderdiği ------ personel uygulanan zammın -----iade almayı kabul ettiğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede geç ödemelerde vade farkı uygulaması yapılmasına dönük bir maddenin bulunmadığını, ancak kararlaştırılan vadenin belirli vade olarak nitelendirilebileceğini, fatura karşılığında belirlenen zamanda ödemenin yapılmaması durumunda borçlu şirketin temerrüde düşmüş olacağını, temerrüt tarihinden itibaren de para borçlarında temerrüdün sonuçları gereğince alacaklının temerrüt faizine hak kazanabileceğini temerrüt faiz oranını yürürlükte bulunan---- belirleneceğini, bu konuda takdirin mahkemeye ait olduğunu, taraflar arasındaki ----, davacı adına davalıda güvenlik hizmeti vermekte olan personelin işten ayrılmaları halinde tazminatı ve diğer yükümlülüklerin davacı tarafından ödenerek davalıya fatura edileceğinin belirtildiğini, bu kapsamda davacının personelin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücret alacaklarında davalıya isabet eden kısmına fatura düzenlediğini, ve söz konusu faturanın davalı kayıtlarında bulunduğunu, davalının sözleşmenin sona ermesi neticesinde, davacı adına güvenlik hizmeti vermekte olan personelin tazminatı ve yıllık izin alacaklarını ödeyerek, söz konusu bedeli davacı alacağına mahsup etmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğunu, davalının davacı adına güvenlik hizmeti vermekte olan personelin tazminat ve yıllık izin alacaklarını ödeyerek, söz konusu bedelin davacı alacağına mahsup etmesinin kabulü halinde takdiri mahkemeye ait olmak üzere davalının davacıya bir borcunun bulunmadığını rapor etmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan --- tarihli ek raporunda özetle; Taraflar arasındaki -----, davacı adına davalıda güvenlik hizmeti vermekte olan personelin işten ayrılmaları halinde, davalıya isabet eden tazminat ve diğer yükümlülüklerin davacı tarafından ödenerek davalıya fatura edileceğinin belirtildiğini, bu kapsamda davacının, personelin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücret alacaklarında davalıya isabet eden kısmına fatura düzenlediği ve söz konusu faturanın davalı kayıtlarında bulunduğunu, davalının, davacı adına şirketinde----- gerek davalıya gerekse davacıya isabet eden tazminat ve kullanılmayan izin alacaklarının tamamını ödeyerek davacı hesabına mahsup ettiğini, davacının, gerek kendi sorumluluğu olduğu döneme ait, gerekse davalının sorumlu olduğu döneme ait, personelin tazminatları ile izin alacaklarına karşılık yapmış olduğu herhangi bir ödeme makbuzu ibraz edemediğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede geç ödemelerde vade farkı uygulaması yapılmasına dönük bir maddenin bulunmadığını, ancak kararlaştırılan vadenin belirli vade olarak nitelendirilebileceğini, fatura karşılığında belirlenen zamanda ödemenin yapılmaması durumunda borçlu şirketin temerrüde düşmüş olacağını, temerrüt tarihinden itibaren de para borçlarında temerrüdün sonuçları gereğince alacaklının temerrüt faizine hak kazanabileceğini, temerrüt faiz oranının yürürlükte bulunan ----- gereği belirlenmiş bulunan faiz oranları ile yapılan değerlendirmede, davacının taraflar arasındaki ---- göre talep edebileceği faiz tutarının, takdiri ----olduğunu, davalının davacı adına---- vermekte olan personelin tazminat ve yıllık izin alacaklarını ödeyerek, söz konusu bedeli davacı alacağına mahsup etmesinin kabulü halinde takdiri ---olmak üzere davalının davacıya borcunun mahkeme tarafından uygun bulunması halinde ----vade farkı kadar olabileceğini, davalının sözleşmenin sona ermesi neticesinde, davacı adına ----vermekte olan personelin tazminat ve yıllık izin alacaklarını ödeyerek, söz konusu bedeli davacı alacağına mahsup etmesinin takdiri mahkemeye ait olmak üzere, mahsup işleminin mahkeme tarafından uygun bulunmaması halinde davalının davacıya --- icra takip tarihi olarak --- mahkeme tarafından uygun bulunması halinde ----- borcunun olduğunu rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :
Dava, özel güvenlik hizmeti nedeniyle kesilen faturadan kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalıya ---verildiği, bu hizmet nedeniyle fatura kesildiği, davalının ----- tutarında kısmi ödeme yaptığını, fatura bedelinin tahsili için icra takibi yaptıklarını davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu iddiasıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalının, davacı tarafından tek taraflı olarak fiyat artışı yapıldığı bu nedenle fiyat farkı faturası kestiklerini, davacının iade faturasını kabul etmediğini, davacı adına 3. Kişilere işçilik alacaklarının ödendiğini, bu ödemeleri cari hesaba işlediklerini, bu nedenlerle davacıya borçlu oldukları miktarın ---- olduğunu bu bedeli de ödediklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında; sözleşmenin bulunduğu ve davacının edimini ifa ettiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. ------ davacı tarafından kesilen faturaların sözleşmeye uygun olarak kesilip kesilmediği, davalının 3. Kişilere yaptığı ödemelerin davacı alacağından mahsup edilmesi gerekip gerekmediği ve davacının vade farkı alacağı bulunup bulunmadığı hususundan kaynaklanmaktadır.
Taraf defterleri incelenmiş ve taraf defterleri arasındaki uyuşmazlığın; ----- davalının yapmış olduğu kıdem ihbar tazminatı ödemesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından gönderilen --- tarihli e mail mesajı ile personele uygulanan zammın ---- iade almayı kabul ettiği, bu kapsamda bu miktarın taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmaktan çıktığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, taraflar arasında akdedilen--- maddesine göre kesilen faturanın davalı kayıtlarında bulunduğu ve bu hususta uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında vade farkı istenebileceğine ilişkin açık bir anlaşma ve ticari teamül bulunduğu ispat edilememiş ise de işin her iki taraf için de ticari iş olması ve vadenin belirli vade olması nedeniyle vade farkı talep edilemeyecek ise de belirli vadeden itibaren ticari faiz talep edilebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre bu miktarın---- olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından davacı adına üçüncü kişilere ödendiği anlaşılan ---- aynı sözleşmesel ilişkiden kaynaklı olması nedeniyle davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği, davacı alacağından 3. Kişilere yapılan ödemenin mahsup edilmesi gerektiği, mahsup işleminden sonra davacının ticari faiz olarak hesaplanan ---- alacağının kaldığı, mahsup nedeniyle reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmetmemek gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamından; yukarıda açıklanan nedenlerle davalının icra takibine itirazının ---- yönünden haksız olduğu ve iptalinin gerektiği, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının şartlarının oluştuğu, davanın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması nedeniyle kabulüne karar verilen alacağa ticari faiz işletilmesi gerektiği, reddedilen kısım yönünden davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatının şartlarının oluşmadığı sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2-Davalı/takip borçlusunun,----- alacak yönünden İPTALİNE, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına,
3-Kabulüne karar verilen alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
5-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 435,58 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 718,42 TL harcın mahsubu ile fazladan yatan 282,84 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 2.200,00 TL bilirkişi ücreti, 115,50 TL posta ve tebligat giderinden oluşan toplam 2.374,80 TL yargılama giderinden haklılık durumuna göre hesaplanan 1.444,20 TL ile peşin harç olarak alınan 435,58 TL olmak üzere toplam 1.879,78 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin haklılık durumuna göre hesaplanan 802,74 TL'nin davalıdan ve 517,26 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2022