T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1234 Esas
KARAR NO: 2019/388
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 01/11/2018
KARAR TARİHİ: 16/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait------plakalı ------- markalı aracın, 16/04/2018 tarihnide-------- yolunda aniden yola çıkan başıboş hayvana çarpma sonucu meydana gelen kaza neticesinde maddi hasara uğradığını, aracın davalı .---- Tarafından kasko sigortalı olduğunu, kaza neticesinde aracın davacı tarafıdan tamire bırakıldığı ve aracın orarımı için gerekli olan malzeme listesi hazırlanarak davalı ... şirketine iletildiğini, sigorta şirketi tarafından davacının yapmış olduğu her tür bildirime rağmen araçtaki hasarın giderilmesi için bir aya yakın süre boyunca herhangi bir işlem yapılmadığını, sigorta şirketi tarafıdnan yapılmaı gereken işlemlerin yapılmaması nedeniyle davacının aracının tamir edilemediğini ve bu hususun davacının mağduriyetine sebep verildiğini, bu mağduriyeti gidermek amacıyla davacının 04/05/2018 tarihinde hasar tespit talebiyle mahkemeye başvurduğunu, ve aracın üzerinde yapılan keşif neticisinde Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin --------- D.İŞ. Numaralı dosyası üzerinden 12/07/2018 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığını, araçta 32.600,36 TL hasar tespit edildiğini, davacıın raporu davalı ... şirketine mahkeme vasıtasıyla tebliğ ettiğini ve aracını tamir ettirdiğini, davalı şirket tarafından davacının hasar ödemesinin reddedildiğini, ve herhangi bir ödeme yapılmadığını, tüm bu nedenlerle araçta oluşan 30,000 TL hasar bedelinin davalıdan tahsiliyle dava konusu alacağa kaza tarihniden itibaren reeskont faizi işletilmesine karar verilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkilin yokluğunda gerçekleştirilmiş olan Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin --------- D. İş delil tespitine müvekkil şirket tarafından itiraz edildiğini, anılan delil tespitinin davalı aleyhine delil teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davacı talebini kaza tarihinden bir gün sonra ------- tarihinde 1---- hasar numarası ile işleme aldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte ekspertiz raporunda, çalışmalar sonucunda ortaya çıkan hasar tespiti 13.963,97-TL, işçilik hesap özeti 2.290,00-TL, TOPLAM 16.253,97-TL olarak hesaplandığını, servis yetkililerince çıkartılan ekspertiz parça ve işçilik listesinin, ekspertiz sırasında incelenmiş ve yapılması gereken işçilik tutarları ve parçalar üzerinde yapılacak işlemlerde mutabık kalınmış olmasına rağmen, müvekkili şirkete bildirilmeden aracın bulunduğu servisten araç sahibi tarafından alındığını, bu nedenle dosyanın mutabık kalınan liste üzerinden kapatıldığını, davanın açılmasında ve delil tespitinin yapılmasında hukuki yararın olmadığını, davalı şirketin açık ya da zımmi reddinin olmadığını, dava konusu olayda, davacının eylemi nedeniyle ekspertiz süreci ve devamındaki işlemler tamamlanamadığını, bir uyuşmazlığın dava konusu edilmesi için HMK kapsamında hukuki yarar bulunması gerektiğini, ayrıca, dava konusu araçtaki hasar onarım bedeli Sigorta Mevzuatı uyarınca sigorta eksperi tarafından belirlenebileceğinden delil tespitinde de hukuki yarar bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın hukuki yarar bulunmaması nedeniyle de reddine karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. (HMK 114/I-c maddesi)
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.( HMK 1 maddesi)
Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen araştırılır. (HMK 115 maddesi)
Ticari davalar TTK. 4. maddesinde mutlak ve nispi ticari davalar düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kamumda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise nispi ticari dava sözkoııusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.
TTK nun 5. maddesine göre; Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere Asliye Ticaret Mahkemesinde bakmakla görevlidir.
28.05.2014 tarihinde yüıürlüğe giren. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3/1-k Maddesinde. Tüketici " Ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak . 3/1- ı-bendinde ise Tüketici işlemi " Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
Tüketici Mahkemelerinin görevini düzenleyen 73/1 Maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir."
6502 sayılı Tüketicinin Konulması Hakkındaki Kanununun 83/2 Maddesinde " Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlık; taraflar arasında davalı sigortaya kaskolu davacıya ait -------- plakalı aracın 16/04/2018 tarihinde başıboş hayvana çarpması sonucu aracında oluştuğunu iddia ettiği zararları kasko poliçesi kapsamında davalıdan talep edip edemeyeceği, oluşan zararın poliçe kapsamında olup olmadığı, davalının bu zararlardan sorumlu olup olmadığı ihtilaf konusu olduğu anlaşılmıştır şeklinde belirlenmiştir.
Açılan davanın TTK'da sayılan mutlak ve nispi ticari dava niteliği bulunmamaktadır.
Benzer bir davada Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin -------- esas ve ----------arar sayılı ilamında ; " Davacı vekili, müvekkiline ait davalıya kasko sigortalı aracının karıştığı kazada hasarlandığını, aracının kasko sigorta poliçesini düzenleyen davalı ... şirketinin hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek hasar bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 maddesinden itibaren sigorta ile ilgili düzenlemenin bulunduğu, yine 1453. maddeden itibaren mal sigortalarına ilişkin düzenlemelerin bulunduğu, 1459 maddesi ve devamında da tazminat ilkelerinin düzenlendiği, Sigorta Hukukunun ayrıntılı şekilde Ticaret Kununu'nda düzenlendiği, dava konusu olayın kaza sigortasından dolayı olduğu, Tüketici Kanunu 3. maddesinin (l) bendindeki sigorta sözleşmesi kapsamına girmediği ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakması gerektiği ve Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Davacı ile davalı ... arasında kurulan kasko sigorta poliçesine ilişkin sözleşmenin 6502 sayılı TKHK'nın 3. maddesi anlamında bir tüketici işlemi olduğu, davacının somut olayda aracını kiraya vermiş olsa dahi TTK’nun 11. ve 12. maddeleri anlamında ticari işletme yürütmediği ve tacir olmadığı, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu, mahkemece tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesi ile davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar vermiştir.
Tüketici Mahkemelerinin görevini düzenleyen 73/1 Maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir."
Açıklanan nedenlerle 07/11/2013 tarihli 6502 sayılı yasanın 73/1 maddeleri uyarınca Tüketici istekleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemesi görevli olup mahkememiz görevli olmadığından davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda belirtildiği gibi;
1-1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2019