T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/17
KARAR NO: 2024/55
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 08/01/2024
KARAR TARİHİ: 11/01/2024
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 08/01/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirketin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine-------- Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalı tarafın icra dosyasına haksız olarak sunmuş olduğu takibe, borca, ödeme emrine, faize ilişkin itirazları sebebiyle ilgili icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini ancak davalı tarafın söz konusu itirazlarının kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olup iptalinin gerekmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından --------- numaralı 09/03/2022 başlangıç ve 09/03/2023 bitiş tarihli ---------Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ve sigortalı --------maliki olduğu ------- Mah. ------- Cad. ------- ---------- adresindeki dairede kiracı olan davalı -------- ikamet ederken 06/04/2022 tarihinde sızan sular sebebiyle dâhili su hasarına maruz kaldığını, olayın konut banyosunda bulunan çamaşır makinası su giriş musluğunun patlaması neticesinde zemine yayılan suyun, konut iki yatak odası ve oturma odası laminat parkesinde hasara neden olduğu tespit edildiğini, ayrıca zemine yayılan suyun alt kat iş yerine de sirayet ederek, eczane olarak faaliyet gösteren iş yerinde boyalarda ve muhtelif ilaçlarda hasara neden olduğunu, hasarın çamaşır makinası bağlantısından kaynaklanmış olması nedeniyle kiracı sıfatıyla konutta ikamet eden ---------sorumluluğunda olduğu kanaatine varılmış olup konutta meydana gelen hasarların dahili su teminatı kapsamında değerlendirilebileceğinin belirtildiğini, ekspertiz raporunda hesaplandığı üzere söz konusu hasara ilişkin tazmini gereken toplam tutarın 5.160,00 TL olarak hesaplandığını, hasarın tazmini için de müvekkil şirket tarafından müvekkil şirket nezdinde sigortası bulunan sigortalıya 5.160,00 TL tutarında hasar tazminatı ödemesinde bulunulduğunu, akabinde müvekkil şirket, yapmış olduğu 5.160,00 TL tutarındaki ödemelere ilişkin olarak davalı kiracıya rücu talebinde bulunmuş ise de, davalı tarafından bu talebe karşı herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, bunun üzerine 6102 sayılı TTK. 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesi gereği; davalı malike karşı -------- Esas sayılı dosyasında tazminat ödemesine ilişkin ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itirazları neticesinde icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiş ise de, davalı tarafın takibe itirazları haksız ve kötüniyetli olup iptali ile ödenen hasar tazminatının TTK, Sigorta Genel Şartları ve ilgili mevzuat gereği davalıdan rücuen tahsilinin gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesi ve Sigorta Genel Şartları gereği müvekkil şirket sigortalısının halefi olarak meydana gelen zarar neticesinde ödemiş olduğu hasar bedelini kusurlu olan kiracı -------- rücu etmekte olduğunu, davaya konu alacak likit olup, davalı taraf icra takibine kötü niyetli ve haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenle davalı hakkında alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, taraflar arasında anlaşma sağlanmak amacıyla ticari dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup; görüşmelere 01/12/2023 tarihinde başlanmış ve 11/12/2023 tarihinde görüşmeler sonucunda anlaşılamadığını beyanla, davanın kabulü ile davalı tarafların bilcümle takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline,--------- Esas sayılı takibin devamına, davalı tarafların alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, konut sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalıya ödenen hasar bedelinin, rücuen tahsili istemine ilişkindir.-------- sayılı kararında, "...Sigortacının, sigortacılık mutlak bir ticari muameledir diye kanuni halefiyetine istinaden açacağı rücu davası için dava ikamesi icap eder, denecek olursa, menşei, mahiyeti ve illeti aynı olan ve haksız fiil faili için tecezzisi mümkün bulunmayan bir borç için, iki ayrı kaza merciinde birden dava açılmış olabileceği kabul edilmiş olur. Bu ise kanuna ve hukuka uygun düşmez.Bu itibarla, sigortacının, sigorta poliçesinden münbais olmayıp, kanundan aldığı selahiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği davada hukuk mahkemesine başvurulması gerekir." denmiştir.Buna göre, TTK'nın 1472. maddesine dayalı rücuen tazminat davaları sigorta poliçesinden doğmayıp, ödeme suretiyle sigorta şirketince sigortalının halefi sıfatıyla açılır. Bu davalarda görevli mahkeme davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenir. --------;---------- ile aynı dairenin --------- sayılı kararları da aynı yöndedir.Somut olayda dava dışı sigortalı --------- maliki olduğu -------- Mah. ------- Cad. ------- -------- adresindeki daire davacı şirket nezdinde ---------- numaralı 09/03/2022 başlangıç ve 09/03/2023 bitiş tarihli-------- Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olup sigortalan adreste kiracı olan davalı -------- ikamet ederken 06/04/2022 tarihinde sızan sular sebebiyle dâhili su hasarına maruz kaldığında davacı şirket sigortalısı --------- yaptığı ödemenin rücuen tahsilini talep etmektedir. Davacı şirket sigortalısının haklarına halef olmuş olup dava dışı sigortalı ------- ile davalı --------- arasındaki ilişki taşınmaz kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır.6100 sayılı HMK'nın 4. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu davalar düzenlenilmiş olup “a” bendi " Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları" hükmünü içermektedir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK 4 ve 5 maddelerinde düzenlenen mutlak yada nispi ticari dava olmadığından Mahkememiz görevli olmayıp, rücuen tazminat davasına konu asıl ilişki dava dışı sigortalı --------- ile davalı kiracı --------- arasındaki taşınmaz kira ilişkisinden ve kiralanan taşınmazı özenle kullanma yükümlülüğünden kaynaklandığı anlaşıldığından HMK 4. maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan HMK 114 ve 115 maddeleri gereğince Mahkememizin görevsizliği nedeniyle açılan davanın usulden reddine, dosyanın HMK 20 maddesi gereğince görevli--------- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli -------- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 11/01/2024