T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/574 Esas
KARAR NO: 2023/796
DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/08/2023
KARAR TARİHİ: 12/12/2023
DAVA:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilİ şirket -------- Şti . İle -------- Şirketi arasında acentelik sözleşmesi olduğunu, Türk Ticaret Kanunu madde 102-123 arasında düzenlenmiş, en önemli bağlı olmayan tacir yardımcısı olan acente, özellikle tacirin geniş bir çevreye mal ve hizmetlerini ulaştırmak istemesi halinde tercih edebileceği önemli bir olanak olduğunu, böylelikle acentelik sözleşmesinin aslında her iki tarafın da menfaatine yapılan bir sözleşme niteliğini haiz olmaktadır şeklindeki hükmün TTK ' da düzenlendiğini, ancak davalı --------Şirket ' i davacı müvekkil ve benzeri acentelere İnternet satış fiyatından çok daha pahalı ya satıldığını, davalı şirketin bu tutumundan dolayı TTK ' nın hükümlerinde düzenlenen karşılıklı menfaat ilişkisi ortadan kalkmış olduğu gibi davacı müvekkili şirketin zarara uğradığını belirterek 500 TL zararın davalıdan satış fiyatlarının yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında acentelik sözleşmesi mevcut olduğunu, davacının bu sözleşme kapsamında Kasım 2021 tarihinde müvekkili şirket üzerinden -------- uçuşu için 30 kişilik ve --------- uçuşu için 45 kişilik olmak üzere iki farklı grup rezervasyonu talebinde bulunduklarını, kur farkından etkilenmemek adına müvekkili şirkete mail yolu ile ulaşmaya çalıştıklarını ancak bir dönüş alamadıklarını, bu nedenle grup rezervasyonlarında kur farkı ödemek durumunda kaldıklarını ve zarara uğradıklarını iddia ederek huzurda görülen davayı açtıklarını belirterek mahkemenin yetkisiz olması sebebiyle yetki itirazımızın kabulüyle dosyanın yetki-------- Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, davanın her halükarda esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, taraflar arasındaki acentecilik sözleşmesi gereği kur farkından dolayı ve davalının haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla maddi zarara uğradığından bahisle açılan maddi tazminat talebine ilişkindir. Somut olayda, tacir olan taraflar arasında “Satış Acenteciliği Sözleşmesi” yapıldığı, ilgili sözleşmenin 12. Maddesinde “…ihtilaf halinde yetkili merci,-------- mahkemeleri ve icra daireleridir” düzenlemesinin yer aldığı görülmüştür.Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup davalı tarafından cevap dilekçesi ile yasal süresinde yetki itirazında bulunulmuştur. Sözleşmenin altına her iki şirketin kaşe ve imzaların bulunduğu görülmüştür.Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır (HMK m.17). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir (TTK m.12/1). Ayrıca ticaret şirketleri de tacir sayılırlar (TTK m.16/1). Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK m.11 ).Tüm dosya kapsamı, iddia ve savunmalar birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında haksız rekabete dayalı alacağın tahsilinin talep edildiği, tarafların tacir oldukları, sözleşmenin 12'nci maddesinde sözleşmeden kaynaklı ihtilaflarda çözüm yerinin -------- Mahkemeleri olarak belirlendiği, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konulara veya kesin yetki hâllerine ilişkin olmayıp, belirli olduğu ayrıca yetkili kılınan mahkemenin açıkça gösterildiği(HMK m.18), sözleşmede belirlenen mahkeme kesin yetkili olmamakla beraber davalının cevap süresi içerisinde yetki itirazında bulunarak uyuşmazlığın çözümünde --------Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu beyan ettiği (HMK m.19/2), bu halde genel yetki(m.6) ve diğer yetki kurallarının uygulanma imkanı kalmadığı, davalının yetki itirazının süresinde ve usulüne uygun olduğu, davalının sözleşmedeki yetki şartına dayalı itirazı ile birlikte Mahkememizin yetkisinin sona erdiği, yetkili mahkemenin sözleşme ile belirlenen --------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak Mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda belirtildiği gibi;
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, bu nedenle davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili -------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine yetkili mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 12/12/2023