T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/437
KARAR NO: 2024/24
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 28/04/2023
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
DAVA:Davacı vekili görevsizlik kararı veren mahkemeye sunduğu 28/04/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ------- - -------- bulunan "------- Hotel"'in işletmecisi olduğunu, müvekkilinin 1nolu davalı ----------- yetkilisi olduğu 2 nolu davalı "-------- Şti" ile arasında ---------- ait düğün organizasyonuna ilişkin 24.03.2022 tarihli anlaşma akdedildiğini, 2 nolu Davalının müvekkil otel ile imzalamış olduğu düğün organizasyonuna ilişkin anlaşma gereği müvekkil otel düğün organizasyonu ile ilgili tüm yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen davalılar (düğün sahibi) düğün gecesi, ekstra konaklama ve bu konaklamada oluşan ekstra yiyecek-içecek harcamalarının 1 nolu davalının yetkilisi olduğu --------- firmasına değil de kendi şahsına yansıtılması ile faturasının ayrıca keşidesini rica ettiği ve müvekkil otelin de bu ricayı kabul ederek bu tür ekstra harcamaların hesabını düğünden ayrı olarak tutulmak suretiyle 1 nolu davalıya yansıtıldığını, müvekkilinin bu harcamaların bedelini 1 nolu davalıdan talep ettiği, davalının sadece konaklama kısmını kabul ettiği ve diğer yiyecek - alkollü-alkolsüz içecek harcamalarını - minibar kullanımlarını ödemediğini bu nedenle müvekkiline ödenmemiş alacaktan davalı --------- ile yetkilisi olduğu davalı şirket müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkili otelin davalılardan ödeme konusunda müteaddit defalar talepte bulunmasına rağmen davalı tarafın fatura bakiyesinin ödenmediğini, borç bedelini tahsil edebilmek amacıyla ------- İcra Müdürlüğü'nün ---------Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, 1 nolu davalının kötü niyetli olarak takibe tekrar itiraz ederek takibin durduğunu ileri sürerek, müvekkiline ödenmeyen 20.816,02 TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili mahkememize sunduğu 05/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Sözleşme --------- Şti. ile davacı arasında olduğunu, bu nedenle davalı -------- yönünden davanın usulden reddinin gerekmekte olduğunu, ödemeler de zaten ----------yapıldığını, yapılan sözleşmenin 2. Sayfasında konaklamanın, kahvaltının ücretsiz olduğu yazmakta olduğunu, buna rağmen müvekkilden konaklama ücreti talep edildiğini, müvekkil yapılan ödemeyi konaklamaya istinaden değil diğer masraflara istinaden iyi niyetli olarak yaptığını, ancak davacı müvekkilin iyi niyetinden faydalanarak gerek telefonla gerekse de mail-mesaj vs ile sürekli rahatsız ettiğini ve sürekli ekstra para istediğini, --------- yönünden davanın usulden reddinin gerektiğini, yapılan sözleşmede de konaklamanın zaten ücretsiz olduğundan yapılan ödemelerin diğer masraflardan düşülmesinin gerekmekte olduğunu ancak davacının sözleşme ile zaten satın alınan konaklama ve kahvaltı hizmetini tekrar fatura ettiğini, bu nedenle de takibe taraflarınca itiraz edildiğini beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:----------- Vergi Dairesi'nin 25/07/2023 tarihli müzekkere cevabı,
----------- Vergi Dairesi'nin 14/09/2023 tarihli müzekkere cevabı,
---------- İcra Dairesi'nin-------- Esas sayılı takip dosyası UYAP sureti
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından davalı ---------- adına tanzim edilen 31/12/2022 tarihli 51.335,24 TL'lik faturaya dayalı bakiye alacak istemine ilişkindir.---------sayılı ilamı ile " TTK'nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca her iki tarafın tacir olduğu Türk Ticaret Kanunu uyarınca bu kanundan doğan hususlarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu .." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya Mahkememize gönderilmişitir. 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde metninde yer alan a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. Bununla birlikte aynı kanunun 12. maddesi "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olamaz. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile resen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Bu durum 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesi uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davacının "---------- Hotel"'in işletmecisi olduğunu, davalı ---------- yetkilisi olduğu davalı "--------- Şti" ile arasında -------- ait düğün organizasyonuna ilişkin 24.03.2022 tarihli sözleşme akdedildiğini, davacının imzalamış olduğu düğün organizasyonuna ilişkin anlaşma gereği tüm yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen davalı -------- düğün gecesi, ekstra konaklama ve bu konaklamada oluşan ekstra yiyecek-içecek harcamalarının kendi şahsına yansıtılması talebinde bulunduğu beyan etmiştir. Düğün tarihinde bu tür ekstra harcamaların hesabını düğünden ayrı olarak tutulmak suretiyle davalı ---------- adına 31/12/2022 tarihli 51.335,24 TL'lik faturaya tanzim edildiği ancak davalının sadece konaklama kısmını kabul ederek diğer yiyecek, alkollü, alkolsüz içecek harcamaları ve minibar kullanımlarını kabul etmediğininden davalı --------- fatura bakiyesinin ödenmediği iddiası ile davalı aleyhinde-------- Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığı, davalı ---------- takibe itiraz etmesi üzerine de ödenmeyen 20.816,02 TL alacağının tahsili amacıyla davalılar -------- ve -------- Şti. aleyhine huzurdaki alacak davasını ikame ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar ---------sayılı ilamı ile ticari dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik karar verilmiş ise de dava konusu alacak istemi davacı ile davalı ----------Şti arasında akdedilen 24.03.2022 tarihli sözleşme dışında ekstra hizmetlere ilişkin olarak --------- adına kesilen faturadan kaynaklı bakiye alacak istemine ilişkindir. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gerekli olup davacı ile davalı --------Şti arasında akdedilen 24.03.2022 tarihli sözleşme davalı şirket yetkilisi --------- ait düğün organizasyonuna ilişkin olduğu ayrıca dava konusu alacak istemi davacı tarafından davalı ------- adına tanzim edilen 31/12/2022 tarihli 51.335,24 TL'lik fatura nedeniyle bakiye alacak istemine ilişkin olup her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuki bir ilişkiden kaynaklanmadığı anlaşılmış olup mahkememizin karşı görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanında olması nedeniyle HMK'nın 114/1-c, 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi ile, MAHKEMEMİZİN KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Dosyanın yetkili ve görevli ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Dava dosyası hakkında ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı olduğundan, mahkememizin görevsizlik kararı istinaf edilmeksizin kesinleştiğinde, HMK 21/1-c maddesi gereğince dosyanın görev uyuşmazlığının halli ve merci tayini için --------- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine resen gönderilmesine,
4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024