T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/780
KARAR NO: 2024/23
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/10/2022
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 11/10/2022 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle: --------- mevkiinde ve 27.02.2022 tarihinde davalı tarafça sigortalı olan --------- plaka sayılı aracın, müvekkile ait -------- plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre davalının aracının, tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, mezkur kaza dolayısıyla müvekkiline ait ------- plaka sayılı araçta reel değer kaybı ve hasar bedeli meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin maliki olduğu araçta oluşan hasar bedeli ve reel değer kaybı bakımından uğradığı zarar miktarının tam olarak belirlenemediğini, kaza sonucunda uğranılan zarara ilişkin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle bu hususta yapılacak tespit sonucunda talep miktarı artırılmak üzere hak mahrumiyet kaybı ve reel değer kaybı tazminini talep ettiklerini, huzurdaki davaya konu 27.02.2022 tarihli trafik kazası neticesinde müvekkiline ait -------- plaka sayılı araçtaki reel değer kaybı ve hasar bedellerinin kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinden aksinin de beklenemediğini, kusur oranına göre reel değer kaybı ve hasar bedeli hesaplamasında; hasar gören aracın bilirkişilerce araçtaki hasarın durumu, resim, fatura ve dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde ilgili aracın hasar miktarı belirlenerek tespitinin gerekmekte olduğunu, hasar sonucunda aracın reel değer kaybı hesaplanırken aracın markası, yaşı modeli, hasar gördüğü yerin tespitleri yapılarak bir bütün olarak değerlendirilmesinin zaruri olduğunu, öte yandan trafik kazasında hasar gören davacı aracının onarımı için geçecek makul sürenin belirlenmesinin özel ve teknik bilgi gerektiren bir husus olduğunu, müvekkilinin aracı hasara uğradığından söz konusu hasar sonucunda ortaya çıkan reel değer kaybı bedeli ve müvekkilinin işbu kaza sebebiyle aracını kullanamadığı gün sayısınca uğramış olduğu hak mahrumiyet bedeli ortaya çıktığını beyanla, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK madde 107 uyarınca şimdilik 100,00 TL hasar bedeli ve 100,00 TL reel değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyen en yüksek banka mevduat faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 24/11/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Dosya kapsamında -------- Şirketi'ne 11.04.2022 tarihinde 8.650 TL, davacı vekili Av. --------- 06.07.2022 tarihinde 2.360,00 TL ödeme yapıldığını, davacının başkaca hak ve alacağı kalmadığını, yapılan ödemelerin teminat kapsamında dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca teminat limiti ile sorumlu olduğunu, yapılan ödemelerin faizi ile birlikte tenzili gerekmektedir. bakiye çıkması durumunda KTK 111 gereği fahiş olmaması halinde haksız davanın reddinin gerekmekte olduğunu, Sigortacılık Kanunu gereği müvekkili şirkete başvuru şartı gerçekleşmediğini, başvuru aşamasında sunulması gereken zorunlu evrakların taraflarına sunulmamış olup değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, davaya ilişkin delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, hasar ve değer kaybı iddiası genel şartlarına göre hesaplama yapıldığını, ticari/temerrüt/avans faizi talep edilemeyeceğini beyanla, bu sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan hakları saklı kalmak kaydıyla, usule yönelik itirazlarının karara bağlanmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:------- 26.10.2022 tarihli müzekkere cevabı,
-------- Sigortanın müzekkere cevabı,
-------- Merkezinin müzekkere cevabı,
-------- Sigortanın 12.04.2023 tarihli müzekkere cevabı,
-Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyetinin 07.08.2023 tarihli raporu,
-Davacı vekili 13.10.2023 tarihli bedel arttırım dilekçesinde; "Toplamda 38.990,00 TL tutarındaki talebimizi, bilirkişi raporu doğrultusunda değer kaybı bedelimizi 26.080,71 artırarak davamızın 26.180,71 üzerinden, hasar bedelimizi 12.709,29 artırarak davamızın 12.809,29 üzerinden kabulü karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuş , eksik peşin harcını da tamamlamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan bakiye hasar bedeli ve değer kaybına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dosyada yer alan belgeler ve ruhsatın incelenmesi neticesinde --------- plakalı aracın davacı adına kayıtlı olduğu, --------- plaka sayılı otomobil cinsi aracın dava dışı -------- adına hususi olarak kayıtlı olduğu ve kaza tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır..2918 sayılı KTK'nın 85. maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı belirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. madde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur" hükmünü içermektedir.Davacının değer kaybı zararına ilişkin talebinin değerlendirilmesinde tazminat kapsamının ne olduğu konusunda TBK'daki genel hükümlerde bir açıklık yoktur. Bu konuda, Yargıtay'ın müstakar hale gelmiş içtihatları bulunmakta olup, yüksek yargı kararlarında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlanmakta ve araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespiti ve arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği yerleşik hale gelmiştir. Nitekim, --------- sayılı kanun yararına bozma ilamında da, değer kaybının, işaret edilen bu esaslar dahilinde yapılacak inceleme ile belirlenmesi gerektiği yönünde içtihatta bulunulmuştur.Bu sebeplerle; değer kaybının, objektif değer kaybı esasına göre belirlenmesi gerektiği değerlendirilmiş ve dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyeti mahkememize sunduğu 07.08.2023 tarihli raporunda sonuç olarak: "Davaya konu olay incelendiğinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan --------- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edilmiş olmakla, davalı sigorta şirketinin sigortalısının %100 kusurlu olması nedeniyle sorumluluğunun oluştuğu kanaatine varılmıştır. Davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı kaza tarihi itibariyle 50.000 TL olduğu belirtilmiştir. Yedek parça toplamı 15.185,84 TL, işçilik toplamı 3.000,00 TL, toplam hasar 18.185,84 TL, KDV %18 3.273,45 TL olmak üzere toplam hasarın 18.185,84 TL + KDV (3.273,45 TL) = 21.459,29 TL olacağına, sigorta şirketinin 8.650,00 TL hasar ödemesi yaptığına, ödeme sonrası kalan hasar miktarının 12.809,29 TL olduğu, oluşan hasar nedeni ile araçta oluşan değer kaybının 30.000,00 TL olduğu, davacı vekili Av. ------------ hesabına 06.07.2022 tarihinde 2.360,00 TL ödeme yapmış olduğu gözlenmiş olup, kalan değer kaybı miktarının 27.640,00 TL olacağına, davalı sigorta şirketinin poliçe teminatının kaza tarihi itibariyle 50.000,00 TL olduğu, ödediği 8.650,00 TL + 2.360,00 TL = 11.010,00 TL'nin tenzilinden sonra kalan poliçe teminatının 38.990,00 TL olduğu, 38.990,00 TL kalan teminatın 12.809,29 TL'si kalan hasar ve 26.180,71 TL değer kaybını karşılayacağı, araçta oluşan hasar yönünden sigorta şirketinin 18.03.2022 tarihinde temerrüde düştüğü, araçta oluşan değer kaybı yönünden sigorta şirketinin 02.07.2022 tarihinde temerrüde düştüğü" şeklinde rapor beyan etmişlerdir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kusur tespitinin olayın oluş şekli ve trafik kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu ,Mahkememizce alınan 07/08/2023 tarihli bilirkişi raporunun --------- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesi ve 92. maddesinin ilgili bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerektiğinden dava konusu aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile aracın onarıldıktan sonraki piyasa rayiç bedeli arasındaki farkı değer kaybı olarak belirlemiş olması ve davacıya ait aracın daha önce hasar kaydının bulunmaması nedeniyle değer kaybı hesaplamasının yerinde olduğu yine dava konu araçta meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesinde hasarlı parçaların tespit edildiği, ekspertiz raporunda yer alan hasarlı parçalar ile kazanın oluşumunda hasar gören ve değişmesi gerekli parçalar ile bilirkişi raporunda yer alan parçaların uyumlu olduğu anlaşılmış olup hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile; dava konusu bakiye 12.809,29 TL hasar bedelinin KTK 99. maddesi gereğince davacının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 04/03/2022 tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde ödenmemesi nedeniyle 17/03/2022 tarihinde temerrüte düşmüş sayılacağından temerrüt tarihi olan 17/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, dava konu 26.180,71 TL araç değer kaybı kaybının KTK 99. maddesi gereğince davacının sigorta şirketine değer kaybı için başvuru tarihi olan 22/06/2022 tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde ödenmemesi nedeniyle davalı 05/07/2022 tarihinde temerrüte düşmüş sayılacağından temerrüt tarihi olan 05/07/2022 tarihinden itibaren davalıya sigortalı aracın hususi araç olması nedeniyle işleyecek yasal faizi ile birlikte (kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KABULÜ İle
1-Dava konusu 12.809,29 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 17/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 26.180,71 TL araç değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 05/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan 2.663,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 80,70 TL peşin harç ve 663,00 TL ıslah/tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.919,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 80,70 TL, peşin harç 80,70 TL, ıslah harcı 663,00 TL olmak üzere toplam 824,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu posta ve tebligat gideri 134,00 TL ve bilirkişi ücreti 3.000,00 TL olmak üzere toplam 3.134,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13. maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk aşamasında-------- tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024