T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/523 Esas
KARAR NO: 2024/294
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 10/11/2020
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin reklam ve tanıtım çalışmaları çerçevesinde hizmet aldığı ------- - -------- firması’nın alt işverenlerinden diğer davalı --------Şti.’nin çalışanı olan araç kullanıcısının % 100 kusurlu sevk ve idaresi altındaki araç ile meydana gelen kazada 2 işçinin vefat ettiğini, vefat eden iki kişiden biri olan -------- mirasçılarının açmış olduğu tazminat davasının-------- E. sayılı dosyasından görülerek kesinleştiğini; müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığı davada -------İcra Dairesi------- E. Sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile 501.624,81 TL tazminat ödendiğini; müvekkili şirketin, müteveffanın işvereni olmadığı gibi müteveffanın işvereni ile asıl–alt işverenlik ilişkisi de bulunmadığını; müteveffa işçinin müvekkili şirketin değil davalı --------–şahıs firmasının hizmet aldığı diğer davalılardan --------- çalışanı olduğunu; müvekkili şirketin ,reklam tanıtım işleri kapsamında diğer davalı --------- kısa bir etkinlik animasyon (tanıtıcı gösteri) hizmeti satın almış olup, anılan hizmetin kısa süreli eser sözleşmesi olduğunu, işçilerin alım ve çalıştırılması ile ilgili herhangi bir izin veyahut onay mercii olmadıklarını, davaya konu somut olayda tanıtım ve reklam işi satın aldığını, davalılardan --------- ile yapılan işin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu ilişkide asıl işverenlik alt işverenlik düzenlemesine ilişkin hukuki unsurların mevcut olmadığını, eser sözleşmesi ile alt işverenlik sözleşmesinin unsurları dolayısıyla iş kazasında sorumluluk bakımında doğacak sonuçlarının farklı olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu ödemeyi rücu hakkı olduğunu ve diğer hususları bildirerek, davanın kabulü ile 501.624,81 TL’nin ödeme tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davalılardan müşterekenen ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davaya konu edilen kaza, kazaya uğrayan kişiler, davacı ve diğer davalılar ile alt – üst işveren, hizmet alım sözleşmesi ve eser sözleşmesi vb. sözleşmesel sorumluluk gerektirecek bir ilişkin olmadığını; davacının iddiaları 2009 yılında akdettiği sözleşmeye dayandırdığını, ancak kaza tarihinin 18.07.2008 olduğunu, davaya dayanak gösterilen --------İş Mahkemesi dosyası tetkik edildiğinde faaliyetin eser sözleşmesi olarak nitelendirmediği ve davacının asıl işveren olduğunu; yol ve harcırahın davacı -------- tarafından ödendiği, davacının talimat ve yönlendirmesi ile işin yapıldığı vesair beyanlar yer aldığını; müvekkili ile ilgili bir çalışma talimat bulunmadığını, -------raporunda da bu durumun sabit olduğunu, İş Mahkemesi’nde görülen davanın kendilerine ihbar edilmediğini, müvekkiline yöneltilen davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve diğer hususları bildirerek davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalının müvekkil şirket ile kaza tarihinde çalışmadığı yönündeki iddiasının doğru olmadığını, müvekkil şirket davalının kazanın vuku bulduğu 16/07/2008 tarihi dahil olmak üzere 2008 yılı içinde ve sonrasında 2009 yılında da devam eden şekilde "Reklam ve Tanıtım" konusunda iş satın aldığını, davalının müvekkil şirket için yaptığı reklam tanıtım işleri için 2008 yılı boyunca kendisine yapılan ödemeleri gösteren listelerin sunulduğunu liste içeriğinde davalının müvekkil şirket için yıl boyunca devam eder şekilde reklam ve sponsorluk işi gördüğü bu işlerin karşılığı olarak yıl boyunca fatura tanzim edildiği ve faturalar mukabilinde ödemeler yapıldığını 2008 yılı içinde ve devamında yapılan ödemeler toplamının 283.910.22 TL olduğunu bu nedenle davalının husumet itarazının yerinde olmadığı, Davadaki rücu talebinin dayanağı olan --------- esas sayılı dosyasının kesinleştiğini bu karar uyarınca müvekkil şirketin ödemek durumunda kaldığı tazminat tutarını, diğer davalılardan ve davanın ihbar olunduğu --------- firmasından tahsili için rücu hakkının bulunduğunu dava ve talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; Dava, asıl işveren, alt işveren arasında ilişkisinden kaynaklı rücuen alacak davasıdır. İş Mahkemesinde yapılan yargılamada Müteveffa --------- davalı Aktive Animasyon nezdinde çalışırken trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği, trafik kazası yapan aracın davalı --------- adına kayıtlı olduğu, dava konusu olayda asıl işverenin --------- İletişim Hizmetleri olduğu anlaşılmış, --------- raporuna göre davalı --------- tamamen kusurlu olduğu görülmüş, tüm dosya kapsamında davalı --------- kusurlu olduğunu gösterir bir kayda rastlanmamış bilirkişiye yaptırılan maddi tazminat hesaplaması üzerinden -------- haricindeki davalıların davaya konu iş kazasından müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmiştir. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Somut olayda dava dışı muris işçinin mirasçıları tarafından yaşadığı iş kazasından dolayı -------- İş Mahkemesine dava açtığı, işbu dava nedeniyle manevi tazminat, maddi tazminat bakımından davacı ve davalılara karşı müteselsil olarak tazminata hükmedildiği, davacı tarafça Mahkeme ilamında belirtilen bedelin tamamının ödendiği, Buna göre Mahkemece tazminat ve ceza dosyaları celbedilerek, söz konusu davalardaki kusur oranları da gözetilerek tarafların sıfatları belirlenmek suretiyle kusur durumlarını irdeleyen mahiyette, konusunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden oluşan ve mevzuata uygun kusur raporu alınarak davalıların sorumlu oldukları tazminat miktarları bilirkişi heyetince belirlenmiştir. Bu yönüyle davalıların kusur durumları ve sorumluluk miktarları belirlendikten sonra hüküm kurulmuştur. Davacının ödeme tarihi temerrüt tarihi olmakla 12.11.2018 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeli açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacının 376.237,50 TL rücu alacağının 12.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine.
2-Başlangıçta peşin olarak alınan 8.566,50 TL harcın alınması gerekli olan 25.700,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 17.134,28 TL karar ve ilam harcının 4.569,14 TL'sinin davalı ---------, 4.569,14 TL 'sinin -------- Şirketi 'nden, 7.996,00 TL'sinin davalı -------Şirketi 'den alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 54,40 TL, posta ve tebligat gideri 604,50 TL, bilirkişi ücretleri 13.500,00 TL olmak üzere toplam 14.158,90 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 10.619,71 TL yargılama masrafına, peşin harç 8.566,50 TL eklenerek sonuç olarak 19.186,21 TL yargılama masrafının 5.116,32 TL'sinin davalı --------, 5.116,32 TL 'sinin davalı ------- Şirketi 'nden, 8.953,57 TL'sinin davalı -------- Şirketi 'den alınarak davacı tarafa verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 3.539,19 TL yargılama masrafının davacı yan üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı -------- yargılama sırasında tebligat ve müzekkere gideri olarak yapmış olduğu 300,00 TL yargılama masrafının bu davalı yönünden davanın reddedilen kısma oranı sonucu bulunan 60,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ------- - -------- verilmesine, kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 240,00 TL'sinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 58.435,63 TL avukatlık ücretinin 15.582,83 TL'sinin davalı ------- - -------, 15.582,83 TL'sinin davalı -------- Şirketi 'nden, 27.269,97 'sinin davalı ---------- Şirketi 'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ------- - -------- verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekili ve Davalı --------- vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.20/03/2024