T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/403 Esas
KARAR NO: 2024/531
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan), Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ: 25/09/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan), Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili 25.09.2020 tarihli harçlandırılmış dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yönetim kurulu üyelerinin, kurutulmuş domates üretimi için davalı yanlara makine siparişi verdiğini, bahse konu makineler için tanzim edilen fatura bedelleri ile ilgili olarak toplam 2.075.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak tesiste yapılan incelemede, makinelerin pas ve dezenformasyonlu olduğunun anlaşıldığını, bilahare söz konusu makinelerin müvekkili şirkete hiç satılmadığı ve ikinci el olduğu kuşkusunun doğduğunu, bu nedenle davalı -------- firmasına ----------Noterliği’nin 28.10.2019 tarihli--------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve bu firmanın tanzim ettiği faturanın da ekte gönderildiğini, davalı -------- firmasının----------Noterliği’nin 04.11.2019 tarihli, ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiğini, cevabında; taraflar arasında sözleşme imzalandığını ve 2.456.571,20 TL tutarında makineleri teslim ettiğini kabul ettiğini, müvekkili şirketin taraflar arasında sözleşme bulunduğunu işbu ihtarname ile öğrendiğini, yaptırılan bilirkişi incelemesinde makinelerin korozyona uğradığının ve yeniymiş gibi satıldığının ortayaçıktığını, diğer davalı ---------- firmasının ise hiçbir şekilde makine üretimi yapmadığını, dolayısı ile davalı şirket yetkililerinin kendi şirketlerini kullanarak, --------- ve ---------- yardımları ile müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını beyan ederek, davanın kabulüne, yargılama giderlerinin de karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ---------- firması vekili, 23.11.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının talep konusu yaptığı hakkın muhatabının müvekkili şirket olmadığını, müvekkilinin, taraflar arasıdanki sözleşme ve buna bağlı faturadan kaynaklanan hukuki ilişkiyle bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı ile taşeron anlaşması imzalamak amacıyla işbu davanın konusu olan makine satım ilişkisi başlamadan önce sözleşme görüşmelerine başladığını, dava dilekçesinde bambaşka bir hikaye ile müvekkilinin karalanmaya çalışıldığını, müvekkilinin dava konusu makine sözleşmesi ile bir ilgisinin olmadığının bilinmesine rağmen gerçek dışı ithamlarla müvekkiline rol biçilmeye çalışıldığını, davacının davasını ispat etmesi yükümlülüğ çerçevesinde müvekkilinin ticari defterlerine dayanmasının mümkün olmadığını beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---------- firması vekili, 23.11.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde, temel olarak müvekkili şirketi hukuki sorumluluk altına sokacak, yasal dayanağı ve ispatı mümkün olan bir vakıa ya da olgu bulunmadığını, davacının kendi şirket bünyesi içinde yaşandığını iddia ettiği ve müvekkili tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, ispat edilme şansı da bulunmayan bir hikaye anlattığını, davacının makinelerin 2.el olduğunu iddia etmesine rağmen ayıp ihbarında bulunmadığını, dolayısı ile sunulan dava dilekçesinin tutarlılığının bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dosya davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili domates üretmek üzere kurulmuş bir şirket olduğunu, şirketin yönetim kurulu başkanı --------, --------- bulunan özel hastanenin başhekimi olduğunu, yılın neredeyse bütününü Hastanede geçirdiğini, bu nedenle şirketin iyi ve güvenilir bir şekilde yönetilebilmesi için şirkete dışarıdan atanan yönetim kurulu üyesi ----------- ile şirketin muhasebe işleri ile ilgilenen ----------- geniş yetkilerle vekaletname verdiğini, kardeş şirket olan ---------Ş.'nin danışmanlığını yapan ----------, ---------- firmasının yönetim kurulu üyeliğini 08/08/2019 tarihine kadar sürdürdüğünü, ----------- yönetimi kurulu üyesi olması gerekse kendisini domates konusunda ihtisas sahibi olarak yönetim kurulu başkanlarına tanıttığı için şirket nezdinde güven oluşturduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket domates kurutmayla ilgili işe --------- baskılarıyla girdiğini, --------, müvekkilinin hiç tanımadığı şirket olan davalı ile ------------ vekaletini kullanarak sözleşme tanzim ettiğini, şirketin üretim yapacağı tesis alınmadan davalı şirkete makine sipariş verildiğini, makinelerin üretimine başlanması için ödemelerin yapılması istenildiği, ----------- ve ----------- kendisine verilen banka hesabına davalı şirket tarafından kesilen fatura bedelinin 2.075.000-TL'sini gönderdiğini, -----------, makinelerin üzerinde çıplak gözle çok net bir şekilde görünen pasları ve deformasyonları fark ettiğini, makinelerin garanti belgeleri, ---------- belgeler vs. Belgeler talep edildiğini, bu belgelerin --------, --------- ve --------- teslim edildiğinin bildirildiğini, ancak bu bilgilerin yetersiz olduğunu, ----------- Noterliğinin ------------ Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu belgelerin gönderilmesinin istenildiğini, makineler üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırıldığını, müvekkili şirket yönetim kurulu başkanı ---------- tarafından kesilen faturaya göre geriye kalan 389.557,70-TL için ---------- firması takip başlattığını, müvekkili şirketin adresi değişikliği sebebiyle tebligatın eski adrese yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, bu nedenle müvekkili şirket böyle bir borcunun bulunmamasından dolayı menfi tespit davası açma zaruretinin doğduğunu, yapılan hukuka aykırı eylem ve işlemlerden dolayı derdest dosyaların mevcut olduğunu, --------- Esas sayılı dosyası davaya konu makineler ile ilgili --------- ifadan kaynaklı maddi tazminat/ alacak davası olduğunu, ----------soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın kabulünü, müvekkili şirketin davalıya borcunun olmadığının tespitini, ---------- İcra Müdürlüğünün-------- Esas sayılı icra takibinin iptalini, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Birleşen dosya davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde temel olarak müvekkili ---------- şirketini hukuki sorumluluk altına sokacak, yasal dayanağı ve ispatı mümkün olan bir vakıa ya da olgun bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında 13/02/2019 tarihinde makine ve teçhizat temini çerçeve sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme, her iki şirket yetkilisi tarafından teati, tanzim ve imza olunduğunu, sözleşme şartları E.3 maddesince davaya konu makine ve teçhizatın "Yatırımcı işveren (davacı) denetiminde" çalışır durumda teslim edilmesinin kabul edildiğini, davaya konu makineler davacı ... üretim tesisinde ve davacı şirket yetkililerinin denetim ve talimatları uyarınca imal edildiğini, davaya konu makineler davacı şirketin spesifik olarak tanımladığı şekilde imal edilerek tam ve hatasız olarak davacı şirkete teslim edildiğini ve işletmeye alındığını, buna dair 30/09/2019 tarihli Teslim ve İşletmeye Alma Tutanağının mevcut olduğunu, davacı tarafça alınan bilirkişi raporunun objektif ve gerçekçi olmadığını, davacı yan 24/09/2019 tarih ve --------- numaralı faturayı tebliğ aldığını, bu faturaya hiçbir suretten itiraz etmediğini, davacı şirkete keşide edilen --------- Noterliğinin 14/11/2019 tarih ve --------- yevmiye numaralı ihtarname ile davacı şirket cari hesabı kat ettiğini ve hukuka ve genel ahlak kurallarına aykırı davranışlarını sonlandırmaları ihtar olduğunu, davacı yanca bur ihtarnameye cevap verilmediğini, bunun üzerine davacı şirket aleyhine --------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası ile 09/01/2020 tarihinde müvekkili şirketin bakiye alacağı yönünden icra takibi başlatıldığını, davacı şirket kendisine gönderilen fatura gibi bu takibe de itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, ---------- karar numaralı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, açıklanan nedenlerle, davanın yasal dayanağı bulunmadığının esastan reddini, haksız ve kötü niyetli olarak dava açan davacının, müvekkilin ödenmek zorunda kaldığı avukatlık ücretini ödenmesini ve %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödenmesini, yargılama masraflarının davacı yan üzerine bırakılması ile yasal avukatlık ücretinin taraflarına hükmedilerek davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; Tarafların ana başlıklarıyla " davacı şirket ile davalı ---------- Şti. arasında yapılan sözleşme gereği teslim edilmesi gereken makinaların teslim edilip edilmediği, teslim edilen makinaların sözleşmede kararlaştırılan makinalar olup olmadığı, ifanın ----------- veya ayıplı ifa niteliği taşıyıp taşımadığı, davalı --------- Şti. 'ye husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, davacının sözleşme bedelinin iadesine ve müspet zararının tanzimine talep edip edemeyeceği, davalıların taleplerden sorumlu olup olmadığı " hususlarında uyuşmazlığa düştükleri anlaşılmaktadır. Açılan dava, satış sözleşmesinden kaynaklı maddi tazminat ve menfi tespit istemine ilişkindir. Esas olarak ifa, borçlanılmış olan edimin yerine getirilmesi suretiyle borcun sona erdirilmesidir. Borcun ifa edilmemesi hâlinde borçlunun sorumluluğunu düzenleyen TBK'nın 118. maddesine göre borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Eğer alıcı tarafından istendiği bildirilmiş eşyadan apayrı, bambaşka bir eşya teslim edilmişse, yani basit bir nitelik sapması değil de apaçık bir özdeşlik veya türdeşlik sapması gerçekleşmişse, artık ayıplı ifadan değil de başka bir şeyle yanlış ifadan (aliud ifadan) söz edilir. Başka bir deyişle çeşidiyle belirlenen bir menkulün satımında, sözleşenlerin çeşidini belirlemek için sözleşmede öngördükleri vasıflardan biri teslim edilen şeyde bulunmazsa artık ayıplı teslim değil satılandan başka bir şeyin teslimi söz konusudur . Ayıplı ifa hallerinde başvurulacak hükümler ayıptan sorumluluğa ilişkin özel hükümler (TBK madde 219, TKHK madde 9) iken, aliud ifada ifa halinde başvurulacak hükümler yerine göre borçlunun temerrüdü ( TBK madde 117 vd.) yahut borcun gereği gibi yerine getirilmemesine ilişkin genel hükümlerdir (TBK madde 112 vd.).Somut olayda dosyada mevcut beyanlar, sözleşmeler, ihtarname, faturalar ve bilirkişi tespit raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketim ---------- adresinde kurulacak olan domates kurutma tesisinde ihtiyaç olan makine ve ekipmanları davalı firma ile yaptığı sözleşme şartlarında davalı firmaya sipariş verilen ve davalı firma tarafından 24.09.2019 tarihinde davacı firmaya teslim edilen 11 kalem makine ve ekipmanın üzerinde yapılan incelemede, hangi firma tarafından üretildiği, makine tanımı, imalat yılı ve seri numarası, -------- belgesi gibi tanıtım bilgilerinin bulunmadığı; tüm bu makinelerde bulunan elektrik motorlarının kullanılmış, bazılarının boyanmış, bazılarının ise boyalarının eskimiş ve yer yer paslanmış olduğu, makinelerin kaynak yerlerinde, civata bağlantılarında ve muhtelif yerlerinde korozyon görüldüğü ve işlevini yerine tam olarak getiremeyebileceği tespiti yapılmıştır. Bütün tespitlere teslim edilen tüm makine ve ekipmanların 2. el kullanılmış, paslı ve boyanmış durumda olduğu, sadece domates kurutma fırını 6 arabanın kurulumunun tamamlanmış ve kullanılmaya hazır olduğu ve tamamının ayıplı ve gizli ayıplı olduğu anlaşılmaktadır. Olayda aliud ifa söz konusu olmayıp gerçekleştirilen ifanın ayıplı ifa olduğunun kabulü gerekir. Zira -------- ifada borçlu sözleşmede kararlaştırılandan başka bir şey verdiğinden bu halde ifa hiç gerçekleşmemekte, borçlu ifa etmemenin sonuçlarından sorumlu olmaktadır. Oysa ayıplı ifada satıcı, sözleşmede kararlaştırılan şeyi teslim etmekte, ancak teslim edilen şey satıcı tarafından bildirilen veya satılanın objektif olarak taşıması gereken nitelikleri taşımamaktadır. --------- ifada borcun hiç ifa edilmemiş olduğu kabul edildiğinden, davacı tarafın dayandığı hukuki neden bakımından dava konusu olayda ayıplı ifa olduğu, davacının asıl ve birleşen dava bakımından davalı -------- şirketine karşı açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer davalı --------- Şirketi ile davacı arasında herhangi bir akdi ve/veya ticari ilişkinin bulunduğu dava dosyası içeriğinden ispat edilemediği, davalılar arasındaki hesap hareketlerine delil olarak dayanılmadığından davacı tarafın bu yöndeki talebinin reddine karar verilerek davalı --------- şirketi açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 6102 sayılı TTK 23/1c bendinde malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde, açıkça belli değilse teslim aldıktan sonra 8 gün içinde bu durumu satıcıya ihbarla yükümlü olup davacı tarafın bu süre içerisinde bir ihbarda bulunmadığı gibi bunun sebebinin davacı şirket yetkililerinin olduğu iddia edilmekle davacı şirket yetkilisinin veya çalışanlarının süresinde ayıp ihbarı da yapmadıkları anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan sebeplerle asıl ve birleşen davanın reddine, Davalı -------- şirketi açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
G.D/Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere;
1A- Davacının asıl davada davalı ---------- şirketine karşı talebinin REDDİNE Diğer davalıya karşı açılan davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE
2B- Harçlar Yasasına göre alınması gereken 427,60 TL harcın başlangıçta peşin alınan 6.653,26 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 6.225,66 TL'nin davacı tarafa karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,
3C-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerine bırakılmasına,
4D- Yargılama sırasında Davalı ---------- kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı --------- verilmesine,
5E- Yargılama sırasında Davalı ----------- kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ---------- şirketine verilmesine,
1B- Davacının birleşen davada talebinin REDDİNE
2C- Harçlar Yasasına göre alınması gereken 427,60 TL harcın başlangıçta peşin alınan 1.195,43 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 767,83 TL'nin davacı tarafa karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,
3D-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların üzerine bırakılmasına,
4E-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince alınması gereken 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5F-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının talep edilmesi halinde talep eden tarafa iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.05/06/2024