T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/499 Esas
KARAR NO:2022/356
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:17/12/2021
KARAR TARİHİ:08/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... no’lu Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş isimli şirketin ... Taah 652513 numaralı fatura ile düzenlenmiş olan ekipmanları, ... / Tanzanya arasındaki gemi nakliyesi sırasında uğrayabileceği rizikolara karşı sigortaladığını, sigortalı ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş isimli firma, ... nolu konişmento ile ...’da bulunan ... şirketine gönderilmek üzere 1.552.700-Euro değerinde ticari eşyanın taşıma, yükleme, boşaltma, gemi içi sabitleme gibi tüm işlemler taşıyıcı davalı ... Nakliyat ve Tic A.Ş tarafından taşıma sözleşmesi ile üstlenildiğini, emtia ... tarafından sigortalı ...'ın fabrikasından teslim alınarak limana götürüldüğünü, buradan da ... ... adlı firmaya ait olan ... adlı gemiye bindirilerek yola çıktığını, taşıma esnasında emtianın hasar görmesi üzerine gemi işletmecisi ... tarafından taşıyıcı ... ...'a hasar ihbarı yapıldığını, sigortalı şirket tarafından oluşan hasar sonrası müvekkili şirkete başvurulduğunu, yapılan tespitlerde ilk etapta hasarın sebebinin ambalaj yetersizliği olması sebebiyle hasarın poliçe teminatı dışı kaldığı kanaati sigortalıya bildirilerek talep reddedildiğini, bunun üzerine sigortalı şirket müvekkili şirket aleyhine İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı davayı açtığını, davalı ... huzurdaki davamızın dayanağı olan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında ihbar olunan taraf olarak yer aldığını, İstanbul 17.ATM ... esas ve ... karar sayılı ilamıyla davacı müvekkili tarafından sigorta poliçesi kapsamında sigortalısı ...'a 93.435,60-EURO hasar tazminatının fer'ileriyle birlikte ödenmesine karar verildiğini, gerekçeli kararın yazılmasını müteakip dava dışı sigortalı ..., .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosya ile ilamlı takibe geçtiğini, başlatılan takip sonrası ... vekiline haricen toplam 1.189.005,51-TL ödeme yapılarak dosya haricen tahsil ile kapatıldığını, meydana gelen hasar nedeniyle sigortalı tarafından müvekkili şirkete açılan dava ve icra takibi sonrası 1.189.005,51-TL müvekkil şirket tarafından sigortalıya tazminat olarak ödendiğini, anılan ödeme ile müvekkili şirketin sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.189.005,51-TL rücuen tazminat alacağımızın, asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket taşıma işleri komisyoncusu sıfatına haiz olup, taşımayı kendi öz malı ile yapmadığını, davaya konu taşıma, fiili taşıyan "..." tarafından gerçekleştirilmiş olup, davacının ikame ettiği davaya konu hasardan sorumlu tutulması gereken fiili taşıyan olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirkete pasif husumet yöneltilmesi hatalı olduğundan husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket taşımaya konu emtianın taşınması hususunda kendi üzerine düşen edimleri gereğince ifa etmiş olup, taşıma konusu emtianın hasar ve zıyaından sorumlu tutulamayacağını, gerek uluslararası sözleşme hükümleri gerekse de TTK'da taşıyıcının hasar ve ziyadan sorumluluğu ancak kusuru halinde söz konusu olabilecek olup müvekkili şirketin emtianın hasar ve zıyaından sorumlu tutulabilmesi için hasar ve zıyaın müvekkili şirketin kusurundan kaynaklandığının ispat külfeti üzerine düşen davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, hasar dava dışı ... San ve Tic. A.Ş tarafından yapılan ambalaj yetersizliğinden ve taşıma esnasında Arap Denizi'nde yaşanan olumsuz hava şartları ve hava olaylarından kaynaklandığını, davacı tarafından istinaf/temyiz kanun yollarına başvurulmuş olsaydı, İstanbul 17.ATM'nin ... E. ... K. sayılı kararı istinaf mahkemesince incelenerek kaldırılacak/bozulacak, yapılacak yargılama ile davanın reddi doğrultusunda karar verileceğini, bu haliyle davacı sigorta tarafından İstanbul 17.ATM'nde görülen davada verilen hatalı karara istinaden, yasal yıllar tüketilmeden ve haricen yapılan ödeme nedeniyle müvekkili şirkete rücuen talep yöneltilmesi hukuka aykırı olduğunu, gelinen aşamada müvekkili şirkete atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Nakliyat sigortacısı olan davacının yük hasarından dolayı sigortalıya ödediği, hasar tazminatının davalıya rücü edilmesi istemine ilişkindir.
TTK'nın 1188. Maddesine göre, deniz yolu ile eşya taşımalarında ziya, hasar ve geç telime dayanan davalar bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Hükmün ikinci fıkrasında bir yıllık sürenin eşyanın teslimi, eşya teslim edilmemişse teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı kabul edilmiştir. Alt taşıma ilişkisinin mevcut olduğu taşımalarda hak düşürücü sürenin ne şekilde uygulanacağı önemlidir. 6762 sayılı TTK'da bu konuda özel bir hükme yer verilmemiştir. 6102 s. TTK'nın 1188/f.3'de ise, "sorumlu tutulan kişinin rücu davası açma hakkının bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açılabileceği, bu hakkın tazminatın ödendiği veya tazminat davasına ilişkin dava dilekçesinin tebellüğ edildiği tarihten itibaren 90 gün içinde kullanılmadıkça düşeceği " düzenlenmiştir.
TTK'nın 1183. Maddesinin üçüncü fıkrasının kapsamı, mehazı olan Lahey/Visby kuralları ile hükmün ilk fıkrası dikkate alındığında asıl taşıyan yada onun sorumluluk sigortacısının eşyanın ziya, hasar ve geç teslimi dolayısıyla kendi akidi olan alt (fiili) taşıyana rücuu ile sınırlıdır. Dolayısıyla, TTK m.1183/f.3'de ki "sorumlu tutulan kişi" ile kast edilen eşya taşımayı taahhüt eden freight forwarder yada akdi taşıyandır. Yük ilgilileri yada yük sigortacısının doğrudan akdi taşıyana veya fiili taşıyana karşı müracatları ise bu hükmün kapsamı dışında kalmaktadır. Yük ilgilileri yada emtia nakliyat sigortacılarının taşıyanlara karşı açtıkları davalar 1188. Maddesinin ilk iki fıkrası hükümlerine tabidir.
Eldeki dosyada, nakliyat sigortacısı olan davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği sigorta hasar tazminatının davalı taşıyana rücu edilmesi talep edilmektedir. Sigorta şirketleri rücu ilişkisinde, sigortalının hukukuna tabi olduğundan, iş bu dava da niteliği itibariyle TTK'nın 1188. Maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Yukarıda açıklandığı üzere; bu süre hükmün ikinci fıkrasına göre eşyanın teslimi, eşya teslim edilmemişse teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. Taşımanın 7.06.2016 tarihli ... nolu konişmento tahtında "..." gemisiyle ... firması tarafından gerçekleştirildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ekspertiz raporunda da; hasar tarihi 06.07.2016, yükleme tarihi 26.06 2016 olarak gösterilmiş olduğundan, yük teslimininin 2016 tarihinde yapıldığı sabit hale gelmektedir. Bu durumda dava, TTK'nın 1188/f.1'de düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olduğundan, davanın hakdüşürücü süre nedeni ile REDDİNE, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın hakdüşürücü süre nedeni ile REDDİNE,
2- Peşin alınan 20.305,25 TL harçtan, karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 20.224,55 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3- Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/06/2022
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır