T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/138 Esas
KARAR NO: 2024/483
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 22/02/2024
KARAR TARİHİ: 23/05/2024
DAVA:Davacı mahkememize sunduğu 22/02/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Adına kayıtlı -------- marka-------- plakalı aracı ile seyir halinde iken ---------- plakalı aracın karşı istikametten gelen --------- plakalı aracın yanından geçerken sol arka çamurluk kısımlarıyla aracının sol arka çamurluk kısımlarına çarpıp kaçması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, emniyet memurları tarafından ---------- kaza sıra numarası ile maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı tutulduğunu, ------- adına kayıtlı --------- plakalı aracın poliçesi kapsamında ---------- Şirketi'ne başvuru yapılarak aracın 8.464,76 TL tutarlı hasarı sigorta şirketi tarafından 13-24/04/2023 tarihinde tarafına ödeme yapıldığını, sigorta şirket tarafından yapılan ödeme sonrasında kazaya karışan --------- plakalı araç sahibi ----------- tarafından kaza tespit tutanağına itiraz edilmesi sonucunda emniyet memurlarınca yapılan inceleme sonucunda kazaya karışan araç plakasının sahte olduğunu, plaka üzerine bant yapıştırıldığının tespit edilerek 09/05/2023 tarihinde tutanak altına alındığını, kazaya karışan aracın --------- ait --------- plakalı araç olduğunun tespit edildiğini, 20/02/2023 tarihli ---------- kaza sıra numaralı maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağında belirtilen ---------- plakalı düzeltilerek yeniden -------- kaza sıra numaralı tespit tutanağı düzenlendiğini, ---------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra dosyası ile icra takibine başlatıldığını, maaş haczi müzekkeresi ile haberdar olduğunu, 12/01/2024 tarihinde 4.000,00 TL olan dosya kapak hesabı icra dairesine ödendiğini, trafik kazası sonrasında -------- plakalı araç için davalı ---------- Şirketi'nden açılan dosya kapsamında kazaya karışan araç ile ilgili gerekli bilgileri edinmeden, araştırma yapmadan sigorta yapılan araç bilgilerin kazaya karışan araç ile uyuşmadığı davalı sigorta şirketince tespit edilebilecek iken, poliçe sahibi ile iletişime geçmiş olsa ---------- plakalı tarafından ödeme yapması davalı sigorta şirketinin hatası olduğunu, davasının kabulü ile fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile icra takip dosyasına ödenen 4.000,00 TL'nin tutarında işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 26/03/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin adresi ticaret sicil kayıtlarında --------- Mah. --------- Sokak, --------, No:------ Kat:------ -------- olduğunu, yetkili mahkeme --------- Asliye Mahkemeleri olduğunu, dava yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki itirazının olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin nezdinde dava dışı ---------- plakalı araç---------- numaralı 10.05.2022 – 10.05.2023 başlangıç ve bitiş tarihli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, hasarın müvekkili şirkete ihbarı üzerine, olayın gerçekleşme şekli ve hasar miktarının belirlenmesi için ekspertiz incelemesi yapıldığını, yapılan inceleme neticesinde eksper raporu düzenlendiğini, kolluk kuvvetleri tarafından 20.02.2023 tarihli kazaya karışan araçların davacı mülkiyetindeki --------- plakalı araç ile --------- plakalı araç olarak plaka bilgileri düzeltilmek suretiyle ---------- sıra numaralı 20.02.2023 tarihli Kaza Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, 09.05.2023 tarihli tutanak ve ---------- numaralı Kaza Tespit Tutanağı incelendiğinde müvekkili şirket nezdinde dava dışı --------- plakalı araç sigortalı olduğunu, kazaya karışan --------- plaka sayılı araç ile davacının aracı arasında gerçekleşen kazada müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil şirketin davacı/borçlunun aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı zararını tazmini yükümlülüğü de olmadığını, öncelikle usuli itirazlarımızın kabulü ile davanın usulden reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:--------- 22/02/2024 tarihli müzekkere cevabı,
---------- 04/03/2024 tarihli müzekkere cevabı ile --------- plaka sayılı araca ait poliçe ve hasar verilerinin gönderildiği,
--------- Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nün 02/03/2024 tarihli müzekkere cevabı ile --------- ve -------- sıra numaralı kaza tespit tutanaklarının gönderildiği,
-------- Şirketi'nin 05/03/2024 tarihli müzekkere cevabı,
--------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasının Uyap sureti,
------- plakalı araca ait tescil sorgu raporunun dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, menfi tespit talebi ile cebri icra tehdidi altında yapılan şimdilik 4000,00 TL ödemenin istirdatı istemine ilişkinidir.
Davacı,trafik kazası nedeni ile kendisine ait ------- plakalı araca davalı sigorta şirketi tarafından ödendiği belirtilen değer kaybı ve hasar bedelini, trafik kazası tespit tutanağına itiraz üzerine yeniden düzenlenmesi nedeniyle ödenen tutarın iadesi istemiyle davalı sigorta şirketi tarafından aleyhine --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyasına ödeme yapıldığı belirtilen şimdilik 4.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden istirdatını talep etmektedir. İİK'nın 72. maddesinin beşinci fıkrası gereğince borçlunun açmış olduğu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı almamış veya verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının herhangi bir sebeple kaldırılmış olması nedeniyle dava konusu borcu alacaklıya ödemiş olursa açılmış olan menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir. Bu durumda borçlunun menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştürülerek devam edilmesi için bir talepte bulunmasına gerek yoktur. Borcun ödenmiş olduğunu öğrenen mahkemenin yukarıda yazılı yasa hükmü gereğince davaya kendiliğinden istirdat davası olarak devam etmesi gerekir . Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 18.12.2018 tarihli ve--------- E.,--------- K., sayılı kararında da benimsenmiştir. İstirdat davası, menfi tespit davasının devamı olup, cebri icra tehdidi altında gerçekleşen ödeme sebebiyle borçlunun serbest iradesi dışında, kanun hükmü gereği kendiliğinden bu dönüşüm vuku bulduğundan, davacı borçlu istirdat davasına dönüşüm olmasaydı alacağı tazminattan, yoksun bırakılmamalıdır.İstirdat davasının biri takip hukukuna, diğeri maddi hukuka ilişkin olmak üzere iki şartı vardır. İstirdat davası açılması için ilk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olmasıdır. Borçlunun, ödeme emrine itiraz etmemesi veya itiraz etmiş olmasına karşın itirazının kesin kaldırılması nedeniyle, kesinleşmiş olan icra takibi dolayısıyla, bu parayı gerek nakden, gerek mallarının haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması gerekir. İstirdat davasının açılmasının ikinci şartı ise, maddi hukuk bakımından, aslında borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olmasıdır (İİK.m.72/VII). Borçlar Kanununun 62. maddesinin aksine, (818 sayılı kanun) burada davacı (borçlu), yalnız borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığını ispat etmekle yükümlü olup; bu parayı hataen, kendisini borçlu sanıp ödemiş olduğunu ispat etmek zorunda değildir.Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde;Dava konusu uyuşmazlıkta davacı adına kayıtlı -------- plakalı aracı ile seyir halinde iken --------- plakalı aracın yanından geçerken çarpıp kaçması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, emniyet memurları tarafından ---------- kaza sıra numarası ile maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı tutulduğunu, --------- adına kayıtlı --------- plakalı aracın sigorta poliçesi kapsamında davacının ---------- Şirketi'ne başvurduğu, başvuru neticesinde davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 8.464,76 TL tutarında ödeme yapıldığı, sigorta şirket tarafından yapılan ödeme sonrasında kaza tespit tutanağında belirtilen --------- plakalı araç sahibi --------- tarafından kaza tespit tutanağına itiraz edildiği ve yapılan inceleme sonucunda kazaya karışan araç plakasının sahte olduğu, plaka üzerine bant yapıştırıldığı tespit edilerek 09/05/2023 tarihinde tutanak tanzim edildiği ve kazaya karışan aracın -------- ait ------- plakalı araç olduğunun tespit edilmesi üzerine 20/02/2023 tarihli -------- kaza sıra numaralı maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağında belirtilen --------- plakalı düzeltilerek -------- kaza sıra numaralı tespit tutanağı düzenlendiğini anlaşılmıştır. Dava konu 20.02.2023 tarihli kazaya karışan araçların davacı mülkiyetindeki --------- plakalı araç ile --------- plakalı araç olarak plaka bilgileri düzeltilmek suretiyle ---------- sıra numaralı 20.02.2023 tarihli Kaza Tespit Tutanağı tanzim edilmesi üzerine davalı şirket nezdinde sigortalı --------- plakalı aracın kazaya karışan -------- plaka sayılı araç ile davacının aracı arasında gerçekleşen kazada davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle ödenen bedelinin davacıdan iadesi istemiyle ----------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı icra dosyası takip başlatıldığı ve davacının cebri icra tehdidi altında 4000,00 TL ödemenin iadesi talep ettiği anlaşılmış olup dosyada yer alan 09/05/2023 tarihli tutanak ile kaza tespit tutanağındaki plakanın yanlış olduğu tespit edilmiş olup idari para cezası düzenlendiği ve yeniden --------- kaza sıra numaralı kaza tespit tutanağı düzenlendiği, bu tutanağa göre kazaya karışan araç plakasının --------- plaka sayılı araç olduğu ve kaza tespit tutanağının aksini ispata elverişli bir delilin dosya arasında yer almadığı bu nedenle --------- plakalı aracın davacıya ait araca zarar verdiği hususunda dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından --------- plakalı aracın sigorta şirketi olan davalı sigorta şirketinin davacının aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı zararını tazmini yükümlülüğünün bulunmadığı ve sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olmadığı kanaatine varıldığından davalı tarafından davacıya ödenen tutarın iadesi istemini yerinde olduğu bu nedenle davacı tarafından cebri icra tehdidi altında -------- icra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu 4000,00 TL ödemenin iadesine yönelik talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harç başlangıçta peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13 maddesi uyarınca hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatıran ilgili tarafa iadesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair; davacı asilin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK 341/2. ve Ek Madde 1/2. maddeleri gereğince karar tarihinde miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2024