T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/470 Esas
KARAR NO: 2025/733
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/12/2024
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 25/12/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 04/01/2024 tarihinde ------- plakalı aracı bedeli ödenmek suretiyle davalı şirketten sıfır olarak satın aldığını, aracın teslim edildiği sırada müvekkili tarafından aracın dıştan 2 metre çizik olduğu ve sağ tampondan vuruk olduğunun tespit edildiğini, bu durumun davalı şirkete bildirildiğini, daha sonra aracın 5 gün boyunca davalı şirket uhdesinde kaldığını, sorunun giderildiği müvekkiline bildirilmiş olmasına rağmen, araçtaki hasarın giderilmediği ve davalı şirket tarafından herhangi bir fark ödemesi yapılmadığını, aracın müvekkili tarafından muayene istasyonuna götürüldüğünde aracın muayene istasyonunda arızalandığını, aracın gizli ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, bu durumun davalı şirkete bildirilmesi akabinde davalı şirket tarafından aracın çekici ile götürüldüğünü, müvekkiline sıfır olarak satılan ve 25/01/2024 tarihinde davalı şirket tarafından çekici ile götürülen aracın 07/03/2024 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, söz konusu araçtaki ayıplar nedeniyle müvekkilinin ve 31/01/2024 tarihinde davalılara ihtarname göndererek ayıp nedeniyle seçimlik haklarını kullanmak istediğini bildirdiğini ancak müvekkiline herhangi bir dönüş yapılmadığından ve zarar giderilmediğinden arabuluculuğa başvurulduğunu, bu başvurudan sonuç alınamadığı için işbu davanın açıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla -------- plakalı aracın 500,00 TL ayıp oranındaki bedelinin satış bedelinden indirimi ile işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine, 500,00 TL araçtan yoksun kalma tazminatının yasal faizi ile davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 31/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf her ne kadar şahıs olarak görünmekte ise de tacir olup olmadığı araştırılması gerektiğini, zira dava konusu ------- Plakalı ------- Marka ------- cinsi aracın yük taşıma işlerinde kullanılan ticari nitelikte bir araç olduğu araç ruhsat kaydından anlaşılmakta olduğunu, huzurdaki uyuşmazlık ticari nitelikte bir uyuşmazlık olduğunu, davalı müvekkili ticari bir şirket olduğunu, dava konusu araç da ticari olduğunu, davalı taraf ise şahıs şirketi olduğunu, dava konusu aracın yük taşıma işinde kullanılan ticari bir araç olduğu görülmekte olduğundan huzurdaki uyuşmazlık çok açık şekilde ticari nitelikte olduğunu, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan davanın görev yönünden reddini, aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.
DELİLLER :-------Başkanlığı'nın 10/06/2025 tarihli yazı cevabı
-------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 05/06/2025 tarihli yazı cevabı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava:------- plakalı aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı ayıp oranında satış bedelinden indirim ve araçtan yoksun kalma tazminatının tahsili istemine ilişkindir. --------- sayılı ilamı ile dava konusu --------- plakalı aracın sorgulanan araç kaydında kullanım şekli ticari araç gösterilmiş olduğu, davacı vekili duruşmadaki beyanında aracın davacının gelir getirici faaliyetinde kullanılmak üzere satın alındığını bildirdiği, bu kapsamda Mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde görevsiz olduğu, davacının esnaf işletmesi işleten davalının ise tacir olması nazara alınarak görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu kanaati ile görevsizlik karar verilmiş dava dosyası Mahkememize tevzii edilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 1. maddesinde; görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup aynı yasanın 114/1-c maddesinde; görevin dava şartı olduğu belirtilerek, mahkemenin görevli olup olmadığını davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde metninde yer alan a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. Bununla birlikte aynı kanunun 12. maddesi "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olamaz. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile resen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Bu durum 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesi uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir.
Somut uyuşmazlıkta Dava konusu -------- plaka sayılı araca ait trafik tescil kayıtları incelendiğinde, aracın minübüs olduğu, kullanım amacının ise "ticari" olarak tescil edilmiş olduğu, UYAP üzerinden yapılan GİB sorgusunda ve ------Başkanlığı --------Vergi Dairesi'nin 10/06/2025 tarihli yazı cevabı davacının tacir sayılmadığı belirtilmiş olup dolayısıyla taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi olmadığı ancak davacının tacir sıfatının da bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın ------- sayılı ilamında da belirtildiği üzere HMK'nın 2. maddesi gereğince uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan reddine, dosyanın görevli -------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle karar verildi. 23/10/2025