T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/307 Esas
KARAR NO: 2025/313
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 08/04/2025
KARAR TARİHİ: 14/04/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 08/04/2025 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Dava konusu olayın meydana geldiği yerin -------- olduğu için ---------- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun yapıldığını ve 17/12/2024 tarihinde Son Tutanak Anlaşmazlık olarak düzenlendiğini, dava şartının tarafınca yerine getirildiğini, müvekkili ile dava dışı sigortalı ---------- Başkanlığı arasında 12.01.2023 başlangıç, 14.07.2024 bitişi tarihli, ---------- numaralı, İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi akdedildiğini, anılan poliçe ile ---------- Mh. ---------- Cadde No: --------- ---------- adresinde yer alan inşaat sigortalandığını, 06.07.2023 tarihinde -------- Mh. --------- Cadde No: -------- ----------- adresinde ----------- idaresinde -------- ------------ firması tarafından konut ve işyeri inşaatı alanında elektrik kablolarının şüpheli şahıslar tarafından çalınması sonucu sigortalı zarara uğradığını, müvekkili tarafından 06.07.2023 tarihinde vuku bulan hasara ilişkin ------------ Sayılı Hasar dosyası açıldığını, hasara ilişkin ekspertiz raporu ile tespit edilen zarar bedeli, müvekkili sigorta şirketi tarafından 960.212,55 TL hasar tazminatı olarak sigortalıya ödendiğini, ----------- İcra Müdürlüğü ---------- E. sayılı dosyasına vaki itirazın 960.212,55 TL alacak açısından iptali ile takibin 10.01.2024 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yanlara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; TTK 1472.maddesi gereğince, davacı sigorta şirketinin İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesine dayalı olarak sigortalısına yaptığı ödemenin halefiyet ilkesi uyarınca, rucüen tazmini amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.TTK m. 1472/1 “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir” hükmü gereğince davacı taraf ödediği miktarı rücuen davalıdan talep edebilir.TTK’nın “Başkası Lehine Sigorta”yı düzenleyen 1454.m. “(1) Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir.” hükmü haizdir. 6100 Sayılı HMK'nın 1. maddesinde; görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup aynı yasanın 114/1-c maddesinde; görevin dava şartı olduğu belirtilerek, mahkemenin görevli olup olmadığını davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hükmüne yer verilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde metninde yer alan a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. Bununla birlikte aynı kanunun 12. maddesi "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ;Dava konusu sigorta poliçesi incelendiğinde,Davacı ile dava dışı sigortalı ---------- Başkanlığı arasında 12.01.2023 başlangıç, 14.07.2024 bitişi tarihli, ---------- numaralı, İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi akdedildiği, anılan poliçe ile --------- Mh. --------- Cadde No: ---------- ----------- adresinde yer alan inşaat sigortalanmıştır. Söz konusu poliçede sigorta ettireninin dava dışı -------- ---------, sigortalının dava dışı ----------- olduğu, dava dışı -------- - --------- tarafından üstlenilen inşaat projesinin sigortalandığı görülmüştür. Buna göre sigorta poliçesi TTK 1454.m. uyarınca Başkası Lehine Sigorta mahiyetinde olup, maddede açıklandığı üzere sözleşmeden doğan haklar sigortalı ----------- aittir ve sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Nitekim ----------- sayılı ilamı da benzer niteliktedir. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut dava da davacının sigortalısı ---------- haklarına halef olduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış olup dava dışı sigortalı ---------- tacir olmadığı u,yuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli olmadığı,davalı tacir olsa da davacının dava dışı sigortalısı yönünden ticari iş olarak değerlendirilecek işlemin mahkemede mutlak suretle ticari bir dava olarak nitelendirilmesini gerektirmeyeceği, bir taraf yönünden ticari sayılan işin diğer taraf yönünden de ticari iş sayılacağına dair düzenlemenin uygulanacak hukuk bakımından önem arz ettiği ve görevli mahkemeyi belirlemediği, dolayısıyla davanın kanunda sayılan mutlak ve nispi ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan reddine, dosyanın görevli ----------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------------ Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen dosya üzerinden karar verildi.14/04/2025