T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/188 Esas
KARAR NO: 2025/529
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 22/02/2024
KARAR TARİHİ: 01/07/2025
------------ sayılı yetkisizlik kararı ile Mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşıldı.
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 22/02/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; 0.11.2023 tarihinde düzenlenen muvafakatname ile --------- plakalı araç sahibi ----------Ş. tarafından ----------Ş.'ye kaza sonucu başvurulabilecek her türlü yola başvurulması için muvafakat verildiğini, bu sebeple müvekkilinin dava açma ehliyeti mevcut olduğu muvafakatnameye istinaden tüm başvurular müvekkili adına yapıldığını, sigortacısının davalı -----------Ş. olduğu ----------- plakalı aracın, 29/07/2023 tarihinde seyir halinde olan müvekkili şirkete ait ----------- plakalı araca çarptığını ve bunun sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında meydana gelen kazanın oluşumunda sigortacısının davalı taraf olduğu araç kusurlu olduğunu, çarpma sonucu ------------ plakalı araçta hasar meydana geldiğini ve dolayısıyla değer kaybı oluştuğunu, --------- plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ---------- acente, ----------- poliçe numarası ile davalı ---------Ş. tarafından yapıldığını, fazlaya ilişkin talep, ıslah ve artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla, 10,00 TL değer kaybı ve 10,00 TL hasar bedeli olmak üzere 20,00 TL tazminatın (Belirsiz Alacak) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan (sigorta şirketinin poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olmak üzere) alınarak müvekkiline ödenmesine, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 20/05/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının, 29.07.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, ----------- plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ederek,---------- plaka sayılı aracın kusuruna istinaden, müvekkili sigorta şirketinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL değer kaybı ve 10,00 TL hasar bedeli toplamda 20,00 TL tazminat isteminde bulunduğunu, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın reddi gerektiğini, ----------- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ---------- poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 28/09/2022 - 28/09/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL olduğunu, poliçe limitini bildirmek davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, davacı tarafın iddiasına dayanak olarak gösterdiği delillerin tamamının tarafına tebliğ edilmesi gerektiğini, dava konusu talep zamanaşımına uğradığını, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporlar hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmak, Yargıtay tarafından eksik inceleme olarak değerlendirildiğini, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde davacının aracının zararını giderebilecekken müvekkili şirketin bu hakkını kullanmadığını, genel şartların b.2. tazminat ve giderlerin ödenmesi maddesi 2.2. bendinde yedek parçalara, sigortacı yedek parça tedarik iskonto uygulaması olarak en az %32 oranında, aksi halde genel sektör uygulaması olarak en az %20 iskonto uygulanması gerektiğini, poliçede sigorta bedeline kdv dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, davanın sigortalı çağlayan depolama venakliye hizmetleriticaret ltd şti'e ihbarına, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:----------- Şirketi'nin 21/03/2024 tarihli müzekkere cevabı,
----------- 14/03/2025 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Noterler Birliği'nin 17/03/2025 tarihli bila müzekkere cevabı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeniyle davacı tarafından kiralanan ----------- plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı tazminatının, ZMMS poliçesine istinaden davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkindir.----------- sayılı yetkisizlik kararı ile "Davalı tarafça süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmuş olup, somut davada Mahkememizin yetkili olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri Mahkemesidir." hükmü amirdir. Dosyamızda davalı --------Ş.'nin adresi ----------- olup, davalının adresi ----------- değildir .Diğer taraftan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7. maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukukî sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer Mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer Mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiş olup davalı şirketin internet de yer alan sayfasında ---------- ilinde Bölge Müdürlüğünün bulunmadığı ve davalı sigorta şirketinin Müdürlüklerinde herhangi bir şube veya müdürlüğünün kaydına rastlanmadığına dair bilgi verildiği ve ayrıca dava konusu trafik kazasının meydana geldiği yerin (dosyada mevcut "Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı"ndan anlaşıldığı üzere) ----------- olduğu, somut olayda kazanın meydana geldiği yerin de ---------- olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle KTK 110/2 maddesine istinaden de Mahkememiz yetkili değildir. Her ne kadar; davanın haksız fiilden kaynaklanması ve Mahkememizin zarar görenin ikametgah mahkemesi olması sebebi ile HMK 16 maddesi uyarınca Mahkememizin de yetkili olacağı düşünülebilir ise de, davalının sorumluluğunun ZMMS poliçesinden kaynaklandığı dikkate alındığında davanın haksız fiilden değil, sigorta hukukundan kaynaklandığı anlaşılmış olup, HMK 16 maddesinin somut olayda uygulanma olanağının olmadığı tespit edilmiştir. " şeklindeki gerekçeler ile yetkisizlik kararı verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Kesin yetki kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesi; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Aynı Kanun'un 116/1-a maddesinde kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı "ilk itiraz" olarak düzenlenmiş olup HMK 117/1. maddesi; "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır, aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir.Nitekim ------------ Sayılı, 29/04/2022 Tarihli İlamında da belirtildiği üzere bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalıya geçer.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ------------ plakalı araç sahibi ----------Ş. tarafından -----------Ş.'ye kaza sonucu başvurulabilecek her türlü yola başvurulması için muvafakat verildiğini, bu sebeple dava açma ehliyetinin mevcut olduğu beyan etmiş olup --------- plakalı aracın, 29/07/2023 tarihinde seyir halinde olan ----------Ş.'ye ait ve uzun süreli kira sözleşmesi ile davacıya kiralanan ----------- plakalı araca çarptığı, çarpma sonucu ----------- plakalı araçta oluştuğu iddia edilen değer kaybı ve hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin iş bu dava ikame edilmiş olup dava konusu uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. HMK Madde 16 maddesi ile haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olarak belirtilmiş olup açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca dava dosyasında kesin yetki kuralının söz konusu olmadığı, dava konusu ------------ plakalı araç sahibi -----------Ş. tarafından davacı şirkete Finansal Kiralama Sözleşmesi ile uzun süreli olarak kiralandığı ve davacının işleten sıfatına haiz olduğundan dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. HMK 16. maddesi uyarınca zarar gören davacının yerleşim yeri mahkemesinin ----------- yargı çevresinde yer aldığı, bu nedenle ------------ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin de yetkili olduğu anlaşılmış olup seçimlik yetki bulunduğundan davaya bakmaya ------------ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin de yetkili ve görevli olması nedeniyle mahkememizin karşı yetkisizliğine karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nın Görevsizlik veya Yetkisizlik Kararı Üzerine Yapılacak İşlemler ve Yargı Yeri Belirlenmesi başlıklı üçüncü ayrımı altında düzenlenmiş olan 22. Maddesinin "(2) İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca ------------ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarafından verilen yetkisizlik kararı kesinleştiğinden ve mahkememice karşı yetkisizlik kararı verildiğinden her iki mahkemenin yargı çevrelerinin farklı Bölge Adliye Mahkemelerinin sınırları içerisinde olması sebebiyle yetkili Mahkemenin belirlenmesi amacıyla dosyanın re'sen HMK'nin 21/1-b, 22/2. maddeleri uyarınca Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın HMK madde 116/1-a, HMK 16. maddeleri uyarınca davaya bakmaya mahkememizin yetkili olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya -------------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olması nedeniyle mahkememizin KARŞI YETKİSİZLİĞİNE,
3- Mahkememizce verilen kararın kesin nitelikte olması ve daha önce ------------ Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen yetkisizlik kararı da kesinleştiğinden; --------- Asliye Ticaret Mahkemesi ile mahkememiz arasında oluşan yetki uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın HMK'nin 21/1-b, 22/2. maddeleri uyarınca Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
5-Kararın taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------------ Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2025