T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/909 Esas
KARAR NO: 2025/697
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/11/2024
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 25/11/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı şirket tarafından müvekkiline ulaşarak ürünlerin satışına ilişkin fiyat tekliflerini iletmesi talep edildiğini, yapılan görüşme neticesinde 23/07/2024 tarihinde mail atılarak ------- ve ------- tüketimlerinin --------- fabrikalarında aylık ortalama 30.000,00-KG olduğu belirtildiğini ve üretici firma olan müvekkilinden fiyat teklifi talep edildiğini, müvekkili şirket tarafından fiyat teklifi sunulduğunu ve söz konusu fiyatların peşin alımda geçerli olduğunun kendilerine iletildiğini, çino ve demir ticareti genellikle dolar üzerinden kıymetlendirilmekte olduğunu ve alım satımın da buna göre yürütülmekte olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmanın da buna göre yapılmış ve Vergi Kanunu ve VUK uyarınca faturalandırıldığını, 26/07/2024 tarihli siparişe istinaden 30/07/2024 tarihinde 10.0000-KG çinko sülfat, 10.000,00-KG demir sülfat nakliyesi gerçekleştirildiğini, --------- numaralı, mal hizmet tutarı 9.300,00-USD bedelli vergiler dahil toplam 369.283,28-TL satış faturası 30/07/2024 tarihinde düzenlendiğini, söz konusu malların nakliyesi --------- tarafından gerçekleştirilmiş olup çekici plakası------- dorse plakası ise -------, şoför ismi ise ------- ilgili nakliyeye ilişkin --------- numaralı sevk irsaliyesi ve---------- numaralı 17.000,00-TL+ KDV bedelli nakliye faturası da dava dilekçemiz EK'inde yer almakta olduğunu, ticari ilişkide devam eden süreçte 14/08/2024 tarihinde davalı şirkete güncel fiyat listesi %50 peşin, %50'si ise 30 gün vadeli olacak şekilde iletildiğini, söz konusu teklife istinaden davalı şirketçe 10.000,00-KG çinko, 15.000,00-KG demir siparişi verildiğini, --------- numaralı, mal hizmet tutarı 10.475,00-USD bedelli vergiler dahil toplam 423.248,24-TL satış faturası 16/08/2024 tarihinde düzenlendiğini, bu sipariş de yine aracı nakliye firması --------- tarafından davalı şirkete teslim edildiğini, 26/08/2024 tarihinde ise davalı tarafça tekrar 10.000-KG çinko sülfat siparişi verildiğini, ---------- numaralı, mal hizmet tutarı 6.900,00-USD bedelli vergiler dahil toplam 281.676,49-TL satış faturası 16/08/2024 tarihinde düzenlendiğini, Sunulan belgeler incelendiğinde de görüleceği üzere müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu sarih olduğunu, davalı taraf da icra dosyasına yaptığı itirazda ticari ilişkinin varlığına itiraz etmemiş olup borçlu olmadıklarını iddia ettiğini ancak dosya kapsamında yer alan somut deliller neticesinde davalının yaptığı itirazlarda kötü niyetli olduğu ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğu görüleceğini, icra takibine yapılan itiraz sonrasında 25/10/2024 tarihinde davalı tarafından müvekkiline 68.380,40-TL (1.995,93-USD) tutarında, 22/11/2024 tarihinde ise 103.348,50-TL (2.988,67-USD) ödeme yapıldığını, borçlu itirazında borcu olmadığını iddia etmesine karşın itirazdan sonra da kısmi ödeme yapmaya devam ettiğini, başlatılan icra takibi öncesinde ve sonrasında davalı ile yapılan tüm görüşmelere rağmen anlaşma sağlanamadığını, alacaklarının tahsili amacıyla ------- İcra Dairesi -------- Esas sayılı dosya kapsamında icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafça haksız ve kötü niyetli bir şekilde itirazda bulunulduğunu, -------- Arabuluculuk Bürosu -------- Büro, -------- Arabuluculuk numaralı anlaşmama son tutanağı imzalandığını belirterek davamızın kabulü ile ilgili icra dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 31/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça malzemeler vaktinde, eksiksiz ve beklenen nitelikte teslim edilmemiş olduğunu, davacı tarafın bu hususları ispatlaması gerekmekte olduğunu, davacı tarafın malzeme teslim yükümlülüklerini yerine getirirken gerek şifahen gerek yazılı olarak müvekkil şirketi temsilcilerinin yaptığı uyarıları göz ardı ettiğini ve edimlerini tam ve gereği gibi ifa etmediğini, bu kapsamda malzeme siparişleri talep edilenden farklı şekilde tam miktarda ve vaktinde teslim edilmediğini, verilen siparişler akabinde teslim edilen malzemeler, beklenen nitelikte çıkmadığını, bunun neticesinde malzemelerin, talep edilen nitelikleri haiz olmaması nedeniyle müvekkil şirket tarafından maden cevheri üretiminde beklenen nitelikte verim elde edilemediğini, icra takibinde dayanak olarak sunulan faturaların tek başına borç doğurucu ve kesin belgeler olmadığını, söz konusu malzemelerin ayıpsız, eksiksiz ve süresinde tesliminin yapılıp yapılmadığını davacı tarafın ispat mükellefiyeti mevcut olduğunu, somut olayda davacı tarafın faturaları temel göstererek icra takibine geçtiğini ve müvekkili şirket tarafından haklı bir şekilde takibe itiraz edildiğini, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere herhangi bir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile itiraz süresi geçmiş olsa dahi fatura tek başına kesin bir ispat aracı olarak kullanılamamakta olduğunu, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin davacı şirketin huzurdaki dosya kapsamında sağladığı tüm hizmetlerin bedelini aynen ödemiş olduğunu, hiçbir şekilde borcu bulunmamakta olduğunu, teslimin fazlasıyla geciktirildiği ve malzemeleri ayıpsız ve eksiksiz teslim dahil tam ve gereği gibi ifa yükümlülüklerinin olması gerektiği gibi yerine getirilmediği açıkça görüleceğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu sebeplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işbu iddiaların hem usul hem de esas açısından bakıldığında hukuki gerçeklikle bağdaşmadığını belirterek açılan davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:-------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 02/12/2024 tarihli yazı cevabı,
- --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 02/12/2024 tarihli yazı cevabı,
- ------- Başkanlığı'nın 09/04/2025 tarihli yazı cevabı,
- -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası,
-Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir Bilirkişi tarafından sunulan 21/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ;" davacı tarafından incelemeye sunulan 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yan incelmeye gelmemiş, ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 01.10.2024 tarihi itibariyle 19.518,12 USD alacaklı olduğu, davacı yanın 19.518,12 USD alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.4/a) istinaden takip tarihi olan; 01.10.2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz talep edebileceği, tarafların inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Mahkeme takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ticari ilişkiden kaynaklı faturalara dayalı alacağının tahsili için başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali bakiye alacak miktarı üzerinden takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. 3095 sayılı Kanunun yabancı para borcunda faizi düzenleyen 4/a maddesi gereğince sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankaları'nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ;Davacı tarafından davalı aleyhine 11.160,00 USD bedelli 30/07/2024 tarihli, 12.570,00 USD bedelli 16/08/2024 tarihli ve 8.280,00 USD bedelli tarihli 27/08/2024 faturalara dayalı olarak------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyası ile 19.518,12 USD alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalının itiraz ettiği ve bu nedenle takibin durduğu, davalı tarafından takip tarihinden sonra 25/10/2024 tarihinde 68.380,40-TL tutarında, 22/11/2024 tarihinde ise 103.348,50-TL ödeme yapıldığı ve davacı tarafından süresinde itirazın iptali davası açılarak takibin devamının talep edildiği , 17/12/2024 tarihli beyan dilekçesi ile takibin yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra 504.232,3909 Tl üzerinden devamının talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı vekiline takibin TL olarak mı döviz olarak mı devamını talep ettiği hususunda açıklamada bulunması ve döviz olarak talebinin var ise dava değeri olarak bildirdiği 504.232,39 TL'nin döviz karşılığının bildirilmesi istenilmiş olup 17/04/2025 tarihli beyan dilekçesi ile 504.232,3909 Tl 'nin dava tarihindeki kura göre tekabül ettiği 14.559,51 USD üzerinden takibin devamına karar verilmesini, 14.559,5146-USD'nin fiili ödeme günündeki --------- Bankası efektif satış kuru karşılığı olan Türk Lirası karşılığını ve devlet bankalarının -USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile tahsilini talep ettiği hususunda açıklamada bulunmuştur.
HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Davacı tarafın davalı aleyhine faturalara dayalı olarak bakiye alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının başlatılan takibe itiraz ettiği, bu nedenle takibin durduğu, davacı tarafından itirazın iptalinin talep edildiği, Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup ;davalının ticari defterlerini inceleme gününde ibraz etmesi için çıkarılan tebligatın 12/04/2025 tarihinde tebliğ olduğu ancak davalı tarafından inceleme günü 05/05/2025 tarihnde ticari defterlerin sunulmadığı , davacının defterlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen raporda davacı yan tarafından sunulan ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 19.518,12 USD alacaklı olduğu tespit edilmiş taraflara bilirkişi raporu 26/08/2025 tarihinde tebliğ edildiği rapora karşı iki haftalık yasal süre içerisinde beyan ve itirazda bulunulmamıştır. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. HMK 222 maddesi ile düzenlenen" (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)......(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." amir hükümleri değerlendirildiğinde davacının tarafların ticari defterlerine dayanmasına karşı davalının defterlerini ibraz etmediği ve bilirkişi raporundaki tespitlerin aksinin davalı tarafından ispat edilemediği yine siparişler akabinde teslim edilen malzemelerin beklenen nitelikte çıkmadığına ilişkin iddiası ile ilgili olarak davalı tarafın delil ibraz edilmediği bu nedenle usulüne uygun tutulan defterlere göre davacının alacaklı olduğu anlaşılmış olup denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 25/10/2024 tarihinde ödenen 68.380,40-TL'nin ödeme tarihinde 1 USD =34,30 TL olup kur karşılığı olan 1.993,59 USD ve 22/11/2024 tarihinde ödenen 103.348,50TL'nin ödeme tarihinde 1 USD =34,57 TL olup kur karşılığı olan 2.989,54 USD mahsup edildikten sonra -------- İcra Müdürlüğü'nün--------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin bakiye 14.534,98 USD fatura alacağı üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki -------- efektif satış kuru TL karşılığının tahsiline, fazlaya ilişkin 24,53 USD isteminin reddine, dava konusu asıl alacak faturadan kaynaklı olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle kabulüne karar verilen asıl alacağın aynı yöndeki ---------sayılı emsal ilamı da gözetilerek takip tarihindeki efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan Türk lirası karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının ------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin toplam 14.534,98 USD fatura alacağı üzerinden DEVAMINA, alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki ------- efektif satış kuru TL karşılığının tahsiline,
2-Davacının fazlaya ilişkin ( 24,53 USD) isteminin reddine,
3-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 100.676,53TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan karar tarihinde alınması gerekli 34.386,07 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 5.135,98 TL peşin harcın, 3.340,89 TL icra peşin harcı ve 134,16 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 25.775,04 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 427,60 TL, mahsup edilen peşin harç 5.135,98 TL,3.340,89 TL icra peşin harcı ve tamamlama harcı 134,16 TL olmak üzere toplam 9.038,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 79.507,40 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 849,53 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 8.000,00 TL, posta ve tebligat masrafı 75,00 TL, KEP gideri 2,50 TL, dosya masrafı 25,00 TL olmak üzere toplam 8.102,50 TL'nin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.088,84 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.593,93 TL'sinin davalı taraftan, 6,07 TL'sinin davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,
11-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekillinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025