T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/912 Esas
KARAR NO: 2025/768
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/11/2024
KARAR TARİHİ: 06/11/2025
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 26/11/2024 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; taraflar arası ticari ilişki olduğunu, davacı yanın davalı yandan 199.398,12 TL cari hesap alacağının olduğunu, 13.725,24 TL işlemiş faizi ile birlikte alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı yanın haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 30/12/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: davacı yanın “--------” Otomobil markasının --------- distribütörü olduğunu, davacı yanın yetkili servis ağı olmadığını, davalı yanın davacı yanca satılan araçlara bakım onarım hizmeti veren özel servis olduğunu, davacı yanca satılan araçların hasar görmesi (kaza yapması) sonrası alıcıları (araç malikleri) tarafından araçların, davalı servise tamir için getirildiğini, araçların değişmesi gereken yedek parçalarının davacı yandan alındığını huzurdaki takibin dayanağı olan faturaların bu ticari ilişki dâhilinde düzenlendiğini, ticari adet ve teamül gereği hasar tanzim bedelinin (kasko ve sigortanın hasarı karşıladığı durumlarda) sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sonrası, yedek parça alış bedelinin davacı yana gönderildiğini, davacı yanın müşteri kredi kartı ödemesini dikkate almadığını, yine davalı yan tarafından düzenlenen 18.01.2024 tarihli --------- no.lu 23.645,53 TL tutarlı faturanın da dikkate almadığının anlaşıldığını, davanın reddine, davacının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Ticaret Sicil Müdürlüğünden tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.
--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden eklenerek bir örneğinin dosya arasına alınmıştır.
Vergi dairesinden davacının 2023 ve 2024 yıllarına ait BS formları celp ve tetkik edilmiştir.
Vergi dairesinden davalının 2023 ve 2024 yıllarına ait BA formları celp ve tetkik edilmiştir.
Bilirkişi 01/09/2025 tarihli raporunda özetle; davacı tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK'nın ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunu, davalı yan ticari defterlerini ibraz etmediğini, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 13.03.2024 tarihi itibarıyla 199.398,12 TL alacaklı olduğunu, davacı yanın 199.398,12 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (|Md.2) istinaden icra takip tarihi olan 13.03.2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi talep edebileceğini, davalı yan tarafından davacı yana 24.12.2024 tarihinde 199.398,12 TL tutarında ödeme yapıldığını, takip ve dava tarihinden sonra yapılan ödemenin, icra müdürlüğü tarafından hükmün infazı sırasında reesen kapak hesabında dikkate alınması gerektiğini, tarafların inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin mahkemenin takdiri içinde kaldığını beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Dosya kapsamından davacının faturadan kaynaklı alacağının tahsili için -------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyası ile 199.398,12 TL asıl alacak, 13.725,24 TL işlemiş faizleri olmak üzere toplam 213.123,36 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından takip dayanağı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle 199.398,12 TL davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının ticari defterlerinin incelenmesi için belirlenen inceleme gününde davalının hazır olmadığı ve defterlerini sunmadığından ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı anlaşılmıştır. Davalı şirket, ticari defterlerini usulüne uygun yapılan ihtarat ve tebligatlara rağmen mahkememize sunmamıştır.
Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir . Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya
hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır.6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde mahkeme tarafından tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğinin düzenlendiği, aynı maddenin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde defterleri sunmamanın sonuçlarının sayıldığı, buna göre taraflardan biri defterlerini sunmaz ise usulüne uygun tutulmuş defterlerini sunan tarafın kayıtlarının sahibi ve halefleri yönünden lehine delil kabul edileceği düzenlenmiştir.TBK’nın 117/2. maddesine göre, “borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle gerçekleşmişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur." Eğer böyle bir tarih belirlenmemişse, bu kez aynı maddenin 1. fıkrası uygulanır ve bu fıkrada da muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı belirtilmiştir. Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir.
TTK'nın 1530. maddesi, sadece mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. Maddede, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmadan temerrüde düşmesi ve alacaklının faize hak kazanması öngörülmüştür. Ancak söz konusu hüküm mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerinde uygulanması mümkün değildir.Temerrüt faizine hükmedilmesi için davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. VUK'un 230. maddesinde fatura içeriği belirtilmiş olup, faturada bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle, kararlaştırılan kesin vade olarak kabulü mümkün değildir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu raporda davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takibe konu faturalardan ve cari hesaptan kaynaklı takip tarihi itibariyle davalıdan 199.398,12 TL alacaklı göründüğü, faturaların e-arşiv fatura olarak davalı yana elektronik ortamda gönderildiği, davalı yanın faturalara 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosyada bilgi ve belge olmadığı, anılan tutarın davalı yanca davacıya 24.12.2024 tarihinde ödendiği anlaşılmıştır.Davalı şirket, ticari defterlerini yapılan usulüne uygun ihtarat ve tebligatlara rağmen mahkememize sunmamıştır. Davalının ticari defterlerini sunmaması nedeniyle HMK'nın 222/3 maddesi gereğince davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtları ile buna dayanak faturalar ve cari hesabın davacı lehine delil vasfında olduğu, dava konusu faturalar nedeniyle davacının davalı taraftan takip tarihi itibariyle 199.398,12 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı takip talebinde işlemiş faiz isteminde bulunmuş ise de, ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere davacının faiz isteminde bulunabilmesi için davalıyı ihtar ile temerrüde düşürmesi gerekmekte olup dosya kapsamında bu hususta bir belgeye rastlanılmadığından işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı değerlendirilerek; hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, davalının -------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 199.398,12 TL asıl alacak üzerinden devamına, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline, davalının 24.12.2024 tarihinde yaptığı 199.398,12 TL ödemenin infaz aşamasında icra dairesince dikkate alınmasına, dava konusu asıl alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 39.879,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının --------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin asıl alacak olan 199.398,12 TL üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının 24.12.2024 tarihinde yaptığı 199.398,12 TL ödemenin infaz aşamasında icra dairesince dikkate alınmasına,
2-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 39.879,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 427,60 TL, posta ve tebligat gideri 237,50 TL, bilirkişi ücreti 5.000,00 TL, olmak üzere toplam 5.665,10 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 5.300,27 TL yargılama masrafına, peşin harç 3.639,62 TL, eklenerek sonuç olarak 8.939,89 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 364,83 TL yargılama masrafının davacı yan üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine
5-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 13.725,24 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin 3.368,16 TL'sinin davalıdan, 231,84 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2025