T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/877 Esas
KARAR NO: 2025/15
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/10/2021
KARAR TARİHİ: 09/01/2025
Mahkememizin 16/01/2024 tarih ve --------- Esas--------- sayılı görevsizlik kararı ---------- sayılı kararıyla kaldırılması üzerine yukarıdaki esasa kaydedilen davanın yapılan yargılama neticesinde;
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 25/10/2021 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Davalı ile arasında 2018 Ağustos ayında taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme uyarınca 16 daire için yapılacak işler ayrı ayrı belirtilerek net 93.610,00TL bedel üzerinden anlaşmaya varıldığını, davalıya 6.390,00TL fazladan olmak üzere 10.000,00TL ödeme yapılmasına rağmen bir kısım işlerin yapılmadığı bir kısmınında eksik yapıldığını, fazla ödediği 6.390,00TL ile eksik ve yapılmayan işler ile eksik malzemeler ki toplam 19.960,00TL tutar bedelin tahsili için --------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas numarası ile başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, yapılan itirazın itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yapılan itirazın iptalini, icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 16/05/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığını, itirazın iptali davalarında zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerektiğini, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin tacir olduğunu, davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesinde olduğunu, davacı tarafından müvekkiline davaya konu inşaatın temiz su, pis su, doğalgaz tesisatı, kalorifer tesisatı, yangın dolaplarının tesisatı, otopark tesisatı ve diğer bir kısım işlemlerinin yapılması amacıyla 01.08.2018 tarihinde taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmede belirtilen tüm bu işleri fazlasıyla yapmış ve bitirdiğini, taraflar arasında şifahen söylenen ancak sözleşmede yer almayan bir takım ekstra başkaca işler de müvekkil tarafından yapıldığını, bunlarla ilgili ek bir ücret istenmediği halde, taraflar arasında ortaya çıkan anlaşmazlık nedeniyle, davacı tarafça kötü niyetle müvekkili aleyhine icra takibi açıldığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, haksız açılan davanın reddini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 15/12/2022 tarihli müzekkere cevabı, ------------ Vergi Dairesi'nin 15/12/2022 ve 03/11/2023 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Vergi Dairesi'nin 17/07/2023 tarihli müzekkere cevabı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Talep; Davacı ile davalı arasında yapılan taşeronluk sözleşmesi uyarınca, davalının sözleşme uyarınca yerine getirmesi gereken edimleri yerine getirmediğinden, ödenen 19.960,00TL nin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
----------- sayılı görevsizlik kararı ile ---------- Vergi Dairesinin 13/12/2022 tarihli cevabi yazısınd davalı ...'ün bilanço esasına göre defter tuttuğu, davaya konu sözleşme uyarınca sağlanacak hizmet tarafların ticari faaliyeti kapsamında olduğ buna göre dava konusu da gözetilerek davalının, ticari ve mesleki amaçla hareket ettiği, davacı ... bakımından ise --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 15/12/2022 tarihli cevabi yazısında görüleceği üzere, gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunduğu gerekçesi ile hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.Bu durumda dava asliye ticaret mahkemesi görev alanı içinde bulunmakta olup görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Mahkememize tevzi edilmiştir.Mahkememizin 16/01/2024 tarih ve -------- Esas---------- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememizin görevli olmadığı kanaatine varıldığından davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanında olması nedeniyle HMK'nın 114/1-c, 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi ile, dosyanın yetkili ve görevli ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine dosyanın görev uyuşmazlığının halli ve merci tayini için---------- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine resen gönderilmesine karar verilmiş olup --------- sayılı kararıyla uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olduğuna dair karar verilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiştir.Eldeki dava, ---------- sayılı görevsizlik ilamı ile mahkememize tevzi edilmiştir.--------- sayılı ilamında belirtildiği üzere; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" düzenlemesini,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrası, “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” hükmünü düzenlemektedir.
6102 sayılı Kanun’un 5/A maddesi, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak , tazminat , itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir” düzenlemesini içermektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;19/12/2018 tarihli ----------- yayımlanarak yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'ya eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacının talebinin arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, dava açılışında, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmadığı, bunun üzerine davacı vekiline ---------- sayılı kararıyla uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olduğuna dair verilen karar sonrasında düzenlenen tensip ara kararı ile arabuculuk son tutanak aslını veya onaylı örneğini sunması için kesin süre verilmiş ve tensip zaptı 27/11/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin duruşmada alınan beyanında arabuluculuğa başvurmadıklarını ve başvuru için süre talep ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda --------- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararı kesinleştikten dosyanın Mahkememize tevzi edildiği tarihe kadar arabuluculuğa başvurulmadığının anlaşıldığı, bu kapsamda verilen süreye rağmen arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dosyaya sunulmadığı ve ihtarın gereği yerine getirilmediğinden 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi uyarınca davanın usulden reddi gerektiği, anlaşmaya varılamadığına dair tutanağın dosyaya sunulmasının dava şartlarından olduğu, mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden (HMK m. 115/1) nazara alınacağı, tespit edilen dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 241,07 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 374,33 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı dahil tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 7/2 maddesi uyarınca hesaplanan 19.960,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK 341/2. ve Ek Madde 1/2. maddeleri gereğince karar tarihinde miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2025