T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/859 Esas
KARAR NO: 2025/257
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/01/2018
KARAR TARİHİ: 21/03/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 12/01/2018 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Davacının babası ile 13/01/2016 günü saat 16:15 sıralarında ---------- Mah. ----------- Sokak'ta bulunan kaldırımda torunu ile birlikte yürümekteyken kaldırımdaki ağaca takılıp düştüğünü, ----------- plakalı servis aracıyla seyir halinde iken davalı ...'in aracıyla ----------- üzerinden geçerek ölümüne sebebiyet verdiğini, davalı ...'in hem araç sürücüsü hem de araç sahibi olarak hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, ölümlü trafik kazasından önce babası ile birlikte aynı evde yaşamakta olduğunu, davacının babasının ---------- ----------- emeklilik fonunun bulunduğunu ve bununla davacı kızına destek olduğunu, ölüm nedeni ile davacı tarafından mezar yeri kullanma ve mezar yapım masrafları yapıldığını, davacının babasının ölümü ile birlikte derin üzüntü yaşadığını beyan etmiş, bu nedenlerle 3.200,00 TL maddi tazminat ile trafik kazasında babasını kaybeden davacının 6100 sayılı HMK 107. Md. Uyarınca toplanacak delillere göre destekten yoksun kalma tazminatı tutarı belirlenerek kaza tarihi olan 13/01/2016'dan itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/01/2016'dan itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ...'den tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine, alacaklarının teminat altına alınması bakımından ----------- plakalı aracın kaydına ihtiyati haciz hükmünde ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 22/10/2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olayla ilgili davalı ... şirketine başvuru yapıldığını, halen sonuçlanmadığını, başvurunun sonuçlanması bekleneceğini, davalının, müvekkilinin yaşı nedeniyle müteveffanın kendisine bir desteğinin olamayacağından bahsettiğini, bu hususun hem olayın hem de hayatın gerçekleriyle bağdaşmadığını, müvekkilinin yabancı uyruklu bir Türk vatandaşı olduğunu, boşandığını ve 1 kız çocuğu sahibi olduğunu, kaza olduğu sırada babası ile birlikte yaşamadığını, müteveffanın müvekkilinin kızını okula götürüp getirdiğini, müvekkili işteyken onunla ilgilendiğini, müteveffanın --------- --------- emeklilik fonu olduğunu ve ondan yararlandığını, ---------- Kanunları uyarınca bu emeklilik fonundan ölümden sonra kızı ve torununun yararlanamadığının dava dilekçesinde izah edildiğini, cevaba cevap dilekçesi olarak sunduğunu, davanın kabulüne vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 31/08/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olayda müvekkilinin başvuru yapılmadan davanın ikame edildiğini, müvekkili şirketin ZMSS gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlandığını, kusur durumunun net ve kesin olarak tespiti gerektiğini, kaza tarihi itibari ile davacının 45 yaşında olduğundan desteklik yaş sınırını aştığından haksız destekten yoksun kalma taleplerinin reddi gerektiğini, davacının ayrıca müteveffa babasından destek aldığının davacı tarafça somut delillerle ispatlanması, aksi takdirde haksız destekten yoksun kalma taleplerinin reddi gerektiğini, müteveffanın asgari ücret üzerinde gelir elde ettiği iddia eden davacıların kaza tarihi itibari ile müteveffanın vergisini ödediği gelir tutarını belgeler ile ispat etmesi gerektiğini, müteveffanın gelirinin asgari ücret kabul edilmesi gerektiğini, aleyhine açılan davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:--------- CBS'nin ---------- Sor. Sayılı dosyası sureti,
---------- 31/08/2018 tarihli müzekkere cevabı,
-...'in 28/08/2018 tarihli müzekkere cevabı,
---------- İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 10/09/2018 tarihli müzekkere cevabı,
--------- İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 03/09/2018 tarihli müzekkere cevabı,
--------- İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 11/06/2019 tarihli müzekkere cevabı (sosyal ve ekonomik durum araştırması),
--------- İl Emniyet Müdürlüğü'nün 14/05/2019 tarihli müzekkere cevabı,
--------- İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 14/10/2019 tarihli müzekkere cevabı,
---------- İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 13/11/2019 tarihli müzekkere cevabı,
-Aktüerya Uzmanı bilirkişinin mahkememize sunduğu 17.11.2020 tarihli raporu,
---------- Merkezi'nin 31/08/2018 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nün 14/05/2019 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 13/11/2019 tarihli müzekkere cevabı,
-Davacı ...'ya ait nüfus kayıt örneği Uyap sureti,
-Aktüerya Bilirkişisi tarafından tanzim edilen 17/11/2020 tarihli bilirkişi raporu,
Aktüerya Bilirkişisi tarafından tanzim edilen 17/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "a) Davalı ...Ş. tarafından davacı ... ---------- yapılan herhangi bir ödemenin olmadığı,
b) Dosya kapsamında kusur raporu incelendiğinde Müteveffa ---------- asli ve tam kusurlu olduğu mütalaa olunmuş, ancak tazminat hesabına esas bir kanaat oluşabilmesi adına Müteveffa ----------- kusursuz olduğu varsayılarak hesaplama yapılmıştır.
e) Davacı ... ---------- PMF-1931 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant esas alınarak talep edebileceği Destekten Yoksunluk Tazminatı tutarının 29.461,24 TL olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
-İTÜ Makine Mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine ait bilirkişi raporunda özetle ; "İTÜ Makine Mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine ait bilirkişi raporunda özetle; "1.Müteveffa yaya ------------- asli ve %100 oranında kusurlu olduğu;
2.Sürücü ...'in kusuru bulunmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir
Dosya kapsamından, 13.01.2016 günü saat 16.00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ---------- plaka sayılı minibüs ile --------- sokak üzerinde seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada istikametine göre sağ kaldırımda yürüyen müteveffa yaya ----------- dengesini kaybederek minibüsün önüne düşmesi ve davalı sürücünün aracının sağ ön kısımları ile müteveffa yayaya çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiği; Müteveffanın kızı olan davacının destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.----------- Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlık aşamasında alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün kusursuz olduğu belirlenmiş ve ---------- Dairesinden alınan kusur raporunda"...Tüm dosya kapsamı, şüpheli-tanık ifadeleri, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, bilirkişi raporu diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza anını gösteren kamera kayıtlarından müteveffa yayanın dengesini kaybederek minibüsün önüne düştüğü görülmüş...şüpheli sürücü ... sevk ve idaresindeki minibüs ile seyri sırasında dengesini kaybederek aracının önüne düşen yaya nedeniyle meydana gelen kazada alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığından atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. Müteveffa yaya ----------- dengesini kaybederek yere düşmesiyle meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle asli kusurludur..." belirlemesinde bulunulmuştur. Bu kusur belirlemesi üzerine takipsizlik kararı verilmiş ve itiraz üzerine inceleme yapan ------------ Sulh Ceza Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir. Mahkememizin --------- Esas --------- Karar sayılı ilamı ile yapılan yargılama sonucunda, "Davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiş olup ----------- sayılı ilamı ile Ceza Mahkemesinden verilen kesinleşen maddi olguya dayalı bir kusur raporu bulunmadığından kusur raporu alınmaksızın ----------- Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlık aşamasında alınan bilirkişi raporu ve ATK raporu ile yetinilerek manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş olması gerekçesiyle Mahkememiz ilamının kaldırılmasına karar verilmiştir.----------- sayılı kararında da belirtildiği üzere; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de nafaka hakkındaki hükümlere dayanır. Sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülmektedir. Bu kapsamda somut uyuşmazlıkta davacı müteveffanın kızı olan davacı yetişkin olduğundan ölenin desteğine muhtaç olduğunu ispatla mükelleftir. ----------- 31.08.2018 tarihli müzekkere cevabına göre; kaza nedeniyle rücuya tabi ödeme yapılmadığı, davacının kaza tarihinde sigortalı olarak çalıştığı bildirilmiş olduğundan davacının ölenin fiili desteğine (engelli olması nedeniyle çalışamamak gibi) ihtiyacı bulunduğunu ispat edememiştir.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. 22.06.1966 günlü ve--------- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ;Tazminatın belirlenmesinde kriterlerden biri de tarafların kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 13/01/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı haksız fiil nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat, kusur, kusur oranın tespiti noktasındadır. Davacının desteği müteveffa ---------- 13.01.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat etmiştir. ---------- Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; ----------- Dairesinden aldırılan 27.0.2016 tarih ve ----------- soruşturma, 2016/20.04.2016 tarih ve -------- sayılı kusur raporuna istinaden --------- karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. ----------- soruşturma sayılı dosyası ile aldırılan --------- Dairesinin 20.04.2016 tarih ve ---------- sayılı kusur raporuna göre; şüpheli sürücü ...'in kusursuz olduğu, müteveffa yaya ---------- asli kusurlu olduğu beyan ve rapor edilmiştir olup kaza nedeniyle rücuya tabi ödeme yapılmadığı, davacının kaza tarihinde sigortalı olarak çalıştığı bildirilmiştir. Dava konusu 13.01.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ait kaza tespit tutanağı ve ekleri ile bir adet CD izleme tutanağı ile DVD gönderilmiş olup dosya kül halinde kusur yönünden rapor tanzim edilmek bilirkişi heyetine ait raporda müteveffa yaya ---------- asli ve %100 oranında kusurlu olduğu sürücü ...'in kusuru bulunmadığı tespit edilmiştir.Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunun ceza dava dosyasına konu kusur raporu ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin rapora karşı itirazının reddine karar verilmiş olup dava konusu 13.01.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasına sürücü ...'in kusuru bulunmadığı ayrıca davacının kaza tarihi itibari ile reşit olduğu, Yargıtay'ın müstekar içtihatlarında belirtildiği üzere ----------- kayıtlarına göre davacının kaza tarihinde --------- kaydının bulunduğu, müteveffa babasından destek görmesini gerektirir sürekli bakıma muhtaç bir engelinin de bulunmadığı anlaşılmakla; davacının destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepli davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 566,98 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 48,42 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... Anonim Şirketi taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat istemi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 3.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Anonim Şirketi'ne verilmesine,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca resen yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2025