T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/485 - Karar No:2025/578
T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
ESAS NO: 2025/485
KARAR NO: 2025/578
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/10/2024
NUMARASI: 2018/424 E-2024/703 K
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:19/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 01/07/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin "Derince Limanı Feri Kapak Yapılması ve Mevcut Demiryollarına Bağlanması" ihalesini kazandığını, ihale sözleşmesine uygun şekilde işin yapılıp bitirildiğini, işin yapımı bittikten sonra sözleşme dışı imalatları yapılmasına rağmen bedellerinin ödenmediğini, davalıdan ödenmeyen imalat bedelleri ve fiyat farkının ödenmesinin talep edildiğini, davalı tarafından fiyat farkı verilmeyeceği, proje değişiklikleriyle ve idarenin talebiyle yapılan imalatlara ilişkin ödeme yapılmayacağını ve kesin hak ediş düzenlenmeyeceğine dair rapor düzenlenerek taleplerinin reddedildiğini belirterek sözleşme içiDavacı vekili, müvekkilinin "Derince Limanı Feri Kapak Yapılması ve Mevcut Demiryollarına Bağlanması" ihalesini kazandığını, ihale sözleşmesine uygun şekilde işin yapılıp bitirildiğini, işin yapımı bittikten sonra sözleşme dışı imalatları yapılmasına rağmen bedellerinin ödenmediğini, davalıdan ödenmeyen imalat bedelleri ve fiyat farkının ödenmesinin talep edildiğini, davalı tarafından fiyat farkı verilmeyeceği, proje değişiklikleriyle ve idarenin talebiyle yapılan imalatlara ilişkin ödeme yapılmayacağını ve kesin hak ediş düzenlenmeyeceğine dair rapor düzenlenerek taleplerinin reddedildiğini belirterek sözleşme içi ve sözleşme dışı yaptığı imalat bedelleri ile ödenmeyen fiyat farkı alacağı olmak üzere şimdilik 110.000,00 TL.'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 21/11/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 110.000,00 TL olan dava değerini 812.347,21 TL artırarak 922.347,21 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince davacının ihale bedelinde belirtilen miktar üzerinde iş yapılabilmesinin mümkün olmadığını, TCDD Emlak Dairesi Başkanlığının raporuna göre yüklenici firmanın yapılan işten kaynaklı herhangi bir alacağının kalmadığının tutanak altına alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHMESİ KARARI ÖZETİ :
Mahkemece"...Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
Kocaeli Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat sonucu düzenlenen 04/02/2020 tarihli keşif bilirkişi raporunda özetle; davacının sözleşme kapsamında üstlendiği işleri ihale eki ilk projeye göre yerine getirdiği, yapılan işin test edilebilmesi için gereken gemi ihalesinin geç bitmesi, ihalesi yapılan geminin ölçülerinin ilk projedeki imalatlara uyumlu olmadığının tespit edilmesi üzerine idare tarafından yükleniciye söküm ve yeniden yapım işleri yaptırıldığı, bu işlerin bir kısmının yasal artış miktarları olan % 10 ve % 20 sınırları içinde bedelinin ödendiği, bir kısmının doğrudan temin ile yaptırıldığı, davacının iddia ettiği fazla işlerin ise bedelinin ödenmediği, bu işlerden bir kısmının mukayeseli keşfe girdiği halde mukayesedeki artan iş sütununda "sıfır" olarak veya çarpım hatası olarak eksik gösterildiği, değişen projelere göre imalatların deniz tarafına doğru 37 metre kaydırılması nedeniyle deniz içinde çalışma yapılmış olduğunun keşif sırasında görüldüğü, feri kapakta çalışacak geminin boyutları nedeniyle hem kara tarafındaki makas, ray projelerinin değiştiği, hem deniz içinde yapılacak tonoz projesinin değiştiği görülmüş, değişen projelere göre davacının sözleşme kapsamında yaptığı fazla iş bedelinin toplamının 497.571,21 TL., sözleşme dışı fazla iş toplamının 414.050,00 TL., sözleşme gereği doğan toplam fiyat farkının 316.173,49 TL olduğu, dava konusu alacak için fatura düzenlenmediğinden davacının ticari defter kayıtlarından alacak tespiti yapılamadığı belirtilmiştir.
Dava tek hakimli olarak görülmekte iken ıslah edilen dava değeri dikkate alınmak suretiyle heyete tevdi edilmiş ve yargılama işlemleri heyet tarafından yürütülmüştür.
Taraf vekillerinin beyan ve itirazları üzerine aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/04/2021 tarihli ek ve 01/11/2021 tarihli ikinci ek bilirkişi raporunda özetle; kök rapordaki değerlendirmelerde herhangi bir isabetsizlik olmadığı, davacının alacağının, sözleşme kapsamında yapılan fazla iş bedeli 497.571,21 TL., sözleşme dışı fazla imalat bedeli 414.050,00 TL., sözleşme kapsamında yapılan fazla işe ödenmesi gereken fiyat farkı 316.173,49 TL olmak üzere toplamda 1.227.794,70 TL olduğu açıklanmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen ikinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16/02/2022 tarihli raporda özetle; dosya kapsamında bilgi ve belgelere göre davacının tamamı sözleşme dışı olmak üzere yapmış olduğu işler nedeni ile vekaletsiz iş görme kurallarına göre müteahhit karsız piyasa rayiçlerine göre talep edebileceği bedelin 270.993,79 TL., fiyat farkını da talep edebileceğinin takdir edilmesi halinde alacak miktarının 501.031,57 TL olduğu belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin beyan ve itirazları üzerine aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 18/05/2022 tarihli ek ve 24/08/2022 tarihli ikinci ek bilirkişi raporunda özetle; kök rapordaki değerlendirmelerde herhangi bir isabetsizlik olmadığı, tarafların itirazlarının incelenmesi sonucunda davacının tamamı sözleşme dışı olmak üzere yapmış olduğu işler nedeni ile vekaletsiz iş görme kurallarına göre müteahhit karsız piyasa rayiçlerine göre talep edebileceği bedelin 615.144,95 TL., fiyat farkını da talep edebileceğinin takdir edilmesi halinde alacak miktarının 845.182,73 TL olduğu açıklanmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen üçüncü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 18/10/2023 tarihli raporda özetle; davacı yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalatlar sebebiyle idarece birim fiyatlı işlerde % 20, götürü bedelli işlerde % 10 oranında artış yapılmış olmasına rağmen işin tamamlanmadığı, Kamu İhale Kanununun 24. ve Sözleşme Eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 21. maddesi uyarınca bu miktar artışla işin tamamlanmaması halinde sözleşmenin tasfiye edilmesi gerekirken, işin tamamlanması için bu artışların dışındaki artan işlerin de davacı yükleniciye yaptırılmış ve idarece kabul edilmiş olduğu, birim fiyatlı işlerde % 20 ve götürü bedelli işlerde, % 10 artış dışında kalan işlerin sözleşme kapsamı dışında fazla imalat yapılması anlamında olduğu, davacı yüklenicinin sözleşme kapsamı dışında işin tamamlanabilmesi için gerçekleştirdiği ve davalı yanca yapılan kabullerle teslim alınan işler sebebiyle fazla imalatın gerçekleştirildiği 2012 yılı serbest piyasa fiyatlarına göre hesaplanan KDV dahil 178.526,22 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmekte haklı olduğu, davacının bu alacağa avans faizinin uygulanmasının mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin beyan ve itirazları üzerine aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02/04/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; tarafların itirazlarının değerlendirilmesi sonucu kök raporda herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı açıklanmıştır.
Toplanan deliller, dosya içeriği ve özellikle denetime elverişli, olaya uygun 18/10/2023 tarihli asıl, 02/04/2024 tarihli ek bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 04/02/2010 tarihli sözleşmenin 18.3.1 maddesi ve sözleşme eki YİGS'nin 21. maddesinde belirlenen miktar artışla işin tamamlanmaması halinde, sözleşmenin tasfiye edilmesi gerektiği, sözleşme kapsamı dışındaki fazla imalatın, gerçekleştirildiği tarihteki serbest piyasa fiyatlarına göre bedelinin istenebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; son bilirkişi raporu için inşaat mühendisi yerine mimar bilirkişisi seçilmesinin hatalı olduğunu, denizde yapılan imalatların yönünden mimarın uzman olmadığını, bu hususta mahkemeye itirazlarını sunduklarını, bilirkişi heyetinin itiraz dilekçesi dikkate almadan ek raporda kök raporlarını tekrar ettiklerini, fiyat farkı dahi hesaplamadıklarını, gerekçeli kararda delillerin tartışılmadığını ve gerekçelendirilmediğini, hükme esas alınan raporda rayiç bedellerin neye göre belirlendiğinin anlaşılamadığını, hesaplanan rayiç bedellerinin hatalı olduğunu, proje karadan tamamen denize kaydırıldığından duba kullanılması zorunluluğu oluştuğu halde idarece bedelinin ödenmediğini, teklif bedelinin içinde duba bulunmasının mümkün bulunmadığını, önceki bilirkişi raporlarında duba kira bedelinin hesaplandığını, bilirkişi heyeti projenin karadan 7 metre denize kaydığını belirtmiş iseler de, 7 metre değil 37 metre denize kaydığını, bilirkişi heyetinin sunduğu fotoğraflar ile müvekkilinin imalatlarının farklı olduğunu, duba kiralama bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olduğunu, yerinde inceleme yapan bilirkişi heyetince düzenlenen 04/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda bu hususun belirtildiğini, makas değişimi sebebiyle yapılan hesaplamanın piyasa rayiçlerine uygun olmadığını, neye göre hesaplandığının açıklanmadığını, makas adedi değişmemişse de ağırlığının arttığını, bu nedenle arada fark bedelinin ödenmesi gerektiğini, ayrıca makas bedelinin 200.000,00 TL lik kısmının ödenmediğini, ülkede üretilmeyen makas bedelinin yurt içi piyasasına göre belirlenemeyeceğini, idarenin verdiği fiyat üzerinden hesaplanmadığı gerektiğini vekaletsiz iş göre hükümlerine göre belirlenecekse 2012 yılına güncellenmesi gerektiğini, zincir hesabının da hatalı yapıldığını, ilk iki raporla hiç alakası olmayan hesaplaması yapılmasının kabul edilemeyeceğini, tonoz şamandıra parçalarının denize atılması, değişen projeye göre ilave tonoz parçaları bedeli ve denize atılması, tonoz, şamandıra artan sac bedeli imalatına ilişkin olarak davalı tarafça sunulan ve geçerliliği olmayan teklif formuna göre hesaplama yapılmasının kabul edilemeyeceğini, 13/07/2021 tarihli fatura ile ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de, faturanın sadece malzemeye ilişkin olduğunu, işçilik ve nakliye artışının hesaplanmamasının hatalı olduğunu, rampa boyu yol işçiliği imalatının idare tarafından zaten kabul edildiğini, ödemesinin çarpım hatası sebebiyle yapılmadığını, bilirkişi heyetince nasıl hesaplandığı belli olmayan 135,00 TL/metrenin uygulanmasının mümkün olmadığını, beton epoksi imalatı, manometre imalatında da rayiç bedelin hatalı belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2010 yılına göre bedel hesaplandığını, oysa 2012 yılına göre hesaplama yapılması gerektiğini, beton epoksi işi bedeli içinde nakliye bedelinin imalat oranında artırıldığına ilişkin TCDD'nin Bandırma limanı ihalesi mukayeseli keşfin sunulduğunu, bilirkişi heyetinin alt yapısı olmayan hesaplamalar yaptıklarını, tüm bilirkişi raporlarında fiyat farkı hesaplanmasına rağmen soyut sebeplerle fiyat farkının son bilirkişi raporunda hesaplanmaması ve hüküm altına alınmamasının hatalı olduğunu, işin idarenin kusuru nedeniyle süresi uzadığından fiyat farkı ödenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda 5 numarası son hakedişin kesin hesap olduğu belirtilmiş ise de, bu hakedişin kesin hesap olmadığını, bu nedenle müvekkilinin alacaklı olduğu imalat bedellerinin ödemesini alamadığını, 21/11/2014 tarihli dilekçe ile kesin hesap ve kesin kabulün yapılmasını talep ettiğini, bilirkişi heyetince vekaletsiz iş görme kapsamında yeni oluşturdukları fiyatların malzeme fiyatının %10'nun nakliye, %20'sinin işçilik olduğu yönündeki kabulün doğru olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; makas temini ve montajı imalatının anahtar teslim götürü bedel içerisinde ve projesinde yer aldığını, ilave imalat olmadığını, zincir imalatında 35 metre üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, malzeme fiyatlarına %10 işçilik, %20 nakliye ve KDV eklenmesinin yanıltıcı olduğunu, yine ring, fırdöndü ve anele kilit imalatlarına ilişkin nakliyesinin %3,85 oranında hesaplanması ve KDV'nin dahil edilmemesi gerektiğini, rampa boyu yol işçiliği adı altında ödeme yapılması gerektiği hususunun hatalı olduğunu, raporda manometre artış bedelinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, bu bedelin anahtar götürü bedelin içerisinde bulunduğunu, beton epoksi işleri ile ilgili itirazlarını sunduklarını, böyle bir bedelin istenmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, süre tutum dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduklarını, bu sebeple davanın özellikle ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının hakedişlere itiraz etmediğini, bu nedenle itiraz edilemeyen imalat ve tutarların kesinleştiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalıdan alınması gereken 12.195,13 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.500,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.695,13 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.
3-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 19/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip...
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır