T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/970 Esas
KARAR NO : 2025/720
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 13/12/2024
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 11/12/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle borç ve alacak ilişkisi mevcut olmakta olduğunu, taraflar arasındaki borç alacak ilişkisi ticari hayatta sıkça görülen fiili cari hesap şeklinde yürütülmediğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında taşıma ilişkisi kurulduğunu ve müvekkili bu ilişkiden doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen davalı şirketin müvekkiline olan 1.450,00 USD tutarındaki borcunu ödemediğini, davalı tarafın taşıma karşılığında düzenlenen faturaya yasal süresi içinde itiraz etmediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhinde ------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafın itirazda bulunması neticesinde takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile------ İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasına ilişkin itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzeri icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin KDV'si ile birlikte karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : .Davalı şirkete çıkarılan tebligatın bila iade döndüğü, TK 35 md.göre çıkarılan tebligatın davalı tarafa 24/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği ve dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER:- -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 18/12/2024 tarihli yazı cevabı,
--------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 19/12/2024 tarihli yazı cevabı,
- --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 18/12/2024 tarihli yazı cevabı,
- 21/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ve dosyaya celp edilen deliller dosyamız içerisine alınmıştır.
-Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir Bilirkişi tarafından sunulan 21/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın incelemeye sunulan 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğunu, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediğini, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi olan 27/08/2024 tarihi itibarıyla 1.450,00 USD alacaklı olduğunu, davacı tarafın 1.450,00 USD alacağı için 3095 sayılı yasaya madde 4/a istinaden takip tarihi olan 27/08/2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Davacı tarafın davalı aleyhine 10/06/2024 tarihli faturaya dayalı olarak ------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyası ile 1.450,00 USD ve 13,77 USD işlemiş faiz olmak üzere 1463,77 USD alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalının itiraz ettiği, bu nedenle takibin durduğu, davacı tarafından süresinde itirazın iptali ile takibin devamının talep edildiği anlaşılmıştır.
Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. TBK’nın 117/2. maddesine göre, “borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya.. taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle gerçekleşmişse, bu günün geçmesiyle ... borçlu temerrüde düşmüş olur." Eğer böyle bir tarih belirlenmemişse, bu kez aynı maddenin 1. fıkrası uygulanır ve bu fıkrada da muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı belirtilmiştir. Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir. TTK'nın 1530. maddesi, sadece mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. Maddede, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmadan temerrüde düşmesi ve alacaklının faize hak kazanması öngörülmüştür. Ancak söz konusu hüküm mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerinde uygulanması mümkün değildir.Temerrüt faizine hükmedilmesi için davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. VUK'un 230. maddesinde fatura içeriği belirtilmiş olup, faturada bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle, kararlaştırılan kesin vade olarak kabulü mümkün değildir. 3095 sayılı Kanunun yabancı para borcunda faizi düzenleyen 4/a maddesi gereğince sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankaları'nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Davacı tarafın davalı aleyhine faturaya dayalı olarak------- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı takip dosyası ile 1.450,00 USD ve 13,77 USD işlemiş faiz olmak üzere 1463,77 USD alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının başlatılan takibe itiraz ettiği, bu nedenle takibin durduğu, davacı tarafından itirazın iptalinin talep edildiği, Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup ;davalının ticari defterlerini ibraz etmesi için çıkarılan tebligatın 16/05/2025 tarihinde tebliğ olduğu ancak davalı tarafından ticari defterlerin sunulmadığı , davacının defterlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen raporda davacı yan tarafından sunulan ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 1.450,00 USD alacaklı olduğu tespit edilmiş taraflarca rapora karşı beyan ve itirazda bulunulmamıştır.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. HMK 222 maddesi ile düzenlenen" (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)......(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." amir hükümleri değerlendirildiğinde davacının tarafların ticari defterlerine dayanmasına karşı davalının defterlerini ibraz etmediği ve bilirkişi raporundaki tespitlerin aksinin davalı tarafından ispat edilemediği ve davacının alacaklı olduğu anlaşılmış olup denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 1.450,00 USD asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağın 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, -------- sayılımında da belirtildiği üzere temerrüte düşürülmeyen davalıdan TTK'nın 1530. maddesi uyarında işlemiş talep edilmeyeceğinden davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, dava konusu asıl alacak faturadan kaynaklı olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle kabulüne karar verilen asıl alacağın aynı yöndeki -------- sayılı emsal ilamı da gözetilerek takip tarihindeki efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan Türk lirası karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 1.450,00 USD asıl alacak üzerinden DEVAMINA, takip tarihinden itibaren asıl alacağın 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
2-Davacının fazlaya ilişkini isteminin reddine,
3-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 10.129,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince karar tarihinde alınması gerekli 3.460,01TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 601,79 TL peşin harcın, 271,45 TL tamamlama harcın ve 249,14 TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiye 2.337,63 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 7.000,00 TL, posta ve tebligat masrafı 810,00 TL, KEP gideri 2,50 TL olmak üzere toplam 7.812,50 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 7.739,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 427,60 TL, mahsup edilen peşin harç 601,79 TL, 249,14 TL icra peşin harcının ve tamamlama harcı 271,45 TL olmak üzere toplam 1.549,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin 3.566,13 TL'sinin davalı taraftan, 33,87 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2025