T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/649 Esas
KARAR NO : 2025/699
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/08/2024
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 31/08/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket aralarında yapmış oldukları anlaşma gereği davalı tarafın müvekkilinden yemek hizmeti aldığını, buna göre toplam 20.240,00 TL ödenmemiş fatura borcu bulunmakta olduğunu, müvekkili tarafından davalı tarafa verilen yemek hizmeti karşılığında kesmiş olduğu fatura alacağını taraflarınca-------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı icra dosya numarasıyla icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalı şirketten alacaklarını tahsil etmek üzere arabuluculuğa ait -------- dosya numarasıyla müracaat ettiklerini, bunun soncunda anlaşmama üzerine karar verildiğini ve bu doğrultuda tutanak tutulduğunu belirterek davanın kabulü ile, davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyaya yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına, borca itiraz eden davalı için %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 24/10/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan anlaşma neticesinde davalı tarafın müvekkilinin şirketine yemek hizmeti vermeye bağladığını ancak bu hizmet neticesinde yemeklerin içerisinden insan beslenmesine uygun olmayan, tüketildiğinde çeşitli problemlere sebep olabilecek neviden cisimler çıktığını, bu durumun davacı tarafa bildirildiğini, davacı tarafından gereği gibi sunulan tüm yemek hizmetlerinin karşılığı müvekkili şirket tarafından zamanında ödenmiş olduğunu, buna ilişkin dekont örneklerini dilekçeleri ekinde sunduklarını, davacı tarafın müvekkili şirketi temerrüde düşürmemiş olduğunu, müvekkili şirketten faiz talep edemeyeceğini, davaya konu yemek hizmeti sözleşmesi karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, davacı tarafın kendisine düşen yükümlülüğü gereği gibi ifa etmediğinden müvekkili şirketin herhangi bir ifa borcu doğmamakta olduğunu, davaya konu icra takibinde faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek ödemezlik defi itirazları doğrultusunda davanın reddine, takip konusu alacağa işlemiş faize ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi ve kötü niyetli olarak ikame edilen işbu dava nedeni ile davacı aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :--------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 09/09/2024 tarihli yazı cevabı,
- ------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosya sureti,
- --------- yazışmaları
-Davalı tanığı ---------- Mahkememizce alınan beyanında ;"Ben davalı şirkette yaklaşık 2.5 yıl çalıştım. Söz konusu davalı şirketin idari işlerinde görevli olmam sebebi ile dava konusu uyuşmazlık ile olan sürece hakimim. Daha önce çalışmış olduğum davalı şirket davacı taraftan yemek hizmeti alıyordu. Almış olduğumuz yemeklerde zaman zaman yabancı cisim çıktığına şahit olduk. Bunun üzerine bu olaylardan bir kısmı --------- yazışmaları ile davacı şirkete bildirildi. --------- yazışmaları dışında bizzat benim bildirdiğim olaylar da olmuştur. Davacı taraf yemeklerde yabancı cisim çıkması olayını kabul etmesine rağmen herhangi bir telafisi olmadı. Bu nedenle ben çalışanlara dışarıdan daha pahalı şekilde yemek tedarik etmek durumunda kaldım. Davacı taraf ile yapmış olduğumuz görüşmelerde yaşanan bu problemler nedeni ile faturalardan indirim yapılacağı yönünde olmasına rağmen herhangi bir indirim yapılmadığı gibi çalışmış olduğum şirket dışarıdan daha pahalı şekilde yemek temin etmek durumunda kaldığı için söz konusu düzenlenen faturalar nedeni ile ödeme yapılıp yapılmadığı hususunu bilmiyorum. Benim olay hakkındaki bilgim ve görgüm bundan ibarettir, davacı tarafın yaşanan problemlerle ilgili olarak herhangi bir özrü ve telafisi olmamıştır, yemekten çıkan yabancı bir cisim nedeni ile çalışanlarımızdan birinin dişindeki dolgusu düşmüş olup söz konusu dolgu masrafları da yine çalışmış olduğum şirket tarafından karşılanmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-Davalı tanığı -------- Mahkememizce alınan beyanında ;"Ben davalı şirkette banko görevlisi olarak çalışıyorum. Davacı taraftan temin edilen yemeklerle ilgili olarak birçok kez sorun yaşandı. Temin edilen yemeklerin içerisinden cam, plastik, taş ve bulaşık teli gibi yabancı cisimler çıktı. Söz konusu yemeklerde bu şekilde problemler olunca şirket çalışanları dışarından yemek söylemeye başladı ve bu yemeklerin ücreti işveren tarafından karşılandı. Yemeklerde çıkan yabancı cisimler nedeni ile davacı şirkete bildirimde bulunulmasına rağmen davacı tarafından herhangi bir çözüm bulunmadığı gibi özür dahi dilenmemiştir. Benim dava konusu yemek ücretlerine ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda bilgim yoktur. Benim olay hakkındaki bilgim ve görgüm bundan ibarettir.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu; Dava konusu olan yemeklerde çıkan tam olarak hatırlamadığım taş yada kemik nedeni ile çalışanlardan ------- dış dolgusu kırılmıştır. Dişi ile ilgili olarak işverenimiz -------- ile görüştüğünü biliyorum ancak diş dolgusunu yaptırıp yaptırmadığı hususunda bir bilgim yoktur. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
-Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir Bilirkişi tarafından sunulan 16/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ;" davacı tarafından incelemeye sunulan 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı tarafından incelemeye sunulan 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümlerine yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunu, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 04/07/2024 tarihi itibariyle 20.240,00-TL alacaklı olduğunu, davacı yanın 20.240,00-TL alacağı için 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan 04/07/2024 tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceği, tarafların inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin mahkeme takdiri içinde kaldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; 29/02/2024 tarihli faturaya dayalı alacağın tahsili için --------- İcra. Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayısında başlatılan takibe yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Dosya kapsamından; davacı tarafından düzenlenmiş faturaya dayalı toplam 20.240,00 TL alacağının tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde itiraz ettiği davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup; Mali Müşavir bilirkişinin sunduğu bilirkişi raporunda davacı ve davalı yan tarafından sunulan ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 20.240,00 TL alacaklı göründüğü, davalı tarafın ticari defterlerine göre ise davalının 20.240,00 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu
kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi
için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve
münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya
hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır.
6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde mahkeme tarafından tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğinin düzenlendiği, aynı maddenin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde defterleri sunmamanın sonuçlarının sayıldığı, buna göre taraflardan biri defterlerini sunmaz ise usulüne uygun tutulmuş defterlerini sunan tarafın kayıtlarının sahibi ve halefleri yönünden lehine delil kabul edileceği düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişi tarafından davacının ticari defterleri incelenmesi neticesinde sunulan raporda davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takibe konu faturadan kaynaklı takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı göründüğü , davalı şirket, ticari defterlerini yapılan usulüne uygun tutulan defterlerine göre davacıya takip miktarı tutarında borçlu olduğu ve taraf defterlerinin birbiri ile örtüştüğü anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı taraf verilen hizmetin ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de bu hususta dinlenen tanık beyanları dışında dosyaya delil sunulmadığı, ayıp nedeniyle ödeme yaptığına ilişkin dekont ibraz etmediği ve ayıplı hizmet karşılığı iade ya da yansıtma faturası da bulunmadığından davalı tarafından verilen hizmetin ayıplı olduğu iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmış olup; davanın kabulü ile, davalının --------.İcra Müdürlüğü'nün -------Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın iptali ile; takibin toplam 20.240,00 TL fatura alacağı üzerinden aynen devamına,dava konusu asıl alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.048,00 TL icra inkar tazminatının davacı lehine hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının -------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın İPTALİ ile; takibin toplam 20.240,00 TL fatura alacağı üzerinden aynen DEVAMINA,
2-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.048,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan karar tarihinde alınması gerekli 1.382,59 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın ve 101,20 TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiye 853,79 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 427,60 TL, 101,20 Tl icra peşin harcı ve mahsup edilen peşin harç 427,60 TL olmak üzere toplam 956,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 20.240,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 7.000,00 TL, posta ve tebligat masrafı 400,00 TL, dosya masrafı 20,00 TL olmak üzere toplam 7.420,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 2.320,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 341/2. ve Ek Madde 1/2. maddeleri gereğince karar tarihinde miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025