T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/227 Esas
KARAR NO : 2025/721
DAVA : Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/03/2024
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 22/03/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ------- arasında karşılıklı taşımacılık hususunda iş yapmaya karar verildiğini ve bu hususta karşılıklı imza olunan 29/04/2019 tarihli anlaşmayı akdettiklerini, müvekkili ile davalı şirket arasında iş ve işlemlerin yerine getirilmesi amacıyla davalı şirkete ait -------- bir şubenin açıldığını, bu açılış işlemleri ve resmi iş ve işlemler için de dahil olmak üzere tüm ofis ve diğer masrafları müvekkilini tarafından karşılandığını, sözleşme akit tarihinin ardından müvekkili tarafından ofis giderleri, araçların yol, navlun, nakliye, ceza, vergi, harç ve sair bedelleri, evrak ücretleri ödendiğini ve bu ödemelerin üzerinden sözleşmede belirtilen 60 günlük süre geçmiş olmasına rağmen söz konusu bedellerin müvekkiline ödenmediğini, müvekkiline yapılan işlerin bedellerinin de yatırılmadığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, iş ve işlemlerini eksiksiz yaptığını ancak karşılığını tahsil edemediğini, bu hususta delil niteliği taşıyan mail yazışmaları delilleri arasında yer aldığını, davalı şirket tarafından iletilen mail ile müvekkili ile davalı şirket arasındaki mutabakata ilişkin hesap cetveline göre müvekkiline ödenmesi gereken kalan borç miktarı olarak 130.027 USD belirtildiğini ancak müvekkiline ödenmesi gereken bedelin bu bedelden çok daha fazla olduğunu, işbu konuda taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğu ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve sair dava haklarının saklı kalması kaydıyla 1.000 USD'nin fiili ödeme günündeki kur üzerinden karşılığı TL olarak ihtarname tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsili ile taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 01/05/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacakların davacı tarafından açıkça belirlenebilir olduğundan kısmi dava veya belirsiz alacak davası açılmasında davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığını, hukuki yararın bulunma şartı 6100 sayılı HMK 144 maddesi H bendi uyarınca dava şartlarından olduğunu, dava şartının yokluğunda ise davanın usulden reddedilmesi gerekmekte olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen -------- açılan -------- şirketinin şubesinin müvekkili şirkete ait bir şube olmadığını, davacı tarafın söz konusu -------- şirketinin yetkilisi olduğunu, müvekkili şirket ile ---------- geçmişte var olan ticari ilişkisi ve cari hesap ilişkisi uyarınca kendisi ile belirli yazışmalar ve görüşmeler yapılmış olmasının olağan olduğunu, ------ şirketinin sahibi ------- uzun süren tedavi sürecinden sonra 16/06/2021 tarihinde vefat ettiğini, davacının dava dilekçesinde varlığını iddia ettiği -------- yan kuruluş belgesinin hangi kurumlardan ne şekilde alındığının şüpheli olduğunu, davacının yetkilisi olduğu şirket hakkında usulsüz işlem yaptığının göstergesi olduğunu, bu hususta yasal yollara başvuracaklarını ve huzurdaki davaya bildirileceğini, hukuki ve cezai yasal süreçlerin huzurdaki dosyada bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini belirterek müvekkili şirket açısından haksız davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 28/03/2024 tarihli yazı cevabı, --------- Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 01/04/2024 tarihli yazı cevabı, -------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 16/04/2024 tarihli yazı cevabı ve dosyaya celp edilen deliller dosyamız içerisine alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; taraflar arasında imzalandığı belirtilen 29/04/2019 tarihli anlaşmaya dayalı 1.000,00 USD'nin tahsili istemiyle açılan alacak davasıdır.Dosyanın incelenmesinde; Mahkememizin 09/07/2024 tarihli celsesi ile davacı vekilinin mazeretinin kabul edildiği, duruşma gün ve saatinin tarafına tebliğ edildiği, mahkememizin 09/07/2024 tarihli celsesinde öninceleme duruşmasının 1 kereye mahsus ertelenmesine karar verildiği ancak davacı vekili tarafından 05/12/2024 tarihli celsede yeniden mazeret dilekçesi sunduğu ve yokluğunda öninceleme duruşması yapılması hususunda bir beyanda bulunmadığı ve mazeret dilekçesi ekinde mazeretini destekler herhangi bir belgenin yer almadığı görüldiğinden davacı vekilinin belgelendirilmeyen mazeretinin reddine karar verilerek taraflarca usulüne uygun olarak takip edilmeyen dava dosyasının 6100 sayılı HMK'nın 150 maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına, karar verildiği dosyanın yenilenmesi üzerine 17/04/2025 tarihine duruşma günü verilerek davacı vekiline bildirildiği , davacı vekilinin yoğluğunda ön inceleme yapılması talepli mazeretinin kabul edilerek ön inceleme duruşmasının yapıldığı ve duruşmanınn16/10/2025 tarihine bırakıldığı, davacı vekilinin 30 dakika bekletme talepli mazeret dilekçesi sunduğu , duruşmanın 16/10/2025 günü saat: 10:35'e bırakıldığı, davacı vekilinin bekletme talebi üzerine 30 dakika beklenildiği, saat 11:05 itibariyle davanın taraflarına mübaşir vasıtasıyla seslenildiği ve davacı vekilinin duruşmada hazır bulunmadığı, hazır bulunan davalı vekilinin dosyanın işlemden kaldırılmasını ve takip etmeyeceklerinin beyan ettiği anlaşılmış olup işbu dava dosyasının 05/12/2024 tarihinde de takipsiz bırakıldığından işlemden kaldırıldığı duruşma günü saat 11:10 itibariyle de davacı vekilinin duruşma salonunda hazır bulunmadığı, yapılan tüm çağrılara rağmen davacı vekilinin duruşmaya gelmediği ve tüm gün mazeretli sayılmasına ilişkin belgelendirilmiş mazeret dilekçesi de sunmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 320/4. Maddesinde; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.
" düzenlemesine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 6102 sayılı TTK'nın 4/2 . Maddesine göre basit yargılama usulüne tabi eldeki davanın davacı ve davalı tarafından takip edilmemesi nedeniyle 05/122024 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığı, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu,, HMK 320/4 maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır hükmü gereğince davacı tarafından bir kez takipsiz bırakılan dosyanın 16/10/2025 tarihli celsesinde de takipsiz bırakılması nedeniyle ikinci kez takipsiz bırakılan davanın HMK 320/4 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Basit yargılama usulüne tabi eldeki davanın 05/12/2024 tarihli celsede takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırıldığı, yenilenmesinden sonra yeniden 16/10/2025 tarihli celsede takipsiz bırakıldığndan HMK'nın 320/4. Maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 546,48 TL harçtan mahsubu ile bakiye 68,92 TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı vekillerinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/10/2025